T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1006
KARAR NO : 2025/422
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin triko tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ile 03/2022 - 12/2022 tarihleri arasında ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketçe çeşitli tarihlerde sipariş edilen 77.653,53-TL tutarlı malların davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirkete davalı yanca toplam 50.000,00-TL ödeme yapıldığını, 27.653,53-TL tutarlı fatura bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, fatura bedellerinin tahsili için davalı aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından asıl alacak ve fer'ilerine itiraz edilerek icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunu, müvekkili şirket tarafından üretilen mallara karşılık davalı şirket yetkilisi/ çalışanları tarafından sevk irsaliyesi imzalanarak sipariş edilen malları teslim aldıklarını belirterek; davalı borçlunun İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına borca itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması nedeniyle aaüt madde 16/2c uyarınca davalı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmış, davalının davayı inkar ettiği mahkememizce kabul olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK nun 67. Maddesi uyarınca icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir.
Davaya konu İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı toplam 29.812,85-TL alacağın tahsili amacıyla 06/04/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 13/04/2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ olunduğu, davalı borçlu tarafından 18/04/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, icra dairesince takibin 19/04/2023 tarihinde durdurulmasına karar verildiği ve eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1).
Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1).
Mahkememizce anılan hüküm doğrultusunda alınan mali müşavir bilirkişiden alınan 12/02/2025 tarihli raporda; davacının incelemeye ibraz edilen 2022-2023 ve 2024 mali dönemlerine ait ticari defterlerinin ait olduğu yılda yürürlükte olan T.T.K. ve V.U.K. hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiğinin yapılmış olduğu, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, bu itibarla incelemeye sunulan ticari defterler bakımından HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince delile dayanan taraf bakımından ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında, icra takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 27.653,53-TL alacaklı olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarının bulunduğu adres ve muhasebe yetkilisi isim ve iletişim bilgilerine rastlanmadığı, bu aşamada davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, taraflarca beyan edilen BA/BS kayıtlarının birbirini teyit ettiği, icra takibine konu faturalardan Temmuz,Eylül ve Ekim aylarına ait faturaların beyan edildiği, Kasım ve Aralık aylarına ait faturaların ilgili ayın asgari beyan haddi altında kaldığı için BA/BS kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafın TTK nun 1530/4-a,b,c,d ve 1530/7 maddesi uyarınca icra takibinden önce davacının talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 2.165,51-TL olduğu, davacının dava konusu icra takibinde 2.159,32-TL işlemiş faiz talebinde bulunduğu, bu haliyle davacının işlemiş faiz alacağının taleple bağlı kalınarak 2.159,32-TL olduğu, işlemiş faiz isteminin yerinde olduğu mütala edilmiştir.
Eldeki dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1).
6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4).
Somut olayda, davanın tarafları arasında arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olup, sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davalının ticari defterlerinin bilirkişi incelemesine sunulmadığı, taraflarca beyan edilen BA/BS kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacının defterlerine göre davacının davalıdan takibe konu tutarda alacaklı bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalardan sonra, davacının davaya konu takip dosyası nedeniyle davalıdan 27.653,53-TL asıl alacak ile 2.159,32-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.812,85-TL alacağının bulunduğu sabit olmakla, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiş, alacak likit kabul edilerek davacı yararına icra inkar tazminatı hükmedilmiş, davacı tarafça yapılan yargılama giderleri, davada haksız çıkan davalı üzerinde bırakılmış, davacı yararına kabul edilen dava değeri kadar vekalet ücreti takdir edilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalının İzmir...İcra Dairesinin ... Esas Sayılı İcra dosyasına itirazının kısmen iptali ile anılan takibin 27.653,53-TL asıl alacak ile 2.159,32-TL işlemiş faiz olmak üzere 29.812,85-TL toplam alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Hükmedilen 29.812,85-TL alacağın %20'si oranındaki 5.962,57-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 2.036,52-TL nispi ilam harcından, 360,07-TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 1.676,45-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 360,07-TL peşin harç olmak üzere toplam 629,92-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 29.812,85-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
7-Davacının yapmış olduğu 1.158,50-TL'si tebligat-posta gideri, 4.000,00-TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.158,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davalının yapmış olduğu bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davacıya karar kesinleştiğinde resen iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı şirket yetkili temsilcisinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır