T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/227 Esas
KARAR NO : 2025/878
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 16.03.2023
KARAR TARİHİ: 08.10.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 12.05.2016 tarihinde...sevk ve idaresindeki plakasız ve tescilsiz Kuba marka motosiklet, Mersin İli Erdemli İlçesi ... seyretmekte iken olay mahalli Elvanlı Caddesi No:42 önüne geldiğinde, Suriye uyruklu... sevk ve idaresindeki Kanuni marka motosiklete çarpması sonucu çifta araçlı ölümlü ve maddi hasalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda da davacıların oğlu ...nin vefat ettiğini, Kaza Tespit Tutanaklarında bu kazanın meydana gelmesine ... sebebiyet vermiş olduğunu %50 oranında da asli kusurlu olduğunu, trafik kazası sonrası ... Başsavcılığı tarafından ... numaralı soruşturma başlatıldığını, her iki sürücünün de vefat eden etmesi nedeniyle vefat eden kişi hakkında soruşturma yürütülemeyeceği gerekçesiyle ... Karar numarasıyla Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiğini, müteveffa 01.01.1999 doğumlu...'nin ölümü ile birlikte 01.01.1953 doğumlu Babası ... ve 01.01.1959 doğumlu annesi ..., müteveffanın maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın vefat etmeden önce belgelendirilebilir bir geliri olmadığından tazminat hesabında asgari ücretin esas alınması gerektiğini, vefat dolayısıyla cenaze için giderler yapıldığını, bu giderlerin belgelerinin de bulunduğunu, bu sebeple örf ve adet gereği yapılması gerekli cenaze giderlerinin hesaplanarak bu bedelin de taraflarına ödenmesini, davalı .... Hesabı ise kazada asli kusurlu ... sevk ve idaresindeki plakasız ve tescilsiz Kuba marka motosikletin kaza anında sigorta poliçesi olmadığından dolayı davacı tarafın meydana gelen maluliyetinden teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un teminat başlıklı 48. maddesinde "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.'' düzenlemesi bulunmakta ise de 2011/1801 sayılı karar ile 15.06.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 'Türkiye Cumhuriyeti İle Suriye Arap Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması'nın ilgili Bölüm 3-13. maddesi uyarınca Suriye Vatandaşları Teminattan muaf olduğunu, Davalı ... Hesabı'na 06.02.2023 tarihinde talep edilen tüm evraklarla başvurmalarına rağmen davalı ...Hesabı tarafından taleplerinin karışlanmadığını, İzmir Arabuluculuk Bürosu 2023/891 Büro Dosya Numaralı ve 2023/16735 Arabuluculuk Dosya Numaralı Ticari Dava Şartı Arabuluculuk görüşmelerinde davalı... Hesabı ile bir anlaşmaya varamadıklarını, davacı Muhammed KABİ'nin uzun yıllardır işsiz olup eşi Fatma KABİ'nin ise ev hanımı olduğunu, davacıların yüksek harç ve yargılama giderlerini karşılayabilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, davalı Güvence Hesabı'na 06.02.2023 tarihinde talep edilen tüm evraklarla başvurmalarına rağmen davalı Güvence Hesabı tarafından taleplerinin karşılanmamış olduğunu, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/891 büro dosya numaralı ve 2023/16735 arabuluculuk dosya numaralı Ticari Dava Şartı Arabuluculuk başvurusunda bulunmuş iseler de 15.02.2023 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde davalı Güvence Hesabı ile bir anlaşmaya varılamaması üzerine Mahkemeye başvurma zorunluluklarının hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, öncelikle adli yardın taleplerinin kabulü ile müteveffa...nin vefat etmesinden dolayı davacıların almaya hak kazandığı Destekten Yoksun Kalma Tazminatı alacağının belirlenmesi için Yargıtay kararlarında benimsenen kriterlere göre re'sen bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespitini, şimdilik belirsiz alacak davası olarak, müteveffa ...'nin babası... için şimdilik 10,00 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, müteveffa...nin annesi... için şimdilik 10,00 TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, bilirkişi marifetiyle tespit ediline kadar şimdilik 10,00 TL örf ve adet gereği yapılması gereken Cenaze ve Defin Giderleri olmak üzere toplamda 30,00 TL Maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte 970,58 TL Noter ve Vekaletname Ücreti dahil davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafların dava dilekçesinde sunmuş olduğu iddia ve taleplerinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davalı kurumun, tazminat talebi ile yapılan başvuruyu, sürücü... idaresindeki aracın hurdaya çıkmış-toplama araç olması gerekçesiyle haklı nedenle sonuçlandıramamış olduğunu, davalı kurumun amacının, sigorta korumasından yararlanamayan zarar görenlerin uğradıkları bedensel zararları bazı şartların varlığı halinde tazmin ettiğini, ancak, davalı kurumun sorumluluğunun yalnızca zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlü olan tescilli araçların sebebiyet vermesi hallinde söz konusu olduğunu, kazaya karışan araç, tescilsiz ve mali sorumluluk sigortasının yaptırmak zorunda değilse de meydana gelen zarardan davalı kurumun herhangi bir sorumluluğunun doğmayacağını, bu nedenle somut olayda kazaya karışan sürücü ... idaresindeki aracın kaza tespit tutanağında da sabit olduğu üzere motor ve şase numarasını kazınmış olduğu halde olduğundan, bu hali ile tescil kaydının tespit edilmesinin mümkün olmadığının ve aracın hurdaya ayrılmış olduğunun kabulünün gerektiğini, 2918 sayılı KTK. gereği ZMMS poliçesi kapsamına girmeyen araç bakımından davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, bu doğrultuda, dava konusu kazaya karışan aracın KTK. madde 39/c uyarınca yeniden tescil edilmesi ve dolayısıyla araç için ZMMS tanzim edilmesinin mümkün olmadığını, ZMMS kapsamında bulunmayan araç bakımından davacı taraflarca yapılan tazminat başvurusunun, davalı kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığından haklı sebeplerle reddedildiğini, sürücü ...idaresindeki aracın malikinin tespiti ile birlikte davanın araç malikine ihbar edilmesinin gerektiğini, kaza sonrasında müteveffa sürücü ...ın babası... vermiş olduğu ifade de "motosiklet bize ait değildir. Kime ait olduğunu motosikleti kimden aldığını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğunu, bu sebeple öncelikle kazaya karışan aracın malikinin tahkikata uygun olarak tespitinin yapılmasının ardından, HMK. madde 61 gereği davanın araç malikine ihbar edilmesinin gerektiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün kusurlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla-kazanın meydana geldiği tarihte tanzim edilen kaza tespit tutanağında, müteveffa sürücü...'nin sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile seyri sırasında KTK. madde 46/2-a maddesini ihlal ederek kazaın oluşumunda kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları madde A.6./d hükmü ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususları düzenleyen madde 92 hükmü (Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri) uyarınca; "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" teminat kapsamı dışında kalan haller arasında düzenlendiğini, davacıların desteği bulunan müteveffa sürücü kazanın oluşumuna kendi kusuruyla sebebiyet verdiğinden davacıların haksız ve mesnetsiz tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacılar tarafından talep edilen tazminat miktarları konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanacak raporlarla tespit edilmesinin gerektiğini, araç sürücüsü...ın yakınları tarafından davacılara herhangi bir ödeme yapılmış ise bu durumun tespit edilmesini talep ettiklerini, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesinin gerektiğini, davalı kurumun cenaze ve defin giderleri ile noter vekaletname ücretinden sorumluluğunun bulunmadığını, bu bağlamda davalı kurumun, bakıcı giderleri, tedavi giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, geçici iş göremezlik giderleri, geçici bakıcı giderleri, rapor bedeli, cenaze giderleri, noter vekaletname ücreti, ulaşım, yol ve yemek giderleri gibi her ne ad altında olursa olsun anılan bu giderlerin sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın "kaza tarihinden itibaren reeskont avans faizi" işletilmesine yönelik talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesinde her ne kadar dava konusu tazminat talepleri için "kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiz" talep edilmişse de, bu talepler hukuki dayanaktan yoksun olup, talebin reddinin gerektiğini, -davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla- mahkeme tarafından davalı kurum aleyhine bir değerlendirilme yapılması ihtimalinde ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilebileceğini, Yerleşik Yargıtay içtihatları gereği davalı kurum aleyhine hükmedilen tazminatlara dava tarihi itibariyle yasal faiz uygulanmakta olduğunu, davanın kabulünün halinde davanın açılmasında davalı kurumun kusuru bulunmadığından aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve re'sen gözetilecek sebeplerle, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas...Karar sayılı Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Mersin Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı Soruşturma dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ...sayılı dosyasının bir sureti fiziki olarak celp edilmiştir.
Mersin SGK İlçe Müdürlüğü'nden müteveffa...'nin geçirdiği trafik kazasından dolayı yakınlarına rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda bilgiler celp edilmiştir.
Mersin Erdemli Tömük Jandarma Karakol Komutanlığı'ndan Davacılar ... ve...ye ait Sosyal ve Ekonomik durumu ile ilgili bilgiler celp edilmiştir.
Mahkememizce Makine Mühendisi...'ten 16.03.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce Trafik Bilirkişi...'den, 27.06.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
...-Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi ...tan 11.07.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce İzmir Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden tarafların kusur oranlarına ilişkin 14.11.2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Heyetince düzenlenen Adli Tıp Raporu alınmıştır.
Davacı vekili 17.07.2025 tarihli Islah Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
16.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Plakasız, tescilsiz, şaşi ve motor numaralı kazınmış... marka motosiklet sürücüsü müteveffa...ın kullandığı ... marka motosikletin; dosya içeriğinde bulunan ve kaza sonrası çekilmiş resimlerinin fiziki görünüşlerinden, şasi, tekerlek, motor aksamları itibariyle 50 cm³ motor hacminin üzerinde olduğu sonucuna varılmış olup, bu şekliyle...marka motosikletin yukarıda yazılı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesi MOTOSİKLET TANIMI ve aynı kanunun 91. Maddesi "İşletenlerin, bu Kanunun 85'inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere Mali Sorumluluk Sigortası Yaptırımları Zorunludur." gereğince Tescil ettirilerek ZMMS Sigorta Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yapılmasının gerekli olduğu tespit edilmiştir.
27.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tescilsiz ve plakasız KUBA marka motosiklet sürücüsü ...motosikletini yolun sağından sürmediği, yeterli dikkat ve özeni göstermediği için kazanın oluşumunda ETKEN, Tescilsiz ve plakasız KANUNİ marka motosiklet sürücüsü ...motosikletini yolun sağından sürmediği, yeterli dikkat ve özeni göstermediği için kazının oluşumunda ETKEN olduğu tespit edilmiştir.
14.11.2024 tarihli İzmir Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin Adli Tıp raporu ; Müteveffa sürücü ...nin %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü...'ın %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
11.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı annesi... için, 472.409,65 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığına,
Davalı ...Hesabı'nın sorumluluğunun, garameten 215.339,00 TL poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğuna, Davacı babası... için, 207.666,771 TL Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığına, Davalı ...Hesabı'nın sorumluluğunun, garamaten 94.661,00 TL poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğuna, Davalı ... Hesabı'nın temerrüt tarihinin 04.09.2020 olarak hesaplandığı tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, destekten yoksun kalma, cenaze ve defin giderlerinin tahsili amacıyla açılan davadır.
Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı TBK.'nın 53'üncü maddesinde düzenlenmiş olup; desteğin yardımından yoksun kalan kişiler tabirinden, ölenle aralarında yakın ilişki bulunan anası, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, hatta evlilik dışı birlikte yaşadığı kimsenin anlaşılması gerektiği; miras hukuku ile ilgili olmadığı için de, mirasçı olmak zorunluluğunun bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır. (... Açıklamalı İçtihatlı Borçlar Kanunu, Sorumluluk ve Tazminat Hukuku, Ankara 2003, 2. Cilt, s: 2062)
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK.'nın 53'üncü maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Madde de sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Destek, Hukuk sistemimizde bir başkasının geçimini sağlayan veya ileride sağlayacak olan kişidir. Destek tazminatı isteyebilmek için; ölenin kanuni ve akdi bakım yükümlülüğünün bulunması veya fiilen veya düzenli olarak bakması veya ileride bakması kuvvetle muhtemel olması yeterlidir. Desteğin kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler de desteğin sağlığında herhangi bir yardım görmeseler bile tazminat talep edebilirler. Ölenin ölüm tarihine kadar bakma mükellefiyetini yerine getirmemiş olması destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesine engel değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ...Esas 2024/4991 Karar sayılı ilamı)
Ölenin Destekliği, Hak Sahipleri ve Destekten Yoksunluk Süreleri Destek, yakınlarına veya yakın ilişkide bulunduğu diğer kişilere sürekli ve düzenli bir şekilde yardım eden (gerçek destek) veya ölmeseydi ileride yardım etmesi beklenen ya
da büyük olasılıkla yardım edecek olan kişidir. Bu bağlamda yardım, para
vererek, yiyecek, giyecek, konut sağlayarak veya hizmet ederek olabilir.
Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, tazminat hesabında gerçek ücretin esas alınması ve devamlılık arz eden fazla mesai, prim vb. ek ödemelerin de ücrete dahil edilmesi gerekmektedir. Bu hususa örnek olarak Yargıtay 21. HD.'nin... E...K.sayılı içtihadında; "…Öte yandan, gerçek ücretin ise; öncelikle toplu iş sözleşmesi ile imzalı bordrolara, bunların yokluğu halinde ise banka kanalıyla yapılan ücret ödemelerine veya işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrete göre tespit edileceği, fazla mesai vb. ek ödemelerin devamlılık arz etmesi halinde hesaba esas ücrete dahil edilmesi gerektiği, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş olan miktarın ücret olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir…" şeklindedir. Tazminat hesabının yapılacağı yöntem; Yargıtay içtihatlarına uygun olarak tazminat hesabı, TRH-2010 yaşam tablosu ile
%10 artırım ve %10 iskonto oranı esasına dayalı progressif rant yönteminin
uygulanmasıyla yapılmalıdır. Yasal asgari ücretlerin bilindiği dönemde, dönem gelirleri
(İşlemiş Bilinen dönem) %10 artırım ve %10 iskontoya tabi tutulmamıştır. İleriye dönük
sene gelirleri (Bilinmeyen dönem) ise her yıl %10 artış uygulanarak belirlenmiştir. Yine bu
döneme ilişkin net gelirler 1/Kn formülü ile %10 iskonto esasına göre tespit edilen
katsayılarla çarpılmak suretiyle her yıl ayrı ayrı iskontolu olarak hesaplanmıştır.
Hesaplamanın bu şekilde yapılacağına dair örnek olarak Yargıtay 4. HD.'nin
... E. ... K. Sayılı içtihadında; "… Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih-2019/40-
2020/40 sayılı iptal kararı da gözetilerek, tazminat hesaplamalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel
Şartları'ndaki düzenlemelerin değil Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu düzenlemelerinin esas alınması, hesaplamaların TRH 2010 Tablosuna göre ve progresif rant yöntemiyle yapılması ilkeleri Dairemizce benimsendiğinden,
tazminat hesap biçimine ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının
reddine karar vermek gerekmiştir…" şeklindedir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. Maddesinde "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta (Ek ibare: ...-4.12.2021-31679) teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür."
A.5. Maddesinde (ç) bendinde "Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı: Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu Genel Şartların Ek-3’ünde yer alan esaslara göre belirlenen tazminatları içeren teminattır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır." teminat dışında kalan haller başlıklı A.6 maddesinin b bendinde "b) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri" ve d bendinde "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri" teminat dışında olduğu belirtilmektedir.
Güvence Hesabının sorumluluğuna ilişkin değerlendirme; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/I. maddesinde, bu Kanunun 13. maddesi, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10.07.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak belli koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, ... ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabının oluşturulacağı hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin II b bendinde ise, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için...Hesabına başvurulabileceği belirtilmiştir.
5684 sayılı Yasa'nın 14/I. maddesi uyarınca da yasadaki emredici düzenleme doğrultusunda,... Hesabının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının yerine geçtiği, diğer bir deyişle ZMMS'nin sorumluluğunu üstlendiği anlaşılmaktadır.
Güvence Hesabının sorumluluğuna ilişkin değerlendirme; kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu tescilsiz motosiklet hakkında araştırma yapılması, aracın marka, model ve diğer bilgilerinin tespit edilmesi, ardından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığı ve zorunlu trafik sigortasının bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra...Hesabının sorumluluğu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece araştırma yapılmadan eksik araştırma ile Güvence Hesabı aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. (Bknz. aynı yönde, Yargıtay 17. HD 03.02.2020 ...Esas...Karar) (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin... Esas,... Karar, ... Esas,... Karar sayılı ilamları aynı yöndedir.)
Kaza geçirilen motorun sigortası yapılması gereken araç kapsamında olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup aldırılan bilirkişi raporunda sigortası yaptırılması gereken araç kapsamında olması nedeniyle ... Hesabına başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği, ... Hesabının sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olduğu, üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamında olduğu, davacıların ölenin anne-babası olması nedeniyle destek sayılmaları gerektiği, destek tazminatının hesabına ilişkin aktüer raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Müterafik kusur itirazının incelenmesinde: Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK.'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Müterafik kusur indiriminin niteliği; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK.'nın 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi gereğince belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında emniyet kemerinin kullanılması zorunlu zorunlu olup illiyet bağı kurulması halinde meydana gelen zarar nedeniyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. HD'.nın 29.06.2022 tarih ve ... E. -...K. sayılı ilamı)
Somut olayda müterafik kusur indirimine ilişkin değerlendirme; Ölenin motorsiklet sürücüsü olduğu, otopsi tutanağında "ölümün genel vücut travmasına bağlı olarak gelişen ani solunum ve dolaşım durması sonucu meydana geldiği" tespit edildiği anlaşılmakla tespit edilen zarar miktarından müterafik kusur hükümlerinin uygulanmaması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Cenaze ve defin masrafına ilişkin talebin incelemesinde; Davacılar tarafından maddi tazminat talepli açılan davada maddi tazminat olarak destekten yoksun kalma tazminatı ile birlikte 10,00 TL cenaze ve defin masraflarının talep edilmiştir ancak bu talebe ilişkin davacı vekili tarafından dosyaya sunulan delil bulunmadığından talep edilen masrafların reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DESTEKTEN YOKSUN KALMA İSTEMİNE İLİŞKİN DAVANIN KABULÜ İLE;
Davacı ...açısından hesap edilen 215.339,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 04.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak bu Davacıya verilmesine,
Davacı... açısından hesap edilen 94.661,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 04.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak bu Davacıya verilmesine,
2-Davacıların cenaze ve defin masraflarına ilişkin taleplerinin (10,00 TL) REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.174,73 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.059,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.115,73 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından yatırılmayan 615,40 TL maktu başvuru harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacılar tarafından yapılan 1.059,00 TL peşin harcın davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 844,75 TL tebligat ve posta gideri ve 9.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 3.750,00 TL Adli Tıp Rapor ücreti olmak üzere toplam 14.094,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 49.600,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 08.10.2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza