T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/258
KARAR NO: 2024/419
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/03/2022
KARAR TARİHİ: 24/05/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, çalışanlarına verilen servis hizmeti için kullanılmak üzere 16/08/2021 tarihinde trafiğe çıkış kaydı olan... plakalı ... model aracı davalılardan ... şirketinin yetkili satıcısı davalı ... Tic. A.Ş.’den satın aldığını, uyuşmazlık konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması sebebiyle ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, satın alınan araçla ilgili yaşanan tüm sorunlarda sorunun yaşandığı aynı gün yetkili servis olan davalı ... Tic. A.Ş.’ye aracın arızasına göre ya kendisinin götürdüğünü ya da çekici yardımıyla servis hizmeti aldığını, aracın alındığı tarihte dış kaportasında ve tavanında herhangi bir sorun yokken bir süre kullanıldıktan sonra önce aracın tavanında birkaç noktada kabarcıklar oluşmaya başladığını, bu kabarcıklar fark edilir hale geldiğinde müvekkilinin davalı ... Tic. A.Ş.’ye başvurarak bunun neden kaynaklandığını sorguladığını, ... iş emir numaralı 13/09/2021 tarihli iş emir formu ile aracın tavanındaki kabarcıklar ve göçükler nedeniyle aracın servise kabul edildiğini ancak müvekkili tarafından 13/09/2021 tarihinde yapılan başvuru üzerine oluşturulması gereken raporun dava tarihi itibariyle henüz oluşturulmadığını ve müvekkiline ulaştırılmadığını, aracın tavanındaki kabarcık sayısının arttığını ve yaygınlaştığını, kabarcıklarla beraber bu kez tavan sacında eğilmeler ve bozulmaların başladığını, bu durumun da derhal davalı şirkete iletildiğini, davalı şirket tarafından daha detaylı inceleme için aracın getirilmesinin istendiğini, aracın davalı şirkete bir kez daha getirildiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmada davalı şirketin sattığı bu araçlarda aynı sorunun sürekli ortaya çıktığı bilgisine ulaştığını, sıfır kilometre olan dava konusu aracın tavanının sökülerek detaylı inceleme yapıldığını ancak sorunun ne olduğuyla ilgili ne sözlü ne de yazılı dönüş yapılmadığını, aracın tavanındaki problem ve kaynağı henüz çözülememiş iken 05/11/2021 tarihinde aracın seyir halindeyken motor ikaz ışığının yanarak bozulduğunu ve yolda kaldığını, derhal davalı şirket servis birimi ile iletişime geçilerek süreç hakkında bilgi verildiğini ve servis istendiğini, olay yerine gelen ekibin yaptığı işlemler sonucu ikaz ışığının sönmesini sağlayarak aracın yola devam etmesini temin ettiklerini, 05/11/2021 tarihli iş emir formu ile sabit olduğu üzere araçta kaçak arızasına rastlandığını ve arızanın tekrarı durumunda servise götürülmesi gerektiği belirtilerek iş emrinin kapatıldığını, son arızadan sadece dört gün sonra 09/11/2022 tarihinde aracın motorundan yağ fışkırarak tekrar yolda bozulduğunu, aracın yine davalı şirket yetkili servisi tarafından çekici ile servise alındığını, servis sorumluları tarafından araçtaki yağ kaçağının bulunması için motorun indirilmesi gerektiğinin söylendiğini, alındığı tarih itibariyle hiçbir kazaya karışmamış bir araçta bu kadar sorunun, üretim hatasının çıkmasının müvekkilinin araçtan elde etmeyi düşündüğü faydayı yok eder hale getirdiğini, İzmir .... Noterliği’nin 15/11/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle yaşanan sürecin davalı ... Oto Tic. A.Ş.’ye yazılı olarak bildirildiğini ve TBK’nın 227. maddesindeki hakları saklı kalmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesinin istendiğini, bu isteğe olumlu bir dönüş yapılmadığını, bunun üzerine Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, bu raporla birlikte araçta meydana gelen gerek tavandaki gerekse motor aksamındaki arızaların üretim kaynaklı olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin her iki davalı şirkete de bu rapor sonrasında İzmir .... Noterliği’nden gönderdiği 18/01/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile zararlarının tazmin edilmesini istediğini, arabuluculuk sürecinde karşı tarafla anlaşmaya varılamadığını, 6102 sayılı TTK’nın 23, 6098 sayılı TBK’nın 219 ve 227. maddeleri gereğince müvekkilinin sıfır kilometre olarak almış olduğu aracının misli ile değiştirilmesini istediğini ve seçimlik hakkını bu şekilde kullandığını, teslim tarihi itibariyle bu hususun mümkün olmaması halinde İİK’nın 24. maddesi uyarınca aracın haczin yapıldığı tarihteki değerinin belirlenmesinin gerektiğini; müvekkilinin 2021 yılı Ağustos ayında almış olduğu aracı 09/11/2021 tarihindene bu yana kullanamadığını ve yerine ikame araç kullandığını, kullanamadığı bir aracın kredisini her ay ödemeye devam ettiğini, müvekkilinin yeni bir araç alabilecek durumda olmadığını ve ikame araç kiralamak zorunda olduğunu, müvekkili tarafından 23/12/2021 tarihinde ... Şirketinden sonrasında ... Taş. ve Nak. Tic. Ltd. Şti.’den 30 günlük olmak üzere her ay araç kiralandığını, dava süreci ve aracın mislinin davalı tarafça teslimi anına kadar tüm döneme ilişkin ikame araç kiralama bedellerinin hesaplanması gerektiğini; müvekkili tarafından 16/08/2021 tarihinde ayrıca araca seramik kaplama yaptırıldığını, müvekkilinin bu işlem için 6.000,00 TL ödediğini, tespit dosyası için de 1.500,00 TL yatırıldığını, 802,30 TL’nin taraflarına iade edildiğini, kullanılan 697,70 TL’nin bu davanın yargılama giderleri içerisine eklenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 13/08/2021 tarihli ... numaralı fatura ile satın alınan... plakalı... şase numaralı ... motor numaralı ... model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine; 09/11/2022 tarihinden aracın ayıpsız mislinin taraflarına teslim edileceği tarihe kadar aracın kullanılamaması nedeniyle kiralanan ve kiralanacak ikame araç kira bedelleri olarak 66.916,26 TL’nin, seramik kaplama ücreti olarak 6.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava dilekçesindeki isteklerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aracın davacıya üretim hatasız ve ayıpsız bir şekilde satılarak teslim edildiğini, araçta hiçbir şekilde gizli- açık ayıp bulunmadığını, bu nedenle misli ile değişim isteğinin haksız olduğunu, davaya konu aracın 13/09/2021 tarihinde ... iş emri numarası ile “aracın tavanında göçükler var” şikayeti ile müvekkili şirketin servisine giriş yaptığını, atolye yorumunun “tavan sacındaki çukurların onarılıp boyanması gerekmektedir” şeklinde olduğunu ancak davacının araçta işlem yapılmasını istemediğini, araç tavanındaki kabarcıklara yönelik şikayetin ... Otomotiv teknik ekiplerine iletildiğini ancak davacının buradan gelecek cevabı beklemediğini,... plakalı 10619 km’de olan davacı aracının müvekkili şirket servisine 09/11/2021 tarihinde çekici ile “motorda yağ kaçağı var” şikayetiyle giriş yaptığında davacıya “aracının tamponunun sökülerek incelenmesi gerektiği, kimi zaman arıza tespiti için detaylı bakılması gereken unsurlar olabileceği” bilgisinin iletildiğini ancak davacının araçta herhangi bir işlem yapılmamasını istediği için aracın kendisine teslim edildiğini, davacının araçta iddia ettiği sorununun araştırılmasına ve gerekli incelemeler ile onarım işlerine onay vermediğini, Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...D.İş sayılı dosyasında aldırılan tespit raporuna itirazlarını sunduklarını, bu nedenle tespit raporunun kesinlik kazanmadığını, ileri sürülen arızaların varlığının tespitinin teknik bir inceleme ile yapılabileceğini, aracın ayıplı olduğunu kabul etmemekle beraber aracın arızasının bedeline nispeten küçük bir harcamayla ve küçük bir müdahale ile giderilebilir olması durumunda bunun ayıp olarak nitelendirilmesi ile aracın misli ile değiştirilmesinin veya bedel iadesinin mümkün olmadığını, bu nedenle şikayetin esaslı olup olmadığı, giderilebilir bulunup bulunmadığı, arızayı gidermek için yapılan/ yapılacak olan işlemlerin aracın değerine oranla ne miktar kaldığı, araçtan beklenen faydanın sağlanıp sağlanmadığı hususlarının irdelenmesinin gerektiğini, ikame araç bedeli isteğinin haksız olduğunu, davacının aracı inceleme ve onarım için müvekkili şirket servisinde kalsaydı serviste kaldığı süre boyunca kendisine müvekkili tarafından ikame araç tahsis edilecek olduğunu, yine davacının özel arzusu ile yaptırdığı ekstra işlemlerin yani seramik kaplama bedelinin satıcı ve üretici firmadan istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Tic. Hiz. A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle özetle; davada harca esas değerin 72.916,26 TL olarak gösterildiğini, tensip tutanağında dava değerinin 562.874,16 TL olarak belirtildiğini, eksik harcın tamamlanmasının gerektiğini, davacı tarafça yaptırılan tespitin geçersiz olduğunu, müvekkiline tebligat yapılması gerekirken yapılmadığını, bu nedenle tespiti kabul etmediklerini, davanın kabulüne karar verilmesi durumunda aracın müvekkiline mülkiyet hakkını sınırlayan her türlü rehin ve takyidattan ari olarak teslim edilmesi gerektiğini, bu nedenle aracın trafik sicil kaydının getirtilerek incelenmesi ve üzerinde herhangi bir takyidat varsa davacıya bu takyidatın kaldırılması için süre verilmesi gerektiğini; davacının iddia ettiği ayıbı yasal süre içinde ve usulüne uygun olarak ihbar etmediğini, aracı 16/08/2021 tarihinde satın aldığını, davacının tacir olduğunu, ayıp ihbarı için resmi şekil şartına bağlı olan bildirim yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirmediğini, dolayısıyla buna bağlanan haklardan vazgeçmiş kabul edilmesi gerektiğini, satıcının ayıptan sorumluluğunun koşullarından birisinin satılandaki ayıbın önemli- esaslı olması olduğunu, önemsiz ayıplardan dolayı satıcının sorumlu tutulamayacağını, araçtaki şikayetin esaslı nitelikte olmadığı gibi sürüş güvenliğini etkilemediğini ve can veya mal kaybı tehlikesine yol açmadığını, davaya konu aracın 13/09/2021 tarihinde yetkili servise girdiğini ve servis çalışanlarınca yapılan incelemede araçtaki göçük oluşumu şikayetinin dış etken kaynaklı olduğu yönünde tespitler yapıldığını, ayrıca dava konusu araca davacının isteğiyle seramik kaplama yapıldığını, şayet bu işlem yapılırken bir göçük durumu var olsaydı işlemi yapan uzmanlar tarafından fark edilip kayıt altına alınacak olduğunu, davacının aracını teslim alırken teslimat formuna herhangi bir çekince koymaksızın aracını hatasız ve kusursuz olarak teslim aldığını beyan ettiğini, davacının 19/11/2021 tarihli servis girişinde motorda yağ kaçağı olduğunu belirttiğini, yetkili servisin incelemelerini yaparken davacının işlem yaptırmak istememesi nedeniyle detaylı inceleme yapılamadığı için konu hakkında teknik bir yorum yapılamadığını, yağ kaçağı nedeninin ürün kaynaklı mı yoksa dış etken kaynaklı mı olduğu hususunun detaylı inceleme sonucunda ortaya çıkabileceğini, davacının kendi kusurundan kaynaklı kiralama bedelini isteyemeyeceğini, aracını motorda yapılacak inceleme ve onarım için servise bırakmayan kişinin davacının kendisi olduğunu, aracının onarımını yaptırmaksızın kenarda bekletip bunun yerine başka araç kiralayarak bunun bedelini müvekkilinden isteyemeyeceğini, zarar görenin makul tedbirler almak suretiyle kendi davranışı ile kaçınabilecek olduğu bir zararın tazmininin zarar verenden isteyemeyeceğini, davacının ileri sürdüğü fatura ödemelerinin ayrı ayrı davacının ve kiralamaların yapıldığı iddia edilen üçüncü kişi ... Ltd. Şti.’nin ticari defter ve kayıtları üzerinden teyit edilmesinin gerektiğini, tek başına faturaların bu ödemelerin yapıldığının delili olmadığını, araçtaki ileri sürülen arızanın niteliği teknik incelemeyi gerektirdiğinden ve ayıbın ihbarı da yazılı delille ispat edilebileceğinden davacı tarafın tanık dinletme isteğine muvafakat etmediklerini belirterek, eksik harcın tamamlatılmasına, davanın usulden/esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı tespit dosyası, ihtarname, fatura, servis raporları, tanık anlatımları, keşif ve bilirkişi raporu.
GEREKÇE ;
Dava; üretim hatası olduğu ileri sürülen ticari aracın misli ile değiştirilmesi, ikame araç kira bedelinin ve seramik kaplama bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü araç değeri ile diğer alacak kalemleri toplamının 562.874,16 TL olması ve bu miktar üzerinden yatırılması gereken eksik harcın davacı tarafça tamamlanması sebebiyle davaya heyetçe bakılmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “davacı tarafça davalı ... Oto Tic. A.Ş.’den 13/08/2021 tarihinde satın ve teslim alınan ... model... plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, araçtaki ayıbın açık mı yoksa gizli ayıp mı olduğu, araçtaki ayıbın üretim kaynaklı mı yoksa kullanım kaynaklı mı olduğu, ayıbın basit bir onarımla giderilmesinin mümkün olup olmadığı, ayıbın olağan bir gözden geçirme ile fark edilip edilemeyeceği, ayıbın süreklilik arz edip etmediği ve kullanıma engel oluşturup oluşturmadığı, davacının davalı tarafa TTK’nın 23. maddesi gereğince yasal süre içerisinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davalıların ayıptan dolayı sorumluluklarının olup olmadığı; aracın ayıp nedeniyle değerindeki eksikliğin satış bedeline yakın olup olmadığı, TMK'nın 2. ve TBK'nın 227/3. maddeleri uyarınca hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine göre davacı alıcının sözleşmeden dönme veya ayıpsız misli ile değişim hakkını hakkını kullanıp kullanamayacağı, varsa ayıbın davacının kullanım amacı bakımından araçlardan beklediği faydayı tamamen ortadan kaldıran ve değerini azaltan nitelikte olup olmadığı, aracın ayıp nedeniyle değerindeki eksiklik satış bedeline yakın değilse aracın onarımı aşırı bir masraf gerektirmiyorsa onarım bedelinin ne olabileceği veya ayıp oranında satış bedelinden ne kadar indirim yapılabileceği; şayet davacı aracında dava dilekçesinde ileri sürüldüğü şekilde ayıp var ise davalıları aracı ayıplı olarak satmalarında ağır kusurlu olup olmadıkları; davacının ayıp nedeniyle aracı kullamamasından kaynaklı ikame araç giderinin bulunup bulunmadığı, varsa dava tarihine kadar ne miktar olduğu, ikame araç bedeli isteyebilme koşullarının bulunup bulunmadığı; davacının ayrıca araç üzerine yaptırdığı seramik kaplama bedelini davalılardan iseyip isteyemeyeceği” konularındadır.
Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında makine mühendisi bilirkişi... tarafından düzenlenen 10/01/2022 tarihli raporda; davacı aracının tavanında göçük ve ezikler şeklinde tavan boyunca devam eden deformasyonların üretim süreci kaynaklı olduğu, aracın motorunda meydana gelen yağ kaçağı arızasının kullanıcı hatası olmayıp aracın üretim süreci kaynaklı olduğu, yağ kaçağının sebebinin tespiti için araç üzerinde detaylı inceleme yapılması gerektiği hususu bildirilmiştir.
Davacı şirket, davalı ... Oto. İzmir .... Noterliği’nden gönderdiği 15/11/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile; davaya konu üretim kaynaklı arızalar nedeniyle 15 gün içerisinde aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, oluşacak zararlarının ve yapacağı giderlerin ödenmesini, aksi takdirde TBK'nın 227. maddesindeki hakların kullanılacağını ihtar etmiştir.
Davacı şirket davalılara İzmir .... Noterliği’nden gönderdiği 18/01/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile; tespit raporuna da dayanılarak tebliğden itibaren 15 gün içinde aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine, kredinin erken kapatılmak zorunda kalınmasından dolayı oluşacak zararların ayrıca ödenmesi, başka araç kiralanmasından doğan giderlerin karşılanmasını, aracın arızalandığı günlerde çalışanların işe ve iş yerlerine ulaştırılması için müvekkilinin harcamak zorunda kaldığı giderler ile ödemek zorunda kaldığı bedellerin, aracın arızalnması ile yapılan çekici ve ulaşım giderlerinin, değişim sırasında seramik kaplamasız misli teslim edileceğinden müvekkilinin araca yaptığı seramik kaplama ücretinin ödenmesini, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmemesi halinde tazminat- alacak davası açılacağı, oluşan zarar ve alacakların isteneceği hususunu bildirmiştir. İhtarname davalılara 18/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davalı ... Tic. A.Ş. tarafından davacı adına düzenlenen 13/08/2021 tarihli fatura incelendiğinde; KDV dahil 489.957,96 TL bedelli olduğu, davaya konu aracın satışına ilişkin bulunduğu görülmüştür.
Davalı ... Oto Tic. Hiz. A.Ş. vekili 06/06/2022 tarihli dilekçesiyle; davaya konu aracın halen üretimle olmakla birlikte üretim koşulları dinamik olarak değişmekte olduğundan davanın görüldüğü ve ileride karara çıkması muhtemel tarihte üretilmeye devam edileceğinin bir garantisinin bulunmadığını, bu hususun İİK’nın 24. maddesi kapsamında kararın infazı aşamasında icra müdürlüğü tarafından tespit ve takdirinin isabetli olacağı bildirilmiştir.
Davacı tanığı ... anlatımında; “Ben 2020 yılı Ağustos ayında davacı şirkette işe başladım. Şirket araçlarının şoförlüğünü yapıyorum. Davaya konu araç sıfır kilometre olarak satın alınmıştır. Ben aracın teslim alınıp şirkete getirilmesine kadar ki olan süreçte yoktum ancak şirketin önüne geldiğinde aracı inceledim. Bu araç bana emanet edileceği için aracın içini, dışını, alt kısımlarını, üst kısımlarını kontrol ettim. Araçta herhangi bir sorun yoktu. Davacı şirkete özellikle yurt dışından çok misafir geliyordu. Çoğunlukla bu misafirlerin alınması ve havaalanına bırakılması işinde ve ender olarak da personelin işi için bu aracı kullandım. Benden başka aracı kullanan olmadı. Yani başkaca şoför yoktu. Tam net tarihi hatırlamıyorum ancak tahmini olarak araç satın alındıktan sonra yaklaşık bir buçuk ay sonra araç şirketin önünde dururken ben de bir yükseltinin üzerindeyken yani aracın dışındayken aracın dış üst tavan kısmında göçükler halinde bir dalgalanma olduğunu gördüm. Işık yanılsaması olabilir düşüncesiyle detaylı bir şekilde baktığımda aracın dış kısmında kabarcıkları ve göçükleri gördüm. Gördüğüm kabarcıklar oyukların etrafında nokta şeklindeydi. Hemen araçtaki bu durumu şirket yetkililerine bildirdim. Aynı gün davalı ... A.Ş.'nin servisini aradım. Randevu istedim. Telefonda kiminle görüştüğümü hatırlamıyorum. Beni ertesi gün çağırdılar. Araçla birlikte servise gittim. Serviste aracın dışından tavan kısmının fotoğrafları çekildi. Bana bu fotoğrafların Almanya'da yetkili firmaya gönderileceği ve oradan dönüş bekleneceği söylendi. O gün araç üzerinde başkaca bir işlem yapılmadı. Ancak aracın servise girdiğine ilişkin servis formu düzenlendi ve kayıtlar oluşturuldu. Aynı gün aracı geri götürdüm ve araçta mekanik bir sorun olmaması sebebiyle aracı işlerde kullanmaya başladım. Yaklaşık bir buçuk iki hafta sonra beni servisten çağırdılar ve aracın detaylı bir şekilde videoyla içerisinin de çekilmesinin gerektiğini söylediler. Ben bir sonraki gün aracı yeniden servise götürdüm. Bu kez aracın içeriden tüm tavan döşemeleri söküldü. Video ve fotoğrafları çekildi. Ben bu işlemler yapılırken aracın başında bekledim. Daha sonra aracın içindeki döşemeleri toparladılar ancak bana herhangi bir şey söylemediler. Yani sorunla ilgili bir sonuca varmadılar ve bu görüntüleri Almanya'ya göndereceklerini, dönüş olunca haber vereceklerini söylediler. Aracı çıkardım ve tekrar kullanmaya başladım. Yaklaşık bir haftalık süreçte göçükler aracın tavanında yayılmaya başladı. Çukurlukların genişlikleri arttığı gibi aracın tavan kısmının başka bölümlerinde de yeni göçükler oluşmaya başladı. Mekanik sorun olmadığı için kullanmaya devam ettim. Servise ikinci gidişimden 4 gün sonra seyir halindeyken aracın motor arıza lambası yandı ve araç güçten düştü. Yavaş gitmeye başladı. Aracı sağa çekerek aracın servisini ve ... yol yardımını aradım. Davalı ...'den bir yetkili geldi. Aracın motoruna bir cihaz bağladı. Orada motorun arıza ışığı söndürüldü. Bana turboda bir sorun olabileceği ancak herhangi bir sorun olmadığı söylendi. Işık söndürüldükten sonra yoluma devam ettim. Aynı sorun tekrarlamadı ancak bu olaydan yaklaşık 1 hafta sonra ben yine seyir halindeyken motordan dumanlar çıktığını gördüm. Aracı güvenli bir yere çektim. Kaputu açtığımda her yandan yağ çıktığını ve ısındığı içinde duman çıktığını gördüm. Yine aynı yol yardımını aradım, zira numaralarını daha öncesinde kaydetmiştim. Gelen kişiler motorda yağ olan yerleri balata spreyi ile temizlediler. Bana aracın seyrinde herhangi bir sorun olmayacağını söylediler ancak yine de yağ kaçağının tespiti amacıyla aracı çekiciyle servise götürdüler. Ben sadece aracın çekiciye yüklenmesi sırasında eşlik ettim. Servise gitmedim. Araç 4-5 gün süreyle serviste kaldı. Beni aradıklarında test sürüşleri yaptıklarını, yağ kaçağının sebebini bulamadıklarını ancak yağ kaçağının devam ettiğinin görüldüğünü. Bunun bulunması için de motorun indirilmesi gerektiğini söylediler. O esnada ben telefonun hoparlörü ile görüşüyordum ve yanımda davacı şirket yetkilisi ... bey de vardı. Kendisi de bu konuşmaları duydu ve aracın motorunun indirilmesini istemediğini söyledi. Sıfır kilometre alınan bir aracın motorunun indirilmesini uygun görmedik ve aracı çekiciyle şirkete getirttik. Araç o gün şirket önüne kondu ve o günden sonra hiçbir şekilde hareket ettirilmedi. Aracın hareket edip etmediğini kontrol etmek için bile olsa hiç hareket ettirmedik. Araç o günden itibaren çalıştırılmaksızın olduğu şekliyle halen şirket önünde durmaktadır. Aracın bu çekiciyle getirilmesinden yaklaşık 2 gün sonra bir kiralama firmasından aynı marka aynı model yani 2021 model ... Vito araç kiraladık. Bu aracı 3 ay kadar kullandık. Sonra bu aracı verdik ve bu aracın yerine başka bir firmadan yine aynı marka aynı model bir araç kiraladık. Son kiraladığımız aracı yaklaşık 4-5 ay kullandık. Sonrasında kiralama bedellerinin artması sebebiyle yeni bir araç alınması ihtiyacı doğdu. 2022 yılı Mart ayında yeni bir araç alındı. İlk kiralanan aracın aylık kiralama bedeli 13-14.000,00 TL civarındaydı, ikinci kiralanan aracın ise aylık kiralama bedeli 18.000,00 TL'ydi. Bize bu aracın aylık kirasının 21.000,00 TL'ye ulaşacağı söylendiği için yeni araç satın alınmasının daha mantıklı olacağına karar verildiç Araç bana teslim edildiği için aracı çok dikkatli kullandım. Araç alındığından itibaren herhangi bir kazaya karışmamıştır. Aracın yıkamalarını dahi ben yapıyordum.” demiştir.
Bilirkişi ... kök raporunda özetle; davacı tarafın... plakalı ... model aracı davalı yetkili satıcı ... A.Ş.'den 13/08/2021 tarihli fatura ile toplam 489.957,50 TL bedelle satın aldığını; davacının 13/09/2021 tarihinde 3.119 km’de “Tavanda Göçükler Var” şikayeti ile, 05/11/2021 tarihinde 9.983 km’de “Motor Arıza İkaz Lambası Yanıyor” şikayeti ile, 09/11/2021 tarihinde 10.619 km’de “Motorda Yağ Kaçağı Var” şikayeti ile yetkili servise başvurduğunu, davacının 09/11/2021 tarihli 10.619 km’deki son arızası sonrası aracı kullanmayarak bu süreçte 23/12/2021 tarihinde ... şirketi ve...Taş.ve Nak. Tic. Ltd. Şti.'den 30 günlük olmak üzere her ay araç kiraladığını, toplam 66.916,26 TL bedelli fatura örneklerini sunduğunu, faturalardaki ikame araç bedelinin piyasa koşullarında günlük ortalama yaklaşık 500 TL/gün bedele geldiğini, bu miktarın fatura tarihindeki rayiç ve piyasa değerlerine uygun olduğunu; davacının aracı satın aldıktan sonra davalı ... A.Ş.'de 16/08/2021 tarihli fatura ile toplam KDV dahil 6.000,00 TL bedele cam ve kaputa “SERAMİK KAPLAMA” yaptırdığını; tavan yönünden değerlendirme yapıldığında; aracın tavanın üzerinde, özellikle sol bölümünde boydan boya, aracın sol taraf yan duvar sacı ile tavan sacının birleştiği kısımlarda, (tavan saç yüzeyinde) irili ufaklı gamze şeklinde çok miktarda göçükler olduğunu, tavan boyasında bir bozulma olmadığını, tavan boyasının orijinal kalınlığında olduğunu, tavanda herhangi bir dış müdahale olmadığını, dış etmen izi bulunmadığını (çarpma, taş çarpma, dolu, kimyasal, üzerine bir cisim etkisi vs. gibi), bir fiziki dış etki iz ve emarelerine rastlanılmadığını, kullanıcı kaynaklı dış etkene rastlanılmadığını, tavan sacının sol yan çamurluk sacı ile puntalandığı bölgelerde zamanla (normal kullanım ile) tavan sacının altındaki desteğinin yeterli olmaması, puntolarının zayıf olması sebepleriyle belli bir kullanım sonrasında yoldaki sarsıntılar kaynaklı gerilmelerle anılı bölgelerde tavan sacının gamze şeklinde göçükler meydana geldiğini, bu göçüklerin satın alma sırasında olmadığını, yaklaşık 3.000 km gibi bir kullanım sonrasında ortaya çıktığını, satın alınma sırasında,anılı problemin/şikayetin olağan bir gözden geçirme ile fark edilemeyeceğini, profesyonel bir ekspertiz tarafından da anlaşılamayacak bir özellikte olduğunu, 13/09/2021 tarihinde 3.119 km’de yetkili serviste tavan perdesinin sökülerek tavan sacında inceleme yapıldığını, incelemeyi yapan yetkili servisin (...’in) ithalatçı (İstanbul) ve üretici (...-Almanya) teknik bölümü ile yaptığı yazışmada; “Aracın tavan döşemesinin sökülüp resimlendiği, tavan yan saç ile birleştiği kısımlarda özellikle sol tarafta boydan boya gamze göçükler mevcut olduğu, hasarlı bölgeye boyasız göçük işlemi yapılmasının mümkün olmadığı, konunun uzmanı boyasız göçük yapan firmalardan bilgi alındığı “Yan duvar saçları ile tavan saçının birleştiği kısımlarda, tavanında irili ufaklı gamzeler oluştuğu, boyada herhangi bir bozulma olmadığı” tespitlerinin yapıldığını; aracın tavanında ayıp olduğunun sabit olduğunu, anılı teknik raporda/belgede “tavandaki göçüklerin kullanım ve kullanıcı kaynaklı olduğuna” dair bir tespitin bulunmadığını, tavandaki göçüklerin sebebinin kullanım ve dış etken kaynaklı olmadığını, üretim kaynaklı olduğunu, üretimden kaynaklanan bir teknik ayıp olduğunu ve bu ayıbın sonradan ortaya çıktığını, bu nedenle teknik bakımdan değerlendirildiğinde gizli ayıp niteliğinde olduğunu (teknik bakımdan), gizli ayıp olup olmadığının hukuki değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğunu, basit bir onarımla giderilmesinin mümkün olmadığını, tavan altındaki destek arttırılmadan tavan sacı üzerinden yapılacak bölgesel onarımlarla göçük giderilmesinin sağlıklı olmayacağını ve belli bir kullanım süresi sonrasında yeniden gamze şeklindeki göçüklerin oluşabileceğini, bu nedenle sağlıklı çözüm ve onarımın, tavan sacının komple yenisi ile değişimi olduğunu, tavan sacının değişimi sırasında yan panel ile birleşim noktalarında ve tavan sacı altı destek parçalarında sağlam ve yeterli dolgu yapılarak gerçekleşebileceğini, bu işlem sonucunda araçta haricen bir değer kaybı oluşacağını; onarım işlemi ve maliyeti hususunda ...’den onarım maliyetinin istendiğini, hali hazırda onarım maliyetinin servisçe tarafına sunulmadığını, servisin sunmasının beklendiğini, anılı maliyet ve onarım prosedürü belli olmadan, bu onarımla oluşacak değer kaybının da onarım maliyetinden sonra belli olacağını, davacı tarafın “anılı tavan onarımının/değişiminin büyük bir onarım olduğunu ve bu nedenle onarımı kabul etmediklerini” bildirdiğini ve misli ile değişimini istediğini, bu isteğin değerlendirilmesinin hukuki bir konu olması nedeniyle taktirin mahkemeye bırakıldığını; motor arızası ve motordan yağ kaçağı yönünden yapılan değerlendirmeye göre; 05/11/2021 (9.983 km) ve 09/11/2021 (10.619 km) arızalarında serviste; diagnostik testin yapıldığını, hava emiş sisteminde kaçak arızasına rastlandığını, kuruma rastlanmadığını, hava emiş sistemi tanıtımının yapıldığını, yağ kaçağının tespit edildiğini, tarafınca yapılan incelemede; araç motor kaputu açıldığında ön göğüslük tarafı ile kaput iç yalıtım kısmında yoğun yağ izleri olduğunu, turbo boru hattı üzerinde yağ izleri olduğunu, yağ izlerinin; motorun altından çok, üst kısımlarında olduğunu, özellikle turbo hava emiş hattı civarında olduğunu, motordaki yağ kaçağının sebebinin “kullanım kaynaklı olmadığını”, motordaki “turbo hattı ve yağ kaçağı” ile ilgili olarak motorda anılı hattın sökülerek incelenmesi gerektiğini, mevcut durumda yetkili servisin de; (davacının araç üzerinde söküm yapılmasına izin verilmediğinden) araç üzerinde bir tespit yapamadığını, tarafınca değerlendirme yapılabilmesi için gerekirse araç üzerinde bazı parçaların (özellikle turbo hattının) sökülerek incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın bu işlemin davalı servislerinde yapılmasına izin vermediğini, bağımsız özel bir serviste yapılabileceğini söylediğini, sonuç olarak; motor ve turbo hatlarında (borularında) ayrıntılı inceleme yapılmadan bu hususta bir tespit yapılamayacağını, uzun süredir, yaklaşık 2 yıldır kullanılmayan araç üzerinde yapılan diagnostik test ve yol testinde motorda bir olumsuzluk görülmediğini;... plakalı davaya konu aracın “Tavandaki Göçükler” ve “Motorun yağ kaçağı yapması motor kaputu ve bölümüne aşırı yağ püskürtmesi, yağ kaçırması bakımından” ayıplı olduğunu, teknik bakımdan değerlendirildiğinde, gizli ayıp niteliğinde olduğunu (hukuki değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere), araçtaki ayıbın üretim kaynaklı olduğunu, tavan ile ilgili ayıbın basit bir onarımla giderilmesinin mümkün olmadığını, komple tavan değişimi gerektiğini, motor ve yağ kaçakları için ise, motorda ayrıntılı inceleme yapılması gerektiğini, ayıbın olağan bir gözden geçirme ile fark edilemeyeceğini, ayıbın sonradan ortaya çıktığını, tavan bakımından ayıbın süreklilik arz ettiğini bildirmiştir.
Bilirkişi ... hazırlayıp sunduğu 08/02/2024 tarihli ek raporunda özetle; davacı tarafın... plakalı ... model aracı davalılardan ... şirketi yetkili satıcısı ... A.Ş.'den 13/08/2021 tarihli fatura ile toplam 489.957,50 TL bedelle satın aldığını; davacının 13/09/2021 tarihinde 3.119 km’de “tavanda göçükler var” şikayeti ile, 05/11/2021 tarihinde 9.983 km’de “motor arıza ikaz lambası yanıyor” şikayeti ile, 09/11/2021 tarihinde 10.619 km’de “motorda yağ kaçağı var” şikayeti ile yetkili servise başvurduğunu, davacının 09/11/2021 tarihli 10.619 km’deki son arızası sonrası aracı kullanmayarak bu süreçte 23/12/2021 tarihinde ... şirketi ve... Taş. ve Nak. Tic. Ltd. Şti.'den 30 günlük olmak üzere her ay araç kiraladığını, toplam 66.916,26 TL bedelli fatura örneklerini sunduğunu, faturalardaki ikame araç bedelinin piyasa koşullarında günlük ortalama yaklaşık 500,00 TL/gün bedele geldiğini, bu miktarın fatura tarihindeki rayiç ve piyasa değerlerine uygun olduğunu; aracın tavanındaki göçüğün giderimi için makul onarım süresinin 14 gün olduğunu, bu süre bakımından onarım esnasında oluşacak ikame araç bedelinin (14 gün x 500,00 TL) 7.000,00 TL olacağını, davacının aracı satın aldıktan sonra davalı ...’de 16/08/2021 tarihli fatura ile toplam KDV dahil 6.000,00 TL bedele cam ve kaputa seramik kaplama yaptırdığını; tavan yönünden değerlendirme yapıldığında; aracın tavanın üzerinde, özellikle sol bölümünde boydan boya, aracın sol taraf yan duvar sacı ile tavan sacının birleştiği kısımlarda, (tavan saç yüzeyinde) irili ufaklı gamze şeklinde çok miktarda göçükler olduğunu, tavan boyasında bir bozulma olmadığını, tavan boyasının orijinal kalınlığında olduğunu, tavanda herhangi bir dış müdahale olmadığını, dış etmen izi bulunmadığını (çarpma, taş çarpma, dolu, kimyasal, üzerine bir cisim etkisi vs. gibi), bir fiziki dış etki iz ve emarelerine rastlanılmadığını, kullanıcı kaynaklı dış etkene rastlanılmadığını, tavan sacının sol yan çamurluk sacı ile puntalandığı bölgelerde zamanla (normal kullanım ile) tavan sacının altındaki desteğinin yeterli olmaması, puntolarının zayıf olması sebepleriyle belli bir kullanım sonrasında yoldaki sarsıntılar kaynaklı gerilmelerle anılı bölgelerde tavan sacının gamze şeklinde göçükler meydana geldiğini, bu göçüklerin satın alma sırasında olmadığını, yaklaşık 3.000 km gibi bir kullanım sonrasında ortaya çıktığını, satın alınma sırasında anılı problemin/şikayetin olağan bir gözden geçirme ile fark edilemeyeceğini, profesyonel bir ekspertiz tarafından da anlaşılamayacak bir özellikte olduğunu, 13/09/2021 tarihinde 3.119 km’de yetkili serviste tavan perdesinin sökülerek tavan sacında inceleme yapıldığını, incelemeyi yapan yetkili servisin (...’in) ithalatçı (İstanbul) ve üretici (...-Almanya) Teknik Bölümü ile yaptığı yazışmada; “Aracın tavan döşemesinin sökülüp resimlendiği, tavan yan saç ile birleştiği kısımlarda özellikle sol tarafta boydan boya gamze göçükler mevcut olduğu, hasarlı bölgeye boyasız göçük işlemi yapılmasının mümkün olmadığı, konunun uzmanı boyasız göçük yapan firmalardan bilgi alındığı “Yan duvar saçları ile tavan saçının birleştiği kısımlarda, tavanında irili ufaklı gamzeler oluştuğu, boyada herhangi bir bozulma olmadığı” tespitlerinin yapıldığını; aracın tavanında ayıp olduğunun sabit olduğunu, anılı teknik raporda/belgede “tavandaki göçüklerin kullanım ve kullanıcı kaynaklı olduğuna” ilişkin bir tespitin bulunmadığını, tavandaki göçüklerin sebebinin kullanım ve dış etken kaynaklı olmadığını, üretim kaynaklı olduğunu, üretimden kaynaklanan bir teknik ayıp olduğunu ve bu ayıbın sonradan ortaya çıktığını, bu nedenle teknik bakımdan değerlendirildiğinde gizli ayıp niteliğinde olduğunu, gizli ayıp olup olmadığının hukuki değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğunu, basit bir onarımla giderilmesinin mümkün olmadığını, tavan altındaki destek arttırılmadan tavan sacı üzerinden yapılacak bölgesel onarımlarla göçük giderilmesinin sağlıklı olmayacağını ve belli bir kullanım süresi sonrasında yeniden gamze şeklindeki göçüklerin oluşabileceğini, göçüklerin giderimi için tavan sacının komple değişiminin gerektiğini, onarım bedelinin 33.950,55 TL yedek parça ve 55.660,00 TL işçilik olmak üzere toplam (89.610,55 TL + KDV) 107.532,66 TL olduğunu, onarım süresinin 14 gün olduğunu, aracın tavan ve sol yan panelin değiştirilmesi sonucunda yapılacak onarım işlemi ve bedelinin aracın servis kayıtlarında görülecek olması nedeniyle ekonomik eksiklik oluşturacağını, piyasa şartlarında değer kaybına neden olacağını, değer kaybının kaçınılmaz olacağını, buna göre; aracın 16/08/2021 satış faturası tarihine ve satış bedeline göre; anılı onarım kaynaklı oluşacak değer kaybı bedelinin 50.000,00 TL olacağını aracın 17/03/2022 dava tarihi rayiç bedeline göre anılı onarım kaynaklı oluşacak değer kaybı bedelinin 67.500,00 TL olacağını; davaya konu aracın “yağ kaçağı” (yağ püskürmesi sonucunda motor kaput izalatörü dahil motor bölgesinde her yerin yağ olması) şikayeti ile ve çekici ile arıza lambası yanar bir biçimde en son 10.619 km’de 09/11/2021 tarihinde yetkili servise geldiğini, ... numaralı iş emrinin açıldığını, iş emrinin “Teknik Açıklama” kısmında “araç çekici ile geldi, yapılan kontrollerde aracın alt kısmında yağ olduğu görüldü, temizleme spreyi ile temizlendi, yol testi yapıldı, yağ kaçağının devam ettiği görüldü, müşterimiz onay vermediği için işlem yapılmadı, araç çekici ile müşteriye eksiksiz olarak teslim edildi” notunun bulunduğunu, davacının aracını motorunu açılmasına ve işlem/onarım yapılmasına izin vermeyerek aracı çekici ile servisten aldığını, işlem yapmadan ve kullanmadan beklettiğini, servisin son iş emrindeki açıklamasının da eksik olduğunu, motorda bu kadar yoğun yağ (motor yağı) kaçağı varken, bu kaçağın merkezinin veya yerinin neresi olduğu hususunda en azından genel bir tespitin yapılmasının gerektiğini, bu yönüyle anılı iş emrindeki işlem ve açıklamaların yetersiz olduğunu, davaya konu aracın ilk keşif (01/08/2023) tarihinde yapılan incelemesinde ve yol testi esnasında davacı tarafça “aracın 09/11/2021 tarihinde 10.619 km’deki yağ kaçağı arızası sonrasında servisten çekici ile alındığının ve aracın o tarihten beri kullanılmadan ve onarım/işlem yapılmadan bekletildiğinin” beyan edildiğini, 01/08/2023 tarihli keşif tarihinde motor kaputu açıldığında fışkıran kaçak yapan yağın izlerinin parçaların üzerinde hala mevcut olduğunu, araç üzerinde herhangi bir onarım ve müdahale yapılmadığının hem (iş emrine göre) davalı servisçe hem de davacı tarafça beyan edilmesine rağmen, ilk inceleme olan 01/08/2023 tarihinde aracın yol testine tabii tutulduğunu ve araçta herhangi bir yağ kaçağı bulunmadığını, yine araç üzerinde 19/10/2023 tarihinde (10.691 km’de iken) inceleme ve yaklaşık 20 km otoyolda yol testinin yapıldığını, bu testte de araçta bir yağ kaçağı ve yağ kaçağı arızasının görülmediğini, yine ardından en son 20/12/2023 tarihinde araçla yaklaşık 30 km yol testinin yapıldığını ve araç üzerinde (motorun bazı parçalarının sökülerek) 3. kez inceleme yapıldığını ve yine yağ kaçağına rastlanılmadığını, bu durumda; motor kaput ve motor bölgesine bakıldığında; bu kadar çok ve yoğun yağ kaçağı şikayeti bulunan bir araçta, hiçbir müdahale ve onarım yapılmadan yağ kaçağının giderilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davaya konu araçta “09/11/2021 tarihinde 10.619 km’deki yağ kaçağı arızası sonrasında yetkili serviste bir onarım yada basit bir müdahale yapıldığı” yönünde görüş, kanaat ve tespite vardıklarını, aksi halde bu kadar yoğun yağ kaçağının kendiliğinden ortadan kalkma durumunun söz konusu olmayacağını, bu basit müdahale veya onarımın “yağ filtresi kabı kapağı contasının değiştirilmesi ve/veya anılı kapağın sıkılması” şeklinde olduğu ve bu işlemlerin iş emrine yansıtılmadığı yönünde görüşün oluştuğunu; aracın anılı tarihteki yağ kaçağı yapması, kaput ve motor bölümünün her yerine yağ saçılması, motor stop etmesi, arıza lambasının yanması ve çekici ile servise görülmesinin sebebinin kullanım kaynaklı olmadığını, üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğunu, kullanıcı kaynaklı olmadığını, mevcut durumda motorda devam eden bir yağ kaçağı probleminin olmadığını, giderilmiş olduğunu, mevcut durumda motorda yapılacak bir onarım olmadığını ancak ileride belli bir kullanım sonrasında oluşup oluşmayacağının da teknik olarak bilinemeyeceğini; motorda son inceleme tarihinde ve mevcut durumda “motorda bir yağ kaçağının devam ettiğinin” tespit edilmemesine rağmen, bu durumun hem aracın servis kayıtlarında görülmesi, sürücüde tedirginlik yaratması, hem de ileride tekrarlayabilecek endişesi sonucunda hem davacıda hem de aracın ikinci el alıcılarında tedirginliğe neden olacağını, bu sebeple aracın değerinde bir düşüşe sebep olacağını, ekonomik eksiklik oluşacağını, sonuçta değer kaybı yaratacağını, buna göre; aracın 16/08/2021 satış faturası tarihi ve satış bedeline göre oluşacak değer kaybı bedelinin 25.000,00 TL olacağını; aracın 17/03/2022 dava tarihi ve rayiç bedeline göre oluşacak değer kaybı bedelinin 32.500,00 TL olacağını; aracın misli ile değişimi gerekip gerekmediği, yada ayıp indirimi, yapılıp yapılmayacağı yada gizli ayıplı olup olmadığı hususlarının hukuki yorum ve değerlendirmelerinin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
TTK’nın 23. maddesine göre göre tacirler arasındaki mal ve satış sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacaktır. TBK’nın 223. maddesinde ayıba ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 23/son maddesine göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleme veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda ise Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanacaktır.
6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinde; “(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. (2) Gizli ayıp mevcut ise herhangi bir şarta ve sınırlamaya tabi olmaksızın alıcının seçimlik hakkını kullanması için yeterlidir. Satıcı ise tercih edilen seçimlik hakkı yerine getirmek zorundadır. Dolayısıyla ayıbın küçük, büyük veya orantılı olup olmaması sonucu değiştirmeyecektir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeye göre, tacirler arası ticari satışlarda gizli ayıplar bakımından 2 ve 8 günlük süreler uygulanmayacaktır. Buna göre de, alıcının gizli ayıp nedeniyle ayıptan doğan seçimlik haklarını kullanabilmesi için satılanda ortaya çıkan ayıbı derhal (uygun bir süre içinde) satıcıya bildirmesi zorunludur.
Tarafların tacir olması sebebiyle sözleşme TTK'nın 23. maddesi gereğince ticari satış sözleşmesidir. Davacı, 13/08/2021 tarihinde satın aldığı araçla ilgili olarak "tavanda göçük olduğu" yönündeki şikayet ile 13/09/2021 tarihinde, "motor arıza ikaz lambasının yandığı" yönündeki şikayet ile 05/11/2021 tarihinde ve "motorda yağ kaçağı olduğu" yönündeki itirazı ile de 09/11/2021 tarihinde yetkili servise başvurmuştur. Nitekim; bu başvurular üzerine de servis tarafından işlem yapılmıştır. Dolayısıyla TTK’nun 23/1-c maddesinin göndermesiyle TBK’nın 223. maddesi uyarınca süresinde davacı tarafça süresinde ayıp ihbarı yapılmış olduğundan, davalı tarafın “yasal süre içerisinde ayıp ihbarı yapılmadığı” yönündeki itirazı haklı bulunmamıştır.
TBK’nın “Alıcının Seçimlik Hakları” başlıklı 227. maddesinde; “(1) Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. (2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. (3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4) Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5) Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davaya konu aracın davacı şirket adına kayıtlı olması nedeniyle, olayda 6098 sayılı TBK’nın ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması gerekir. Aynı kanunun yukarıda belirtilen 227. maddesine göre, satıcı, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarına sahiptir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.
Somut olayda tüm deliller ve yasal mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda; bilirkişinin raporunun dosya kapsamındaki servis raporları ile belirlenen arızaların sebebi yönünden teknik ve bilimsel açıdan yeterli ve hüküm kurmaya elverişli görüşleri içerdiği, bilirkişi raporu ile davaya konu aracın tavan kısmındaki göçüklerin üretimden kaynaklı ve gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlendiği, kullanıcı hatasının bulunmadığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre göçüklerin giderimi için tavan sacının komple değişiminin gerektiği, bu durumda da raporda onarım bedelinin 33.950,55 TL yedek parça ve 55.660,00 TL işçilik olmak üzere toplam (89.610,55 TL + KDV) 107.532,66 TL olarak hesaplandığı; yağ kaçağı iddiası yönünden davacı tarafın servise başvurduğunda bu şikayet ile ilgili motorun açılmasını istememesi ve aracı servisten alması nedeniyle ileri düzeyde bir incelemenin yapılamadığı, bununla birlikte mahkememizce görevlendirilen otomotiv uzmanı bilirkişinin araç üzerinde bu şikayet kapsamında üç kez inceleme yaptığı, ilkinde 20 km ve ikincisinde 30 km olmak üzere toplamda 50 km test sürüşü yapmasının yanı sıra mahkememizce verilen yetkiye dayalı olarak motorun bazı parçalarının sökülmesi ile yaptığı incelemesi sonucunda bilirkişi tarafından “araçta bir yağ kaçağı ve yağ kaçağı arızasının görülmediği” şeklinde kuşkuya yer vermeyecek şekilde net bir görüşün ortaya konduğu; raporda her ne kadar "bu durumun davacı ve alıcılar tarafından tedirginlik yaratacağı" belirtilmiş ise de; mahkememizce ihtimal üzerinden değerlendirme yapılmasının olanaklı olmadığı, bu koşullarda araçta yağ kaçağı olduğuna ilişkin iddianın davacı tarafça ispat edildiğinin kabul edilemeyeceği; TBK’nın 227/4. maddesi uyarınca misli ile değişim hakkının kullanılabilmesi için satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın olmasının gerektiği, aracın satış bedelinin 489.957,50 TL olduğu, bilirkişi tarafından araç tavanındaki göçüklerden kaynaklı onarım (eksiklik) bedelinin ise 107.532,66 TL olarak hesaplandığı, araçtaki değer kaybı tutarı hesaba katıldığında dahi bu bedellerin toplamının aracın satış değerine çok yakın olmadığı, dolayısıyla olayda aracın misli ile değiştirilebilme koşulunun bulunmadığı; davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerekse ek bilirkişi raporuna karşı verdiği dilekçesinde aracın misli ile değiştirilmesine karar verilmesini istediği, yargılamanın hiçbir aşamasında terditli bir isteğinin bulunmadığı, sözleşmeden dönme durumunun da söz konusu olmadığı, TBK'nın 227/4 maddesi gereğince sözleşmeden dönme hakkını kullanmamış olması nedeniyle onarım ve bedelde indirim yapılmasını istemesinin de olanaklı olmadığı anlaşıldığından, aracın misli ile değiştirilmesine ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir. Araca seramik kaplama bedeline yönelik istek yönünden; davacı taraf, aracın satın alınmasından sonra araca 6.000,00 TL’ye seramik kaplama yaptırdığını ileri sürmüştür. Bu işlem davacı tarafça kendi isteği ile ve herhangi bir zorunluluk olmaksızın araç yüzeyini dış etkenlere karşı koruma amacıyla yaptırılmıştır. Aracın misli ile değişimine karar verilmemiş olması nedeniyle araca yaptırılan seramikten faydalanan taraf davacı taraf olduğu için, bu işleme ilişkin ücretin davalıya yükletilemeyeceği kanaatine ulaşılmış, buna ilişkin isteğin de reddine karar verilmiştir. İkame araç bedeline gelince; davacı aracını 09/11/2021 tarihinde 10.619 km’deki arızası sonrasında kullanmayarak 23/12/2021 tarihinde farklı firmalardan her ay araç kiralamıştır. Toplam 66.916,26 TL bedelli faturalardaki ikame araç bedelinin piyasa koşullarında günlük ortalama yaklaşık 500,00 TL/gün bedele karşılık geldiği ve bu miktarın fatura tarihindeki rayiç ve piyasa değerlerine uygun olduğu hususunun bilirkişi tarafından belirlenmiş olup,, yine bilirkişi tarafından aracın tavanındaki göçüğün giderimi için makul onarım süresi 14 gün olarak belirlenmiştir. Süre bakımından onarım esnasında oluşacak ikame araç bedeli (14 gün x 500,00 TL) 7.000,00 TL olacaktır. Aracın davacı tarafından kullanılamayan sürenin 14 gün olarak belirlenmesi ve günlüğü 500,00 TL’den toplam 14.000,00 TL olarak hesaplanmış bulunması, davacı tarafça bu hesaplamaya karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş olması karşısında bu tutarın genel hükümler çerçevesinde davalı ... A.Ş.’den satıcı sıfatıyla, diğer davalı ... A.Ş.’den ise üretici/garanti veren sıfatıyla istenebileceği kanaatine ulaşılmış, davacının ayıpsız misli ile değişim isteğinin ve seramik kaplama bedeli isteğinin reddine, ikame araç bedeli isteğinin ise 7.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-Davacının ayıpsız misli ile değişim isteğinin REDDİNE,
b-7.000,00 TL ikame araç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c-İkame araç bedeliyle ilgili fazlaya ilişkin isteğinin reddine,
d-Davacının seramik kaplama bedeli isteğinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 478,17 TL harcın peşin olarak alınan 1.245,23 TL harçtan düşülmesi ile kalan 767,06 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yatırılan 8.367,25 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 19,90 TL'lik kısmının davalılardan, kalan 1.580,10 TL'lik kısmının davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL'si başvurma harcı ve 478,17 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 558,87 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 481,00 TL'si posta-tebligat gideri, 5.000,00 TL'si bilirkişi ücreti, 1.500,00 TL'si keşif araç ücreti ve 1.912,35 TL'si keşif harcı olmak üzere toplam 8.893,35 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 110,60 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... Tic. A.Ş.'nin yapmış olduğu posta masrafı olan 37,00 TL'lik yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 36,54 TL'sinin davacıdan alınarak, davalı ... Tic. A.Ş.'ye verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 7.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 83.822,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit olarak verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/05/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza