T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/38 ESAS
KARAR NO : 2025/783 KARAR
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/01/2023
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/05/2021 tarihinde İzmir İli Bergama İlçesi Hamzalı Süleymaniye Mahallesi yolunda müvekkil... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, sürücüsünün ...olduğu ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucunda maddi ve ağır yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada karşı taraf sürücüsü... KTK md 84/d “Arkadan çarpma” kural ihlali ile tam ve asli kusurlu olduğunu, ...ağır şekilde yaralanması dolayısıyla Bergama Devlet Hastanesi ile Buca Tıp Merkezinde tedavilerini gerçekleştiğini, kaza neticesinde müvekkili... ağır biçimde yaralanmasına sebebiyet veren ...plakalı aracın,... sigorta şirketinin ...no’lu sigorta poliçesi ile 11/01/2022 tarihine kadar geçerli sigortası olduğunu, kazanın 30/05/2021 tarihinde gerçekleştiğini, bedeni hasara ilişkin söz konusu sigorta şirketine 10/07/2021 tarihinde başvurduklarını, sigorta şirketinden dönüş sağlanmadığını, açıkladığı sebeplerle; kaza neticesinde müvekkilinin hastane tedavi giderleri ve iş göremediğinden kaynaklanan kazanç kaybı ile araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı nedeniyle şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat taleplerinin yasal faizi ile davalılardan tahsilini, kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle müvekkilin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına yargılama sonunda 20.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı Sigorta vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline eksik evrak ile başvuru yaptığını, başvuru yokluğu nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, müvekkilinin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağından kusur oranlarının tespit edilmesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, açıkladığı sebeplerle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, davacı tarafa kesin süre verilmesini, davanın esastan reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise; ATK trafik ihtisas dairesinden kusur durumuna ilişkin rapor alınmasını, adli tıp kurumu 2. ihtisas dairesinden rapor alınmasını, aktüer bilirkişiden tazminat hesabına ilişkin rapor alınmasını, sgk'ya müzekkere yazılarak davacı tarafa gelir bağlanıp bağlanmadığı ya da rücuya tabi başkaca bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, aile ve sosyal hizmetler bakanlığı ile çalışma ve sosyal güvenlik kurumuna müzekkere yazılarak davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkilinin aleyhine yargılama giderine, faize ve vekâlet ücretine karar verilmemesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı...vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında 30.05.2021 tarihinde trafik kazası gerçekleştiğnii, taraflar arasında gerçekleşen kaza sonucunda davacı tarafın ağır bir şekilde yaralanmadığını, davacı taraf ile müvekkilinin aynı köylü olduğunu trafik kazası öncesinde de defalarca konuşup sohbet etmişlikleri olduğunu, konuşmaların birinde davacı tarafın omzunun ağrıdığı, kötü olduğu, kolunun pozusunda yırtık olduğu, omuz ekleminde kireçlenme olduğu ve sağ omzunun çok ağrıdığından bahsettiğini, bergama devlet hastanesine gidip geldiğini sohbet arasında müvekkiline anlattığını, aradan zaman geçince trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin bu durumda davacıya yardımcı olduğunu ve sigortaya başvurması hakkında yol gösterdiğini, davacının ağır bir şekilde yaralandığı ve iş bu sebeple manevi anlamda acı, elem ve ızdırap duyduğunun gerçek dışı olduğunu, hastane kayıtlarındaki davacının omzuna ait tanıların tamamı kazadan önce zaten davacıdan mevcut olan teşhis ve hastalıklar olduğunu, trafik kazası sonucunda davacının basit tıbbi müdehale ile yaralandığına dair hastane raporu mevcut olduğunu, davacının sağlık sorununu trafik kazası sonrası meydana gelmiş gibi lanse ettiğini, durumun kanıtı için davacı halit sevgili'ye ait 01.01.2020 tarihinden sonraki bir tarihe ait radyolog tarafından yazılan ''sağ omuz mr'' mr sonuç raporunun dosya arasında alınmasını talep ettiğini, kaza öncesine ait bu rapor ile kaza sonrası raporlar kıyaslandığında davacının omzu ve kolu için bedeni hasarı artmadığı hatta omuz ve kolda hasar meydana dahi gelmediğini, davacıya ait kaza sonrası omuz ve kol teşhis tanı yorumları kazadan öncede zaten davacıda mevcuttur ve kaza sebebiyle artmadığını, kaza öncesi ve kaza sonrası bergama necla - mithat öztür devlet hastanesi raporlarının karşılaştırılması sayın mahkemece yapıldığında anlaşılacağı gibi davacıya ait kaza öncesi mr sonucu ve kaza sonrası mr'ların tıbbi bilirkişi tarafından yorumlanmasını talep ettiklerini, özel hastaneden alınan kaza sonrasına ait 31.05.2021 tarihli buca tıp merkezi raporunda sağ omuz mr raporu'nun davacıya ait kazadan önceki mevcut durumla aynı tanı ve teşhis olduğunu, davacıya ait kaza öncesi olan 01.01.2020 yılından itibaren çekilen sağ omuz mr'larının bergama necla-mithat devlet hastanesi'nden istenilip karşılaştırılmasını ve gerekirse tıbbi bilirkişiye gönderilmesini talep ettiğini, kazası sonucunda meydana gelen maddi hasar, tarafların anlaşması sonucunda bergama sanayi bölgesindeki murat çaktırmaz bey'de yapıldığını, müvekkilinin 1500,00- 2000,00 tl'yi kendi cebinden karşıladığını, davacıya ait araç davacının kendi ustası olan bergama sanayi sitesinde çalışan murat çaktırmaz bey tarafından tamir edildiğini, parayı murat çaktırmaz bey'in bizzat kendisine verdiğini, kazaya hasar dosyası açıldığını müvekkilinin çok sonrasında açıldığını kendi sigorta acentesinden öğrendiğini, açıkladığı sebeplerle; davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Bilirkişi Raporu: Bilirkişiler ... tarafından 16/10/2024 tarihinde düzenlenen raporda özetle; kazanın oluşu ve ihlaller bakımından; ...plakalı otomobil sürücü...önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı traktör sürücüsü halit sevgili atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, hasar onarım bedeli bakımından; dosya içeriğinde, davacıya ait...plakalı traktör aracın, hasar miktarına ilişkin olarak aracın hasarının ne olduğu, nerede olduğu, miktarının ne olduğu, değişen parçanın ne olduğu, hangi işçilik yapıldığı vs. hususunda hiçbir bilgi, belge (iş emri, onarım emri, fatura, beyan, rapor, hasar resmi vs.) bulunmadığı, davacı aracındaki hasarın tespiti ilgili delil ve belgeler sunulmadan aracın onarım masrafının tespitinin mümkün olmadığı, değer kaybı bedeli bakımından; dosya içeri olduğu, miktarının ne olduğu, değişen parçanın ne olduğu, hangi işçilik yapıldığı vs. hususunda hiçbir bilgi, belge (iş emri, onarım emri, fatura, beyan, rapor, hasar resmi vs.) bulunmadığı, inde, davacı aracının hasar miktarına ilişkin olarak aracın hasarının ne olduğu, nerede bununla birlikte; davaya konu traktör, 1983 model ve kaza tarihinde yaklaşık 38 yaşında bir araç olduğundan, değer kaybı oluşmayacağı görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişiler ... tarafından 11/05/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Hukuki durum ve delillerin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, 30.05.2021 tarihli trafik kazasında yaralanan davacı...için; 426,27 TL Geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığına, hesaplanan tazminatın sigorta poliçesi sağlık gideri teminat limiti içerisinde kaldığına, Tedavi giderleri harcamasının 300,00 TL olabileceği ve SGK sorumluluğunda olmadığı, Davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 22.07.2021 olarak hesaplandığı görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Bilirkişi Ek Raporu: Bilirkişi...tarafından 10/02/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; onarım bedeli bakımından; yukarıdaki (cd içerisindeki) fotoğraflarda, aracın zararının belli olmadığı, anılı cd'de sunulmuş fotoğraflara göre aracın gerçek zararının tespitinin mümkün olmadığı, aracın kaportasında, motorunda, şanzımanında, yürüyeninde hasar olup olmadığının ve niteliğinin anlaşılamadığı, hasar miktarına ilişkin olarak aracın hasarının ne olduğu, nerede olduğu, miktarının ne olduğu, değişen parçanın ne olduğu, hangi işçilik yapıldığı vs. hususunda iş emri, onarım emri, fatura, beyan, rapor, hasar resmi vs. sunulması gerektiği, değer kaybı bedeli bakımından; dosya içeriğinde, davacı aracının hasar miktarına ilişkin olarak aracın hasarının ne olduğu, nerede olduğu, miktarının ne olduğu, değişen parçanın ne olduğu, hangi işçilik yapıldığı vs. hususunda hiç bilgi, belge (iş emri, onarım emri, fatura, beyan, rapor, hasar resmi vs.) bulunmadığı, bununla birlikte davaya konu traktör, 1983 model ve kaza tarihinde yaklaşık 38 yaşında bir araç olduğundan, değer kaybı oluşmayacağı” yönündeki görüş ve kanaatimizde değişiklik olmadığı görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
TANIK: Tanık... mahkememizin 18/10/2023 tarihli celsesinde; "Ben davalı ... kardeşiyim, kaza anını görmedim kazadan sonra Timur beni aradı kaza yaptığını söyledi, ben Bergamadan yanına geldim, kazadan sonra davacı... kaza mahallinde göremedik, yakın bir yerde 200-300 metre evi olduğunu öğrendik, oraya gittiğini öğrendik, gidip konuştuk, kendisinin gözle görülen bir yarası yoktu, bize hastaneye götürün demedi ama benim diğer tanık olan üvey kardeşim Hastaneye götürdü sonra naptığını bilmiyorum, traktörü çekip sanayiye ben götürdüm, onun istediği tamirciye götürdüm, Timur da ücretini ödedi bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK: Tanık ... mahkememizin 18/10/2023 tarihli celsesinde; "Ben davalı ... kaza sonrasında tanıdım, bana davacının olduğunu öğrendiğim Traktörü tamir için getirdiler, motorun arka tekerindeki hasarı onardım, PARAYI ... bey ödedi, 100 - 150 TL gibi bir bedel ödedi, yedek parçayı da davalı Timur temin etti, ...herhangi bir bedel ödemedi, davacı vekilinin sorusu üzerine ödemeye ilişkin makbuz olması lazım bakmam lazım dedi, davalı vekilinin sorusu üzerine değiştirme ücreti 100-150 TL idi, yedek parça cantını ise Timur kendisi temin edip getirdi ne kadar olduğunu bilmiyorum, şuanda 5-6 bindir, şuan ne kadar olduğunu bilmiyorum getirdiği parça orjinaldi, bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sağlık Kurulu Raporu: Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu tarafından 10/01/2024 tarihinde düzenlenen raporda özetle; 05.12.2023 tarihinde Anabilim Dalımızda alınan. anamnezde; şahsın dava konusu olay öncesinde de sağ omzunda ağrı şikayetiyle hastane başvurusu olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme dosyasındaki dava konusu olay öncesine ait Bergama Necla-Mithat Öztüre Devlet Hastanesinin 09.01.2020 tarihli Sağ Omuz MRG raporunda; “Biceps tendonunda parsiyel yırtık görünümü izlenmiştir. Akromioklavikular eklemde hipertrofik dejeneratif değişiklikler izlenmektedir ve impingemente neden olmaktadır. Supraspinatus tendonunda artiküler yüzde parsiyel yırtık görünümü izlenmiştir.” şeklinde vazılıdır. 30.05.2021 tarihli dava konusu olayda şahsın sağ omuz ağrısı şikayetinin olduğu kayıtlı olmakla birlikte 31.05.2021 tarihli Sağ Omuz MRG Raporu. 09.01.2020 tarihli Sağ Omuz MRG raporu ile karşılaştırılarak değerlendirildiğinde ve Anabilim dalımızda 05.12.2023 tarihinde yapılan muayenesinde şahsın her iki omuz ekleminin hareketlerinde kısıtlılık saptandığı da göz önünde bulundurulduğunda; şahsın sağ omuz eklemi hareketlerindeki kısıtlılık ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığı, Dolayısıyla sağ omuz eklemi hareketlerindeki kısıtlılık değerlendirmeye alınmadığı, Bu bulgulara dayanılarak 11.01.1963 doğumlu...30.05.2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan ve istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli...sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Şahsın davaya konu olayda engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 5 gün olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa kesin iyileşme süresinin kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Sağlık Kurulu Raporu: Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu tarafından 30/05/2024 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Bu bulgulara dayanılarak 11.01.1963 doğumlu ... 30.05.2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan ve istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Şahsın davaya konu olayda engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 5 gün olarak kabulünün uygun olacağı, Tespit edilen geçici iş göremezlik/sürekli iş göremezlik ile gerçekleşen kaza arasında illiyet bağının bulunduğu görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Sağlık Kurulu Raporu: Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu tarafından 06/12/2024 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Bu bulgulara dayanılarak 11.01.1963 doğumlu... 30.05.2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan ve istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli... sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; şahsın davaya konu olayda engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla olayla illiyet bağı kurulan yumuşak doku travması nedeniyle engellilik oranının %0 olduğu, Yine olayla illiyet bağı kurulan yumuşak doku travması nedeniyle; tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 5 gün olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa kesin iyileşme süresinin kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, Tespit edilen geçici iş göremezlik/sürekli iş göremezlik ile gerçekleşen kaza arasında illiyet bağının bulunduğu görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın (sürekli iş göremezlik-geçici iş göremezlik- araçta meydana gelen değer kaybı- hasar tazminatının) karşı taraf araç ZMMS sigortacısı ve araç malikinden tahsili davası tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2020 tarihinde ...E.-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve ... E., 19 K.;... tarihli ve... E.,...K.), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı... Esas, ... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacıların uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak, Yargıtay tarafından uzun yıllardır benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto) yöntemi ve Yargıtay 17. HD.'nin ... Esas, ...Karar sayılı 21/01/2021 tarihli, ... Esas, ...Karar sayılı 14/01/2021 tarihli emsal kararlarında "Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağı "yönündeki gerekçesi dikkate alınarak TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" esas alınarak yapılan hesaplama esas alınmıştır.
Davacının tazminat hesabı için, uğradığı maluliyetin varlığı ve oranının mevzuata uygun bir şekilde belirlenmesi gerekir. Yargıtay 17.HD.'nin... E. ... K. Sayılı içtihadında ".. veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmiştir. Kaza tarihine uygun yönetmelik uyarınca maluliyet raporu aldırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;30/05/2021 tarihinde İzmir İli Bergama İlçesi Hamzalı Süleymaniye Mahallesi yolunda müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, sürücüsünün ... olduğu ...plakalı aracın arkadan çarpması sonucunda maddi ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği,davacının...plakalı aracın sürücüsü olduğu, kazaya karışan ...plakalı aracın davalı sigorta nezdinde, ...poliçe numarasıyla 11/01/2021-2022 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalı olduğu anlaşılmaktadır.
Kusur yönünden;... plakalı otomobil sürücüsü ... önündeki araç ile güvenli takip mesafesini
korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN olduğu ve davacı... plakalı traktör sürücüsü ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı
kazanın oluşumunda ETKEN olmadığına kanaat edilmiş, Bilirkişi Yasin Uğurtaş tarafından düzenlenen 16/10/2024 tarihli kusur raporu hükme esas alınmıştır.
Hasar ve değer kaybı yönünden; Dosya içeriğinde, davacıya ait 35 vet 38 plakalı traktör aracın, hasar miktarına ilişkin olarak aracın hasarının ne olduğu, nerede olduğu, miktarının ne olduğu, değişen parçanın ne olduğu, hangi işçilik yapıldığı vs. hususunda hiçbir bilgi, belge (iş emri, onarım emri, fatura, beyan, rapor, hasar resmi vs.) bulunmadığı, davacı aracındaki hasarın tespiti ilgili delil ve belgeler sunulmadan aracın onarım masrafının tespitinin mümkün olmadığı, değer kaybı bedeli bakımından; dosya içeri olduğu, miktarının ne olduğu, değişen parçanın ne olduğu, hangi işçilik yapıldığı vs. hususunda hiçbir bilgi, belge (iş emri, onarım emri, fatura, beyan, rapor, hasar resmi vs.) bulunmadığı, davacı aracının hasar miktarına ilişkin olarak aracın hasarının ne olduğu, nerede bununla birlikte; davaya konu traktör, 1983 model ve kaza tarihinde yaklaşık 38 yaşında bir araç olduğundan, değer kaybı oluşmayacağına kanaat edilmiş dosyada alınan...tarafından düzenlenen 16/10/2024 tarihli kök ve Bilirkişi ...tarafından 10/02/2025 tarihinde düzenlenen ek raporlar hükme esas alınmıştır.
Maluliyet yönünden;Birbiriyle uyumlu ,Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından 10/01/2024 ve davacı vekilinin itrazı üzerine alınan 30/05/2024 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 5 gün olabileceği, - Anabilim Dalı tarafından düzenlenen10.01.2024 tarihli raporunda da açık ve net bir şekilde belirtildiği üzere; 30.05.2021 tarihli dava konusu olayda şahsın sağ omuz ağrısı şikayetinin olduğu kayıtlı olmakla birlikte 31.05.2021 tarihli Sağ Omuz MRG Raporu ile olay öncesine ait 09.01.2020 tarihli Sağ Omuz MRG raporunun karşılaştırmalı değerlendirilmesi ve Anabilim Dalımızda 05.12.2023 tarihinde yapılan muayenesinde şahsın her iki omuz ekleminin hareketlerinde kısıtlılık saptandığı da göz önünde bulundurulduğunda; şahsın sağ omuz eklemi hareketlerindeki kısıtlılık ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığı mütalaasına varıldığının, Dolayısıyla sağ omuz eklemi hareketlerindeki kısıtlılık değerlendirmeye alınmadığı belirtilmiştir.
30.05.2024 TARİHLİ Ege Ünivesitesi'nden alınan Sağlık Kurulu Raporunun içeriğinde ''anabilim dalımızın 10.01.2024 tarihli raporda da açık ve net bir şekilde şahsın şikayeti olan sağ omuz eklemindeki hareketlerdeki kısıtlılık ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığı '' Aynı raporun 3. numaralı bendindeki geçici iş göremezlik/sürekli iş göremezlik ile gerçekleşen kaza arasında illiyet bağı bulunduğu, tespitlerinin birbiriyle çeliştiği görülmekle rapor yazımı sırasında maddi hata mı olduğu yoksa 2 farklı görüş mü beyan edildiği hususnda hükme elverişli rapor düzenlenmesi için Ege Ünivesitesinden çelişkiyi giderir tespiti içerir06/12/2024 tarihli ek raporda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'den alınan raporda "Anabilim Dalımızın 10.01.2024 ve 30.05.2024 tarihli raporlarında; 30.05.2021 tarihli dava konusu olayda şahsın sağ omuz ağrısı şikayetinin olduğu kayıtlı olmakla birlikte şahsın olay öncesine ait 09.01.2020 tarihli Sağ Omuz MRG raporunda; “Biceps tendonunda parsivel yırtık görünümü izlendiği, Akromioklavikular eklemde hipertrofik dejeneratif değişiklikler izlendiği, impingemente neden olmaktadır. Supraspinatus tendonunda artiküler yüzde parsivel vırtık görünümü izlendiği, ” bulgularının kayıtlı olduğu, dava konusu olay sonrası çekilen 31.05.2021tarihli Sağ Omuz MRG raporunda da benzer şekilde sağ omuz ekleminde dejeneratif değişiklikler ve impingement sendromu olduğu kayıtlı olup, bu nedenle şahısta sağ omuzda belirlenen bulguların dava konu olay öncesinde de mevcut olduğu anlaşıldığından, ayrıca şahsın Anabilim Dalımızda yapılan muayenesinde her iki omuz eklem hareketlerinde kısıtlılık saptandığından; şahsın sağ omuz eklemi hareketlerindeki kısıtlılık ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığı mütalaasına varıldığı, Anabilim Dalımızın 30.05.2024 tarihli raporun 3 numaralı bendinde yer alan “Tespit edilen geçici iş göremezlik/sürekli iş göremezlik ile gerçekleşen kaza arasında illiyet bağının bulunduğunun bildirildiği raporda dava konusu olaya bağlı gelişen yumuşak dokusu yaralanmasıyla geçirmiş olduğu kaza arasında illiyet bağı kurulmuştur. İlliyet bağı bulunan yumuşak doku yaralanmasıyla, dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmayan sağ omuz eklemi hareketlerindeki kısıtlılık birbirlerinden farklı arızalardır. Dolayısıyla, 30.05.2024 tarihli raporlarda herhangi bir çelişki yer almadığı belirtilmiştir. Netice olarak dosyada aldırılan tüm sağlık kurulu raporlarında davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 5 gün olabileceğine kanaat edilmiştir.
Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto, TRH 2010 tablosu esasına dayalı) yöntemi ile yapılan bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığı, Davacının geçici iş göremezlik tazminatının 426,27 TL hesaplandığı ve geçici iş göremezlik zararı ZMM sağlık teminatı olarak verilen 330.000 TL sı teminat limiti içinde olduğu, dosya içerisinde bulunan SGK’nun 11.02.2023 tarihli yazısında, 30.05.2021 tarihli kaza dolayısıyla davacıya
geçici ve sürekli iş göremezlik ödeneği ödenmediği bildirildiğinden, bu yönden de indirim
uygulanmamıştır. Maddi tazminatın poliçe limiti kapsamında kaldığı, davalı sigorta şirketinin KTK.'nın 85. ve 91. maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri teminatı kapsamında sorumluğunun devam ettiği,KTK m. 99 gereği ve KZMSS B.2 “Tazminat ve giderlerin ödenmesi” hükümleri gereği,sigorta şirketi “Talep edilen tazminat ve giderleri hak sahibinin, kaza ve zarara ilişkin tespittutanağını veya bilirkişi raporunu ve gerekli belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarındanbirine ilettiği tarihten itibaren,..., 8 iş günü içinde sigorta teminat limitleri dahilinde öder”hükmü gereğince şirketine ihtar ya da ihbar tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasıdır.
Dosya içerisinde bulunan sigorta şirketi hasar dosyası incelendiğinde, davacının
davalı sigorta şirketine yaptığı başvurunun tebliğ tarihinin 12.07.2021 olduğu
görülmüştür. Bu durumda davalı sigorta şirketi, 12.07.2021 tebliğ tarihine 8 iş günü
ilavesiyle bulunan 22.07.2021 tarihinde temerrüde düşmüş olup, temerrüt faizi başlangıç
tarihi 22.07.2021 olacaktır. Bilirkişi hesap raporunun Yargıtay yerleşik uygulamalarına uygun olarak düzenlendiği ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin hasar ve değer kaybı talepleri yönünden ise hasar miktarına ilişkin olarak aracın hasarının ne olduğu, nerede olduğu, miktarının ne olduğu, değişen parçanın ne olduğu, hangi işçilik yapıldığı vs. hususunda hiçbir bilgi, belge (iş emri, onarım emri, fatura, beyan, rapor, hasar resmi vs.) bulunmadığı, davacı aracındaki hasarın tespiti ilgili delil ve belgeler sunulmadan aracın onarım masrafının tespitinin mümkün olmadığı, değer kaybı bedeli bakımından; dosya içeri olduğu, miktarının ne olduğu, değişen parçanın ne olduğu, hangi işçilik yapıldığı vs. hususunda hiçbir bilgi, belge (iş emri, onarım emri, fatura, beyan, rapor, hasar resmi vs.) bulunmadığı, davacı aracının hasar miktarına ilişkin olarak aracın hasarının ne olduğu, nerede bununla birlikte; davaya konu traktör, 1983 model ve kaza tarihinde yaklaşık 38 yaşında bir araç olduğundan, değer kaybı oluşmayacağına kanaat edilmiş bu yönüyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK nın 56. maddesi gereğince, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur oranları, davalı... sorumluluğunun niteliği, davacının sürekli iş göremezliğin olmayışı ancak geçici iş göremezlik süresi ve manevi zararlarının niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alındığında hak ve nefaset kuralları çerçevesinde davacının manevi tazminat talebinin 1000 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili Dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi tazminat talebi olarak belirtilen tazminat talebini, Mahkememizin; "Davacının dava dilekçesindeki talep ve sonucu açık olmadığı dava dilekçesindeki 1000 TL maddi tazminatı kalemleri yönünden ayrıştırmak için HMK'nun 31. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre verilmesine.." yönündeki ara kararı gereği 1.000,00 TL maddi tazminat talebini; 1) Kaza Dolayısıyla Yaralandığı ve Yaralandığı Dönemde Çalışamadığı İçin Yaşadığı Kazanç kaybı İçin 250,00 TL Belirsiz Alacak 2)Kaza Dolayısıyla Yaralandığı Ve Yaralanmanın Vücudunda Bıraktığı Kalıcı Hasar Dolayısıyla Çalışma Gücünün Azalmasından Kaynaklı Olarak 250,00 TL Belirsiz Alacak Araçta meydana gelen hasardan kaynaklı olarak 250,00 TL Belirsiz Alacak, Araçta meydana gelen değer kaybından kaynaklı olarak 250,00 TL Belirsiz Alacak olarak 22/11/2024 tarihli beyan dilekçesi ile açıklamıştır. Bu nedenle ıslah dilekçesi ile davacı tedavi gideri talep etmiş ise de; Davacının Tedavi gideri yönünden değer artırım dilekçesinde talep ettiği 300 TL tedavi gideri talebi hakkında, davacı tarafından harcı yatırılmış ve usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından Karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne,
1-Davacının geçici iş göremezliğine ilişkin 426,27-TL geçici iş göremezlik tazminatının, davalılardan ... kaza tarihi olan 30/05/2021 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise poliçe limiti dahilinde 22/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin 250,00-TL tutarındaki maddi tazminat talebinin reddine,
3-Davacının araç hasarından kaynaklanan 250,00-TL tutarındaki maddi tazminat talebinin reddine,
4-Davacının araç değer kaybından kaynaklı 250,00-TL tutarındaki maddi tazminat talebinin reddine,
B)Manevi tazminat davasının Kısmen kabulü ile;
1)Davalı Sigorta yönünden Reddine,
2)Davalılardan...yönünden 1.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan... kaza tarihi olan 30/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının Tedavi gideri yönünden değer artırım dilekçesinde talep ettiği 300 TL tedavi gideri talebi hakkında, davacı tarafından harcı yatırılmış ve usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından Karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacının Maddi Tazminat davası yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan ve değer artırım ile tamamlanan 188,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 427,37-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
5-Davacının Manevi Tazminat Davası yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davalı... alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
6-Davacının Kabul Edilen Maddi Tazminat Davası yönünden; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 426,27-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının Reddedilen Maddi Tazminat Davası yönünden; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı... ve davalı... Sigorta A.Ş. yararına takdir olunan 750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara eşit oranda verilmesine,
8-Davacının Kabul Edilen Manevi Tazminat Davası yönünden; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacının Reddedilen Manevi Tazminat Davası yönünden; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı ... ve davalı ... Sigorta A.Ş. yararına takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara eşit oranda verilmesine,
10-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 105,07-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen, (davalı... Sigorta A.Ş. Bu tutarın 31,40-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) 1.454,93-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 1.020,00-TL davetiye ve posta gideri, 12.250,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 13.270,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 893,76-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 179,90-TL başvurma harcı, 188,03-TL peşin alınan ve değer artırım ile tamamlanan harç olmak üzere toplam 1.261,69-TL’nin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. Bu tutarın 377,08-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
12-Dava kısmen kabul edildiğinden davalı ... yaptığı 216,00-TL davetiye ve posta giderinden davanın ret oranı nazara alınarak 201,45-TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak bu davalıya verilmesine,
13-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
İlişkin, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi veya 20. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/09/2025
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır