T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/609 Esas
KARAR NO: 2024/537
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/07/2022
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan davalılardan sigortalı ...'nın işleteni ve maliki olduğu ... plaka numaralı araç, diğer davalı ...'un sevk ve idaresinde 29/11/2010 günü, İzmir İli, ...sokak kavşağında yaya olarak bulunan davacı tarafa çarparak davacı tarafın yaşamının tehlikeye gidecek ve vücudunda kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, davacı tarafın kaza tarihinden sonra uzun bir süre Ege Üniversitesi Ortopedi Servisinde tedavi gördüğünü, kazanın yarattığı olumsuzlukların azaltılması için ameliyat olduğunu, kaza sonucu kendisine kalıcı olarak sekel kaldığını, oluşan kazada davacı tarafın kusursuz olup, davalı sürücü ...'un tam kusurlu olduğunu, oluşan kaza ile ilgili olarak İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas ve... Karar sayılı dosyasında alınan 09/03/2022 tarihli ... sayılı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu raporuna göre, davacı taraftaki bedensel zararın, sağ diz anatomik yapısı ve fonksiyonlarında %10-50 arasında bozukluk oluşturması nedeniyle organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun belirtildiğini, davacı tarafın kaza neticesinde yüzünden de yaralandığını, uzun bir süre kaza sonucu yüzünde oluşan izin iyileşmesi ve kalıcı hale gelmemesi için tedavi gördüğünü, davacı tarafın bu kaza sonrasında maalesef ki artık baston ile yürümekte olduğunu, davacı tarafın kaza nedeniyle beden gücü kayıp oranına göre yaşına, aktif ve pasif yaşam süresine karşı sürücünün asli kusuruna göre belirlenecek maddi tazminatın ödenmesinin gerekmekte olduğunu, tedavi gideri ödenebilmesi için harcama yapmanın şart olmadığına yönelik yerleşik Yargıtay kararlarının da mevcut olduğunu, trafik kazası sonucu kalıcı hasar ve sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile karşı tarafın tam kusurlu olduğu da gözetilerek davacı tarafa ayrıca manevi tazminat da ödenmesinin gerekmekte olduğunu, yaşanan kazanın 30/10/2022 tarihinde İzmir'de yaşanan büyük depremde yaklaşık 1 ay sonra gerçekleşmiş olduğunu, depremde evini kaybeden davacı tarafın, depremdeki travmalarını atlatmaya çalışırken üzerine yaşadığı bu talihsiz kazanın sebebi ile derin bir üzüntü elem yaşamış olduğunu, kaza sebebi ile davacı tarafın uğradığı zararın tazmini için davalı ... Anonim Şirketi'ne 16/03/2022 tarihli dilekçe ile ... barkod no'lu iadeli taahhütlü posta yolu ile başvurulmuş olduğunu ancak herhangi bir netice elde edilememiş olduğunu, davalılara karşı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu 29/07/2021 tarihli anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, tüm bu nedenlerden dolayı ve re'sen bulunacak sebepler ile, 100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre fazlaya ve başkaya dair tüm yasal talep, dava, ek dava açma, davayı ıslah etme, bedel arttırım talebinde bulunma, şikayet ve itiraz haklarının saklı kalması kaydı ile 29/11/2020 tarihinde meydana gelen ve bedensel olarak zarara uğrayan davacı tarafın iş bu haksız fiil sebebi ile uğradığı maddi, bedensel zararlar için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 29/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı tarafın uğradığı manevi zararların tazmini için şimdilik 20.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 29/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi ile ... arasında ... poliçe numaralı 22/07/2020 başlangıç, 22/07/2021 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin tanzim edildiğini, 29/11/2020 tarihinde davalı sigorta şirketçe sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasının meydana geldiğini, davacı tarafından trafik kazası nedeniyle malul kaldığından bahisle maddi ve manevi tazminat talepli olarak davanın ikame edilmiş olduğunu, davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusurlu olduğu yönündeki iddialarının kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketi, belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur dağılımının tespiti için dosyanın alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak heyete tevdinin gerekmekte olduğunu, aksi takdirde, kusur incelemesi yapılmadan verilecek hükmün eksik inceleme nedeniyle istinaf ve/veya Yargıtay sürecinde bozulmaya matuf olduğunu, bu sebeple en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti vasıtası ile rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, bu nedenle kusur yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'ne veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdii edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın taleplerinin taleplerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmayın 2918 sayılı Kanunun ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, genel şartlar madde A.5/b'de sağlık giderlerinin teminatına, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler de dahil edilmiş olduğunu, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik giderleri de sağlık gideri olarak kabul edilerek SGK'nın sorululuğuna dahil edilmiş olduğunu ve sigorta şirketlerinin sorumluluğuna son verildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde sürekli iş göremezlik maddi zarara uğramış olduğu iddia ettiğinden söz konusu iddianını ispatı ve oranı için bizzat muayeneye sevki ve sakatlık durumunun Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'ndan sorularak tespitinin gerekmekte olduğunu, bununla birlikte davacı tarafın sürekli ve düzenli gelirinin bulunup bulunmadığının ve yıllık ortalama gelir durumu üzerinden hesaplama yapılarak net gelir durumunun ispatlanmalı, ispatlanamadığı takdirde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının gerektiğini, kaza tarihi itibari ile maluliyet tespiti "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" uyarınca yapılmasının gerekmekte olduğunu, ayrıca davacı tarafın SGK'dan rücuya tabi herhangi bir tazminat ve yardım alıp almadığı hususunun sorularak, bir tazminat almış ise bu tazminat miktarının zarar miktarından düşülmesinin gerektiğini, davacı tarafından kazaya ilişkin yeterli bilgi ve belge ile başvuruda bulunulmadığından, ancak dava tarihinden itibaren yasal faizle hükmedilebileceğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü davacı tarafça talep edilen maddi, manevi tazminat tutarının davacı taraf açısından zenginleşme aracının davalı taraf açısından ise adeta bir yıkım olacağını, talep edilen manevi tazminat miktarının açıkça hakkaniyete, iyi niyete, hayatın olağan akışına ve nihayetinde yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, davalı tarafın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu hususunun doğru olmayıp iddia edilen kusur oranının kabul etmediklerini, zira davacı yayaya mahsus olmayan yerden dikkatsiz bir şeklide geçtiğini ve kazaya kendi kusuru ile neden olduğunu, bu durumda davalı tarafa yüklenecek bir kusurdan söz edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde eklenen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası kapsamında hazırlanan kusur raporunu kabul etmediklerini, mahkeme tarafından tarafların kusur oranlarının bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenmesi hususu maddi-manevi tazminat talebi açısından büyük önem taşımakta olduğunu, mahkeme tarafından, davacı tarafın bir maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor düzenlemek hususunda tek yetkili ve en son merci olan İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasının gerektiğini, manevi tazminat talebi bakımından, manevi tazminatın amacının zararın giderilmesi değil oluşan elem ve üzüntüsünden elden geldiği ölçüde denkleştirilerek tazmin edilmesi olduğunu, u nedenle ölçülülük ilkesine ve adalete uygun bir manevi tazminat miktarının belirlenmesinin esas olduğunu, TBK. 56 maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutarın adalete uygun olması gerektiğini, bu paranın miktarı aslında ne tazminat ne de ceza olduğunu mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de olmadığını, aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonun da olduğunu, bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmesi gerektiğini, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiğini, manevi tazminatın takdirinin yapılırken sosyal ve ekonomik durum gözetilmeli ve hakkaniyete uygun bir miktar takdir edilmesinin gerektiğini, bu hususun Yargıtay kararlarında da sabit olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davacı tarafın taleplerinin fahiş olup davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı Mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği'nden Trafik Tescil'den aracın bilgileri celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi'nden sigorta poliçesi özel ve genel şartları ile birlikte hasar dosyası celp edilmiştir.
Davacı ...'in İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden tedavi evrakları celp edilmiştir.
İzmir Bayraklı SGK İlçe Müdürlüğü'nden geçirdiği trafik kazasından dolayı davacı ...'in rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgiler ve ayrıca SGK hizmet dökümü, SGK kayıt belgelerine ilişkin evraklar celp edilmiştir.
İzmir Konak SGK İlçe Müdürlüğü'nden geçirdiği trafik kazasından dolayı davacı ...'e rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Kemeraltı SGK İlçe Müdürlüğü'nden davacı ...'in ... Hastane kayıtlarına ilişkin evraklar celp edilmiştir.
Davacı gerçek kişi ...'in İzmir Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Sosyal ve Ekonomik durumuyla ilgili bilgiler celp edilmiştir.
Davalı gerçek kişi ...'un İzmir Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden Sosyal ve Ekonomik durumuyla ilgili bilgiler celp edilmiştir.
Davalı gerçek kişi ...'nın Kütahya Simav İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan Sosyal ve Ekonomik durumuyla ilgili bilgiler celp edilmiştir.
Balıkesir Edremit... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden ... Talimat dosyası ile Tanık ...'in beyanları alınmıştır.
Trafik Bilirkişi ...'den 01/11/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Aktüerya-Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi ...'tan 25/04/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu'ndan davacı ...'in için 24/03/2023 tarihli Adli Sağlık Kurulu raporu alınmıştır.
Davacı vekili 29/05/2024 dava değeri arttırım dilekçesi ile dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
-01/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Bilirkişi Daire Başkanlığı" tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07/09/2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen "Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda da kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile;
-... plakalı araç sürücüsü ...'un hatalı şerit değiştirdiği için kazanın oluşumunda ETKEN,
-Yaya ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı için kazanın oluşumunda ETKEN değil ise de, takdirin Mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
-25/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Hukuki durum ve delillerin değerlendirmesi Mahkemeye ait olmak üzere;
29/11/2020 tarihli trafik kazasında yaralanarak %9 oranında engelli kalan davacı ... için,
22.548,78 TL Geçici iş göremezlik tazminatı,
115.235,57 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere,
Toplam 137.784,35 TL maddi tazminat hesaplandığına,
Hesaplanan tazminatların poliçe teminat limitleri içerisinde kaldığına,
Dair inceleme, görüş ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan, manevi tazminatın gerçek kişi davalılardan tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ... E.-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı, ... Esas,... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacıların uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak, Yargıtay tarafından uzun yıllardır benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto) yöntemi ve Yargıtay .... HD.'nin... Esas, ... Karar sayılı 21/01/2021 tarihli , ... Esas, ... Karar sayılı 14/01/2021 tarihli emsal kararlarında "Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ..., Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağı" yönündeki gerekçesi dikkate alınarak TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" esas alınarak yapılan hesaplama esas alınmıştır.
Davacının tazminat hesabı için, uğradığı maluliyetin varlığı ve oranının mevzuata uygun bir şekilde belirlenmesi gerekir. Yargıtay ....HD.'nin... E.... K. Sayılı içtihadında ".. veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmiştir. Kaza tarihine uygun yönetmelik uyarınca maluliyet raporu aldırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı ... Anonim Şirketi nezdinde ... poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan davalılardan sigortalı ...'nın işleteni ve maliki olduğu ... plaka numaralı araç, diğer davalı ...'un sevk ve idaresinde 29/11/2010 günü, İzmir İli, ... sokak kavşağında yaya olarak bulunan davacıya çarpması nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminatının tahsili amacıyla Mahkememizde dava açtığı, Mahkememizce aldırılan maluliyet raporundaki "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri " hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme, tazminat hesabına esas alındığı, bu değerlendirmede davacının 29/11/2020 tarihli kaza nedeniyle maruz kaldığı tüm vücut engellilik oranı % 9 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, Mahkememizce aldırılan trafik bilirkişi raporu ile davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto, TRH 2010 tablosu esasına dayalı) yöntemi ile yapılan bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre 22.548,78 TL Geçici iş göremezlik tazminatı, 115.235,57 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere, Toplam 137.784,35 TL maddi tazminat hesaplandığı, dosya içerisinde bulunan SGK yazılarından, davacı tarafa dava konusu kaza nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı, maddi tazminatın poliçe limiti kapsamında kaldığı, davalı sigorta şirketinin, araç sürücüsü ve araç işletenin KTK.'nın 85 ve 91. maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri teminatı kapsamında sorumluğunun devam ettiği, bilirkişi hesap raporunun Yargıtay yerleşik uygulamalarına uygun olarak düzenlendiği ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
TBK.'nın 56/2 maddesindeki "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklindeki yasal düzenleme gereğince davacının manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7. sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı'nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarara uğrayanın manevi ızdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır.Takdir edilecek manevi tazminat miktarı bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. Kusur oranı, her ne kadar matematiksel anlamda bir indirim yapılmasını gerektirmezse de manevi tazminatın miktarını tayinde önem arz eder. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, davacının yaralanmasına neden olan kazanın meydana geliş şekli, davaya konu trafik kazasında davacının kusurunun bulunmaması, davacının sürekli maluliyetinin olması, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının, yaralanması nedeniyle çektiği elem ve ızdırap nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile,
115.235,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
22.548,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
olmak üzere toplam 137.784,35 TL'nin davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 25/03/2022 tarihinden, Diğer Davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29/11/2020 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine,
2-Davacının Manevi tazminat davasının KABULÜ ile,
20.000,00 TL manevi tazminatının Davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 29/11/2020 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 9.412,05 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 358,63 TL harcın ve 2.335,94 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.694,57 TL harcın düşülmesi ile kalan 6.717,48 TL karar ve ilam harcının davalılardan ... Anonim Şirketi, ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 1.366,20 TL nispi ilam harcından dava açılırken alınan 80,70 TL başvurma harcının düşülmesi ile kalan 1.285,50 Davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 358,63 TL peşin harç ve 2.335,94 TL Tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.775,27 TL harcın Davalılardan ... Anonim Şirketi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.084,25 TL tebligat ve posta gideri ve 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.584,25 TL yargılama giderinin Davalılardan ... Anonim Şirketi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL'nin Davalılardan ... Anonim Şirketi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Maddi Tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca davacı yararına takdir olunan 22.045,00 TL vekalet ücretinin Davalılardan ... Anonim Şirketi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
9-Manevi Tazminat davası yönünden Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca davacı yararına takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davalı ... ile ... vekilinin ve davalı ...'nın yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı.
11/07/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza