T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/238
KARAR NO: 2024/517
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 21/03/2023
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'un 29/08/2022 tarihinde sevk ve idaresindeki kendisine ait ... plakalı araç ile Karşıyaka yönünden Bayraklı yönüne seyir halinde iken, kendi şeridinde meydana gelen kazaya rağmen önündeki trafiğe göre hızını ve mesafesini ayarlamadığından, bölünmüş şeritte Bayraklı yönünden Karşıyaka yönüne normal hızında seyretmekte olan ve davacının içerisinde bulunduğu ...'e ait ... plakalı araca asli ve tam kusurlu olarak çarpması ile yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak açılan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, kaza neticesinde davacının da içinde bulunduğu aracın pert olduğunu, davacı ile araçtaki diğer iş arkadaşlarının da yaralandığını, ambulansla hastaneye kaldırılan davacının vücudundaki ağrı, ekimoz vs. Yanında yapılan tetkikler neticesinde bel kemiğinde S-32 lomber omurga ve pelvis kırığı olduğunun anlaşıldığını, davacının Konak Belediyesi Plan Proje Müdürlüğünde harita teknikeri birim yetkilisi olarak çalışmakta olup istirahatlı bulunduğu dönemde iş yerinden almakta olduğu sosyal denge tazminatında kesinti yapıldığını, davacının maddi ve manevi zararlarının ödenmesi için davalı ...'un sigorta poliçesi ile poliçelendiği sigorta şirketlerine başvuru yapıldığı fakat herhangi bir ödeme almadığını, işbu nedenle arabuluculuğa başvurulduğu ancak sürecin anlaşmama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle alacakların tahsilinin güçleşmesi veya imkansız hale gelmesinin önlenmesi açısından davalı ... adına kayıtlı taşınmaz ve araçların kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, 500,00 TL sosyal denge tazminatı kaybı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL evde hasta bakım gideri, 500,00 TL yol gideri, 500,00 TL kaza nedeniyle ödemek zorunda kaldığı çelik korse vs sağlık ekipman ve giderleri ile 500,00 TL ev işi, yemek ve sair maddi zararları için olmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 3.500,00 TL maddi tazminat ve kaza nedeniyle çektiği acı ve ıstırap, ömür boyu yaşamının kısıtlanması ile psikolojisinin bozulmasından kaynaklanan manevi zararları için 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada davalı sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirket sigortalısının kusuru ile sorumlu olduğundan davacı tarafın talebinin reddedildiğini, davacı tarafından davadan önce davalı şirkete maddi hasar tazminatı sebebiyle başvuruda bulunulduğunu, işbu başvuru neticesinde davalı şirket nezdinde hasar dosyası oluşturulduğunu, yapılan incelemeler neticesinde kazaya ilişkin düzenlenen tutanakta da kazanın meydana gelmesine sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle davacı tarafın başvurusunun reddedildiğini, işbu nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde, davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının 29/08/2022 tarihinde, davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobil ile davacının yolcu olarak bulunduğu, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana geldiğini, davacının eksik evrak ile davalı şirkete başvuruda bulunması nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin ilgili poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti sakatlanma ve ölüm hallerinde 500.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, işbu nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi halde bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının mülkiyeti kendisine ait ... plakalı araç ile 29/08/2022 tarihinde Karşıyaka istikametinden Bayraklı istikametine doğru ilerlerken, hiçbir kusuru olmaksızın önünde kaza olması sebebiyle trafik yoğunluğu sebebiyle mülkiyeti ...'e ait olan davacının da içinde bulunduğu ... plakalı araç ile trafik kazasına karıştığını, davalının davacı yanın iddialarının aksine aracını bulunduğu konumun hız sınırı kurallarına uygun olarak sevk ve idare ettiğini ancak seyir halinde bulunduğu yolun en sol şeridi mesai saati bitişi olduğundan trafik yoğunluğu sebebiyle karşı şeritten gelen araçlar için dubalar ile ayrıldığını, davalının da karşı yön için ayrılmış olan şeridin hemen yanında bulunan kendi şeridinde seyir halindeyken yaklaşık 30 metre önünde meydana gelen kazayı fark edip fren yaptığını, bu frenin etkisiyle aracın ABS sisteminin devreye girmesiyle, aracın sola doğru kayarak kendisini kitlediği ve bölünmüş yolda ilerleyen ... plakalı aracın sol ön köşesine çarptığını, ancak davalının önünde gerçekleşen kazayı fark ederek gerekli tedbiri almışken davacının içinde bulunduğu aracın şoförünün aynı dikkat ve özeni göstermediğinden aracın hızını ve mesafesini ayarlamadığını davalının sevk ve idaresindeki aracın kendi aracına çarpmasına sebebiyet verdiğini, işbu nedenlerle davacının beyanlarına karşı itiraz ve cevapların dosyaya kabulü ile ... ile ...'ın da davayı dahil edilmesine, usul ve esasa ilişkin cevap ve itirazların göz önünde bulundurularak davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: -02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
... plakalı araç sürücüsü ... önündeki araç ile takip mesafesini korumadığı için kazanın oluşumunda ETKEN
... plakalı araç sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL ise de;
Dava kapsamı dışındaki ... plakalı araç sürücüsü ... önündeki araç ile takip mesafesini korumadığı için kazanın oluşumunda ETKEN,
Dava kapsamı dışındaki ... plakalı araç sahibi ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİL ise de; takdir sayın Mahkemenindir.
-03/01/2024 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle;
Bu bulgulara dayanılarak 29.05.1972 doğumlu ...'in 29.08.2022 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde;
1. OMURGAYA AİT SORUNLARDA ENGELLİLİK ORANLARI
YARALANMA MODELİ VEYA TANI İLİŞKİLİ DEĞERLENDİRME
Tablo 1.1- Lomber omurganın engellilik oranları (yaralanma modeli). Kategori IlI Kırıklar: (1) bir vertebra cisminde %25-50 arası kompresyon kırığı
Sonuç olarak; LI vertebra kompresyon kırığına bağlı kişinin engellilik oranı %13 (onüç) olarak bulunmuştur.
Mahkeme dosyası içerisinde yer alan Sağlık Kurulu Raporu ve İstirahat Raporlarında (incelenen evrak no:5, 6, 7, 8) şahsa 26 (yirmialtı) gün istirahat raporu düzenlendiği görülmüş olmakla birlikte konservatif tedavi ile izlenen bel omuru kırığının (LI vertebra korpus fraktürünün) adli-tıbbi uygulamada kabul gören ortalama fizyolojik tıbbi iyileşme süresi 6 (altı) ay olarak kabul edilmektedir. Takdir sayın mahkemenize aittir.
Anabilim Dalımızda 22.12.2023 tarihinde alınan anamnezinde ileride yapılması muhtemel bir operasyondan bahsetmemiş olmakla birlikte “davacının yaralanması nedeniyle ileride yapılması muhtemel operasyon olup olmadığı, varsa muhtemel operasyonların ve bu operasyonlar nedeniyle davacı tarafça karşılanması gereken (SGK'nın sorumluluğunda bulunmayan) muhtemel tedavi giderlerinin miktarının ne olduğu” hususunun şahsın takip ve tedavisini yapan hekimlere sorulmasının daha uygun olacağı kararına varılmıştır.
Tespit edilen geçici iş göremezlik/sürekli iş göremezlik ile gerçekleşen kaza arasında illiyet bağının bulunduğu mütalaasına varılmıştır.
-İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-... Katılım Sigorta şirketine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Konak Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Türkiye Noterler Birliğine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Kemeraltı Sosyal Güvenlik Merkezine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın karşı araç ZMMS sigortacısından, sürücüsü-malikinden, manevi tazminatın karşı araç kasko sigortacısından, sürücüsünden-malikinden tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ... E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı, ... esas,... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacıların uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak, Yargıtay tarafından uzun yıllardır benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto) yöntemi ve Yargıtay .... HD’nin ... esas, ...Karar sayılı 21/01/2021 tarihli , ... esas,... karar sayılı 14/01/2021 tarihli emsal kararlarında “Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ..., Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağı” yönündeki gerekçesi dikkate alınarak TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” esas alınarak yapılan hesaplama esas alınmıştır.
Davacının tazminat hesabı için, uğradığı maluliyetin varlığı ve oranının mevzuata uygun bir şekilde belirlenmesi gerekir. Yargıtay ....HD.nin... E. ...K. Sayılı içtihadında “.. veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir...” denilmiştir. Kaza tarihine uygun yönetmelik uyarınca maluliyet raporu aldırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davalı ...'un 29/08/2022 tarihinde sevk ve idaresindeki kendisine ait ... plakalı araç ile Karşıyaka yönünden Bayraklı yönüne seyir halinde iken davacının içerisinde bulunduğu ...'e ait ... plakalı araca çarpması ile yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı vekili tarafından maddi ve manevi tazminat istemiyle Mahkememizde dava açtığı, Davacı ...'in 29.08.2022 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde engellilik oranı %13 olduğu, Mahkememizce aldırılan trafik bilirkişi raporu ile davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, dosya içerisinde bulunan SGK yazılarından, davacı tarafa dava konusu kaza nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı, Davacı vekili tarafından ödeme yapılması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin taleplerinin konusuz kaldığının ve davayı sadece manevi tazminat davası olarak devam ettiklerinin bildirildiği anlaşılmakla maddi tazminat açısından tüm davalılar hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TBK. nun 56/2 maddesindeki "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. " şeklindeki yasal düzenleme gereğince davacının manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur. Manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7.sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı'nda da etraflıca açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarara uğrayanın manevi ızdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır.Takdir edilecek manevi tazminat miktarı bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. Kusur oranı, her ne kadar matematiksel anlamda bir indirim yapılmasını gerektirmezse de manevi tazminatın miktarını tayinde önem arz eder. Davacının manevi tazminat istemini araç sürücüsü ve... Sigortacısına karşı yönelttiği,... poliçesi incelendiğinde manevi tazminat isteminin de teminat kapsamında olduğu ve teminat limitinin "limitsiz " olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, davacının yaralanmasına neden olan kazanın meydana geliş şekli, davaya konu trafik kazasında davacının kusurunun bulunmaması, davacının sürekli maluliyetinin olması ve maluliyet oranın % 13 gibi bir oran olması, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının, yaralanması nedeniyle çektiği elem ve ızdırap nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-1-MADDİ TAZMİNAT AÇISINDAN TÜM DAVALILAR HAKKINDA AÇILAN DAVANIN KONUSUZ KALMASI NEDENİYLE ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
Taraf vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
B-1-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 150.000,00 TL manevi tazminatın 29/08/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Katılım Sigorta A. Ş 'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.246,50 TL nispi harçtan, peşin alınan 695,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.551,44 TL karar ve ilam harcının davalı ... ve ... Katılım Sigorta A.Ş'den alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL'nin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 2.134,00 TL'sinin davada haksız çıkan davalı ... ve ... Katılım Sigorta A.Ş'den, 1.066,00 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 695,06 TL peşin harç olmak üzere toplam 874,96 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 656,22 TL'sinin davalı ... ve ... Katılım Sigorta A.Ş'den alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 1.807,50 TL tebligat ve posta gideri 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.160,00 TL Adli Tıp Rapor ücreti olmak üzere toplam 5.967,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 4.475,62 TL'sinin davalı ... ve ... Katılım Sigorta A.Ş'den alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 24.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ... Katılım Sigorta A.Ş'den alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-Davalı ... ve ... Katılım Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı ... ve ... Katılım Sigorta A.Ş.'ne eşit bir şekilde verilmesine.
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır