T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/7
KARAR NO : 2025/523
DAVA :Tacirler Arası Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Ayıplı Aracın Ayıpsız Misli ile Değişimi ve İkame Araç Bedelinin Tahsili İstemli Tazminat
DAVA TARİHİ: 04/01/2022
KARAR TARİHİ: 10/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili tarafından 28.02.2019 tarihinde sıfır araç olarak satın alınmış olan 3 aracın üretimden kaynaklı ayıplı olmaları sonucu müvekkilinin araçları kullanamaz hale geldiğini ve bu sebeple 3 yeni araç kiralamak durumunda kaldığını, bu araçlara her ay düzenli olarak kira bedeli ödendiğini ve müvekkilinin, davalıların kusuruyla meydana gelen zararının her geçen gün katlandığını, şu ana dek 48.491,55-TL tutarında kira bedeli ödemiş olan müvekkilinin mağduriyetinin bir an önce giderilmesi gerektiğini, ... ("1 No'lu Araç"), ... ("2 No'lu Araç") ve ... ("3 No'lu Araç") plakalı "... F 1.4 Turbo" model 3 adet aracın müvekkili tarafından 28.02.2019 tarihinde davalı Surtaş'tan satın alındığını, sırasıyla 84.305, 77.601 ve 90.648 km'de olan ve açıkça görüldüğü üzere yeni ve az kullanılmış araçların motor arızası yaptığını, müvekkilinin işlerini sekteye uğrattığını, aynı tarihte alınan ve aynı amaçlarla aynı süre boyunca kullanılan bu aynı model araçların bir anda aynı sorunları yaratmasının, hataların üretimden kaynaklandığını gösterdiğini, müvekkili firmanın bu şikayetlerine ilişkin olarak tespit talebi ile mahkemeye başvurulduğunu, Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2021/101 D. İş sayılı dosya kapsamında 01.10.2021 tarihli bir bilirkişi raporu düzenlendiğini, yapılan inceleme sonucu 1 no'lu araca ilişkin olarak; 1. ve 2. silindir pistonlarının kırık olduğunun, araçta meydana gelen sorunların bu kırık pistonlardan kaynaklanmış olduğunun, aracın periyodik bakımlarının düzenli yapılmış olduğunun ve söz konusu kırıkların kullanımdan kaynaklı meydana gelemeyeceğinin açıkça ifade edildiğini, 2 no'lu araç ile de yine aynı şekilde, 1. ve 2. silindir pistonlarının kırık olduğunun, araçtaki sorunların bu sebepten kaynaklandığının, bakımların düzenli olarak yetkili serviste yapılmış olduğunun ve belirlenen kırıkların kullanıcı kullanımından kaynaklanamayacağının belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin hatası olmaksızın meydana gelen bu ayıplar sebebiyle müvekkili firmanın kullanamadığı araçlar için 17.703,61-TL bedelinde ek masraf yapmak durumunda kaldığını, müvekkili tarafından satın alınan işbu ayıplı araçların kullanılamaması nedeniyle müvekkilinin, üçüncü bir kişiden farklı araçlar kiraladığını, davanın kabulüyle uyuşmazlığa konu araçların ayıpsız misli ile değiştirilmesi ile bu süreçte araçların kullanılamaması sebebiyle müvekkili tarafından yapılan kiralama masraflarının giderilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise araçların bedelinin İİK madde 24 uyarınca araçların fiziki teslim anındaki bedellerinin tespit edilerek müvekkiline ödenmesi ve Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen keşif masrafları ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar uhdesine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı... Otomotiv Paz. A.Ş vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkilinin sözleşmede taraf sıfatı bulunmadığından davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, zamanaşımı bakımından reddinin gerektiğini, davanın 3 yıl sonra ikame edildiğini, dava konusu araçlarda üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, araçların davacıya tesliminde hiçbir eksiklik taşımadığını, dava konusu araçların tüm kontrollerden geçerek kusursuz bir şekilde çalışır halde davacının kullanımına sunulduğunu, söz konusu motor arızasının ilk defa gündeme gelmesine kadar araçların 2 yılda sırasıyla 77.500 ve 85.215 km kullanıldıkları servis kayıtları ile sabit olduğunu, araçların sıklıkla kullanılmakta olduğunu, araçların 28.02.2019 tarihinde satın alındığını, 2 yıllık garanti süresinin 28.02.2021 tarihinde sona ermiş olduğunu, araçların belirlenen yasal 2 yıllık garanti süresinin dolmasından sonra arızalanmış olduğunu, üç aracın arasında en erken arıza veren...plaka ve ... şase numaralı aracın yetkili servis girişinin 17.08.2021 tarihi olduğunu, araçlarda gündeme gelen arızaların bir çoğu aracın tavsiye edilen şekilde kullanılmaması veyahut geldiğini, motorda meydana gelen arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmış olması yüksek kuvvetle muhtemel olduğunu, dava konusu araçlarda aynı arızanın meydana gelmiş olması davacının iddia ettiği üzere üretimden kaynaklı bir ayıbın varlığını değil, mevcut sorunların kullanım alışkanlıkları veyahut hatasından kaynaklandığını ortaya koyduğunu, arıza belirtilerinin ortaya çıkmasının sebebi yakıt kaynaklı silindir teklemesi olup araçlarda gündeme gelen arızaların üretimden kaynaklanmadığı bizzat kullanıcıların tercih ve hatalarından ileri geldiğini doğrular nitelikte olduğunu, aynı şekilde söz konusu bu aracın halihazırda çalışır durumda olduğu ve herhangi bir arızasının da bulunmadığı da sabit olduğundan davacının bu araca ilişkin tüm taleplerinin herhangi bir incelemeye tabii dahi tutulmaksızın reddedilmesi gerektiğini, araçların en önemli aksamlarından biri olan motorlarında olan bir ayıbın araçların 77.500 ve 85.215 km boyunca kullanılmalarına imkan vermeyeceğini, delil tespiti raporunu kabul etmedikli alınamayacaklarını, arızaların üretim kaynaklı olduğunu davacının ispatlaması gerektiğini, araç kiralama bedellerinden sorumluluklarının olmadığını, 48.491,55 TL kira bedelinin reddi gerektiğini, iddia edilen 17.703,61 TL ek masrafın periyodik bakım olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Otomotiv ve Servis Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; Otomobillerin 28.02.2019 tarihinde satın alındığını, davaya konu alacak kalemlerinin zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı bakımından reddinin gerektiğini, araçların müvekkili şirket tarafından ayıpsız ve kullanıma hazır olarak teslim edildiğini, araçlardaki ayıbın teslim sırasında var olduğunun ispatının davacı tarafa ait olduğunu, müvekkilinin satışını yaptığı araçlardan hiçbir zaman davacı tarafça şikayet almadığını, araçların hor kullanıldığını, ...plakalı...plakalı araçlar yönünden meydana gelen arızanın kaynağının tamamen kullanıcı hatası olduğunu, piston kırılmasının aşırı yükten kaynaklandığını, Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafında 2021/101 D. İş sayılı dosya kapsamında düzenlenen 01.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı araçta hiçbir arıza tespit edilmediğini, araçların son iki yıllık bakımlarını yapan ... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş ye davanın ihbarının gerektiğini, kira bedeli talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ortada bir sorun yokken araç kiraladığını, bu nedenlerle davanın reddine, davanın ...Otomotiv.. A.Ş ye ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Otomotiv Servis ve Tic. A. Ş vekili davanın ihbarına yönelik beyan dilekçesinde özetle; davaya konu aracın müvekkili yetkili servisten satın alınmadığını, gizli ayıp iddialarına karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin hatalı kusurlu olduğu herhangi bir işleminin bulunmadığını, araçta yokluklarında gerçekleştirilen delil tespitinin ve keşif sonucu alınacak bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde sonuca bağlanmayan taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının araçtan sağladığı faydaların mahsubunun gerektiğini, davacının mesnetsiz şekilde talep ettiği araç kiralama bedellerinden ihbar olunan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; otomobil alım satım ilişkisi kapsamında gizli ayıp nedeniyle araçların ayıpsız misli ile değişimi, olmadığı takdirde infaz aşamasındaki bedellerinin iadesi ve ayıp nedeniyle uğranılan ikame araç bedeline ilişkin maddi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle eldeki davaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1, 4). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/I hükmü de uygulanacaktır.
Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır.
Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. ..., Av. ... Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3)
6098 sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK 222. Maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, Açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK 223/2 madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. Maddesi incelendiğinde;
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. "Düzenlemesi mevcuttur.
6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." Satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK.223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zamanaşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK.231/son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK 231/son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması sebebiyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez.
Öncelikle ayıp ihbarı bakımından Yargıtay yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere aracın ayıp niteliğinde olduğu iddia edilen arızaya ilişkin olarak yetkili servise götürülmesi, hukuki olarak ayıp ihbarı olarak değerlendirilmektedir (Yargıtay (kapatılan)19. Hukuk Dairesinin, 11.05.2015 tarih, 2015/5501 Esas,... Karar sayılı ilamı).
Davalı ... Otomotiv Paz. A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde davaya konu araçların 17.08.2021 tarihinde yetkili servise giriş yaptığını beyan etmesi ve eldeki davanın 04/01/2022 tarihinde açılmış olması karşısında, davanın 2 yıllık zaman aşımı içerisinde açıldığının kabulü gerekmiş, davalıların zaman aşımı defilerinin reddine karar verilerek davanın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davalılardan... Otomotiv Paz. A.Ş vekili cevap dilekçesinde pasif husumet itirazında bulunmuş ise, anılan şirketin ... N.V nin, Türkiye'deki resmi distribütörü ve bayiliğinden sorumlu kuruluş olduğu, ülkemizde...gibi çeşitli otomobil markalarının dağıtımını bu şirketin yürüttüğü, davaya konu otomobillerin Opel marka olmaları ve davalı ... Otomotiv Paz. A.Ş'nin, satıcı olan diğer davalı ile birlikte davacıya karşı sorumlu oldukları anlaşıldığından, davalı ... Otomotiv Paz. A.Ş vekilinin pasif husumet itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı şirket vekili eldeki dava ile, davalı şirketten 28/02/2019 tarihinde... numaralı ve ... şase numaralı ...plakalı araç ile ... motor numaralı ve ....şase numaralı ... plakalı otomobilleri 87.699,87-TL şer bedelle olmak üzere toplam 263.099,61-TL bedelle satın aldığını, otomobillerin ayıplı çıktığını bundan dolayı zarara uğradığını bildirerek, anılan araçların ayıpsız misli ile değişimlerini ve ikame araç zararının tahsilini talep ettiği görülmüştür.
Davalılar ise; davanın iki yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, araçların ayıplı olmadıklarını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Uyuşmazlık, davaya konu araçlarda üretimden kaynaklı gizli ayıp olup olmadığı, gizli ayıptan dolayı davalıların sorumlu tutulup tutulamayacağı, davacının talep ettiği ikame araç bedelinden davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler davacının tazminini talep edebileceği ikame araç bedelinin miktarı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış ve İTÜ' den seçilen bilirkişi heyetlerinden kök ve ek raporlar alınmış, en son alınan 29/01/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; davacının davalı ... şirketinden Opel marka üç araç satın aldığı, alınan bu araçlardan ... plakalı araç ile ...plakalı araçta meydana gelen motor arızalarının kullanıcı kaynaklı olmadığı, satım sözleşmesi sırasında araçların ayıplı oldukları, ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, ayıbın gerek davacı gerek ise davalılar tarafından olağan bir gözden geçirme ile fark edilemeyeceği, ayıbın üretimden kaynaklı olduğu, davacının iş bu araçlar yönünden davalılardan talep edeceği ikame araç bedelinin araç başına 15.547,60-TL olmak üzere toplam 31.095,20-TL olduğu anlaşıldığından, davanın...numaralı ve ... şase numaralı ...plakalı araç yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş, her iki araç için hesaplanan toplam 31.095,20-TL ikame araç bedelinden davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır.
Davacı vekilince son duruşma tarihinden sonraki bir zaman diliminde sözlü olarak davaya konu araçların üçüncü kişilere satıldığının beyan edilmesi üzerine mahkememizce davaya konu araçların trafik kaydı uyap sisteminden alınmış, anılan araçların davacı yanca satıldığı görülmüş ise de kararın infazı aşamasında araçların misli ile değişimlerinin mümkün olmaması halinde İİK nun 24. Maddesi uygulanacağının belirtilmiş olması karşısında araçların satılmış olmasının mahkememizce verilen hükme etki etmeyeceği anlaşılmıştır.
... plakalı araçta ise motor arızası bulunmadığı, bu araç yönünden davacının davalılardan ayıpsız misli ile değişim ve ikame araç bedelini isteyemeyeceği anlaşılmış ise de davacı vekilinin iş bu araç yönünden açtığı davadan feragat ettiğini 10/06/2025 tarihli celsede bildirmesi karşısında anılı araç yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan tüm maddi ve hukuki nedenlerden ötürü, davanın kısmen kabul kısmen reddine aşağıdaki biçimde hüküm kurmak gerekmiş, yargılama giderleri HMK nın 326. Maddesi uyarınca davanın kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırılmıştır.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
Davalıların zamanaşımı defilerinin reddi ile davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-... numaralı ve... şase numaralı ve ...plakalı araç ile 2... şase numaralı... plakalı aracın davalılar tarafından aynı model ve özellikteki AYIPSIZ MİSLİLERİ İLE DEĞİŞTİRİLEREK DAVACIYA VERİLMESİNE, bu mümkün olmadığı takdirde İCRA İFLAS KANUNU 24. MADDESİNİN UYGULANMASINA, birlikte ifa kuralı gereği araçlar misli ile değiştirildiğinden dava konusu araçların her türlü takyidatlardan ari olarak davalılara teslimine,
2-...motor numaralı ve... şase numaralı...plakalı araca yönelik açılan davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
3-Davacının ikame araç bedeline ilişkin talebinin KISMEN KABULÜ ile ... ve ...plakalı araçlar için araç başına KDV dahil 15.547,60 er TL, olmak üzere toplam 31.095,20 TL ikame araç bedelinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.105,66-TL harçtan peşin alınan ve tamamlatılan 5.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.397,91-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
5-Kabul edilen dava değeri dikkate alınarak hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 33.039,19-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen dava değeri dikkate alınarak hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalılar yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... Otomotiv Ve Servis Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve davalı...Otomotiv Pazarlama Anonim Şirketine eşit biçimde verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 900,51-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 459,49-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 1.354,20-TL davetiye ve posta gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 12.000,00-TL Arkas otomotiv'e ödenen ücret, 700,00-TL taksi ücreti, 80,00-TL tanık ücreti, 1.949,90-TL tespit gideri olmak üzere 26.084,10-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 17.271,42-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı başvurma harcı peşin harç ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.788,45-TL harç ile 571,90-TL keşif harcı olmak üzere toplam 23.631,77-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Dava kısmen reddedildiğinden; davalı...Otomotiv Ve Servis Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi yaptığı 100,00-TL davetiye ve posta gideri ile 10.000,00-TL bilirkişi ücretinden davanın ret oranı nazara alınarak 3.412,35-TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak bu davalıya verilmesine,
10-Dava kısmen reddedildiğinden; davalı... Otomotiv Pazarlama Anonim Şirketi'nin yaptığı 32,30-TL davetiye ve posta gideri ile 2.000,00-TL bilirkişi ücretinden davanın ret oranı nazara alınarak 686,63-TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak bu davalıya verilmesine,
11-HMK nın 333. Maddesi uyarınca taraflarca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,
Dair davacı vekili, davalı Surtaş vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzlerine karşı, Davalılardan Groupe ... Otomotiv Paz. A.Ş vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/06/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim...
¸E-imzalıdır