T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1002 ESAS
KARAR NO : 2025/498 KARAR
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/12/2023
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.08.2023 tarihinde ... ait ve ... sevk ve idaresindeki...plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracı ile Manisa ili, Akhisar ilçesinden Gölmarmara istikametine seyir halinde iken, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü yine aynı yerde şerit ihlali yaparak sol yan kısımları ile müvekkiline ait... plakalı aracın sağ kısımlarından çarparak zarar verdiğini, kolluk kuvvetince tanzim edilen kaza tespit tutanağına, taraf beyanlarına ve olay yeri fotoğraflarına göre davalı şirket nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün, Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/2-b hükmünü ihlal ederek maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, kusurlu sürücü, kusursuz sorumlu malik ve ...Sigorta A.Ş.’ye karşı açıldığını, davalı sigorta ile kusurlu araç arasında... poliçe no'lu ve 31.01.2023-31.01.2024 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, davalı... poliçe no'lu ve 31.01.2023-31.01.2024 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, davalı sigortanın kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkilinin aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu ...’da bulunan... Automobil GmbH isimli firma tarafından düzenlenen 22.09.2023 tarihli teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarı KDV dahil 3.349,36 Euro olarak tespit edildiğini, davalı sigorta 24.11.2023 tarihinde 14.772,54 TL ödemede bulunduğunu, tarih itibarıyla TCMB Euro Efektif Satış Kurunun 31,5350 TL olduğunu, ödemenin karşılığının 468,45 Euro olduğunu, bakiye tazminatın 2.880,91 Euro olduğunu, davalı sigorta kaza tarihi itibarıyla zorunlu trafik poliçesi açısından 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, şirket 14.772,54 TL ödediği için Sigorta yönünden taleplerinin ZMMS bakiye teminat limiti olan 105.227,46 TL'yi aşmamak üzere sınırladıklarını, açıkladığı sebeplerle; şimdilik 50,00 Euro hasar tazminatının; davalı şahıs ve araç malikinden, kaza tarihi olan 05.08.2023'ten, davalı sigorta şirketinden ise zmms teminat limitleri ile (105.227,46 TL) sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13.10.2023'ten itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Euro Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu kaza nedeniyle araç hasarı için davacıya ödeme yapıldığını, davacının bakiye talepleri haksız olmakla reddinin gerektiğini, davacı vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan kdv hariç hesaplama yapılması gerektiğini, açıkladığı sebeplerle; davanın esastan ve usulden reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Bilirkişi Raporu: Bilirkişiler... tarafından 04/12/2024 tarihinde düzenledikleri raporda özetle; Davacı ve davalı vekillerinin dilekçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, eksper raporları, dekont, hasar fotoğrafları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davaya konu 05.08.2023 tarihli kaza nedeniyle davaya konu araçta oluşan hasarın tutanaklarda belirtildiği şekilde çarpma ve çarpılma neticesinde gerçekleştiği; araçta oluşan hasarın, kaza tespit tutanağı ve hasar fotoğrafları ile uyumlu olduğu, Avusturya piyasasına göre kaza tarihi itibarıyla araçtaki gerçek hasar toplam onarım bedelinin KDV dâhil 3.349,36Euro olduğu; araç değerinin ortalama 9.000,00Buro olabileceği, hasar bedelinin araç bedeline oranının 4637 olduğu, aracın onarımının daha ekonomik olacağı, perte ayrılamayacağı, Davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 24.11.2023 tarihinde 14.772,54TL ödeme yapıldığı, bu bedelin 24.11.2023 tarihli T.C. Merkez Bankası kurlarına göre (1 Euro — 31,4311TL) 14.772,54TL /31,4311TL — 469,99Euro olduğu, Davacının hasar tazminatı bakiye alacağının 3.349,36 — 469,99 — 2.879,36Euro olduğu görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Değer Artırım: Davacı vekili 17/03/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış ve 18/03/2025 tarihinde harcını yatırmıştır.
GEREKÇE:
Dava; davacı aracında meydana gelen bakiye hasar bedelinin davalılardan tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde...E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve ... E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve ... E.,. K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin ... esas,... karar sayılı,... esas,.. karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
DAVACIYA AİT OLAN ARACIN YABANCI PLAKA OLMASI VE YAPILAN HASAR TAZMİNATI HESABININ YABANCI PARA OLUP OLMAYACAĞINA İLİŞKİN İNCELEMEDE; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ... Karar sayılı ilamında ".......Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında da aracın yurt dışındaki hasar tespiti ve onarım bedeline yakın meblağların belirlendiği görülmektedir. Davalı taraf kusuru oranında sigortalı araçta meydan gelen gerçek zarardan sorumlu olacağından, olayda kaza tarihi itibariyle yurt dışında uğranılan gerçek zarar miktarı belirlenerek bu miktara hükmedilmesi gerektiği açıktır. Yurt dışında yaşayan araç malikinin geçici olarak Türkiye’de bulunduğu sırada oluşan hasar nedeniyle, aracın Türkiye’de tamiri mümkün olabilecek olsa da, aracın tamirini burada yaptırmaya zorlanamayacağı kabul edilmelidir" gerekçesiyle oybirliğiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
. Almanya’da ikamet eden, tatilini geçirmek üzere Türkiye’de bulunan ve geçici olarak getirdiği aracı trafik kazası sonucunda hasara uğrayan sigortalının, aracının onarımını Türkiye’de yapması konusunda zorlanamayacağının kabulü gerekir. Sigorta ettiren, aracını Türkiye’de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Sigorta ettirenin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine ilişkin gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının rücuen tazminine karar verilmelidir"
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas... Karar sayılı ilamında...Esas ... Karar sayılı "Borçlar Kanunu’nun 23.11.1990 gün ve 3678 sayılı Yasa ile değişik 83.maddesinde haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklarda yabancı para üzerinden zararın ne şekilde giderileceği konusunda açık ve net bir hüküm bulunmamakla birlikte, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan davalarda oluşan zararın yabancı para üzerinden ödenmesine engel emredici ve yasaklayıcı bir hüküm de yer almış değildir. Bu konuda yasada bir boşluk bulunduğu şüphesizdir.
Nitekim İsviçre’de de haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan zararlarda İsviçre Borçlar Kanunu’nda zararın yabancı para üzerinden ödeneceğine dair düzenleyici bir hüküm bulunmamasına rağmen, uygulama ve öğretide bu hallerde de zararın yabancı para üzerinden giderilmesi kabul edilmektedir. Bu sonuca şu gerekçelerle ulaşılmaktadır:
Tazminatın amacı, zarar gören kişinin gerçek zararını karşılama olmalıdır. Zararın giderilmesinde hangi para biriminin esas alınacağı sorusu da, zararın hangi para birimi ile tam olarak karşılanabileceği şeklinde olmalıdır. Yasanın amacı, zararın tamamen giderilmesine yöneliktir. Sözleşme dışı tazminat taleplerinde doğru ve hakkaniyete uygun bir sonuca varılabilmesi gerekir. Böylece ileride munzam zarar ve kur farkı davalarına (BK m.105) meydan verilmemesi ve zararın tam olarak karşılanması için, bu zararın zarar gören açısından tespiti gerekir. Zarar gören açısından zarar, hangi para birimine göre doğmuşsa, o para biriminin tazminat olarak talep edilmesi amaca uygunluk yönünden en uygun olanıdır (Bkz. BGE 48 II 79:BGE 47 II 194). Örneğin deniz taşımalarında kullanılan yabancı menşeli konteyner haksız eylem sonucunda Türkiye’de hasarlanmış ise, hasarlanan konteynerin yerine konulacak yabancı menşeli bir konteynerin Türkiye ve yabancı ülkelerde yabancı para ile alınabileceği belirgindir. Zarar gören kişinin zararı ancak yabancı para ile giderilebilir. Bu noktada, zarar ve tazminat kavramları hakkında kısa bir açıklama yapılmasında yarar vardır. Hemen belirtilmelidir ki, kaynağı veya hukuki sebebi ne olursa olsun, zarar kavramı, zarar görenin mal veya manevi varlığındaki bir azalmayı; zararın tazmini ise, eğer zarar oluşmasaydı zarar görenin malvarlığı hangi halde olacak idiyse, o halin yeniden sağlanmasını ifade eder.
Doğaldır ki; kaynağına, sebebine ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, hem zararın nitelik ve kapsamı ve hem de tazmini, her olayın kendine özgü yapısı içerisinde, değişen bir özellik gösterecektir. Dolayısıyla, zarar verenin tazminat yükümlülüğü belirlenirken, zarar görenin malvarlığının zararın doğumundan önceki hale getirilmesinin sağlanması esas tutulmalı; bunu tam olarak sağlayacak, eş söyleyişle gerçek zararı gidermeye yeterli olacak miktarda tazminata hükmedilmeli; tazminat miktarı, zarar görenin malvarlığında zarardan önceki duruma göre bir artış sağlamamalı, ancak azalmaya da neden olmamalıdır.
Açıklanan ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.12.2003 gün ve E:..K:...sayılı ilamında da benimsenmiştir...."
Yukarıda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararları dikkate alındığında davacı vekilinin zararını bulunduğu ülke koşullarına göre istemesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Deliller:
Poliçe: davalı sigorta şirketi tarafından kazaya karışan ... plakalı aracın, ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığı görülmüştür.
Hasar dosyası, araç kayıtları,KTT,
Eldeki davada, dava konusu kazanın Sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile Manisa-Gölmarmara
yolu üzerinde Gölmarmara istikametine seyir halinde iken aracının sol yan kısımları ile sürücü
... sevk ve idaresindeki... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu meydana geldiği dosya içine bulunan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Öncelikle, HMK. nun 116. maddesinde düzenlenen ilk itirazlardan davalı sigorta vekili yetki itirazında bulunmuş ise de; Uyuşmazlığın tarafları ararsında ZMMS'de bulunduğundan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde; “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” düzenlemesine yer verilmiş olup, davalı Sompo Sigorta A.Ş.'nin sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan Ege Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu görülerek dava İzmir’de açıldığından, mahkememiz yetkili olduğuna, davalının yetki itirazı reddine karar verilmiştir.
Tarafların Kusurlarının tespiti yönünden trafikçi bilirkişi raporu hükme esas alınmış, davalı sigortalısı bulunan ... Plakalı otomobil Sürücüsü... un;2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46/ Maddesinin (b) bendindeki ” Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek, c) Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek Zorundadırlar..“
Maddeleri ile
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun sürücülere ait asli kusurları düzenleyen 84.
Maddesinin (f) bendindeki “f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma,
” kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda etken olduğu, ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... nun;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununca sürücü ...“ nun kusuru bulunmadığından etken olmadığIna kanaat edildiği, kazanın oluşumunda sigortalı aracın tam kusurlu olması nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, Diğer davalının işleten sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu,
Hasar yönünden; kaza tarihi itibarıyla davaya konu 05.08.2023 tarihli kaza nedeniyle davaya konu araçta oluşan hasarın tutanaklarda belirtildiği şekilde çarpma ve çarpılma neticesinde gerçekleştiği; araçta oluşan hasarın, kaza tespit tutanağı ve hasar fotoğrafları ile uyumlu olduğu, Avusturya piyasasına göre kaza tarihi itibarıyla araçtaki gerçek hasar toplam onarım bedelinin KDV dâhil 3.349,36Euro olduğu; araç değerinin ortalama 9.000,00Euro olabileceği, hasar bedelinin araç bedeline oranının %37 olduğu, aracın onarımının daha ekonomik olacağı, perte ayrılamayacağı, Davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 24.11.2023 tarihinde 14.772,54TL ödeme yapıldığı, bu bedelin 24.11.2023 tarihli T.C. Merkez Bankası kurlarına göre (1 Euro — 31,4311TL) 14.772,54TL /31,4311TL — 469,99Euro olduğu, Davacının hasar tazminatı bakiye alacağının 3.349,36 — 469,99 — 2.879,36Euro olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.05.2016 tarih ve... E. Ve ... K. Sayılı kararında; " Onarım masraflarının aracın riziko tarihi itibariyle piyasa değerinin yarısını aşması halinde araç Pert- Total çalışmasına tabi tutulur ve pert total çalışmasında ödenecek tazminat bedeli aracın riziko tarihi itibariyle güncel 2. El piyasa değerinden sovtaj değeri düşülmek suretiyle bulunur" denilmiştir. Hasar bedeli araç değerinin yarısının altında olduğu için aracın pert-total kapsamında değerlendirilemeyeceği göz önünde bulundurularak aracın onarımının ekonomik olacağı kanaatiyle , tarafların dosyada alınan rapora itirazlarının olmaması ve raporun hükme esas alınabilir olması nedeniyle Dosyada alınan otomotiv bilirkişi doğrultusunda davacının kalan hasar bakiye alacağının 2.879,36 Euro olduğuna kanaat edilmiştir.
Davalı Sigorta tarafından sigortaya başvuru yapıldıktan sonra ,24.11.2023 tarihinde 14.772,54 TL davacıya ödeme yapıldığı dosya kapsamında bulunan dekonttan anlaşıldığından, davalı sigortanın kısmi ödeme tarihi olan 29/03/2024 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş, Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihi itibarıyla zorunlu trafik poliçesi açısından 120.000,00 TL ile sınırlı olduğundan davalı sigorta tarafından 14.772,54 TL ödeme yapılması nedeniyle; Sigortanın sorumluluğu bakiye teminat limiti olan 105.227,46 TL ile sınırlı tutulmuş, davanın kabulü ile Davalı sigorta şirketi yönünden (teminat limiti 105.227,46TL ile sınırlı olmak üzere ) 24/11/2023 tarihinden itibaren davalı ... yönünden kaza tarihi 05/08/2023 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek değişken faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının müşterek ve müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine, yapılan yargılama giderleri HMK nın 326. Maddesi uyarınca davalıya yükletilmiş, kabul edilen tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Arabuluculuk ücreti yönünden; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin... Esas,...Karar sayılı ilamına göre "Bu bağlamda aynı Kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ne var ki karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası 2918 sayılı Kanun ile düzenlendiğinden karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar zorunlu arabulucuk dava şartına tabi değildir." ZMM sigortası 2918 S.Yasa ile düzenlenmiş olup trafik sigortacısına karşı açılacak davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğundan, davalı sigorta şirketinin arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulması da mümkün bulunmadığından, diğer davalı işleten yönünden de zorunlu arabuluculuk dava şartı olmadığından ara buluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılarak, aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir. (aynı yönde T.c. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/1474 dosya no ve ... karar numaralı ilam)
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-2.879,36-Euro bakiye hasar onarım bedelinin;
Davalı sigorta şirketi yönünden (teminat limiti 105.227,46TL ile sınırlı olmak üzere ) 24/11/2023 tarihinden itibaren, davalı... yönünden kaza tarihi 05/08/2023 tarihinden itibaren, 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek değişken faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak Davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.732,55-TL harçtan peşin alınan ve ıslah ile tamamlanan 2.202,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.529,56-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. Bu tutarın 5.140,22-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. Bu tutarın 27.887,66-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-İş bu davada davalı sigorta şirketine başvuru şartı zorunlu dava şartı olduğundan, zorunlu arabuluculuk dava şartı niteliğinde olmadığından arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacının yapmış olduğu 269,85-TL dava açma ilk gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 145,25-TL tebligat ve posta gideri, olmak üzere toplam 7.415,10-TL Yargılama giderinin peşin yatırılan ve ıslah ile tamamlanan 2.202,99-TL harç ile birlikte toplam 9.618,09-TL'nin davalılardan (davalı Sompo Sigorta A.Ş. Bu tutarın 8.940,87-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı.
29/05/2025
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır