T.C.
ZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1074 Esas
KARAR NO : 2025/715
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/12/2022
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ...plakalı aracın 12.05.2022 tarihinde dava dışı kullanıcısı tarafından “motor ışığı iniyor” uyarısı ile yetkili servise geldiğini, serviste yapılan ön incelemede “motor pistonunun çatlak olduğunun” tespit edildiğini, davacı şirket tarafından yapılan araştırmada söz konusu arızanın kronik olduğunu ve pek çok müşterinin şikayetçi olduğunun tespit edildiğini, davacıya ait ... plakalı araca tüm periyodik bakımlarının düzenli yapılmasına rağmen kronik arızanın meydana geldiğini, satıcının sorumluluğunun olduğunu, davacıya ait ...plakalı aracın meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı için İzmir 3 SHM 2022/87 D.İş dosyası kapsamında tespit yapıldığını, raporda KDV dahil 39.013,49 TL hasar bedeli 7 günlük kazanç kaybı ve yeni motor takılması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı tespiti yapıldığını, delil tespiti dosyasında alınan raporda “davacıya ait ... plakalı araçta motorun yüksek hararete maruz aracın kaldığı, bu sebeple pistonları kullanılamayacak düzeye geldiği, segmanların sardığı, pistonlarda 25 mikron düşüklük tespit edildiği” tespitini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacıya ait ...plakalı aracın yüksek hararete maruz kalmadığını, aracın motor arıza ikazı yanıyor” şikayeti ile geldiğini, çatlak olduğunun tespit edildiğini, taraflarınca haricen yapılan incelemede ... ile iletişime geçilerek iste bulunan diğer motorlarla davaya konu aracın motorunun karıştığı, yanlış motora ilişkin tespit yapılıp belge düzenlendiğini” beyan ettiğini, bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, “itirazların esas mahkemede değerlendirilmesine ek raporun reddine" ilişkin karar verildiğini, şirket aracının kiralık araç olup kazanç kaybı oluştuğunu, belirterek, açıklanan gerekçelerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL hasar bedeli, 10 TL değer kaybı bedeli ve 10 TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere şimdilik toplam 120 TL bedelin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile ödenmesini, talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, satış sözleşmesinin alıcı ve satıcı arasında kurulduğunu, ithalatçı sıfatına haiz davalının işbu sözleşmede taraf sıfatı olmadığından, davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi gerektiğini zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, araç teslim edildiğinde bir eksiklik taşımadığını aracın 3 yıl ve 74.317 km kullanıldığını, problemin sebebinin, kalitesiz yağ kullanımı, bakımlarının düzenli yapılmaması yada motorun aşırı zorlanması olduğunu, arızanın kuvvetle muhtemel kullanım hatası olduğunu, davacı tarafından açılan bilirkişi raporunda “aracın motorunun yüksek hararete maruz kalması sebebiyle pistonların kullanılamayacak düzeye geldiği” yönünden tespit yapılarak arızanın üretim kaynaklı olmadığı ve kullanım kaynaklı olduğu tespitlerinin yapıldığını kiralık araç olarak kullanıldığını, aracın bakımlarının yetkili servislerde yapılması gerektiğini, araç bakımlarının yetkili serviste yapıldığına dair bir kayda rastlanılmadığını, aracın garanti sürecinin dolduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden 2022/87 Değişik İş sayılı dosyası celp edilmiştir.
Türkiye Noterler Birliğinden dava konusu aracın 02/02/2023 tarihinde devredilmiş olduğu bilgisi dosyaya intikal etmiştir.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezinden tramer kayıtları celp edilmiştir.
Ege Üni. Ege MYO. Otomotiv Tk. Prg. Em: Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi...17/03/2025 tarihli raporunda özetle;.. Aracın periyodik bakım süreçlerinin her 15.000 km/l yıl olduğu, davaya konu aracın periyodik nın 14.702 km, 30.411 km, 47.595 km, 59.775 km ve 74.360 km'de (Dokay) özel servisinde yapılmış olduğu, periyodik bakımların, sunulu iş emirlerine göre iş emirlerine göre düzenli olduğu, Motordaki arızanın “Aşırı hararete maruz kalmadan kaynaklanmadığı” görüş kanaat ve tespitine varıldığı, araç hararet etmiş bile olsa, motordaki hasarın (motor arıza lambası yanması ile servise başvuran) sürücü ve kullanım kaynaklı olmadığı, motorda değişen parçalara, yukarıda yapılan tespitlere bakıldığında, davaya konu aracın olay tarihinde yaklaşık 74.000 km'de olan, periyodik bakımları düzenli olan, olay öncesinde birkaç gün önce periyodik bakımdan çıkan bir araç olduğu dikkate alındığında; Motordaki arızanın sebebinin / kaynağının, hararet değil, Pistonda bulunan çatlak olduğu, sürücü ve kullanım kaynaklı olmadığı, üretim kaynaklı olduğu...Raporu, Servis Raporu, D.İş Bilirkişi Raporunda da “arızanın/motordaki zararın “sürücü ve kullanım kaynaklı olduğuna dair” bir tespit bulunmadığı, yaklaşık 74.000 km'de ve bakımları düzenli olan bir otomobilde mevcut davaya konu arızanın oluşmasının olağan ve makul olmadığı, motordaki arıza kaynağının davaya konu ... plakalı, ... marka aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, dosya içeriğindeki delillere göre “kullanım kaynaklı olduğunu” gösteren bir tespiti ve emarenin olmadığı, satın alınma esnasında davacının basit bir kontrolle ya da bir yetkili uzman servise götürerek tespit etmesinin yada ettirmesinin mümkün olmadığı, arızanın veya kırılmanı belli bir süre sonra malzemenin yorulması ile ortaya çıktığı tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava davacının aracında meydana gelen ayıp nedeniyle davacının aracında oluşan hasar-değer-kazanç kaybına yönelik tazminat davasıdır.
Davacının aktif dava ehliyetine ilişkin yapılan değerlendirme; Dava konusu aracın 18/07/2019 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, 29/12/2023 tarihinde devir edildiği, dava tarihinde başkası adına kayıtlı olduğu ancak arıza tarihi olan 12/05/2022 tarihinde davacı adına kayıtlı olduğu anlaşıldığından davacının bu davayı açma ehliyeti bulunduğu kanaatiyle yargılamaya devam olunmuştur.
Tazminat davasında davacı olma ehliyeti, kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar oluşan kişiye aittir. Somut uyuşmazlıkta dosyaya gelen bilgi belgelerden hasara uğrayan aracın kaza tarihinde davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile dava tarihindeki mülkiyet durumuna göre değerlendirme yapılarak davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 11/06/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı)
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davacıya ait... plakalı aracın 12.05.2022 tarihinde dava dışı kullanıcısı tarafından “motor ışığı yanıyor” uyarısı ile yetkili servise geldiği, serviste yapılan ön incelemede “motor pistonunun çatlak olduğunun” tespit edildiği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre aracın periyodik bakım süreçlerinin her 15.000 km/l yıl olduğu, davaya konu aracın periyodik bakımınn 14.702 km, 30.411 km, 47.595 km, 59.775 km ve 74.360 km'de (...) özel servisinde yapılmış olduğu, periyodik bakımların, sunulu iş emirlerine göre düzenli olduğu, motordaki arızanın “aşırı hararete maruz kalmadan kaynaklanmadığı, Motordaki arızanın sebebinin / kaynağının hararet olmadığı, pistonda bulunan çatlak olduğu, sürücü ve kullanım kaynaklı olmadığı, üretim kaynaklı olduğunun tespit edildiği, davacı aracında meydana gelen hasar, değer kaybı ve ikame araç bedelinden davalının distribütor olması nedeniyle sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalının husumet itirazının değerlendirilmesi; Davalı firma davacı aracının Türkiye'deki distribütör firmasıdır. Davalı firmanın dava konusu aracı ithal ettiği, araçta meydana gelen ayıbın üretimden kaynaklanan gizli ayıp olduğu, piston çatlaması şeklinde ortaya çıkan bu derecede önemli ayıp sebebiyle davalı firmanın TMK 2. Maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiği dikkate alındığında davalı tarafın husumet itirazları reddedilmiştir.
Zamanaşımı'na yönelik yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK'nın 231. maddesine göre satılanın ayıbından doğan her türlü sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça malın teslim tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmadığı takdirde zamanaşımına uğrar. Satıcı, satılanı devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden faydalanamaz. Dava konusu aracın ağır ayıplı olduğu konusunda aldırılan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davanın niteliğine ve davanın kısmi-belirsiz alacak davası olduğuna ilişkin yapılan değerlendirme; Dava çeşitleri HMK’nın 105 vd. maddelerde düzenlenmiştir. Bir davanın hangi dava çeşidini oluşturduğu davacının talep sonucunun hangi dava türü tanımına uyduğuna göre belirlenebilir. Davacı dava dilekçesinde dava türünü inşai dava olarak yazsa bile bir miktar alacağın tahsili talebinde bulunmuş ise bu eda davası olup hâkim bu kapsamda karar vermek zorundadır. Bu nedenle eda davası açılması gerekirken inşai dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilemez. Hukuki yararı belirleyen davacının gösterdiği dava türü değil, karar verilmesi istenen talep sonucudur. Nasıl ki dava dilekçesinde hiç gösterilmemiş veya yanlış gösterilmiş olsa bile HMK’nın 33. maddesi kapsamında doğru hukuki sebebi bulmak ve uygulamak hâkimin görevi ise HMK’nın 32. maddesi çerçevesinde yargılamayı sevk ve idare ile dava türü tanımlarına ve talep sonucuna göre dava türünü doğru belirleyip buna göre yargılamayı sürdürüp davayı sonuçlandırmak da hâkimin görevidir. Bu konuda hâkim, davacının dilekçesinde yaptığı isimlendirmeyle bağlı olmaksızın açılan davanın, eda davası, tespit davası, belirsiz alacak ve tespit davası, inşai dava, kısmi dava, terditli dava, seçimlik dava ve topluluk davası çeşitlerinden hangisi olduğunu belirleyerek yargılamayı sürdürüp davayı sonuçlandıracaktır.
6100 Sayılı HMK 'nın Belirsiz alacak davası başlıklı 107. Maddesinde" Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.
Kısmi dava
MADDE 109- (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.
(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)
(3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.”
Dava, davacının aracında meydana gelen zarar nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla açılan tazminat davasıdır.
Bu tür davaların sadece belirsiz alacak davası ya da sadece kısmi dava şeklinde açılacağına ilişkin kanunda emredici bir hüküm bulunmamaktadır.
Maddi zarar dosyalarında kısmi dava olarak açılan davalarda davacının ıslah hakkı, belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda ise bedel arttırım dilekçesi sunmak suretiyle talep miktarını artırabilmektedir. Kısmi dava ile açılan davalarda verilen ıslah dilekçesi ile artırılan miktar bakımından ıslah tarihi dikkate alınırken belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda ise verilen bedel arttırım dilekçesi ile birlikte iddianın ve savunmasının genişletilmesi yasağına takılmadan davacı taraf talep miktarını arttırabilmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ... karar sayılı ilamında" Belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar bulunmakla birlikte davacı açmış olduğu davanın kısmi dava olduğunu belirtmiş ise, bu hâlde mahkeme davayı, kısmi dava olarak kabul edip yargılamayı sürdürmelidir." şeklindedir.
Davacı vekilinin Mahkememize verdiği dava dilekçesinde konu kısmında" Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik" şeklinde açıldığı, talep miktarı kısmında şimdilik artırılmak üzere ( fazlaya dair dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla) " belirtme olduğu, sonuç ve istem kısmında da " " fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla " dava açtığı, davacının davasını kısmi dava olarak açtığı anlaşıldığından davacı tarafça "değer arttırım dilekçesi" olarak sunulan dilekçenin ıslah dilekçesi olduğu, ıslah dilekçesi ile artırılan miktar açısından ıslah tarihinin dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE;
1-39.913,00 TL hasar kaybı zararının 100,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 16/12/2022 tarihinden, 38.913,00 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 23/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
2-20.000,00 TL değer kaybı zararının 10,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 16/12/2022 tarihinden, 19.990,00 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 23/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
3-3.500,00 TL ikame araç bedelinin 10,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 16/12/2022 tarihinden, 3.490,00 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 23/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
4-İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/87 Değişik iş dosyasında yapılan masrafın yargılama giderlerinden sayılmasına,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.331.74 TL nispi harçtan, peşin alınan 80,70 TL peşin harç, 1.077,00 TL Tamamlama harcı toplamı olan 1.157,70 TL karar ve ilam harcı düşüldükten sonra eksik kalan 3.174,04 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
6-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin harç 1.077,00-TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 1.238,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 405,00 TL tebligat ve posta gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/87 Değişik İş dosyasında yapılan, (Başvuru harcı 37,00 TL, Peşin harç 133,00 TL Keşif Harcı 571,90 TL, Bilirkişi Raporu ücreti 550,00 TL Keşif Heyeti Sarf Karar Ücretleri 147,15 TL) 1.439,05 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 5.344,05 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
10-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 18/07/2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza