T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1078 Esas
KARAR NO : 2025/716
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının yapı ve inşaat işleri ile uğraşmakta olduğunu A.O.S.B Çiğli/İzmir adresindeki fabrika binasının dış cephe ve dekorasyon işlemini yüklendiği ve bu iş için davalı şirketten çok yüklü miktarda cam sipariş edildiğini, davacının montajdan sonra yaptığı kontrolde camların üretim hatası mallar olduğunu, camlarda dalgalanma olduğunu fark ettiğini, davacının konu ile ilgili davalı şirkete ulaşarak değişim talep ettiğini ve değişim yapılan camların da yine eskisi gibi üretim hatası ile dalgalı şekilde geldiğini, davacının konu ile ilgili çeşitli iletişim vasıtaları ile davalı şirkete ulaşmış ise de bir netice alamaması nedeniyle çok ciddi zararlara uğradığı ve söz konusu camlar kullanılamadığı için başka bir firmadan cam tedarik etmek zorunda kalındığını, konu ile alakalı Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/36 D.İş sayılı dosyasından delil tespiti yapıldığı ve alınan raporda takılan camların ayıplı olduğunu, imalat hatası olduğunu, camların ayıplı olmasından dolayı mevcut zararın 133.225,35-TL olarak tespit edildiğini, çeşitli tarihlerde 190.000-TL banka yoluyla, 134.000-TL çek verme yoluyla olmak üzere toplamda 324.000-TL davalıya ödeme yapılmasına rağmen davacının aldığı camları kullanamadığını beyan ederek davalının montajını yaptığı camların ayıplı olması sebebiyle davacının uğradığı maddi zararlar ve ayıplı mallar için ödenen paraların ve diğer giderlerin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı ...Tekstil Deri İnşaat Turizm Emlak Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; birleşen davada davacı ... Tekstil Deri İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ltd. Şti. ile birleşen davada davalı...arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, birleşen davada davalı ... birleşen davada davacı ... Tekstil Deri İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ltd. Şti'nden satın almış olduğu malların 112.000,55 -TL’ lik kısmını bugüne kadar ödemediğini, birleşen davada davacı ...Tekstil Deri İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ltd. Şti. tarafından davalıya yapılan satışa ilişkin takibe konu edilen fatura bilgilerinin ; "31.05.2022 düzenleme 31.05.2022 ödeme tarihli 13.433,00-TL tutarındaki ...nolu fatura, 22.04.2022 düzenleme 22.04.2022 ödeme tarihli 69.999,76-TL tutarındaki ... nolu fatura, 06.04.2022 düzenleme 06.04.2022 ödeme tarihli 10.832,87-TL tutarındaki ... nolu fatura, 14.12.2021 düzenleme 14.12.2021 ödeme tarihli 64.421,86-TL tutarındaki fatura ... nolu fatura" şeklinde olduğu, birleşen davada davalı... tarafından sipariş edilen malların teslim edildiğini ancak kesilen fatura bedelleri süresinde ödenmediğini, buna göre birleşen davada davacı ... Tekstil Deri İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ltd. Şti.'nin 112.000,55-TL asıl alacağa TTK m. 1530 ' a göre takip tarihine değin işlemiş 10.449, 37-TL faiz ile birlikte takibe girişildiğini, davalı...yapılan başvuruların sonuçsuz kalması üzerine davalı davalı ... İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile 7 örnek icra takibi başlatıldığını; davacı... Tekstil Deri İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ltd. Şti tarafından yetki itirazında bulunulduğu, bunun üzerine takibin yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiği, bunun üzerine Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takipten gönderilen icra emrine davacı...Tekstil Deri İnşaat Turizm Emlak Sanayi ve Ltd. Şti. Tarafınca yeniden itiraz edildiğini, işbu takibe davalı borçlu Bektaş Atalay tarafından borcun olmadığından bahisle itiraz edildiğini, borçlunun itirazlarının haksız olduğu, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, borçlunun bu itirazının iptalinin gerektiği, yine, borçlu tacir olmadığını belirtmişse de gerçek kişi işletmeye sahip tacir olduğunu beyanla, davalı borçunun Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin asıl alacağa TTK MD 1530 kapsamında işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte devamına, borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, kanuni düzenleme ışığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Asıl davada davalı ... Tekstil Deri İnşaat Turizm Emlak Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, tespit dosyasında ve dava dilekçesinde camların getirilerek montaj edildiğini belirtse de davalı şirketin montaj yapmadığını, davacının "..." unvanı ile özellikle cam cephe giydirme işi ile iştigal ettiğini düşünüldüğünde teslim aldığı açık ayıplı camları montaj etmesinin genel hayat tecrübesine, akla mantığa uygun olmadığını, Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, 2022/36 D.İş sayılı dosyasından alınan raporun davacının haklılığını kanıtlamakta yetersiz olduğunu, sübjektif kesin yargı içermeyen bilimsellikten uzak ifadelerin kullanıldığını, bilirkişi raporunda hiçbir teknik inceleme yapılmaksızın yalnız camlarda dalgalanma olduğu belirtilerek, bu sonuca ne şekilde varıldığı konusunda bilimsel bir açıklama yapılmadığını, camların birçok bölümünde dalgalanmalar olduğu, bu sebeple camların görüntüsünde kırılmalar meydana geldiği ve bu kırılmaların imalat hatasından dolayı meydana gelmiş olabileceğinin tespit edildiği, sorunlu camlar için tek tek ölçütlendirme yapılarak yeniden uygulanma durumunda toplam oluşabilecek maliyet hesabı KDV dahil 133.225,35-TL mertebesinde olabileceği kanaatinin kabulünün mümkün olmadığını, raporda, camların neden ve nasıl ayıplı olduğuna dair değerlendirme yapılmaksızın zarar hesaplaması yapıldığını, davacının iddiasının aksine montaj davacı tarafından bizzat yapılmış olup faturalardan da görüleceği üzere montaj ve işçilik hizmeti verilmediğini, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı Bektaş Atalay vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davadan önce davalı ...karşı aynı konuda İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasından alacak davası açıldığını, her iki davanın tarafları ve konusunun aynı olduğunu, bu itibarla önce açılan dosya olan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi...Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilmesini, davalı Bektaş Atalay'ın yapı ve inşaat işleri ile uğraştığını, A.O.S.B Mustafa Kemal Blv. No:67, 35620 Çiğli/İzmir adresindeki fabrika binasının dış cephe ve dekorasyon işlemini yüklendiğini, bu iş için davacı şirketten çok yüklü miktarda cam sipariş edildiğini, camların getirildiğini ve montajının da davacı şirket tarafından yapıldığını ancak davalının montajdan sonra yaptığı kontrolde camların üretim hatası mallar olduğunu, camlarda dalgalanma olduğunu fark etttiğini, davalının konu ile ilgili derhal davacı şirkete ulaştığını ve değişim talep ettiğini, ancak değişim yapılan camların da yine eskisi gibi üretim hatası dalgalı şekilde geldiğini, davalının konu ile ilgili mail, whatsapp ve diğer iletişim vasıtaları ile davacı şirkete ulaşmış ise de bir netice alamadığını, davalının işini yaptığı bina sahibine karşı mahçup olduğunu, çok ciddi zararlara uğradığını, söz konusu camlar kullanılamadığı için davalının başka bir firmadan cam tedarik etmek zorunda kaldığını, iş bu davadan önce Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/36 D.İş sayılı dosyasından delil tespiti yapıldığını, alınan raporda takılan camların ayıplı olduğu, imalat hatası olduğu, camların ayıplı olmasından dolayı mevcut zararın 133.225,35-TL olduğunun tespit edildiği, davalının kullanamadığı bu camlar için ; 15.10.2021 tarihinde 30.000-TL, 22.10.2021 tarihinde 30.000-TL, 17.12.2021 tarihinde 40.000-TL, 24.02.2022 tarihinde 20.000-TL, 08.04.2022 tarihinde 10.000-TL, 22.04.2022 tarihinde 40.000-TL, 06.05.2022 tarihinde 20.000-TL, Vakıfbank İzmir Ticari Şubesi 0009716 seri nolu 134.000-TL bedelli çek, olmak üzere 190.000-TL banka yoluyla, 134.000-TL çek verme yoluyla olmak üzere toplamda 324.000-TL davacıya ödeme yaptığını, buna rağmen aldığı camları kullanamadığını, davalının çok ciddi itibar ve maddi kayıp yaşadığını beyanla, öncelikle İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1078 Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilmesine, davanın reddine, Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/36 D.İş sayılı dosyası için tarafımıza yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesine, arabuluculuk süreci için tarafımıza ayrıca vekalet ücreti takdirine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir Karşıyaka 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/36 Değişik İş sayılı dosyası celp edilmiştir.
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü ve İzmir Çiğli Vergi Dairesi'nden davacı gerçek kişinin bilanço usulunde defter tuttuğu ve 1. Sınıf tacir olduğu bilgisi dosyaya intikal etmiştir.
İzmir Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının dava dosyamızla hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan 01/03/2023 tarihinde birleştirilmesine karar verildiği ve dava dosyamızda birleşmiştir.
Dosyanın incelemesinde; davacının bu dosya davalısı, davalının bu dosya davacısı olduğu, davanın ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Çiğli Vergi Dairesi ve Karşıyaka Vergi Dairesinden davacıya ait kayıtlar dosyaya celp edilmiştir.
Torbalı Vergi Dairesin'den davalıya ait kayıtlar dosyaya celp edilmiştir.
Bilirkişiler Metalurji ve Malzeme Müh. Doç. Dr. ... Yük. Müh./Mimar ... SMMM Bağımsız Denetçi ... Nitelikli hesaplamalar uzmanı Doç. Dr... 02.03.2024 tarihli bilirkişi raporu, 23.08.2024 tarihli ek rapor ve 14.04.2025 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
GEREKÇE :
Asıl dava; davacının davalıdan aldığı camların ayıplı çıkmasından kaynaklanan ve davacıya ödenen cam bedelinin davalıdan tahsili için açılan kısmi dava, Birleşen dava; Davacı ile davalı arasında ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
ASIL DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME; Taraflar arasında ticari ilişki olduğu konusuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taraf ayıp iddiasında bulunmuş olup ayıp ve ayıp ihbarı konusundaki ispat yükü davacı taraf üzerindedir.
TTK’nın 23. maddesine göre göre tacirler arasındaki mal ve satış sözleşmelerinde Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacaktır. TBK’nın 223. maddesinde ayıba ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 23/son maddesine göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleme veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda ise Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanacaktır.
6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinde; ("1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. (2) Gizli ayıp mevcut ise herhangi bir şarta ve sınırlamaya tabi olmaksızın alıcının seçimlik hakkını kullanması için yeterlidir. Satıcı ise tercih edilen seçimlik hakkı yerine getirmek zorundadır. Dolayısıyla ayıbın küçük, büyük veya orantılı olup olmaması sonucu değiştirmeyecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Açık ayıplar bakımından durum bu olmakla birlikte, olağan bir gözden geçirmeyle anlaşılamayacak ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar bakımından farklı bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. TTK m. 23/1-c hükmünün son cümlesinde, diğer durumlarda TBK m. 223 hükmünün uygulanacağı belirtilerek, tacirler arası ticari satışlarda gizli ayıplar bakımından iki ve sekiz günlük sürelerin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, alıcının gizli ayıp nedeniyle ayıptan doğan seçimlik haklarını kullanabilmesi için satılanda ortaya çıkan ayıbı hemen (uygun bir süre içinde) satıcıya bildirmesi zorunludur (TBK m. 223/27) Ayıp ihbarı, TTK m. 18/2'de sayılan ihbarlardan olmadığından, tacirler arasında dahi olsa ayıp ihbarının belirli bir şekilde yapılması gerekmez.
Satış hukuku bakımından ayıp, satılanda satıcı tarafından bildirilen ya da kullanım amacı gereği satılanda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması, satılandaki nitelik eksikliğidir. Satıcının ayıptan doğan sorumluluğu, kusurdan bağımsız bir sebep sorumluluğudur. Alıcı, muayene ve ihbar külfetlerini yerine getirmek koşuluyla, satıcının kusuru olmasa dahi TBK m. 227/1'de sayılan seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcının kusuru, yalnızca genel hükümlere tabi olan tazminat talebi bakımından önem taşımaktadır (TBK m. 227/2; TBK m. 112).
TBK 227 madde ;"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir..."
Mahkememizce keşif yapılmış olup dava açılmadan önce İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/36 Değişik iş dosyası aldırılan bilirkişi raporu da irdelenerek aldırılan raporda cam ürünlerde dalgalanmaların olduğu, cam ürünlerdeki dalgalanmaların olağan bir dalgalanma olmadığı ve ilk bakışta farkedilebildiği, cam ürünlerdeki dalgalanmaların üretici kaynaklı olduğu tespit edilmiştir.
Asıl davanın davalısı tarafından tüm ürünlerin ayıplı olmadığı iddia edilmiş ise de; dosyada bulunan değişik iş dosyasında tüm ürünlerin sayımının yapıldığı, ayıplı olduğu iddia edilen camların davalı tarafça değiştirildiğinin davalı tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı, keşif mahallinde sökülerek davacının işyerinde bırakılan camlar üzerinde keşif yapıldığı, davalı tarafça değiştirilen ürünlerin bir kısmının davalı tarafça incelemeye sunulmadığı, davalı tarafça ayıp iddiası kabul edilerek değiştirilen camları davacının muhafaza etme yükümlülüğünün bulunmadığı, davacı tarafın talebi ile değiştirildiği beyan edilen camlar hakkındaki ayıp iddiasının davalı tarafça da kabul edildiği ve değiştirildiği ancak incelemeye sunulmadığı bu nedenle davacı tarafın ayıp iddiasını ispatladığı, değişik iş dosyası ile tespit edilen ve sayımı yapılan camların ayıplı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının ayıplı teslimi yapılan ürünler nedeniyle alacağının bulunduğu, bilirkişilerce ayıplı olduğu tespit edilen ürünlerin hurda değerinin bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği bu nedenle davacı alacağından mahsup edilecek bir değer bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada zamanaşımı'na yönelik yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK'nın 231. maddesine göre satılanın ayıbından doğan her türlü sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça malın teslim tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmadığı takdirde zamanaşımına uğrar. Satıcı, satılanı devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden faydalanamaz. Dava konusu camların üretimden kaynaklanan ayıplı olduğu konusunda aldırılan bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Asıl davada temerrüt tarihine ilişkin yapılan değerlendirmede; TBK'nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. İhtarnamenin bulunmaması halinde icra takibi var ise icra takip tarihinden, icra takibinin bulunmaması halinde ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacı tarafça davalı tarafın daha önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin ihtarneme bulunmadığı anlaşılmakla asıl davanın açıldığı tarih temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Asıl davada Davacı vekilinin yeni camlar alınması nedeniyle uğradığı zararın hesaplanması hesaplanmasına ilişkin talepleri iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olması nedeniyle kabul edilmemiştir.
BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME; Taraflar arasında ticari ilişki olduğu konusuda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı tarafça her ne kadar taraflar arasında tek bir ticari ilişki olduğu iddia edilmiş ise de tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde süregelen ticari ilişki bulunduğu tespit edildiğinden birleşen dosyada davacı tarafın alacağının tespiti için ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılmıştır.
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sy. yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapıldığı, her iki tarafın ticari defterlerini incelemeye sunduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu, Davacı defterlerinde 2021 yılında yapılan toplam ödemenin 251.000,00 TL olduğu, davalı defterinde 2021 yılında herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, Davacı defterlerinde 2022 yılında yapılan toplam ödemenin 90.000,00 TL olduğu, davalı ticari defterlerinde 81.807,73 TL ödeme kaydının bulunduğu, bu nedenlerle davacının 2021-2022 yılı defterlerindeki toplam ödeme tutarı ile davalı defterlerindeki toplam ödeme tutarı arasında 259.192,27 TL fark bulunduğu, bu fark nedeniyle davalı defterlerindeki cari hesap alacağının 371.192,82 TL, davacı defterlerinde ise 112.000,55 TL olduğu tespit edildiği, birleşen dosyadaki asıl alacak talebinin birleşen davada davalı şirket ticari defter kayıtlarındaki kayıtlarla uyuştuğu, Birleşen Dava Davacısı... şirketinin birleşen dosyada talep ettiği alacağının Birleşen Dava Davalısı... da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça borcun ödendiğine ilişkin belge sunulmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İİK'nun 67/2. Fıkrasına göre ;bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK 13/12/1967 Tarih, 9/1344- 615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-ASIL DAVANIN KABULÜ İLE,
1-133.225,35 TL alacağın 1.000,00 TL'lik kısmına dava tarihi olan 17/12/2022 tarihinden, 132.225,35 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 22/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.100,62 TL nispi harçtan, peşin alınan 80,70 peşin harç, 4.534,08 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.614,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.485,84 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine’ ye gelir kaydına.
3-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin harç 4.534,08-TL Islah Harcı, 1.912,35-TL Keşif Harcı olmak üzere toplam 6.607,83 TL'nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 16.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.805,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 17.805,75 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dosyada inceleme yapılmış olması, asıl ve birleşen dosyanın kabul edilmiş olması nedeniyle 8.902,87 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
B-BİRLEŞEN KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
1-Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında davalının 112.00,55 TL asıl alacak 9.819,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 121.820,44 TL borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile takip talebindeki koşullarda TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.321,55 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.474,91 TL peşin harç harcın mahsubu ile bakiye 6.846,64 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine’ ye gelir kaydına.
5-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL Başvuru Harcı, 1.474,91-TL Peşin harç olmak üzere toplam 1.654,81 TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 10,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 710,00-TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dosyada inceleme yapılmış olması, asıl ve birleşen dosyanın kabul edilmiş olması nedeniyle 355,00 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına
7-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre, 3.104,00 TL'lik kısmının davalıdan, 16,00 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 629,48 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
C-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 18/07/2025
Katip...
¸E-imza
Hakim...
¸E-imza