T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/794 Esas
KARAR NO : 2025/723
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2021
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının “... Karşıyaka İzmir” adresinde ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin ise “... Mah. ...Konak – İzmir” adresinde ticari faaliyette bulunduğunu, taraflar aralarında “... Cad. No:...malpaşa -İzmir” adresinde bulunan rendering fabrikasında atıksı kanalı ve rögar yapımı işi için anlaşmış olduklarını dilekçe ekinde ibraz edilen “anahtar teslim atıksu kanalları ve röğarları yapım sözleşmesinin imza altına alındığını, taraflar arasında tanzim edilmiş olan sözleşme gereğince davacı şirketin, sözleşmede belirtilen şartlarda betonarme atık su kanalı, betonarme rögar, hatıl yapımı ve boru döşeme işini üstlendiğini, davalı şirketin ise yapılacak işlerin karşılığında 80.500,00 TL bedeli davacı şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında ayrıca sözleşme dışı ilave olarak soğuk hava depolarının ön kısmında yaklaşık 60 mtül 35x35 ölçülerinde yapılan iş için sözleşmede kararlaştırılan bedel haricinde 6.000,00 TL + KDV olmak üzere toplamda 7.080,00 TL’ye anlaşma sağlandığını, davacı şirket ile davalı yan tüm bu belirtilen işler için 86.500,00 TL + KDV (15.750,00) TL olmak üzere toplamda 102.070,00 TL bedelde mutabık kaldıklarını, davacı şirketin sözleşmede belirtilen işlerin yapımına 12 Haziran 2021 tarihinde başladığını, ilk olarak dört adet rögar yapımı ve rögarların ilk üçüne boru montajı işi tamamlandığını, akabinde Kanal 1 yapılıp Rögar 4 ile arasındaki boru montajı da yapıldığını, betonarme kanal imalatında öncelikle zemin kotuna uygun şekilde grebeton dökülüp üzerine demir montajı yapılmış, yapılan demir donatılara temel betonunun ve kanalın perdelerinin beton üst kolları nivo ile bakılarak bantlandığını, yapılan işin daha sonra şantiye şefi ...ya gösterildiğini ve kendisinden onay alındıktan sonra ana firma tarafından siparişi verilen beton kalıp içerisinde döküldüğünü, aynı şekilde Kanal 2'nin tamamlandığını, Kanal 3’ün imalatına başlanarak temel betonu döküldüğünü, kanal 4’ün de demir donatılarının hazırlandığını, bu aşamada şantiye şefi ... tarafından yapılan işlerde kusur gösterilerek davacı şirket çalışanlarına işi bırakmalarının bildirildiğini, davacı şirketin bunun üzerine işi bırakmak zorunda kaldıklarını, davalı şirket ile kusurların ne olduğu, kusurlar var ise neden düzeltilmesi belirtilmeden bir sonraki aşamaya geçilmesi için onay verildiğini, şantiye şefi ...’nun onay ve talimatları doğrultusunda iş yapılmasına rağmen işin neden sonlandırıldığı ile ilgili görüşmek isteyen davacının bu sefer de davalı şirket ile iletişim sağlayamadığını, sözleşme ile yapılması kararlaştırılan işin davalı şirketçe haksız bir şekilde sonlandırılınca davacı şirketin de işin başından itibaren yaptığı imalatların bedelini alabilmek için kalıp malzemelerini şantiye içerisinde bıraktığını, yapılan işlerin bedelinin ödenmesi halinde malzemelerin sahadan alınacağını şantiye şefi ...ya iletildiğini, ancak davacı şirketin kalıp malzemeleri onayı ve bilgisi olmadan şantiyede dışarıya atıldığını, kalıp malzemelerin yarısının bu işlem sırasında zayi olduğunu, bu sebeple diğer yarısının da davacı şirketçe bırakılmak zorunda kalındığını, davacı şirket tarafından yapılan Kanal 3 perdelerinin, yine davacı şirket tarafından yapılan demir donatı imalatı ve temeli üzerine devam edilerek başka bir ekip tarafından tamamlattırıldığını, bu durum ile ilgili davacı şirkete herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, davacı şirketin başladığı işi tamamlayabilme durumu varken davalı şirket tarafından haksız bir şekilde davacı şirkete iş bıraktırılıp başka bir ekibe iş tamamlattırıldığını, davacı şirketin işi neden bıraktırıldığı ile ilgi konuşmak istese de davalı yandan herhangi bir yetkili bulunamadığını, Kanal 4 imalatı için hazırlanan demir donatıların etriye boyutunda hata olduğundan dolayı yapılamayacağı söylendiğini, ancak Kanal 4 ve Kanal 3 etriyeleri aynı ölçülendirmeyle şantiye şefi... kontrolüyle yaptırıldığını, Kanal 3’ün yapılıp Kanal 4’ün iptal edilmesi üzerine davacı şirket yetkilileri ile şantiye... projeye baktıklarını ve verilerin ölçülerin kanal çıkışında mesafe kalmadığından iptal edildiğinin söylendiğini, davacı şirket tarafından sahada yapılmış olan imalatların bulunduğunu, bu imalatların üzerine başka imalatların da yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından yapılan imalatların bedelinin dvacı şirkete ödenmediğini, davacı şirket tarafından yapılan iş karşılığında 04.08.2021 tarihinde 63.800,00 TL + KDV (11.484,00 TL) olmak üzere toplamda 75.284,00 TL’lik fatura kesildiğini, dava dışı ...in onayı ile yapılan topraklama iş için KDV dâhil 5.738,34 TL’lik 06.07.2021 tarihli fatura kesildiğini, ayrıca davalı şirketin onayı ile davalı şirket adına faturalandırılarak alınmış olan demir malzemesi için de 480,00 TL’lik fatura düzenlendiğini, bunun haricinde sözleşme harici yapılan hatıl ücretinin bedeli de 6.000,00 TL + KDV olmak üzere toplamda 7.080,00 TL’ olduğunu, davalı yanın İzmir... Noterliğinin 16.07.2021 tarihl... yevmiye nolu ihtarnamesi ile işlerin eksik ve hatalı yapıldığı için sözleşmeden dönüldüğünü ve işlerin başka bir şirket tarafından yaptırılıp uğratılan zararların ve yeni yüklenicinin yaptığı işin bedelinin davacı şirkete yükletileceğini ve yapı malzemelerinin bırakılmasından dolayı sorumluluk kabul edilmeyeceğinin bildirildiğini, belirtilen nedenlerle davalı şirket tarafından yapılan sözleşme hükümlerine aykırı davranılarak davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak işi tamamlanmasının engellenmiş olduğunu, imalatların bedelinin davacı şirkete ödenmediğini, sözleşme ile yapılması kararlaştırılan işin davalı şirketçe haksız bir şekilde sonlandırılınca davacı şirketin de işin başından itibaren yaptığı imalatların bedelini alabilmek için kalıp malzemelerini şantiye içerisinde bıraktığını, ancak davacı şirketin kalıp malzemeleri onayı ve bilgisi olmadan şantiyede dışarıya atıldığını, kalıp malzemelerin yarısının bu işlem sırasında zayi olduğunu, bu sebeple diğer yarısının da davacı şirketçe bırakılmak zorunda kalındığını, bu zararların ve alacak kalemlerinin bu an itibari ile kendileri tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu alacağın niteliği, miktarı ve davalının sorumluluğu ancak yapılacak yargılama sonucu toplanacak deliller ile alınacak bilirkişi raporu sonucu belirleneceğini, izah edilen nedenlere; taraflar arasında tanzim edilen sözleşme gereği davacı şirket tarafından sahada yapılmış olan imalatların bulunduğunu, bu imalatların üzerine başka imalatların da yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından yapılan sözleşme hükümlerine aykırı davranılarak davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak işi tamamlanmasının engellendiğini, imalatların bedelinin davacı şirkete ödenmediğini, imalat bedellerinin davacı şirkete ödenmemesi nedeni ile de iş bu davayı açma zaruretimiz hâsıl olduğunu, sonuço larak; belirsiz alacak mahiyetindeki davanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 1-) 88.582,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle birlikte davalı yandan alınıp davacıya verilmesine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı yandan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların hiçbirinin, gerçek durumu yansıtmadığını, davalı şirket aleyhine açılan davanın haksız ve dayanaksız olup, davanın reddi gerektiğini, usulü yönelik açıaklamalarında; belirsiz alacak davası şartlarının mevcut olmadığını, davanın bu yönden reddi gerektiğini, davalı şirket ile davacı arasında imzalanan Atık Su Kanalları ve Rögarları Yapım Sözleşmesi'nde işin bedeli 80.500,00-TL + KDV götürü bedel olarak belirlendiğini, yapılacak işin metrajının belli olduğunu, davacının iş bedeline hak kazandığı iddiasının kabulü anlamına gelmemek üzere, tacir olan ve yapı işlerinde uzmanlığı bulunan yüklenicinin (davacının) fiilen yaptığı işin metrajı (getirdiği seviye) ve bunun ilgili tarihteki parasal karşılığının da belli olduğunu, Yapı işlerinde uzmanlığı bulunan bir tacir olarak basiretli davranma yükümlülüğü altında olan davacının, alacak miktarını tam ve kesin olarak belirleyecek durumda olduğunu, buna rağmen, eldeki davanın "belirsiz alacak davası" türünde açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasa yönelik açıklamalarında; davacının açtığı davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının yaptığı işin, sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik ve ayıplı olduğunu, davacının, sözleşme şartlarına aykırı, eksik, ayıplı ve gecikmeli olarak yaptığı iş nedeniyle davalı şirketten hiçbir talepte bulunamayacağını, davacının hiçbir alacağının olmadığını, davalı şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, davalı şirket ile davacı arasında 2021 yılı Haziran ayında "anahtar teslimi atıksu kanalları ve rögarları yapım sözleşmesi imzalandığını, 07.07.2021 tarihinde işi tamamlayarak teslim edeceği açıkça kararlaştırıldığını, davacıya 21.06.2021 tarihinde yer teslimi yapıldığını, ancak davacının, sözleşme konusu işleri süresinde ve gereği gibi ifa etmediğini, işi yarım bıraktığını, sözleşmede yazılı edimini süresinde ve gereği gibi ifa etmeyerek temerrüde düşen davacının, iş bedelini talep edemeyeceğini, davalı şirket tarafından davacıya hitaben İzmir ... Noterliği'nin 16.07.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, davacının, sözleşmede yazılı edimlerinin ifasını sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak geciktirmesi, işi yarım bırakması, ayıplı imalat yapması, işin teslimi gereken tarih geçmesine rağmen natamam işin çok fazla olması gibi sebeplerle, sözleşme konusu işlerin davacı tarafça bitiremeyeceğinin anlaşıldığını, bu nedenle davalı şirketin, davacı tarafa süre vermeye gerek olmaksızın, 6098 sayılı TBK.’nın 124, 125/II. ve 473/I. maddeleri uyarınca sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, davalı şirketin yukarıda bahsi geçen ihtarnamesinde, sözleşmeden dönüldüğü ve işin başka bir yükleniciye yaptırılacağı hususları davacıya açıkça bildirildiğini, bu nedenle davacının düzenlediği faturalara davalı şirket tarafından itiraz edilmiştir. Davacının, davalı şirket adına düzenlemiş olduğu 06.07.2021 tarihli ... faturaya ve yine 04.08.2021 tarihli...no'lu 2 faturaya, davalı şirket tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı itiraz edildiğini, diğer iddiaların da gerçek dışı olduğunu, sözleşmeden (haklı olarak) dönüldükten sonra, 46.5 metre uzunluğundaki "U" şeklinde 3 no'lu betonarme atık su kanalının malzemeli, kalıp ve demir işçiliği ile birlikte yapımı için dava dışı... adlı yüklenici ile anlaşmaya varıldığını, yine, dava dilekçesinde yer alan "sözleşme dışı ilave olarak soğuk hava depolarının ön kısmında yaklaşık 60 mtül 35x35 ölçülerindeki iş için sözleşmede kararlaştırılan bedel haricinde 6.000,00-TL + KDV olmak üzere toplam 7.080,00-TL'ye anlaşma sağlandığı" yönündeki iddianın da doğru olmadığını, davacının, bu iddiasını kanıtlayan hiçbir delil sunmadığını. haraflar arasında, "Anahtar Teslimi Atık Su Kanalları ve Rögarları Yapım Sözleşmesi" haricinde başkaca bir sözleşme imzalanmadığını, aksi yöndeki iddiayı kabul etmediklerini, ayrıca, davacı yüklenici, kalıp tahtalarını hemen parsel sınırının dışına bırakarak işi terk ettiği için davalı şirketin bu malzemelerin üçüncü kişiler tarafından alınıp götürülmesinden veya çalınmasından dolayı hiçbir sorumluluğunu da bulunmadığını, "kalıp malzemelerinin şantiyeden dışarıya atıldığı" iddiasının doğru olmadığını, bu nedenlerle; davacının, “belirli” nitelikte olan zarar iddiasıyla ilgili olarak HMK.m.107/1’e göre belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığından, davanın “hukuki yarar (dava şartı) yokluğu” nedeniyle HMK m.114/1-h hükmü uyarınca usulden reddine, davacının açtığı haksız, dayanaksız ve açıkça kötü niyetli davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
KANITLAR:
Mahkememizce keşif yapılmış olup İnşaat Mühendisi ...ve Makine Mühendisi... 13.09.2024 tarihli rapor ve 15.05.2025 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
15.05.2025 tarihli ek rapora göre; Kanal-l ve Kanal-2 nin davacı tarafından yapıldığı, Kanal -3 ün yapım aşamasında işin davalı tarafından davacıya noter kanalıyla gönderilen 16/07/2021 Tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname ile işin geri kalanının başka bir yükleniciye yaptırılacağının bildirildiği, Kanal 4 ün iptal edilerek yapılmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında Kanal 1, Kanal-2, İç ölçüsü 65 x 65 cm tam boyu 173 ile 187 cm arasında olan 4 adet kapaksız betonarme rögar ve toplamı yaklaşık 60 mtül olan Q0200 mm çapında koruge boru imalatının tamamlandığı, Kanal-3'ün ise tanık ifadeleri göz önüne alınarak %50 oranında tamamlandığı, işin tamamlanmadan bırakıldığı aşama ile ilgili dosyasında herhangi bir tutanak yer almadığı, değerlendirme yapılırken beton içi pürüzlü yüzeylerin giderim bedelinin de dikkate alındığı, 3 no'lu betonarme atık su kanalının malzemeli, kalıp ve demir işçiliği ile birlikte yapımı için dava dışı yüklenici...'a tamamlattırıldığının tespit edildiği, Davacı tarafından yapılan söz konusu imalatların sözleşme tarihi itibari ile işçilik ve malzeme dahil KDV hariç bedeli; 50.500,00TL olarak hesap edilmiş olduğu, hesaplanan iş bedelinin sözleşme ile belirlenen iş bedeline oranı ile yapılan işin oranı hesap edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile işin bedelinin 80.500 TL + KDV olduğu, dolayısı ile yapılan işin oranı; 50.500,00TL/80.500,00 TL=%63 olarak hesap edildiği tespitleri yapılmıştır.
GEREKÇE :
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı taraflar arasına imzalanan atık su kanallara ve rögorları yapım sözleşmesi kapsamında alacağının tahsilini, ayrıca şantiye alanından atılan malzemeler nedeniyle uğranılan zararı talep etmekte, davalı ise yapılan işlerin bir kısmının ayıplı olması ve sözleşmede belirtilen süreye riayet edilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, ayrıca fesih ihbarında da malzemelerin alınmasına ilişkin davalıya ihtarda bulunulduğu bu nedenle davacının alacak hakkının bulunmadığını, malzemeler konusunda da sorumluluğu bulunmadığını savunmaktadır.
Taraflar arasında sözleşme olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde iş sahibinin borcu bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü iş sahibindedir.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler 6098 sayılı TBK.'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK.'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, B. K. 362 son ve TBK.'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir. (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eser sözleşmesinde eserin teslim anı, yarar ve hasarın iş sahibine geçmesi, ayıba karşı tekeffülde muayene ve ihbar sürelerinin işlemeye başlaması, ayıba karşı tekeffülden doğan davalarda zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması ve müteahhidin ücret alacağının muaccel olması bakımından önem taşımaktadır.
Ayıbın bildirilmesi, içeriği ve zamanında yapıldığını ispat külfeti, alıcıya aittir.
6102 Sayılı TTK'nın 18. maddesinin 3. fıkrasında "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Eserdeki ayıpların ihbarı, herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının yapıldığının kanıtlanması gereklidir. Tacirler arası ticari işlerde ayıp ihbarı, sözleşmeden dönmeyi de içerdiğinden, 6102 Sayılı TTK'nın 18/3 maddede öngörülen şekilde yapılmalıdır.
Götürü bedelli sözleşmelerde iş sahibinin iş bedelinin tamamını ödememesi halinde eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini talep etmesi mümkün olmayıp, bu durumda fiziki oran yöntemi olarak adlandırılan, eksik ve kusurlar da dikkate alınıp düşülmek suretiyle, gerçekleştirilen imalât gözetilerek iş bedeli belirlenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 6.HD’nin 2023/2651 Esas ve 2024/628 Karar sayılı kararı)
Taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinde işe 21 Haziran 2021 tarihinde başlanacağı, 7 Temmuz 2021 tarihinde bitirileceği taraflarca kararlaştırılmıştır. Davalı tarafından Davacı tarafa İzmir... Noterliği'nin 16 Temmuz 2021 tarihli... Yevmiye numaralı ihtarnamesinde işin süresinde bitirilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönüldüğü ve eksik kalan işlerin başkaca yükleniciye tamamlatılacağına ilişkin ihtarname ile işin bir kısmının yapıldığı ve sözleşmenin bitirilmesi kararlaştırılan sürede bitirilmediği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki eser sözleşmesinde bedel götürü bedelli olduğu, götürü bedelli işlerde yerleşik Yargıtay içtihat ve uygulamalarında kararlaştırılan işin eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle yapılan imalâtın, işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip bu oranın götürü bedele uygulanarak hak edilen bedelin hesaplanması gerektiği, Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme gereğince sözleşmesinin % 63'lük kısmının yapıldığı, davalı tarafından betonun pürüzlü olduğu ve ayıplı olduğu iddiasına karşılık söz konusu ayıpların davacı tarafından giderilmiş olduğu ( keşif mahallinde kanal 1-kanal 2 kapatılmış olması ve başkaca yüklenici tarafından bu kanallarda işlem yapılmadığının beyan edilmesi nedeniyle bu kanalların ayıbının giderildiğinin kabul edildiği, kanal 3'ün yarısının yapıldığı) sözleşmedeki diğer kısımların ise yapılmadığı (kanal 4 'ün yapılmadığı, Kanal 3'ün yarım bırakıldığı, keşif mahallinde görülen ve 3 adet 874 cm boyunda 35*35 ebadında filizleri bırakılmış hatılların yapılmadığı), davalı tarafın eksik yapılan işlerin bildirimini noter kanalıyla davacı tarafa ilettiği, davacının eksiksiz ifa ettiği sözleşme kapsamında yaptığı ve oranlama yoluyla bilirkişi tarafından tespit edilen 50.500,00 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından sözleşmede belirtilen sürede işlerin tamamlanmaması ve davalı tarafından sözleşmenin feshine ilişkin ihtarda da belirtildiği üzere inşaat malzemelerini şantiye alanında terk etmesi nedeniyle davalının bu malzemeleri koruma yükümlülüğü bulunmayacağı, davacının şantiye alanında ayrılırken malzemelerine de alabileceği, şantiye alanı dışına çıkan malzemelerin de zarara uğradığına ilişkin davacı tarafça dosyaya somut bir delil sunulmamış olması nedeniyle davacının bu isteminin ve fazlaya ilişkin isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-50.500,00 TL alacağın dava tarihi olan 3/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin ve inşaat malzemelerinin zarar görmesi nedeniyle uğranılan zarara ilişkin isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.449,66 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.512,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.936,90 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine’ ye gelir kaydına.
4-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL Başvuru Harcı, 1.512,76-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.572,06TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı tarafından yapılan 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.030,30-TL Keşif Harcı, 2.725,00-TL Tebligat Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 13.755,30-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.372,00 TL lik kısmının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 3.000,00 TL tercüman bilirkişi ücreti, 231,00 TL tebligat ve diğer giderler olmak üzere toplam 3.231,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 794,00 TL'sinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre, 995,00 TL'lik kısmının davalıdan, 325,00 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
10-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 18/07/2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza