T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/199 Esas
KARAR NO: 2024/388
DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 07/03/2023
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin satıcı ...'in .../İZMİR adresinde bulunan iş yerinden 28/04/2022 tarihinde her biri 8.625,80 TL olmak üzere 4 adet ... markalı telefon aldığını, alınan telefonlardan ... 64 GB ... model ... seri numaralı cihazın bir süre sonra ... markalı telefonlara gelen yazılım güncellemesi sonucu SIM kartı okumadığının görülmüş olup telefonun temel amacı olan iletim ihtiyacının karşılanamaz hale geldiğini, bu sebeple ... Teknik Servis'e gönderilmek üzere ... yetkili teknik servisi olan ... ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'ne 06/10/2022 tarihinde başvurularak cihaz arızasının tespiti ve arızanın giderilmesi talebinde bulunulduğunu, talepleri doğrultusunda ... teknik servisi tarafından incelenen arızalı cihaza ilişkin raporun davacı şirkete sunulmuş olup davacı şirketinde tespit ettiği gibi cihazın Sim kartı tanımadığının, cihazın değişim ve onarım amacıyla kontrol edildiğinin bildirildiğini, ancak 18/10/2022 tarihinde yapılan inceleme sonucunda; "Mikro incelemelerde yetkili servis dışı işlem" gerekçesiyle arızalı cihazın garanti kapsamı dışında bırakıldığını, cihazın arızasının giderilmeyerek davacı şirkete teslim edildiğini, ... teknik servisinin inceleme raporunda belirtmiş olduğu yetkili servis dışı işlem iddiasının asılsız olduğunu, davacı şirketin telefonu satın aldıktan yalnızca 6 ay sonra yetkili teknik servise başvurduğunu, bu süre zarfında başka bir teknik servisten hizmet almadığını ve cihaza dışarıdan herhangi bir müdahalede de bulunulmadığını, kaldı ki cihaz garanti kapsamı içerisindeyken davacı şirketin yetkili olmayan bir servisten hizmet almasının akla ve mantığa uygun olmadığını, davacı şirketin davalı şirketin yetkili servisinin "yetkili servis dışı işlem" iddiasının nedenlerini öğrenmek amacıyla davalı şirket merkezi ile defalarca iletişim kurmaya çalıştığını ancak bu hususa ilişkin bir bilgi alamadığını, ayrıca davacı şirketin arızalı telefonun satıcısı ...'ten ayıplı cihazın ayıpsız misli ile değiştirilmesini veya satış bedeli iadesini faiziyle birlikte beraber talep etmiş olmasına karşın anlaşma sağlanamadığını, "beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu telefonun ayıpsız misli ile değiştirilmesine, fiili imkansızlık halinde aynı teknik ve donanım özelliklerine sahip olmak üzere bir benzeri ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde 8.625,80 TL ürün bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesini, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ve Satış Limited Şirket'i cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin İstanbul'da kurulu bulunan kendisine ait üç adet mağazası ve internet kanalı vasıtası ile ... markalı ürünlerin ve farklı markalı yan ürünlerin (hoparlör, kulaklık, bağlantı ve şarj aksamları, koruyucular dahil her çeşit bileşen ve aksesuarlar) ithalat, satış ve pazarlamasını yaptığını, davalı şirketin sürdürülebilir başarı anlamında en ön planda tuttuğu hususların; ürün ve satış sonrası hizmet kalitesini en yüksek standartta gerçekleşmesi ve buna bağlı olarak müşteri memnuniyetinin sürekli kılınması olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; "diğer davalı satıcı firmadan satın aldığın ... İmei numaralı ... marka ... model cep telefonunu sim kart okumama sorunu sebebiyle davalı şirketin yetkili teknik servis sağlayıcılarından Gürgençler Bilişim İletişim İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'ne teslim ettiğini, buradan detaylı tenkis servis incelemesi için ... Onarım Merkezi'ne gönderilen cihazda yürütülen incelemeler neticesinde cihaz üzerinde yetkisiz müdahale tespit edildiğini ve bu sebeple cihaz üzerinden herhangi bir onarım işlemi yapılamayacağının kendisine bildirildiğinin belirtildiğini, öncelikle davacı tarafından ileri sürülen bedel iadesi talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde satıcının muhatap olması gereken bir talep olduğunu, fakat mevcut uyuşmazlık bakımından satıcı konumunda bulunmayan davalı şirketin davacı tarafından iade borçlusu olarak nitelendirilmesinin hukuken kabul edilebilecek bir durum olmadığını, davacı tarafından da belirtildiği şekilde dava konusu cihazın davalı şirketten satın alınmadığını, bir diğer ifadeyle cihazların satışından elde edilen bedelin hiçbir aşamada davalı şirket uhdesine geçmediğini, Borçlar Kanunu çerçevesinde alıcılara tanınmış olan seçimlik haklarından satış sözleşmesinden dönülerek fatura bedelinin iadesi talebinin niteliği gereği yalnız ve yalnızca sözleşmenin bir tarafı olan satıcıya yöneltilmesi gereken bir talep olduğunu, hukuk düzeninde müteselsil sorumluluğun ancak ve ancak hukuki işlemlerden veya kanundan kaynaklanabildiğini, mevcut uyuşmazlık bakımından davalı şirketin davacı ile satıcı arasında imzalanan satış sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi söz konusu satış sözleşmesi yapıldığı sırada davalı şirket bakımından herhangi bir müteselsil sorumluluğunun kararlaştırılmadığını, bununla birlikte davacı ile satıcı arasındaki ilişki bir ticari işlem niteliğinde olduğundan başta Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu olmak üzere söz konusu ilişkiye uygulanan mevzuat tarafından, davalı şirketin kanundan kaynaklanan bir müteselsil sorumluluğunun da bulunmadığını, tüm iç ve dış donanımları ile birlikte entegre bir yapıya sahip olan ... markalı ürünlere davalı şirketin ya da yetkili servis sağlayıcılarının teknisyenleri dışında başka kişilerce yapılacak ufak ya da büyük çaplı her türlü müdahalenin cihazların teknisyenleri dışında başka kişilerce yapılacak ufak ya da büyük çaplı her türlü müdahalenin cihazların kalıcı hasar görmesine, bozulmasına ve hatta müdahale anında ya da sonrasında ilgili tüketicinin (ya da teknisyenin) ve çevresindekilerin can güvenliğini tehdit edebilecek nitelikte kazalara sebep olabildiğini, ayrıca davalı şirket tarafından yetkilendirilmemiş kişilerce içi açılan bir cep telefonuna hangi müdahalelerin yapıldığını, bu müdahalelerin teknik anlamda ne gibi sonuçlar/tehlikeler doğurabileceğinin de davalı şirket tarafından bilinebilecek bir durum olmadığını, bu nedenlerle davalı şirket tarafından yetkilendirilmemiş kişilerce ... markalı ürünler üzerinde yapılmış bir yetkisiz müdahalenin tespiti halinde davalı şirketin (ve yetkili teknik servis sağlayıcılarının) onarım hizmeti vermeme hakkını saklı tuttuğunu, 11 model cep telefonları ile birlikte tüketicilere sağlanan Kullanıcı Kılavuzu ve Garanti Belgesi'nde; "Bu ekipman yalnızca ... veya yetkili bir servis sağlayıcı tarafından servis görmelidir." ifadesine yer verilmek suretiyle tüketicilerin cep telefonlarının içinin açılmaması ve gerekli hallerde davalı şirkete veya yetkili servis sağlayıcısına başvurmaları gerektiğinin açıkça bildirildiğini, bununla birlikte 2909 sayılı ve 13 Haziran 2014 Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Garanti Belgesi Yönetmeliği'nin ilgili 11. maddesinin ilk fıkrasında da belirtildiği üzere; Tüketicilerin malı tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan hususlara aykırı olarak kullanılmasından (hatalı kullanım) kaynaklanan arızalar halinde, kendilerine kanunen tanınmış seçimlik haklarını kullanmalarının mümkün olmadığını, söz konusu olayda ... Onarım Merkezi'nde görevi uzman mühendisler tarafından yapılan inceleme neticesinde cihazın yetkisiz müdahaleye maruz kaldığının tespit edildiğini ve dolayısıyla cihaz üzerinde bir onarım işlemi sağlanmadan davacı tarafa teslim edildiğini, davalı şirketin yetkisiz müdahaleleri tespit ederken bir takım özel test ve denetim yöntemleri uygulamakta olduğunu, bu yöntem ve testlerin davalı şirket tarafından gizli bilgi olarak addedildiğini ve bunlara ilişkin detaylı bilgi sağlanmadığını, zira bu test ve yöntemlerin öğrenilmesinin zaman içinde yeterli teknik bilgiye sahip olmayan kişilerce "ekonomik servis" adı altında tüketicilerin can ve mal güvenliğini riske atacak müdahale yöntemlerinin geliştirilmesine sebebiyet verebileceğini, davalı şirketin taşıdığı bu kaygının kendisinin kanuni yükümlülüklerinden geldiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı mahkemede açılan davanın davalı şirket açısından reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Davaya Konu ... 64GB ... model ayıplı telefonun dosya içerisine kasaya alınmak suretiyle elden sunulmuştur.
Elektrik-Elektronik Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ...'ten oluşan bilirkişi heyetinden, 15/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
-15/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Mahkemenin talimatı çerçevesinde yapılan incelemelerin ayrıntıları ile bilirkişi bilirkişi heyet raporunda açıklanmış olup,
Yapılan tespitler sonucunda; davacı tarafından satın alınan cihazın yetkili teknik servis ve ... tarafından cihazda yetkisiz değişiklik olduğu tespit edilmesinden bahisle cihazın onarımının yapılmadığı ve garanti kapsamı dışında bırakıldığı, söz konusu telefonda yetkisiz müdahale ve değişiklik olabilmesi için cihazın yetkili servis dışında 3. kişiler tarafından açılmış ve/veya parça değiştirilmiş olmasının gerektiği değerlendirilmiş olup, telefon üzerinde yapılan incelemelerde yetkisiz müdahale yapıldığına dair bir bulguya rastlanılmamıştır.
Dava konusu telefonun ana kartının/... entegresinin arızalı olması sebebiyle kurulum kısmını geçemediği ve telefonun bu haliyle kullanılamadığı, telefon kasasında düşmeye veya çarpmaya bağlı herhangi bir darbe izinin bulunmadığı, söz konusu telefon ana kartının/baseband entegresi değişimi yapılarak telefondaki problemin ortadan kalkacağı, ana kartta/baseband entegresinde meydana gelen arızanın düşme veya çarpmaya bağlı darbe ile oluşan kullanıcı kaynaklı bir hasar olmayıp üretimden gelen bir sorun olduğu ve cihazın satın alınmasından sonra 6 içinde ortaya çıktığı, ilgili mevzuatlar kapsamında cihazın AYIPLI MAL olduğu,
Cihazın ayıplı mal olduğunun kabulü durumunda ilgili mevzuatlar kapsamında;
-Davacı şirketin telefonunun ücretsiz onarım veya misli ile değiştirilmesi seçimlik haklarını davalı satıcı ... ve davalı ithalatçı firma ... ve Satış Limited Şirketi'ne karşı dava kullanabileceği,
-Davacı şirketin sözleşmeden dönem seçimlik hakkını davalı satıcı ...'e karşı kullanabileceği,
Dava tarihi ve rapor tarihi itibarı ile ... marka ... 64 GB telefonların üretiminin devam ettiği, dava konusu ... 64 GB telefonun, dava tarihi itibarı ile sıfır satış fiyatının; 15.780,00 TL, rapor tarihi itibarı ile 22.800,00 TL olduğu, telefonun misli ile değiştirilmesinin dava ve rapor tarihi itibarı ile mümkün olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava: Ayıplı telefonun misli ile değiştirilmesi davasıdır.
TTK.'nın 23. maddesine göre göre tacirler arasındaki mal ve satış sözleşmelerinde Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacaktır. TBK.'nın 223. maddesinde ayıba ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK.'nın 23/son maddesine göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleme veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda ise Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanacaktır.
6098 sayılı TBK.'nın 223. maddesinde; "(1) devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. (2) Gizli ayıp mevcut ise herhangi bir şarta ve sınırlamaya tabi olmaksızın alıcının seçimlik hakkını kullanması için yeterlidir. Satıcı ise tercih edilen seçimlik hakkı yerine getirmek zorundadır. Dolayısıyla ayıbın küçük, büyük veya orantılı olup olmaması sonucu değiştirmeyecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Açık ayıplar bakımından durum bu olmakla birlikte, olağan bir gözden geçirmeyle anlaşılamayacak ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar bakımından farklı bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. TTK. m. 23/1-c hükmünün son cümlesinde, diğer durumlarda TBK. m. 223 hükmünün uygulanacağı belirtilerek, tacirler arası ticari satışlarda gizli ayıplar bakımından iki ve sekiz günlük sürelerin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, alıcının gizli ayıp nedeniyle ayıptan doğan seçimlik haklarını kullanabilmesi için satılanda ortaya çıkan ayıbı hemen (uygun bir süre içinde) satıcıya bildirmesi zorunludur (TBK. m. 223/27. Ayıp ihbarı, TTK. m. 18/2'de sayılan ihbarlardan olmadığından, tacirler arasında dahi olsa ayıp ihbarının belirli bir şekilde yapılması gerekmez.
Satış hukuku bakımından ayıp, satılanda satıcı tarafından bildirilen ya da kullanım amacı gereği satılanda bulunması gereken niteliklerin bulunmaması, satılandaki nitelik eksikliğidir. Satıcının ayıptan doğan sorumluluğu, kusurdan bağımsız bir sebep sorumluluğudur. Alıcı, muayene ve ihbar külfetlerini yerine getirmek koşuluyla, satıcının kusuru olmasa dahi TBK. m. 227/1'de sayılan seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcının kusuru, yalnızca genel hükümlere tabi olan tazminat talebi bakımından önem taşımaktadır (TBK. m. 227/2; TBK m. 112).
TBK. 227 madde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2.Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3.Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4.İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir..."
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; davacı tarafından satın alınan cihazın yetkili teknik servis ve ... tarafından cihazda yetkisiz değişiklik olduğu tespit edilmesinden bahisle cihazın onarımının yapılmadığı ve garanti kapsamı dışında bırakıldığı, söz konusu telefonda yetkisiz müdahale ve değişiklik olabilmesi için cihazın yetkili servis dışında 3. kişiler tarafından açılmış ve/veya parça değiştirilmiş olmasının gerektiği değerlendirilmiş olup, telefon üzerinde yapılan incelemelerde yetkisiz müdahale yapıldığına dair bir bulguya rastlanılmadığı, dava konusu telefonun ana kartının/... entegresinin arızalı olması sebebiyle kurulum kısmını geçemediği ve telefonun bu haliyle kullanılamadığı, telefon kasasında düşmeye veya çarpmaya bağlı herhangi bir darbe izinin bulunmadığı, söz konusu telefon ana kartının/... entegresi değişimi yapılarak telefondaki problemin ortadan kalkacağı, ana kartta/... entegresinde meydana gelen arızanın düşme veya çarpmaya bağlı darbe ile oluşan kullanıcı kaynaklı bir hasar olmayıp üretimden gelen bir sorun olduğu ve cihazın satın alınmasından sonra ortaya çıktığı, ilgili mevzuatlar kapsamında cihazın üretimden kaynaklı ayıplı mal olduğu bildirilmiş olduğu, davanın misli ile değiştirilmesi seçimlik haklarını davalı satıcı ... ve davalı ithalatçı firma ... ve Satış Limited Şirketi'ne karşı dava kullanabileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
... 64GB ... model ayıplı telefonun Davalılara teslimi ile; Davalılarca ücretsiz ayıpsız misli ile müştereken ve müteselsilen sorumluluk uyarınca değiştirilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 589,23 TL nispi harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 409,33 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 185,00 TL tebligat ve posta gideri ve 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.044,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 8.625,80 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza