T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/97
KARAR NO : 2025/349
DAVA : Acente olan Davacının Sigorta Prim Alacağının Tahsilinden Kaynaklanan İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 01/02/2023
KARAR TARİHİ : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin sigorta şirketlerinin acentalık ve aracılık hizmetlerini yürüten bir şirket olduğunu, davalının müracaatı üzerine dava dilekçeleri ekinde sunulu listede plakaları listelenen taşıtlarının zorunlu mali mesuliyet trafik sigorta poliçelerini düzenleyerek şirket hesabından ödediklerini, davalı tarafça kısmi ödemelerin yapıldığını, ancak 37.895,38 TL bakiye borç miktarının ödenmediğini, anılan alacağın tahsili için İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafın itirazı üzerine ilamsız takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk başvurularının olumsuz sonuçlandığını bildirerek, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit nitelikte olduğundan %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı taraf ile müvekkili şirket arasında acente ve aracılık hizmeti ilişkisinin mevcut olduğunu, işbu ilişki gereği müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, nitekim dava dilekçesi ekinde sunulu araçlara ilişkin olarak davacı tarafça yapılan sigorta poliçeleri kapsamında müvekkili şirketin tüm edimlerini gerektiği şekilde ve süresi içinde ifa ettiğini, akabinde işbu araçların satıldığını ancak bilgi verilmesine rağmen davacı sigorta şirketince zeyilnamelerin usulüne uygun surette düzenlenmediğini, müvekkili şirketin satıp devretmiş olduğu araçlar için ödeme yapmaya devam etmesinin bekleniyor olmasının da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini ve her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; sigorta acente aracılık ilişkisinden ötürü davacı acente tarafından, davalı şirket adına ödenen sigorta primlerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ile icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu... Altyapı Kentsel Dönüşüm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine 13/10/2021 tarihinde 37.895,38-TL sigorta poliçeleri prim alacağına istinaden ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 21/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilince 19/10/2021 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği, 20/10/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediğinden bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Kural olarak, sigorta sözleşmelerinde belirlenen primin alacaklısı rizikoya teminat veren sigorta şirketidir. Ancak acente tarafından prim borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından acenteye verilmiş prim tahsil etme yetkisinin bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete izafeten prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta şirketinin prim alacağını acenteye temlik etmesi veya acente tarafından prim borcunun sigorta şirketine ödenmiş olması halinde de acentenin prim tahsil talep etme hakkı mevcuttur. Yani, sigorta primini sigorta şirketine ödeyen acente, kendi adına icra takibi yapabilir ve dava açabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/14292 Esas, 2018/5647 Karar sayılı ilamı aynı yöndedir).
Somut olayda dava dışı ... Sigorta A.Ş,... Sigorta A.Ş il... Sigorta Aş tarafından, acentesi olan davacı şirkete sigorta primi tahsil yetkisinin verildiği görülmüştür.
Davacının dava konusu ettiği prim alacaklarının davacı tarafından sigorta şirketine ödenip ödenmediği ve davalı sigortalıdan tahsilinin talep edilebilecek bir bedel olup olmadığının tespiti amacıyla davacı ile davalının defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle mahkememizce mali müşavir bilirkişi ile sigortacı bilirkişiden oluşan heyetten kök ve ek rapor alınmıştır. Bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarında davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair kayıt bulunmadığı, davacı yanca tek taraflı olarak tutulan cari hesap ekstresinin davacının davalıdan alacağını ispat için yeterli olmadığı, davacı tarafça sunulan kredi kartı ödemelerinden iki kredi kartının davacı şirketin dava dışı ortakları olan...e ait olduğu, anılan kişilerce yapılan ödemelerin davacı şirket tarafından yapıldığı anlamına gelmeyeceği, davacı şirket tarafından yapılan kredi kartı ödemesinin ise davalı adına yapılan ödemeyi tek başına ispata yeterli olmayacağı, nitekim uygulamada acentelerin sigortalılardan nakit poliçe primi alarak kendi şirketlerine ait kredi kartları ile sigorta primi yatırdıkları görüldüğünden, ispat olunamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalının kötü niyet tazminatı talebi olmadığından ve koşulları oluşmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatı takdir edilmemiş, davacı yanca iş bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri HMK nın 326. Maddesi uyarınca uhdesinde bırakılmış, davalı yararına maktu vekalet ücreti hükmedilerek, aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından ve davalı vekilinin talebi bulunmadığından davalı yararına kötüniyet tazminatı takdirine yer olmadığına,
3-Maktu ret harç tutarı olan 615,40-TL harçtan, peşin alınan 457,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,72-TL harcın davacı taraftan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Dava tamamen reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa verilmesine,
7- Davalı tarafından yatırılan ve kullanılmayan 60,00-TL delil avansının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,
8-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2025
Katip... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır