T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/354 ESAS
KARAR NO : 2025/499 KARAR
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/04/2023
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.03.2020 tarihinde sürücü ...sevk ve idaresindeki... Plakalı araç ile karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline geri geri gelerek çarptıktan sonra müvekkilinin ağır yaralandığını, kazadan sonra müvekkilinin İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ve İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma hastanesinde tedavi olduğunu, müvekkilinin yaralandığı olay ile ilgili olarak yürütülen yargılama İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/26020 Soruşturma numaralı dosya ile yapıldığını, kazaya karışan ... Plakalı araç Türk ...Sigorta A.Ş. de ZMMS poliçesi olduğunu, konu ile ilgili olarak tarafımızca davalıya başvuru yapıldığını, bu kapsamda ...numaralı dosya oluşturulduğunu, tüm evrakların gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını ve davalı tarafından istenilen evrakların elde edilme imkanı bulunmadığından dolayı ve kusur raporu olmadığından dolayı dava açıldığını, açıkladığı sebeplerle; davanın kabulünü, aylık sabit bir geliri olmadığından dolayı müvekkili adına hazırlanacak hesap raporunun Asgari Ücret Üzerinden Hesaplanmasını talep ettiklerini, H.M.K. madde 107 uyarınca; sürekli işgöremezlik nedeniyle müvekkili Şeyhmus Yalvaç için 500,00 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı sigorta vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sigorta şirketinin yerleşim yeri üsküdar/istanbul olması sebebiyle yetkili mahkeme istanbul anadolu nöbetçi asliye ticaret mahkemesi olduğunu, delillerin taraflarına tebliğinin gerektiğini, davacının kusur durumunu tespit edebilmek adına ve ceza dosyasında uzlaşma mevcutsa müvekkilinin sorumluluğu olmayacağını, ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, müvekkilinin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, sgk tarafından karşılanması beklenen bakıcı, müracaatçının sgk’lı olup olmadığına bakılmaksızın, mevzuata göre sgk tarafından karşılanması gereken giderler trafik sigortalarının teminat kapsamına girmediğini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına istanbul adli tıp trafik ihtisas dairesi tarafından kusur raporu düzenlenmesini, şirketin temerrüte düşmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, açıkladığı sebeplerle; davanın usulden reddini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini, ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde istanbul adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi’ne sevkine karar verilmesini, güncel mevzuata uygun maluliyet raporu alınması için istanbul adli tıp kurumu ilgili ihtisas dairesi’ne sevkine karar verilmesini, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi ... tarafından 21/11/2024 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın. 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür. ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile; Mağdur yolcu... karşıdan karşıya geçme kurallarına uymadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ...plakalı araç sürücüsü ...kazadan zamanında aktif kaçınma davranışları sergilemeyerek çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Adli Tıp Raporu: Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından 03/01/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Dava dışı sürücü ... % 40 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... % 60 oranında kusurlu olduğu görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi ...tarafından 23/04/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Hukuki durum ve delillerin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, 12.03.2020 tarihli trafik kazasında yaralanarak 96 10 oranında engelli kalan davacı ...çin; 166.322,90 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığına, Hesaplanan tazminatın, sigorta poliçesi sakatlanma ve ölüm halleri teminat limiti içerisinde kaldığına, Davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 10.11.2022 olarak hesaplandığı görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Islah: Davacı vekili 25/04/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini ıslah etmiş ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
Sağlık Kurulu Raporu: Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu tarafından 15/12/2023 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Bu bulgulara dayanılarak 20.08.1961 doğumlu ...'ın 12.03.2020 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, istem yazınızda belirtilen, “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; bölüm: kas iskelet sistemi 3. alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları 3.5. Eklem Hareket Açıklığı Tablo 3.8a- Kalça eklemi hareket kısıtlılığının şiddetinin belirlenmesi Tablo 3.8b- Kalça eklemi hareket kısıtlılığı şiddetine bağlı engellilik Fleksiyon - Hafif (<100) — Kişinin Alt Ekstremite Engellilik Yüzdesi: 05 İç Rotasyon — Hafif (1 0-20?) — Kişinin Alt Ekstremite Engellilik Yüzdesi: ”65 Dış Rotasyon — Hafif (20-30?) — Kişinin Alt Ekstremite Engellilik Yüzdesi: 05 Adduksiyon — Hafif (0-15?) — Kişinin Alt Ekstremite Engellilik Yüzdesi: 65 Sonuç olarak; ilgili yönetmelik gereği, kalça eklem hareket açıklıklarında birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard formülü ile kişinin alt ekstremite engellilik yüzdesi hesaplanmış, hesaplanan alt ekstremite engellilik yüzdesi “Tablo 3.2 — Alt ekstremite engelliliğinden kişinin engel oranının hesaplanması” tablosuna göre kişinin engellilik oranına dönüştürülmüş ve sonuç olarak; sağ kalça eklem hareketlerindeki kısıtlılığına bağlı olarak kişinin engellilik oranı %10 olarak bulunduğu, Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, Şahsın engellilik oranı ve tıbbi iyileşme süresi ile 12.03.2020 tarihinde geçirdiği kaza arasında nedensellik bağının olduğu görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Deliller:
İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tedavi evrakları.
Türkiye Noterler Birliği İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı yazı cevapları,
Türk ... Sigorta A.Ş.hasar dosyası.
Dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı otomobil, davalı Türk
... Sigorta A.Ş. tarafından, 05.02.2020 ile 05.02.2021 dönemini kapsayan, ...
No’lu Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır.KTK 93.maddede tarife tespit görevlisi olarak belirlenen Hazine Müsteşarlığı’nın,
kaza tarihi 12.03.2020 itibarıyla yürürlükte olan, Sakatlanma ve ölüm halleri ile Sağlık
giderleri bakımından kişi başı teminat limiti ayrı ayrı 410.000,00 TL olarak tespit
edilmiştir.
Davanın niteliğine ilişkin yapılan değerlendirme; Dava çeşitleri HMK.'nın 105 ve diğer maddelerde düzenlenmiştir. Bir davanın hangi dava çeşidini oluşturduğu davacının talep sonucunun hangi dava türü tanımına uyduğuna göre belirlenebilir. Davacı dava dilekçesinde dava türünü inşai dava olarak yazsa bile bir miktar alacağın tahsili talebinde bulunmuş ise bu eda davası olup hâkim bu kapsamda karar vermek zorundadır. Bu nedenle eda davası açılması gerekirken inşai dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilemez. Hukuki yararı belirleyen davacının gösterdiği dava türü değil, karar verilmesi istenen talep sonucudur. Nasıl ki dava dilekçesinde hiç gösterilmemiş veya yanlış gösterilmiş olsa bile HMK.'nın 33. maddesi kapsamında doğru hukuki sebebi bulmak ve uygulamak hâkimin görevi ise HMK.'nın 32. maddesi çerçevesinde yargılamayı sevk ve idare ile dava türü tanımlarına ve talep sonucuna göre dava türünü doğru belirleyip buna göre yargılamayı sürdürüp davayı sonuçlandırmak da hâkimin görevidir. Bu konuda hâkim, davacının dilekçesinde yaptığı isimlendirmeyle bağlı olmaksızın açılan davanın, eda davası, tespit davası, belirsiz alacak ve tespit davası, inşai dava, kısmi dava, terditli dava, seçimlik dava ve topluluk davası çeşitlerinden hangisi olduğunu belirleyerek yargılamayı sürdürüp davayı sonuçlandıracaktır.
6100 Sayılı HMK.'nın Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesinde "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2)(Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir.Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.
belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda ise bedel arttırım dilekçesi sunmak suretiyle talep miktarını artırabilmektedir. Davacı vekilinin Mahkememize verdiği dava dilekçesinde H.M.K. madde 107 uyarınca; denmek suretiyle belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmiştir, açılan davada verilen bedel arttırım dilekçesi ile birlikte iddianın ve savunmasının genişletilmesi yasağına takılmadan davacı taraf talep miktarını arttırabilmektedir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E.-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve ... E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve .... E., ...K.), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı,... Esas, ...Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacıların uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak, Yargıtay tarafından uzun yıllardır benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto) yöntemi ve Yargıtay 17. HD.'nin ... Esas... Karar sayılı 21/01/2021 tarihli, ...Esas, ... Karar sayılı 14/01/2021 tarihli emsal kararlarında "Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü,...Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağı "yönündeki gerekçesi dikkate alınarak TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" esas alınarak yapılan hesaplama esas alınmıştır.
Davacının tazminat hesabı için, uğradığı maluliyetin varlığı ve oranının mevzuata uygun bir şekilde belirlenmesi gerekir. Yargıtay 17.HD.'nin ... E. ... K. Sayılı içtihadında ".. veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmiştir. Kaza tarihine uygun yönetmelik uyarınca maluliyet raporu aldırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Sürücü...idaresindeki...plakalı araç ile 12.03.2020 günü İzmir ili Konak ilçesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi içinden çıkış yönüne doğru iki yönlü yolda şeridinde ilerlerken, yaya...beyanına göre aracın geliş yönüne göre sağ taraftan gelip orta refüje çıkmak üzereyken aracın çarpması ile her ikisinin de olay yerinden ayrılması ile yaralamalı trafık kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Dosyada Kaza tespit tutanağının bulunmadığı, her iki tarafından olay yerinden ayrıldığı ... plakalı araç sürücüsü...ALKOL tespiti ve yeterli sürücü belge tespitinin yapılmadığı ve sürücünün olaydan bir hafta sonra vefat ettiği, kaza anını gösteren kamera kaydının olmadığı, kaza sonrası fotoğrafların olmadığı, 1 adet yayaya ait ifade ve KYOK olduğu görülmüştür.
Mahkememizce kusur yönünden rapor aldırılması dosya Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, ATK'nın 08/02/2024 tarihli ön raporun da meydana gelen kazaya ilişkin Kaza Tespit Tutanağının dosya muhteviyatında bulunmadığından Sağlıklı rapor tanzimi için tutanağın eksiksiz hali (4 sayfa) ve dosyanın tüm haline ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.
Kaza tespit tutanağı olmaması nedeniyle Mahallinde 19/11/2024 günü keşif yapılmasına karar verilmiş dosyaya kazandırılan trafik bilirkişisi ... raporuna göre; Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Yayanın ifadesinde özet ile “ 12.03.2020 günü saat 12.30sıralarında Hastane içinde simit sattığını, A blok kısmı ile kantin kısmı arasında karşıdan karşıya geçerken .. plakalı araç bana çarptı “beyanında bulunduğu, Dava dosyası bir bütün olarak incelendiğinde sadece yayanın beyanına göre yayanın kaldırımdan inip yaya geçidi kavşak olmayan mahalde 3 m metrelik yolu kat etmek üzere iken solundan gelen aracın kendisine çarpması ile meydana geldiğinin anlaşıldığı, Kaza mahallinde ilk geçiş hakkı aracın olduğu, Yaya mahalde geçiş hakkını araca vermesi gerekirken kontrolüz şekilde geçişi kazayı kaçınılmaz kıldığı, Somut kazada; yayanın gittiği yönde bir kavşak yaya geçidi olmadığı halde ilk geçiş hakkını vermediği, akan trafiğin araç geliş yönüne bakmadan geçtiğinden kural ihlali yaptığının değerlendirildiği, Öte yandan Sürücünün tek şeritli yolda ilerken sağından gelen yayanın orta refüje çıkmak üzere iken yayaya çarpması ile duruşa geçtiği kazada; genel olarak bir aracın hızından ve sürücünün dikkatsizliğinden bahsedebilmek için çarpma durma mesafesi, araçlarda bıraktığı hasar, varsa yaralanmalardaki oran, sürüklenme, fren izi .görüş gibi ölçülerle beraber değerlendirme yapmak gerekli olduğunun, sürücünün mücavir alan dışı hiz sınırlarını aşarak çarptığını savrularak yolun karşısındaki yayayı fırlattığının görüldüğü, Tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde mücavir alan olan hastane içerisinde yaygın yaya trafiğinin olduğu görerek seyrini sürdürmeli yayanın yaşı itibari ile koşmasının çok mümkün görülmediği ,şeridi bitirmek üzere iken çarptığı bu hali ile hızından ziyade dikkatsizlikten kazanın meydan geldiği kazadan etkin kaçınma hali sergilemediğine kanaat edildiği, belirtilmiş olup, Davalı sigortanın sigortaladığı aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK 52 maddesinde belirtilen Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak Sürücüler başlıklı; b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadır hükmünü ihlal ettiği, mağdur yaya ...karşıdan karşıya geçme kurallarına uymadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN olduğu,... plakalı araç sürücüsü... kazadan zamanında aktif kaçınma davranışları sergilemeyerek çarptığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN olduğuna kanaat edilmiştir.
Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından 03/01/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Dava dışı sürücü ... % 40 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... % 60 oranında kusurlu olduğu görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Mahkememizce aldırılan Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu tarafından 15/12/2023 tarihli maluliyete ilişkin raporda kişinin engellilik oranı %10 olarak bulunduğu, Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, Şahsın engellilik oranı ve tıbbi iyileşme süresi ile 12.03.2020 tarihinde geçirdiği kaza arasında nedensellik bağının olduğu görüşü bildirilmiş, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto, TRH 2010 tablosu esasına dayalı) yöntemi ile yapılan bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığı, Davacının sürekli iş göremezlik toplamı 166.322,90-TL olarak hesaplandığı, hesaplanan tazminatın sigorta poliçesi teminat limiti içerisinde kaldığı, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı, maddi tazminatın poliçe limiti kapsamında kaldığı, şirketine ihtar ya da ihbar tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasıdır, davacının davalı sigorta şirketine yaptığı başvurunun tebliğ tarihinin 31.10.2022 olduğu, 8 iş günü ilavesiyle bulunan 10.11.2022 tarihinde temerrüde düşmüş olup, temerrüt faizi başlangıç
tarihinin 10.11.2022 olacağı, davalı sigorta şirketinin KTK.'nın 85. ve 91. maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, bilirkişi hesap raporunun Yargıtay yerleşik uygulamalarına uygun olarak düzenlendiği ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Müterafik kusur itirazının incelenmesinde: Davalı tarafın müterafik kusur yönünden yaptığı itirazlar bakımından ise; yaya olduğundan sonucun artmasına sebep olacak kendi kusuru dışında başkaca eylemi bulunmadığından davalının itirazları kabul edilmemiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
166.322,90-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti 410.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.361,52-TL harçtan peşin alınan ve ıslah ile tamamlanan 746,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.614,62-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
5-Davacının yapmış olduğu 179,90-TL dava açma ilk gideri, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.072,50-TL tebligat ve posta gideri, 4.525,00-TL ATK fatura ücreti, 1.250,00-TL taksi ücreti ve 3.030,30-TL keşif harcı olmak üzere toplam 16.557,70-TL Yargılama giderinin peşin yatırılan ve ıslah ile tamamlanan 746,90-TL harç ile birlikte toplam 17.304,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi veya 20. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/05/2025
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır