T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/273
KARAR NO : 2025/934
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 19.07.2022
KARAR TARİHİ: 24.10.2025
Mahkememizce verilen 17.11.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin...Hukuk Dairesi'nin 15.03.2023 tarih ve... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla bozularak, dosya bozma kararı üzerine, dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin tek ortağı olan muris ..., 21.10.2018 tarihinde vefat ettiğini, murisin menkul ve gayrimenkul bütün mal varlığı meyanında "..."de bütün aktif pasifiyle birlikte eşi ve çocuklarından oluşan, mirasçılık belgesinde belirtilen hisselerine göre yasal mirasçılarına intikal ettiğini, belirtilen duruma göre davacılardan ..., davalı şirketin... hissesine, yine ... ise davalı şirketin ... hissesine sahip olarak şirket ortağı olduklarını, davacılardan ... küçük olmakla annesi davacı... tarafından kendi adına asaleten, küçük... adına velayeten vekâletnameyi verdiğini, ancak davanın niteliği itibariyle, davacı annenin, küçük ... ile menfaat çatışması olma ihtimaline binaen, talepleri üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayısıyla ...'e kayyım olarak ...'un atandığını, kararın bir örneğinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, bu nedenle davanın ...'e kayyım olarak ...'a ihbar edilmesini talep etmekte olduğunu, davacıların ile diğer mirasçılar arasında ... Sulh Hukuk Mahkemesi... Tereke Esas dosyasında diğer tereke mallarının da tasfiyesini içerir bir tereke paylaşım davası görülmekte olup taraflar arasında hukuki husumet devam ettiğini, süreç içerisinde davalı şirketin, işlerinin ve ...'nin aksamadan yürütülebilmesi (bekası) için davacı taraflardan oy ve onay vermeleri sonucu mirasçılardan ...şirketi müdürü olarak seçildiğini, ancak şirketin yaklaşık 5 yıldır sürekli olarak zarar ettiğini, stoklarının eritmekte olduğunu, aynı şekilde art arda şubelerinin kapatarak küçülmekte olduğunu, zararın ve küçülmenin sebeplerini öğrenmek isteyen davacıların, davalı şirketin hesaplarına ait bilgiyi zorlukla ve detaylarına ... olmayarak edinebilmekte, üstelik edinilen bu bilgilerden tatmin olmamakta, kaygı ve kuşku duymakta olduklarını, süregelen zararlar da, şube kapatarak küçülmeler de ortada bir yönetim zafiyetinin, basiret yoksunluğu ve başarısızlığın en somut göstergesi olduğunu, şirket envanterine kayıtlı çok sayıda araç ve taşınmazlar bulunmakta ancak davalı şirketin sürekli zarar ediyor olması, envanterinde kayıtlı bulunan bu mal varlığının da kaybedilebileceği kaygısı doğurmakta olduğunu, belirtilen nedenle; ileride telafisi mümkün olmayacak zararlara sebebiyet verilmemesi bakımından, şirketin tapulu taşınmazlarının tapu kayıtları üzerine, şirket araçlarının trafik kayıtları üzerine, üçüncü kişilere devir ve temlikin önlenmesi amacıyla ihtiyaten tedbir konulmasına, karar verilmesini talep ettiklerini, ...madde ... hükmü gereğince "(...)Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." davacılardan ..., muris...'in ikinci eşi, küçük ... ise murisin ikinci eşinden olan tek çocuğu olduğunu, dolayısıyla mirasçılarla arasında olan husumet, davacının muris ...'in ikinci eşi, ...'in ise ikinci eşinden çocuğu olmasına karşın, diğer tüm mirasçılarının murisin ilk evliliğinden dünyaya gelmiş çocukları olmasından kaynaklanmakta olduğunu, murisin sağlığında bile, taraflar arasında samimi bir diyalog oluşmamış, akrabalık ilişkisi kurulamadığını, bu nedenle de davacı ...'in kendisi ve küçük ... adına sürekli sulh ile paylaşım talepleri karşılıksız kaldığını, sürekli zarar eden ve öz sermayeden yiyen, öte yandan çok sayıda araç ve değerli taşınmaza sahip şirketin bu malvarlığının da riske sokuluyor olması davacının da haklı olarak payını alarak bu şirketten ayrılma isteğini doğurduğunu, aynı şekilde ...'in mamelek haklarının korunması ... madde ... vd. gereğince davacı ... için bir yasal gereklilik olduğu gibi, Mahkemenin de gereğinde kamu düzeninin korunması gereği re'sen müdahale edebileceği bir husus olduğunu, açıklanan nedenlerle davayı açma gereğinin doğduğunu, şirket yönetiminin başarısızlığı dava süresince davacı tarafın çıkarlarının zarara uğratılacak olması sebebi ile şirket taşınmazlarının kapı kayıtları ve şirket araçlarının trafik kayıtları üzerine üçüncü kişilere devir temliklerini önlemek üzere ihtiyaten tedbir konulmasını istediklerini, çünkü TTK. madde ...davacı ortağının durumunun teminat altına alınması için Mahkemece diğer önlemlere de karar verilebileceğini, açıklanan nedenlerden dolayı ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca davacıların haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasını, bu sebeple ... madde ... gereğince hükmen en yakın tarih itibariyle hesaplanacak ayrılma akçesinin hüküm tarihiyle işleyecek ticari faiziyle birlikte kendilerine ödenmesini, davanın ... madde ... gereğince hükme en yakın tarih itibariyle hesaplanacak ayrılma akçesinin hüküm tarihiyle işleyecek ticari faiziyle birlikte kendilerine ödenmesini, davanın ... madde...'dan kaynaklanan ayrılma haklarını kullanabilmeleri için şirketin diğer ortaklarına duyurulması hususunda şirket müdürüne muhtıra gönderilmesini, davacıların alacak haklarının zarar görmemesi için şirket mallarından özellikle taşınmazların tapu kayıtları ve taşıtların trafik kayıtları ve taşıtların trafik kayıtları üzerine, üçüncü kişilere devir ve temlikini önlemek üzere teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, davanın gerekli görülmesi halinde, ... kayyımı ...'a ihbarını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, dava dilekçesi ile ciddi itham ve iddialarda bulunması, iddiasını ispata yarayacak veya ilk bakışta kendisini haklı gösterebilecek en ufak bir delil belge vs. ibraz edemediğini, soyut beyanların ortalığa saçıp şirket mallarına tedbir konulmasını talep ettiklerini, davacı tarafın bu anlamsız, soyut ve saçma iddialarına cevap verilerek davanın anlamsızlığının net bir şekilde ortaya çıkacağını, somut uyuşmazlığın esasına girilmeksizin ve tedbir kararı verilmeksizin, davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, ... sayılı Kanun ile ... sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirildiğini, ... sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun ... maddesi hükmü gereğince, arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesinde eklenmesi gerekir, arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerekli olduğunu, davacı tarafın, gerçeği yansıtmayan iddialarla dava açması, en başta dava şartını yerine getirmediğini, haksız olarak da tedbir talebinde bulunduğunu, dolayısıyla dava açma şartlarını tam anlamıyla yerine getirmeyen davacı tarafın bu yönüyle dahi tedbir talebinin reddine karar verilmesinin gerekli olduğunu, davacı tarafın şirketin iyi yönetilmediğini iddia ederken, diğer yandan yönetici...'in şirketi temsil yetkisinin 10 yıl müddetle uzatılmasına dair karara onay verdiğini, davacı tarafın bu denli ağır ithamlarda bulunduğu şirket yöneticisinin temsil yetkisinin 10 yıl boyunca uzatılmasına neden onay verdiğini, davacı tarafın asılsız iddialarda bulunarak haklı sebep yaratmaya çalıştığını göstermeye yettiğini, Olağan Genel Kurul Toplantılarında alınan kararların hiçbirine karşı bir şerh düşmediğini, iptali davası açmadığını, herhangi bir itirazda da bulunmadığını, üstelik bizzat alınan kararlara onay vererek imza attığı ancak tüm bunlara rağmen davacı tarafın haksız olduğunu bile bile davayı açtığını, davacı tarafın şirketin zarar ettiğini ileri sürdüğü ve sanki bu zarar, şu anki şirket müdürü...'in seçilmesi akabinde onun aldığı kararlar sebebiyle ortaya çıkmış gibi bir algı yaratmaya çalışmış olduğunu, davacı tarafın beyanların aksine, davalı şirket bakımından mevcut durumda meydana gelebilecek olumsuz herhangi bir değişiklik mevcut olmayıp, aksine olumlu gelişmelerin yaşandığını, enflasyonun durmadan arttığı bu dönemde şirket zararlarının giderek azaldığını, davacı tarafın, stokların eridiğini, şubelerin art arda kapandığını ileri sürdüğünü ve bu durumun yönetim zaafiyetinden kaynaklandığını iddia ettiğini, bu iddiaların temel itibariyle stokların azaltılması bir şirket politikası, toptan ticaretin karlılığı azalmış ve diğer etkenler ile birlikte bir yük olmaya başladığını, ... dahi toptancılıktan vazgeçmeyi hedeflemiş ve fakat ömrü buna vefa etmediğini, davalı şirketin 2019 yılında toptan ticaretin bırakılması nedeniyle doğal olarak stok azaltımına girdiğini, davalı şirketin stok sayısının mecburi olarak azaltıldığını, ancak stok sayısındaki azalma tek başına davalı şirketin mali durumunu açıklamaya elverişli olmayıp, davalı şirketin cirosu, zarar miktarı azalışlar ve diğer tüm hususların bütün halinde değerlendirilmesinin gerekli olduğunu, bu durumun ticari hayatın doğasından kaynaklanmakta olup, davacı tarafın bu yönde iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın, şirketin şube kapatıp küçüldüğünü iddiasının, bir kısmını zorunluluktan, diğer kısmı ise gereksiz masrafların azaltılması ve karlılığı artırmak amacı ile yapılan hamleler olduğunu, tüm şubeler ile alakalı kararlardan davacı tarafın haberinin olduğunu ve hatta kapanmasına doğrudan onay verdiğini, davacı tarafın bilgileri zorlukla aldığını, detaylara vakıf olmadığını, edinilen bilgilerden de tatmin olmayıp kaygı ve kuşku duyduğunu iddia ettiğini ancak bu yönde bir belge ortaya koymadığını, soyut beyanlarla devamlı ithamda bulunduğunu, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine de istediği bir bilgi olduğunun zamanda bunun cevabını aldığını ve kendisine bilgi de verildiğini, buna dair maili dilekçelerinde ibraz edildiğini, şirketin mülkiyetinde bulunan gayrimenkuller olduğunu, ancak vefat hadisesinden itibaren bu gayrimenkullerden bir tanesi bile satılmamış veya satışa çıkarılması dahi düşünülmemiş olduğunu, şirkete ait satılan bir kısım motorlu araçlar ise belirtilen gerekçeler sebebiyle elden çıkarılmış olup bu durumun şirket işleyişi içerisinde gayet normal ve makul karşılanması gerektiğini, davacı tarafın şirket mallarına tedbir konulmasının neye mal olacağının farkında olmadığını, sebepsiz ve asılsız iddialar tarafından her ne kadar sonradan kaldırılacak olsa bile duruma vakıf olunmadan verilebilecek bir tedbir kararının başta bankalar olmak üzere piyasalar tarafından doğru şekilde anlaşılmayacak veya bu durum ortaklar arası bir huzursuzluk gibi algılanarak kredi vermekte zorlukların çakmasına ve hatta mevcut kredilerin geri çağrılmasına sebebiyet vereceğini, konunun davacı tarafın şahsi kaprislerine alet edilemeyecek kadar ciddi olduğunu, hiçbir somut bilgi ve belge sunulmadan yalnızca soyut beyanlarla yetinilmesi, tedbir talebine ilişkin ispata elverişli somut bir delil ortaya koyulamadığını, bu bakımdan davacı tarafın şirket taşınmazlarına ve mal varlığına tedbir konulmasının talebi kötü niyetli tutum olup, Mahkemece öncelikle talebin reddine, akabinde haksız olarak ikame edilen davanın tümüyle reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, davacı tarafın şartları oluşmayan tedbir talebinin reddini, davanın esasına girilmeksizin, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte olursa davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir Karşıyaka ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...sayılı Tereke dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
...Müdürlüğü'nden davalı...Şirketi ile alakalı bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
İzmir Menderes SGK İl Müdürlüğü'nden davalı ... Şirketi'nin prim borcuna ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Mahkememizce Bankacı Bilirkişi ..., SMM bilirkişi ..., Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman ..., Makine Mühendisi Bilirkişi ... ve İnşaat Mühendisi ... oluşan bilirkişi heyetinden 04.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Mahkememizce Bankacı Bilirkişi ..., SMM bilirkişi ..., Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman ..., Makine Mühendisi Bilirkişi ... ve İnşaat Mühendisi ... oluşan bilirkişi heyetinden 03.09.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu alınmıştır.
Davacılar vekilinin 17.10.2025 tarihli feragat dilekçesi.
GEREKÇE :
Dava; ortaklıktan çıkma istemine ilişkindir.
Davacı vekili 17.10.2025 havale tarihli dilekçesiyle; davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
... sayılı HMK.'nın...maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(...) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (...) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; ... maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "; ...maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." ... maddesinde " Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ... ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, dava dosyası duruşma günü beklenmeksizin ele alınmış ve davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'nun ...maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının ...'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 410,27 TL olduğundan, peşin alınan 427,60 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 17,33 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK.'nın ... maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından gerekçeli karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra varsa sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren ... sayılı yasanın ...Maddesi uyarınca ... haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 24.10.2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza