T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/432
KARAR NO : 2025/542
DAVA : Menfi Tespit -İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2021
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit, istirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ...Kardeşler Tekstil Petrol Ür. San.Tic.Ltd.Ştinin., dava dışı...Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. ile arasındaki ticari alışverişten kaynaklanan borcunu ... Katılım Bankası A.Ş. DENİZLİ Şubesi'ne ait, ... çek seri numaralı, 18.08.2020 basım, 30.04.2021 keşide tarihli 30.600,12 TL bedelli çek ile ödediğini, iş bu çekin aciliyet sebebi ile 10.11.2020 tarihinde ... Kargo Minihub Şubesine... gönderi kodu ile teslim ederek ...Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti'ne gönderildiğini, akabinde mezkur çekin lehtarı ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Ştinin. iş bu şirket ile hesaplarına baktığında, gönderilmiş olan çekin hesaplarına girmediğini fark edince, çek sahibinin, müvekkili şirketi aradığını, ancak ilgili kargo şirketiyle yapılan görüşmelerde dava konusu çekin kargoda kaybolduğunun anlaşıldığını, dava konusu çekin kaybedildiğinin anlaşılmasından sonra çeki keşide eden müvekkili şirket yetkilisinin 08.03.2021 tarihinde Çınar Polis Merkezi Amirliğine müracaat ettiğini, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasından müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinin 21.06.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve bakiye dosya hesabına mahsuben 13.000,00 TL nin icra dosyasına 24.06.2021 tarihinde ihtirazi kayıt ile yatırılmış olduğunu, takibin kesinleşme süresi içinde iş bu davanın açıldığını belirterek, davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötüniyetle ikame olunan İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından müvekkili tarafından haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla ödenen 29.039,32-TL ile sonradan müvekkil adına 24.06.2021 tarihinde taraflarınca ihtirazi kayıtla ödenen 13.000,00-TL olmak üzere toplam 42.039,32-TL'nin dosya alacaklısına ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava sonuçlanıncaya kadar İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, davalı ... Faktoring A.Ş'nin kötüniyeti tartışmasız olduğundan %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, müvekkili hakkında İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus takibin iptali ile müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile 42.039,32-TL'nin iadesini, takip alacaklısı görülen davalıya ödeme yapılması halinde ödenen paranın istirdadı ile masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, müvekkilinin ticari itibarında meydana gelen zarara ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı yan tarafından açılan dava ödenen paranın istirdadı istemli olduğunu, istirdat davasında dava konusu açıkça alacak talebi olduğundan arabulucuya başvurunun da zorunlu olduğunu, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketten önceki iki ciranta arasında usulüne uygun (mal satışından kaynaklı) ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketten önceki iki ciranta arasında usulüne uygun ticari ilişki bulunduğunun bir diğer ispatı; her iki şirketin iş kolu faaliyet alanları arasında organik bir bağ olması, bir enerji firması ile elektrikçi arasında ticari ilişki bulunması hayatın olağan akışı çerçevesinde son derece makul olduğunu, bu durumun taraflar arasında gerçek bir ticari ilişkinin varlığını kanıtladığını, kaldı ki, halihazırda çek üzerinde yer alan ciro silsilesinde de herhangi bir bozukluk bulunmadığını, işbu nedenle de davacı yanın ciro zincirinin kopuk olduğunu ve müvekkili şirketin yetkili hamil olamayacağı iddiaları her türlü hukuki dayanaktan uzak olduğunu, TTK'nun 589. maddesi gereğince düzenlenen imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince çekin keşidecisi olan ve imzası hakkında tartışma olmayan davacı şirketin dava konusu çekten sorumlu tutulmamasının mümkün olmadığını, kargoda kaybolduğu iddia edilen çekin, gönderilen kargoda yer aldığına ilişkin hiçbir kanıt(açıklama) bulunmadığını, davacı yanın kaybolduğunu iddia ettiği kargo gönderisinin içinde davaya konu çekin bulunduğuna ilişkin hiçbir delil ve dayanak sunamadığını, bu nedenle, davaya konu çekin yasak olmasına rağmen sıradan bir eşya gibi ... kargo ile kargolanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükünün davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddine, davacı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK nun 72/3.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davalı alacaklı tarafından, davacı borçlunun da aralarında bulunduğu ..., ..., ...Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Plastik Metal Aksesuar İmalat Sanayi Tİcaret Limited Şirketi,... Plastik Makine Kimya İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... İçecek Sanayi Ticaret Anonim Şirketi,... Enerji Sanayi ve Ticaret Limited şirketi, ...Turizm Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, aleyhine 28.600,12-TL çek bedeli, 85,80-TL komisyon, 2.860,01-TL çek tazminatı,165,50-TL ihtiyati haciz dava harcı, 910,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 561,39-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.182,82-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının keşidecisinin davacı, lehtarının dava dışı ...Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, cirantalarının sırasıyla ...Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ...m Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Plastik Makine Kimya İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ...Plastik Metal Aksesuar İmalat Sanayi Tİcaret Limited Şirketi, Teknik İçecek Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, ..., ... Enerji Sanayi ve Ticaret Limited şirketi, hamilinin davalı olduğu, ... Katılım Bankası A.Ş ... Şubesine ait 30/04/2021 keşide tarihli, 30.600,00-TL bedelli çek olduğu, takibin davacı borçlu yönünden kesinleştiği, davacı borçlu tarafından icra dosyasına 29.039,32-TL nin 14/06/2021 tarihinde, 13.000-TL nin ise 24/06/2021 tarihinde ihtirazı kayıt ile yatırıldığı, dosyanın 02/07/2021 tarihinde infazen kapatılmasına karar verildiği, eldeki davanın istirdat istemi yönünden 24/06/2021 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). Senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.
Menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak imzası ikrar edilmiş çek, alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olup bu kez borçlunun borcunun bulunmadığını, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir.
Somut olayda; dava konusu çek(senet), kambiyo senedi niteliğinde olup, belli bir borç ikrarını içermesi gerektiğinden; çekin belli bir sebeple düzenlendiğini ve düzenlenme sebebinin gerçekleşmediğini veya çekte yazılı borcun ödendiğini yasal delillerle ispat etme külfeti, keşideci olan davacı taraftadır.
İstirdat davasının maddi hukuka ve takip hukukuna ilişkin şartları mevcut olup, bu davanın maddi hukuka tek şartı, davacının borçlu olmadığı bir parayı ödemiş olmasıdır. Davacı istirdat davası açabilmek için, maddi hukuk bakımından borçlu olmadığı bir parayı, cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmalıdır. Geri verilmesi istenen paranın maddi hukuk bakımından geri istenmesinin mümkün olması gerekir. Burada borçlu yalnız borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını ispat etmekle yükümlü olup, bu parayı yanılarak (hata ile) kendisini borçlu sanıp ödemiş olduğunu ispat etmek zorunda değildir. İstirdat davası, bir yıl içinde açılabilir. Bir yıllık dava açma süresi zamanaşımı değil hak düşürücü süredir. Bu nedenle mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bir yıllık dava açma süresi, borç olmayan paranın doğrudan doğruya alacaklıya veya icra dairesine ödendiği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp bedelinin icra dairesine ödendiği tarihten itibaren başlar. Borcun ödenmesi takside bağlanmış ise bir yıllık dava açma süresi son taksitin ödendiği tarihten itibaren başlar. Senede dayalı olmayan ilamsız icra takibinde borçlunun mazeretsiz olarak ödeme emrine itiraz etmemesi nedeniyle ilamsız icra takibinin kesinleşmesi ve borcu ödemesi üzerine istirdat davası açması halinde ispat yükünün davacı borçluya ait olması gerekmektedir.
İstirdat davasının takip hukukuna ilişkin şartları ise şu şekildedir: İlk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. Para borçlu tarafından ödenmiş olabileceği gibi, borçlunun mallarının haczedilip satılması suretiyle de olabilir. İstirdat davası açılabilmesi için, paranın icra dairesine(icra veznesine girmiş) olması yeterli olup, paranın icra dairesince alacaklıya ödenmiş olması da şart değildir. İkinci şart; icra dairesine yapılmış olan ödemenin, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da itirazının kesin olarak kaldırılmış olması yüzünden yapılmış olması gerekir. Buna karşılık, borçlu takip konusu parayı ödeme emrine itiraz süresi içinde öderse İİK'nun 72.maddesine göre istirdat davası açamaz. Çünkü borçlunun henüz itiraz etme ve bununla birlikte icra takibini durdurma imkanı bulunduğu bir dönemde yaptığı ödeme, cebri icra tehdidi altında bir ödeme değildir. Bu halde borçlu, ancak TBK nın 78.maddesine göre sebepsiz zenginleşme davası açabilecektir. Bunun gibi, ödeme emrine karşı süresinde yapmış olduğu itirazını geri alan (vazgeçen) ve ondan sonra mallarının haczini önlemek için borcu ödeyen borçlu, rızai bir ödemede bulunmuş olacağından , istirdat davası açamaz. ( (Prof. Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukukunda Menfi Tespit davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003) İİK mad. 72/VII'ye göre geri alma davasından farklı olarak TBK mad. 78'e göre açılacak sebepsiz zenginleşme davasında "borç olmayan para ödediğini" ileri süren davacı - borçlunun "ödemeyi, yanılarak, kendisini borçlu sanarak yapmış olduğunu" ispat etmesi gerekmektedir. (HGK 28.03.2017 T., 3-18/171; 4. HD 20.12.1988 T., 8438/10944)
Davacı vekili, dava konusu çekin aralarındaki ticari ilişkiye istinaden dava dışı ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti'ne gönderildiğini, akabinde mezkur çekin lehtarı ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Ştinin hesaplarına baktığında, gönderilmiş olan çekin hesaplarına girmediğini fark ettiğini, çek sahibinin, müvekkili şirketi aradığını, ancak ilgili kargo şirketiyle yapılan görüşmelerde dava konusu çekin kargoda kaybolduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, çekten ötürü müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, davalı yanca girişilen icra takibi kapsamında müvekkilinden tahsil edilen toplam 42.039,32-TL nin istirdatına karar verilmesini, davalı vekili ise davanın ara buluculuk dava şartına tabi bulunduğunu, bu şartın davacı yanca yerine getirilmeden eldeki davanın açıldığını, bu sebeple usulden reddi gerektiğini, ciro silsilesinde müvekkilinin kendisinden önceki iki ciranta arasında usulüne uygun mal satışı yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Öncelikle belirtmekte fayda olan hususların başında, eldeki dava bakımından, dava tarihi gözetildiğinde ara buluculuk başvurusunun zorunlu dava şartı olmadığı gelmektedir.
Davaya konu icra takibine dayanak çekin dava dışı hamili bulunan... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Ştinin davaya konu icra takibine dayanak çekteki imzanın anılan şirketin yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle İzmir...İcra Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasıyla imzaya itiraz davası açtığı, anılan mahkemece İzmir Kriminal Polis Laboratuvarından alınan bilirkişi raporunda çekteki imzanın ...Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Ştinin yetkilisine ait olmadığının belirlendiği, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, İzmir...İcra Dairesinin...esas sayılı icra takibinin davacı olan... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti yönünden iptaline karar verildiği, anılan kararın 14/07/2022 tarihinde taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleştiği, bu itibarla takibe dayanak çekteki ciro silsilesinin kopuk olduğu görülmüştür.
Her ne kadar icra hukuk mahkemesi kararları (ihalenin feshi ve istihkak davaları dışında) maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekte iseler de, esasen çekin keşidecisi olan davacının çek üzerindeki imzaya itirazının bulunmaması, çekin lehtarı olan dava dışı ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Ştine adına atılı bulunan imzanın, anılan şirketin yetkilisine ait bulunmadığının İzmir....İcra Hukuk Mahkemesinin ...Karar sayılı kesinleşen kararı ile sabit olması ve usul ekonomisi ilkesi karşısında, ciro silsilesi kopuk olan çek nedeniyle davacı keşidecinin de sorumluluğundan söz edilemeyecektir.
Bu itibarla, davacı yanın yerinde görülen menfi tespit ve istirdat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, davacı yanca dava dilekçesinde davalıya icra tehdidi altında ödenen 42.039,32-TL'nin sadece istirdatı talep edildiğinden, taleple bağlılık kuralı gereğince anılan miktara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmemiştir.
Davacı vekili son duruşma sonrası 21/06/2025 tarihli dilekçesi ile faiz talebinde bulunmuş ve kararın bu yönden düzeltilmesini talep etmiş ise de, davacı vekilinin 02/07/2021 tarihli dilekçesinde, davalıya ödenen meblağın, davalı tarafın icra dosyasından talep ettiği reeskont faiz oranı, masraf %20 den aşağı olmamak üzere tazminat ve vekalet ücreti ile müvekkiline iadesini talep ettiği, söz konusu dilekçenin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında bulunması, davacı vekilinin ön inceleme duruşmasında da sadece istirdat isteğinin kabulünü istemesi, davalının iddianın genişletilmesi mahiyetinde bulunan söz konusu dilekçeye açık muvafakatı bulunmaması karşısında, davacı vekilinin faiz talebi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan tüm maddi ve hukuki nedenlerden ötürü, davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş, iş bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri HMK nın 326. Maddesi uyarınca davalı üzerinde bırakılmış, dava kabul edildiğinden davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, İzmir...İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takip dosyası yönünden borçlu olmadığının tespiti ile icra takibi sırasında davacı tarafça davalıya 14.06.2021 tarihinde ödenen 29.039,32-TL ile 24.06.2021 tarihinde ödenen 13.000,00-TL'nin taleple bağlı kalınarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Koşulları oluşmadığından davacı yararına, davalı aleyhine kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 2.871,71-TL nispi ilam harcından, 717,93-TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 2.153,78-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL başvuru harcı, 717,93-TL peşin harç olmak üzere toplam 777,23-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 141,00-TL tebligat-posta gideri olan yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davalının yapmış olduğu bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmı ile davalı tarafından yatırılan delil avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/06/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır