T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/865
KARAR NO : 2025/659
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/10/2022
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; “... İşi”ne ait sözleşmenin taraflarca 14/02/2018 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin imzasını takiben 23.02.2018 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, 05.03.2018 tarihinde de müvekkilince hazırlanan iş programının idareye sunulduğunu, aynı tarihte yapılan incelemelerde, sözleşme konusu inşaat için iki adet parselin kullanılacağını, yerinde yapılan aplikasyon çalışmasında yan parsellere tecavüzlerin tespit edildiğini, ileride sorun teşkil etmemesi için söz konusu parsellerin kime ait olduğunun ve köşe koordinatlarının ... koordinat sisteminde taraflarına verilmesi hususlarının idareye bildirildiğini, bunun üzerine idare tarafından gönderilen 23.03.2018 tarihli yazıda ilgili parsellerin tapu bilgileri gönderilerek ... tarafından aplikasyon çalışması yapılmasının talep edildiğini, müvekkilinin idareye 04.04.2018 tarihli yazı gönderdiğini, 23.02.2018'de yer teslim tutanağı düzenlenmesine rağmen, projenin büyük bir kısmının yapıldığı 1761 nolu parselin idarenin mülkiyetinde olmadığını, 1803 nolu parselin ise 6/7'sinin idareye ait olduğunu, ancak köşe koordinatlarının verilmemesi nedeniyle işe başlanamadığını, o nedenle yer tesliminden bugüne kadar geçen sürenin ve kamulaştırma probleminin çözülerek fiili yer teslimi yapılana kadar geçecek sürenin süre uzatımı olarak verilmesinin talep edildiğini, LİHKAB Bürosu tarafından gerekli çalışmaların yapıldığını, ancak 1803 parselin 6/7'sindeki aplikasyon çalışmaları yapılarak idare onayına sunulmasına rağmen 1761 nolu parselin aplikasyon çalışmalarının, parselin idarenin mülkiyetinde olmadığından ve bu nedenle tapu bilgileri ...a sunulamadığından yapılamadığını, ... tarafından 1761 nolu parselin köşe koordinatları mülk sahibi olmayan kişilere verilemediğinden ileride sorun olmaması için kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması gerekliliğinin ortaya çıktığını, bu hususların 25.062018 tarihli yazıları ile idareye bildirildiğini, 1 aylık bir süre geçmiş olmasına rağmen kamulaştırma işleminin tamamlanmadığını, taraflar arasındaki anlaşmazlığın bu noktada başladığını, müvekkili şirketin tüm bunlara rağmen sözleşme konusu işin inşaat kısmını 02.12.2019 tarihinde bitirdiğini, 02.12.2019 tarihli yazılarıyla inşaat süreci sonrası işletme sürecinin başlayacağının ancak tesise idare tarafından henüz su verilemediğinin, su temimine kadar geçecek sürenin süre uzatımı olarak verilmesinin talep edildiğini, ancak idarenin 10.12.2019 tarihli yazısı ile işletme süresinin 03.06.2020'de sona ereceğinden sözleşme süresinin devam ettiğini ve belirsizlik sona erince süre uzatın talebinin düşünüleceğini bildirdiğini, tüm sigorta ve teminatların yenilenmek durumunda bırakıldığını, 19.07.2021 tarihinde tesise su verildiğini, bu süreçte müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin şantiyede görevlendirilen personel maaşlarını ödemek, ciddi miktarda ulaşım harcaması yapmak, all-risk sigortaları ile teminat mektuplarını yenilemek ve iş sağlığı ve güvenliği firmalarına çeşitli ödemeler yapmak durumunda kaldığını, ayrıca sözleşme uyarınca Temmuz 2018 - Eylül 2018 tarihleri arasında kendisine verilmesi gereken fiyat farkının tarafına ödenmediğini, müvekkilinin tesis üzerindeki koruma ve bakım yükümlülüğü devam ettiğinden Aralık 2019, Ocak - Aralık 2020 ve Ocak - Temmuz 2021 süresince tesisin güvenliğini sağlamak için personel görevlendirmek zorunda kaldığını, ek masraflar yaptığını, ayrıca tesise su verilememesinden dolayı, normal işletme döneminde yapılması gereken performans testlerinin 1 ay gecikmeli olarak yapıldığını, bu nedenle normal işletme döneminin bitiminden 28.03.2022 tarihinde yapılan geçici kabule kadar geçen sürede fazladan çalışmak zorunda kaldığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile, sözleşme kapsamında, müvekkilinin idarenin kusuru dolayısıyla uğradığı zararlardan kaynaklanan alacaklarından şimdilik 50.000,00-TL'sinin, harcamanın yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/06/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 437.914,77-TL arttırarak 487.914,77-TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının bu iddiasının ve talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulunun davacı tarafla 14.02.2018 tarihinde “Karaburun Mordoğan Göleti İçmesuyu Arıtma Tesisi Yapım İşi”ne ilişkin 3.689.000,00 TL bedelle sözleşme imzaladığını, yer tesliminin 23.02.2018 tarihinde yapıldığını, yapım işi bitim tarihinin 19.12.2018, işletmeye alma ve eğitim dönemi bitim tarihinin ise 17.06.2019 olarak belirlendiğini, davacının idareye ilettiği 05/03/2018 tarih ve 19184 sayılı yazısı ile sözleşme eki projelerde verilen koordinatlara göre yerinde yapılan aplikasyon çalışmasında yan parsellere tecavüzlerin görüldüğü belirtilerek 1761 ve 1803 sayılı parsellerin mülkiyet bilgisi ile köşe koordinatlarının, davacı yüklenici firma tarafından talep edildiğini, taşınmazın idare adına tahsis edilmesine yönelik İzmir Defterdarlığı'na 11.05.2016 tarihinde yazı ile başvurulduğunu, ancak; İzmir Defterdarlığı'nın 06.06.2016 tarihli yazısı ile taşınmazın tahsisinin mümkün bulunmadığının belirtildiğini, idarenin 23.03.2018 tarihli yazısı ile parsellerin aplikasyon çalışmalarının ... tarafından yapılarak idareye sunulmasının davacı yüklenici firmadan istendiğini, davacının 04.04.2018 tarihli yazısı ile yer tesliminden kamulaştırma problemi çözülünceye kadar geçecek sürenin süre uzatımı olarak verilmesinin talep edildiğini, ... tarafından 1803 ve 3311 sayılı parsellerin aplikasyon krokilerinin hazırlandığını, idareye iletildiğini, projede kullanılan mülkiyet bilgisi ile... bürosu tarafından idareye iletilen mülkiyet bilgisinin uyumlu olmamasından kaynaklı olarak bir kısım imalatın parsel sınırları dışında kaldığını, dolayısıyla proje revizyonunun yapılması gerektiğinin ortaya çıktığını, idarece bu durumun davacı şirkete bildirildiğini, davacı yüklenicinin cevaben yazdığı 25.06.2018 tarih, 51910 sayılı ve 02.07.2018 tarih, 53929 sayılı yazıları ile role revizyonu hazırlanabilmesi için 1761 sayılı parsele ait tapu bilgilerini talep ettiğini, kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan işe başlanamayacağı konusundaki görüşünü ifade ettiğini, davacı yüklenici firmanın kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan, işe başlama konusundaki çekinceleri üzerine; 27.07.2018 tarih ve 56977 sayılı davalı idarenin yazısı ile söz konusu proje kapsamında sahada yapılacak çalışmaların, İdaremizce 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin c fıkrası kapsamında değerlendirildiği ve imalata yönelik çalışmaların yapılmasında herhangi bir engel bulunmadığının yüklenici firmaya bildirildiğini, iş kapsamında sahada yapılacak çalışmaların, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62.maddesinin c fıkrası kapsamında değerlendirildiğinin İdaremizce bildirilmesinin ardından davacı yüklenici firma 29.08.2018 tarih ve 73482 sayılı yazısı ile revize projelerin hazırlanabilmesi için İdaremizden aplikasyon çalışmasının yapılarak kendilerine teslim edilmesini talep ettiğini, davacı yüklenicinin talep ettiği aplikasyon çalışması için 1761 sayılı parsele ait mülkiyet bilgisinin davalı idarenin 07.09.2018 tarih ve 67881 sayılı yazısı ile yükleniciye verildiğini,1761 sayılı parselin mülkiyet bilgisinin yükleniciye verilmesinin ardından 13/09/2018 tarihinde her üç parselin köşe koordinatlarının sahaya aplikasyonu yapıldığını, koordinatlar ın davacı yüklenici firma ile tutanak altına alındığını, davacı yüklenicinin 18.09.2018 tarih ve 78167 sayılı yazısındaki süre uzatımına yönelik talebinin davalı idarece değerlendirildiğini, 29.05.2018 tarih ve 41504 sayılı idare yazısının davacı yüklenici firmaya 02.06.2018 tarihinde tebliğ edilerek söz konusu yazı ile yüklenici firmadan revize proje hazırlanmasının istendiği, ancak yüklenicinin bu yazıya cevaben 25.06.2018 tarihinde 51910 sayılı yazısı ile aplikasyon çalışmalarının tamamlanması için mülkiyeti idarede bulunmayan 1761 sayılı parsel tapusunu talep etmesi üzerine, bu tarihler arasında geçen 22 (yirmi iki) takvim günü sürenin, davacı yüklenicinin keyfi tutumu ile geçirilmiş olduğunu, yine 27/07/2018 tarih ve 56977 sayılı davalı idare yazısının yüklenici firmaya 02/08/2018 tarihinde tebliğ edilerek, söz konusu yazı ile proje kapsamında sahada yapılacak çalışmaların, davalı idarece 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin c fıkrası kapsamında değerlendirildiğinin yüklenici firmaya bildirildiğini, ancak yüklenicinin bu yazıya cevaben 29/08/2018 tarihinde 73482 sayılı ile geçirilmiş olduğu hususları tespit edilerek toplamda 48 (kırk sekiz) takvim günü sürenin makul bir süre olmadığının değerlendirildiğini ve yer teslim tarihi olan 23/02/2018'den aplikasyon çalışmasının tamamlandığı tarih olan 13/09/2018'e kadar geçen 202 (iki yüz iki) takvim günü süreden, 48 (kırk sekiz) takvim günü süre düşülerek (202-48)154 (yüz elli dört) takvim günü sürenin süre uzatımı olarak verilmesinin davalı idarece uygun bulunarak Yönetim Kurulunun 11/10/2018 tarih ve 04/780 sayılı kararı ile işin süresine eklendiğini, idarece süre uzatımı verilirken; Yapım İşleri Genel Şartnamesi madde 29-(4) hükmünde ifade edilen, “...Yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması...” hususu göz önüne alınmış olup (EK-İ7), 202 (iki yüz iki) takvim günü sürenin 48 (kırk sekiz) takvim günlük kısmının yüklenicinin görevini yerine getirmemesi dolayısıyla davacı yüklenici sorumluluğunda olduğunun değerlendirildiğini, yönetim kurulunun 11/10/2018 tarih ve 04/780 sayılı kararı ile verilen süre uzatımı kararına ilişkin revize iş programı düzenlendiğini, ödenek tutarları aktarıldığını, herhangi bir hak kaybı oluşmadığını, davacı yüklenicinin iddia ettiği üzere Temmuz 2018 ile Eylül 2018 dönemine ilişkin fiyat farkı ödemesini alamadığı hususunun herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını, 06.12.2019 tarihi itibarıyla yapım işinin tamamlanarak tesisin işletmeye alma ve eğitim dönemine hazır hale getirildiğinin tespit edildiğini, ancak Mordoğan Eğlenhoca hamsuyun alınmasına yönelik davalı idaremiz ile DSİ arasındaki protokolün sonuçlandırılamaması nedeniyle, tesise ham su temin edilemediğinden, arıtma tesisinin devreye alınamadığını, yapım işi tamamlanan tesisin devreye alınması, performans testleri, her bir ekipmanın çalıştırılmasının scada ve otomasyon sisteminin kontrolü, çıkış suyu standartlarının sağlanması, çamur sisteminin devreye alınması v.b. birçok test için sözleşmesinde tanımlanan işletme süresine geçilmesinin önemli olup, ancak bu sürenin sonunda geçici kabulün teklif edilebilmesinin mümkün olduğunu, davalı idare ile D.S.İ. arasındaki ham su teminine ilişkin protokolün sonuçlanması ile tesise ham suyun temin edildiği tarih olan 19.07.2021 tarihine kadar aradan geçen 590 (beş yüz doksan takvim günü süre, (İdaremiz Yönetim Kurulunun 14/05/2020 tarih ve 04/309 sayılı kararı ile 180 gün, 18/11/2020 tarih ve 04/795 sayılı kararı ile 180 gün, 10/06/2021 tarih ve 04/492sayılı kararı ile 180 gün ve 12/08/2021 tarih ve 04/683 sayılı kararı ile 50 gün olmak üzere)(EK-İ8, EK-19, EK-20, EK-21İ) süre uzatımı olarak verildiğini, verilen süre uzatımı doğrultusunda iş programının revize edildiğini, revize iş programında; işletmeye alma ve eğitim dönemi ayrı olarak belirlendiğini, iş bu dönem için yapılan iş doğrultusunda fiyat farkı ödemesi de 19.07.2021 tarihi itibarıyla ayrıca hesaplanarak, düzenlenen hakedişler doğrultusunda yüklenici firmaya ödendiğini, iş ve herhangi bir hak kaybı doğmadığını, Yapım İşleri Genel Şartnamesi Madde 9 “İş ve işyerlerinin korunması ve sigortalanması” hükümlerine göre; tesis geçici kabul aşamasına gelinceye kadar tüm sorumluluk yüklenici firmaya aittir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi 9-(1) maddesinde: “Yüklenici, işyerindeki her türlü araç, malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ile sözleşme konusu yapım işinin korunmasından 43 üncü madde hükümleri dikkate alınmak şartı ile işe başlama tarihinden kesin kabul tarihine kadar sorumlu olduğunu, bu sebeple yüklenicinin, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 9 uncu maddesi hükümleri dahilinde; işyerlerindeki her türlü araç, malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ile sözleşme konusu iş için, işin özellik ve niteliğine göre ihale dokümanında belirtilen şekilde, işe başlama tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen süre içinde oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması, firtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı “inşaat sigortası (bütün riskler)”, geçici kabul tarihinden kesin kabul tarihine kadar geçecek süreye ilişkin ise yürürlükteki İnşaat Sigortası (Bütün Riskler) Genel Şartları çerçevesinde kapsamı ihale dokümanında belirtilen genişletilmiş bakım devresi teminatını içeren sigorta yaptırmak zorundadır." hükmü bulunduğunu, dolayısıyla geçici kabul aşamasına kadar eçen süreçte fazla harcama yapıldığına ilişkin iddialar geçersiz olup, harcamaların tamamının iş kapsamına dahil olduğunu, kaldı ki davacı tarafın, dava dilekçesinde Ek-17, Ek-18,Ek-20. Ek-21, Ek-22 olarak ifade ettiği harcamalarının hiç birinin ek olarak sunulmadığını, uyapta bu eklere rastlanılmadığını, ayrıca sunulan sözleşme de, davanın konusu Karaburun Mordoğan Göleti İçmesuyu Arıtma Tesisi Yapım İşine ait olmadığını, davalı idare ile davacı yüklenici arasında yapım işi olan Dikili Çandarlı Göleti İçmesuyu Arıtma Tesisi ve İletim Hattı Yapımı İşi'ne ait olduğunu, davanın konusunu ilgilendirmediğini, davacı yüklenici firma, 03.02.2021 tarih ve 24772 sayılı yazısı ile işletme dönemine geçilemediği gerekçesiyle geçici kabul talebinde bulunmuş ise de işletmeye alma sürecine ilişkin yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; davacı yüklenici talebinin idarece uygun bulunmadığını, nihai olarak; tesisin işletmeye alma ve eğitim dönemi, 14.01.2022 tarihi itibarıyla sona ermiş ve davacı yüklenici talebi üzerine geçici kabul işlemleri başladığını, dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde, sözleşmeye ek olarak davacı yükleniciye performans kesintisiz olarak en az 30 gün süreyle gerçekleştirilmesi gereken bu deneylerin, işletmeye alma ve eğitim dönemi içinde tamamlanması ve sonuçların uygunluğunun şartnamede belirtildiği şekilde istatistiksel olarak değerlendirilmesi zorunlu olan işlemler olup geçici kabulün ön şartı olduğunu, geçen sürede fazladan çalışmak zorunda kaldığı iddia edilmiş ise de;14.01.2022 tarihinde geçici kabul işlemleri başlatılan yapım işinde, geçici kabul komisyonunun incelemeleri sonucunda oluşturulan geçici kabul eksik listesi ile birlikte “geçici kabul tutanağı”, 28.03.2022 tarihinde yüklenicinin de imzası ile düzenlenmiş ve eksiklerin giderilmesi için yükleniciye 75 (yetmiş beş) takvim günü süre verildiğini, yüklenici firma, 28.04.2022 tarih ve 418811 sayılı (EK-28) yazısı ile eksiklerin tamamlandığını ifade etse de davalı idarenin 11.05.2022 tarih ve 425364 sayılı yazısı ile eksiklerin giderilmediği hususunun davacı yüklenici firmaya bildirildiğini, bahse konu eksiklerin tamamlandığı hususunun, yapı denetim heyeti tarafından 10.06.2022 tarihinde tutanak altına alınmış olup, Genel Müdürlük Makamı tarafından 22.06.2022 tarihinde geçici kabulün onaylandığını, işçilerin çalıştırılmasının yüklenici sorumluluğunda olduğunu, dolayısıyla, yüklenicinin zaten geçici kabul eksiklerini giderene kadar tesisin işletilmesinden sorumluyken ve eksikliklerin giderilme süresi kendi inisiyatifindeyken, fazladan çalışmak zorunda kaldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sonuç olarak; dava konusu işin, sözleşme hükümleri çerçevesinde sevk ve idare edildiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususlarda; davalı idarenin herhangi bir kusuru ya da ihmali bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında 14/02/2018 tarihinde akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Anılan sözleşmenin 6.maddesine göre sözleşmenin, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden toplam 3.689.000,00TL bedel üzerinden akdedildiği,
işyeri teslim tarihinden itibaren işin 480 gün içinde
tamamlanarak geçice kabule hazır hale getirilmesinin, yüklenicinin, gerek sözleşme süresi gerekse uzatılan süre içinde sözleşmenin tamamen ifasına kadar, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerde artışa gidilmesi
veya yeni mali yükümlülüklerin ihdası nedenlerle fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamayacağının, yüklenicinin; işyerlerindeki her türlü araç, malzeme, ihrazat, iş ve
hizmet makineleri, taşıtlar, tesisler ile sözleşme konusu iş için işin özellik ve niteliğine göre, işe başlama
tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen süre içinde oluşabilecek deprem, su baskını, toprak kayması,
fırtına, yangın gibi doğal afetler ile hırsızlık, sabotaj gibi risklere karşı, YİGŞ’de yer alan hükümler
çerçevesinde “all risk” sigorta yaptırmak zorunda olduğunun, yüklenicinin, işin geçici kabul tarihinden kesin kabul tarihine kadar
geçen süreye ilişkin,
yüklenicinin sözleşme şartları dahilindeki yükümlülükleri kapsamında eksik ve kusurların
giderilmesi amacı ile yaptığı çalışmalar sırasında sigortalı kıymetlere verdiği zarar ve ziyanlar,
bakım devresi esnasında ortaya çıkan ve inşaat devresinde yüklenicinin sorumlu olduğu bir
nedene dayanan ziyan ve hasarlara karşı genişletilmiş bakım devresi teminatını içeren sigorta yaptırmak zorunda olduğunun, yüklenicinin iş ve iş yerinin korunması ve sigortalanması ile
ilgili sorumlulukları konusunda Y.İ.G.Ş. de yer alan hükümlerin uygulanacağının,
süre uzatımıyla ilgili hususlarda Y.İ.G.Ş hükümlerinin uygulanacağını, teminat süresinin 24 ay olup, bu sürenin geçici kabul tarihinden itibaren başlayacağını, yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitiremediği
takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,03 oranında gecikme cezası uygulanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
23.02.2018 tarihinde davacı yüklenici ile davalı idare yetkili personeli arasında yer teslim tutanağının imzalandığı,
05.03.2018 tarihinde davacı yüklenicinin davalı idareye iş programını sunduğu, 13.09.2018 tarihinde kazı öncesi aplikasyon kontrol formunun düzenlendiği,06.12.2019 tarihli tutanak ile idare ile DSİ rasındaki protokolün sonuçlandırılamaması sebebi ile
tesise ham su temin edlemediğinden arıtma tesisinin işletmeye alınamadığı, 01.06.2020 ve 01.12.2020 tarihli davalı idare tarafından davacı yükleniciye yazılan yazılar ile
revize iş programının düzenlenmesi, All Risk Sigorta Poliçesinin yenilenmesinin ve kesin teminat mektup
süresinin uzatılmasının istenildiği, davacı yüklenici tarafından 05/03/2018 tarihinde davalı idareye sunulan dilekçede projelerde
verilen koordinatların aplikasyon çalışmasında yan parsellere tecavüzün görüldüğü, söz konusu
parsellerin mülkiyet bilgileri ve koordinat sisteminin verilmesinin istenildiği, davalı idarece
09.07.2018 tarihinde verilen cevabi yazıda 1759 parsel sayılı, 1.513,00 m2'lik taşınmazın 311,64 m2'lik
kısmının ifrazen, 1803 parsel sayılı, 6.120,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın ise tamamının kamulaştırılması
için Yönetim Kurulu'nun 15.12.2016 tarih ve 04/882 sayılı kararı ile "Kamu Yararı Kararı" alınmış
olduğu, söz konusu kararın İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nün 01.02.2017 tarihli
Olur yazısı ile de onaylandığı, söz konusu 1759 parselin ifrazen yeni 3311 parsel sayısı ile 28.07.2017
tarih ve 2732 yevmiye numarası ile 1803 sayılı parselin ise 28.06.2018 tarih ve 2596 yevmiye numarası
ile İdareleri adına tapudan tescilinin gerçekleştirildiği, 1761 parsel sayılı 3427m2 yüzölçümlü taşınmazın
mülkiyeti Maliye Hazinesi'ne ait olması sebebiyle kamulaştırmasının söz konusu olmadığı, taşınmazın
İdareleri adına tahsis edilmesine yönelik İzmir Defterdarlığı'na 11.05.2016 tarih ve 41576 sayılı yazı ile
başvuruda bulunulduğu ancak; İzmir Defterdarlığı'nın 06.06.2016 tarih ve 35342 sayılı cevabı yazısında;
söz konusu parselin 4071sayılı Kanun kapsamında olduğundan ve hak sahibi olan şahıslar tarafından
satın alınma talebinde bulunulduğundan, "Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında
Yönetmeliğin Tahsis Yapılamayacak ve bedelsiz devredilemeyecek Taşınmazlar başlıklı 20.maddesinin
(1) bendinde; "özel kanunları gereğince, gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine tahsisi,
devri, emirlerine ve kullanımlarına bırakılması, satışı, irtifak hakkı ve trampa yoluyla verilmesi gereken
taşınmazlar" hükmüne göre taşınmazın tahsisinin mümkün bulunmadığının belirtildiği, bu nedenle
Karaburun Kaymakamlığı'na yazılan 08.05.2018 tarih ve 36347 sayılı yazı ile işin aciliyeti nedeniyle hak
sahipleri ile yapılan işlemleri içerir belgelerin İdarelerine sunulmasının istendiği, ancak, 17.05.2018 tarih
ve 1338 sayılı cevabi yazılarında; söz konusu parsele ilişkin hak sahibi olan şahıslar tarafından satın alma
talebinde bulunulduğu ve buna yönelik bilgi-belgelerin incelenmesi ve satış onayının verilmesi için İzmir
Defterdarlığı'na gönderildiği, sürecin henüz tamamlanmadığı ve bu bağlamda söz konusu taşınmazın hak
sahiplerine satışının tamamlanmasından sonra idarece kamulaştırma çalışmalarına başlanabileceği ve bu süre zarfında gerekli işlemlerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62.maddesinin c fikrası kapsamına
göre değerlendirilebileceğinin belirtildiği,
04.04.2018 tarihli davacı yüklenicinin davalı idareye yazısı ile kamulaştırma probleminin
çözülerek fiili yer teslimi yapılana kadar yasal haklarının saklı kalmak kaydıyla süre uzatımı verilmesini
talep ettikleri, davalı idare tarafından davacı yükleniciye 09.05.2018 tarihinde yazılan yazı ile proje revizyonu
yapılmasını bildirdiği, 25.06.2018 tarihli davacı yüklenicinin davalı idareye yazısı ile idare tarafından kamulaştırma
işlemlerinin tamamlandıktan ve tapu bilgileri verildikten sonra öncelikle aplikasyon çalışmalarının
yapılarak, harita çalışmalarının tamamlanacağı, bu durumda proje revizyonuna gidilebileceği, 02.07.2018
tarihli davacı yüklenicinin davalı idareye yazısı ile de kamulaştırma işlemlerinin tamamlandıktan ve tapu
bilgileri verildikten sonra öncelikle aplikasyon çalışmalarının yapılarak, harita çalışmalarının
tamamlanacağı hususunun tekrarlanarak... boru hattı güzergahının belirlenebileceğinin belirtildiği, davalı idare tarafından davacı yükleniciye 07.07.2018 tarihinde yazılan yazı ile 1759 ve 1803
nolu parsellerde aplikasyonların yapıldığı, ancak 1761 nolu parselin aplikasyon çalışmalarının
yapılamaması sebebi ile onaya sunulmadığının belirtildiği ancak 1761 sayılı parselde imalata yönelik
çalışma yapılmasında engel bulunmadığı, ivedilikle revize projelerinin hazırlanmasının talep edildiği,29.08.2018 tarihli davacı yüklenicinin davalı idareye yazısı ile revize projenin hazırlanabilmesi
için 1761 sayılı parsele ait aplikasyon çalışmalarının idarece yapılarak gönderilmesinin istenildiği,
07.09.2018 tarihli idarenin cevabi yazısında 1761 sayılı parsele ait mülkiyet bilgisinin sayısal ortamda
gönderildiği belirtilerek revize projelerin ivedilikle hazırlanmasını talep ettikleri, 07.11.2018 tarihli davacı yüklenicinin davalı idareye yazısı ile fiili yer teslim tarihi olan 13 Eylül
2018 tarihine kadar geçen 202 gün sürenin iş bitim tarihine eklenmesinin talep edildiği, ancak İzmir Su ve
Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun 11/10/2018 tarih ve 780 nolu kararı ile 154
takvim günü ek süre verildiği, 03.02.2021 tarihli davacı yüklenicinin davalı idareye yazısı ile firmaları açısından daha fazla
zararlara yol açılmasını önlemek amacı ile sözleşme eki teknik şartnamelerinden Proses Teknik
Şartnamesi 3,4 ve 5.maddeleri düzenlemelerinde yer alan performans testlerinin 1 yılı aşkın süre ile
idarece ham suyun temin edilememiş olması nedeni ile Borçlar Kanununun İfa imkansızlığını düzenleyen 137.maddesi düzenlemesi doğrultusunda kısmi imkansızlık hali olarak değerlendirilip, tamamlanmış olan
tesisin 06.12.2019 tarihinin itibar alınarak geçici kabul işleminin azami 30 gün içinde yapılmasını aksi
halde her türlü yasal yollara başvurulacağının, davalı idarenin 05.02.2021 tarihli cevabi yazısında geçici
kabul talebinin uygun görülmediğinin belirtildiği,14.01.2022 tarihli davacı yüklenicinin davalı idareye yazısı ile 180 günlük işletme süresinin
14.01.2022 tarihinde tamamlandığı geçici kabul işlemlerinin yapılmasını talep ettiği, 28.03.2022 tarihinde davacının itirazi kaydı (28.03.2022 Tarih ve 387272 sayılı dilekçe) ile
imzaladığı geçici kabul tutanağı düzenlendiği, tutanak ile eksik, kusur ve arızalar nedeni ile 28.03.2022
tarihinden itibaren 75 gün takvim süresi verildiği, 28.04.2022 tarihli davacı yüklenicinin davalı idareye yazısı ile Geçici Kabul eksik, kusur ve
arızalarının giderildiğinin belirtildiği, 07.05.2022 tarihli davalı idarenin cevabi yazısında 6 adet eksik
kurulu listesinin tamamlanmadığından bahisle söz konusu eksikliklerin tamamlanmasının istenildiği,10.06.2022 tarihli davalı idarece düzenlenen tutanak ile eksik, kusur ve arızaların giderildiği,
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun 11/10/2018 tarih ve
780 nolu kararında özetle;
“29.05.2018 tarih ve 41504 sayılı yazımız, yüklenici firmaya 02.06.2018 tarihinde tebliğ olduğu, söz konusu
yazı ile yüklenici firmadan revize proje hazırlanmasının istendiği, ancak yüklenicinin bu yazıya cevaben 25.06.2018
tarihinde 51910 sayılı yazısı ile aplikasyon çalışmalarının tamamlanması için tapu talebinde bulunduğu, yer teslim tarihi olan 23.02.2018'de aplikasyon çalışmasının
tamamlandığı tarih olan 13.09.2018'e kadar geçen 202 (iki yüz iki) takvim günü süre yüklenici tarafından süre uzatımı olarak talep edildiği, "Karaburun Mordoğan Göleti İçmesuyu Arıtma Tesisi İşi'nin, sözleşmeye uygun olarak tamamlanabilmesi için, 154 (yüz elli dört) takvim günü süre uzatımı verilerek, söz konusu işin yeni yapım iş bitim
tarihinin 22.05.2019, işletmeye alma ve eğitim süresi bitim tarihinin ise 18.11.2019 olarak belirlenmesine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve çözüm gerektirdiğinden, HMK nın 266.maddesi uyarınca bilirkişi heyetinden kök ve iki adet ek rapor alınmış, 04/04/2025 tarihli ikinci ek raporun gerekçeli, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görüldüğünden hükme esas alınması yönünde mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; taraflar arasında 14/02/2018 tarihinde davacının yüklenici, davalının işveren olduğu sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin 9.2 maddesine göre;
iş yerinin teslim tarihinden itibaren işin 480 gün içinde tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirilmesinin kararlaştırıldığı, işin fiili teslim tarihinin 23/02/2018 olduğu buna göre sözleşmeye göre normal sürede işin
bitim tarihinin 17.06.2019 olacağı, sözleşmenin imzalanması sonrası 23.02.2018 tarihinde yer teslimi yapıldığı, sözleşme konusu inşaat
için iki adet parselin kullanılacağı, ancak projenin büyük bir kısmının yapıldığı 1761 nolu parselin
davalı idarenin mülkiyetinde olmadığı, 1803 nolu parselin ise 6/7'sinin davalı idareye ait olduğu ancak köşe
koordinatlarının verilmemesi nedeniyle işe başlanamadığı, kamulaştırma probleminin çözülerek fiili yer
teslimi yapılana kadar geçecek sürenin süre uzatımı olarak verilmesi gerektiği, davalı idarenin kamulaştırma
işlemlerini bitirerek fiili yer teslimini 13.09.2018 tarihinde gerçekleştirdiği, işin normal 300 günlük
süresinin başlaması gereken tarihin 13.09.2018 olması gerektiği, buna 10 aylık sürenin eklenerek işin
normal bitim tarihinin 13.07.2019 olduğu, davalının uygun gördüğü 154 günlük ek sürede eklenerek
16.12.2019 tarihinin bitim süresi olarak kabulünün mümkün olacağı, davacı yüklenicinin, sözleşme konusu işin
inşaat kısmının 02.12.2019 tarihinde bitirildiğini aynı tarihli yazı ile davalı idareye bildirdiği, davacı yüklenici ile yapı
denetim görevlileri arasında 06.12.2019 tarihli tutanak düzenlenerek inşaat sürecinin tamamlandığının
davalı idare tarafından da teyit edildiği, 06.12.2019 tarihli tutanakta “… yapılan incelemede, sözleşme
hükümlerine göre yapım işinin tamamlandığı ve işletmeye hazır hale getirildiğinin tespit edildiği, ancak
...Göletinden hamsuyun alınmasına yönelik davalı idare ile dava dışı DSİ arasındaki
protokolün sonuçlandırılamaması nedeniyle, tesise hamsu temin edilemediğinden arıtma tesisinin
işletmeye alınamadığının belirtildiği, davacının dava konusu ettiği, tesisin işletmeye alınamaması
nedeniyle işleyen ve beklenilen süreçteki yapmak zorunda kaldığı masrafların istenmesinin nedeninin
tesisin işletmeye alınma sürecinin gecikmesinden kaynaklandığı, tesise su verilmesinin 19.07.2021
tarihini bulduğu ve davacının şantiyedeki işinin 14.01.2022 tarihinde bittiği, işin geçici kabulünün
28.03.2022 tarihinde yapıldığı, inşaat süreci tamamlandıktan sonra ilgili su arıtma tesisine idare
tarafından uzunca bir süre su verilemediği, DSİ ile idare arasında yaşanan belirsizlik nedeniyle
davacı yüklenicinin zarara uğradığı, davacının davalı idarenin kusuru nedeni ile fazladan yapmış olduğu ödemelerin;
inşaat sürecinin tamamlandığı 06.12.2019 tarihi ile normal işletme
döneminin bitiminden 28.03.2022, 10.06.2022 tarihinde yapılan geçici kabule kadar davacının
kanıtlanmış ödemelerinin maaş ve Sgk giderlerinin 06.12.2019 - 29.05.2021 tarihleri arasında toplam 430.871,23-TL olduğu, all risk sigorta poliçe bedellerinin 23.376,85-TL, teminat mektubu komisyon masraflarının 5.606,95-TL, İSG giderlerinin 5.989,00-TL, araç yakıt giderlerinin 250,00-TL, elektrik işletme sorumluluğu giderlerinin 5.269,20-TL, fazladan harcanan kimyasal bedellerinin 6.551,54-TL
olmak üzere toplam 487.914,77 TL olduğu, fiyat farkı ödemesinin de düzenlenen hakedişler doğrultusunda davacı yükleniciye ödendiği, fiyat farkı ödemesi bakımından davalı idarenin kusuru olmadığı, davacının fiyat farkı alacağı bulunmadığı anlaşıldığından, eldeki davanın kısmi dava olduğu gözetilerek, ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, dava dilekçesi ile talep edilen tutara(50.000-TL) dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile talep edilen 437.914,77-TL lik tutara 13/06/2025 ıslah tarihinden itibaren, taraflar tacir olduğundan avans faiz işletilmiş, iş bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri HMK nın 326. Madde uyarınca davalı üzerinde bırakılmış, davacı yararına nispi vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile 50.000-TL nin dava tarihi olan 12/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, 437.914,77-TL nin ise ıslah tarihi olan 13/06/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 33.329,46-TL nispi harçtan, peşin alınan 853,88-TL harç ile ıslah ile yatırılan 7.480,00- TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 24.995,58-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacının dava açarken yatırmış olduğu 80,70-TL başvuru harcı ile 853,88-TL peşin nispi harç, 7.480,00-TL ıslah harcı olmak üzere olmak üzere toplam 8.414,58-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 550,00-TL'si tebligat-posta gideri ve 40.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 40.550,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekilile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 77.187,22-TL nispi vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde taraflara resen iadesine.
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
10/07/2025
Katip ...
Hakim ...
¸E-imzalıdır E-imzalıdır