T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/384 Esas
KARAR NO : 2025/451
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/08/2019
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
Mahkememizin 24/12/2019 tarih ... Esas...Karar sayılı kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılmasına karar verilmekle yukarıda belirtilen esasa kaydedilerek mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/08/2012 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı, maliki...Gıda Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. ve kaza anında sürücüsü.... sevk ve idaresindeki tescilsiz aracın seyir halindeyken mazotunun bitmesi sebebiyle tahliye yola girmeksizin anayolun ortasında şeridi kapatacak şekilde durduğunu ve herhangi bir güvenlik önlemi de almadığını, aynı istikamette seyir halindeki müvekkilinin ise şerit değiştirmeye çalışarak kaçmaya çalışmışsa da karayolunun yoğun olması nedeniyle diğer araçların sıkıştırması sonucunda kaçış yapamadığını ve tescilsiz aracın sol arka tarafına çarpması sonucunda kazanın meydana geldiğini, bu kaza sonucu müvekkilinin ağır yaralanarak uzun süre tedavi gördüğünü, Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında eksik ve hatalı inceleme sonucunda müvekkilinin asli kusurlu olduğu kanaatiyle Erkan Bayoğlu'nun beraatine karar verildiğini, ceza dosyasında hatalı kroki çizimi üzerinden düzenlenen tüm raporların gerçeğe aykırı olduğunu, kaza sonrası uzun süre hastanede kalan müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, kaza sonrası uzunca bir süre çalışamayan müvekkilinin yüksek maddi kaybının söz konusu olduğunu, yaşadığı ağır tramva sonucu oldukça derin acı ve elem duyan müvekkilinin hala yaşadığı şoku atlatamadığını, stres bozukluğunun halen devam ettiğini, bu sürede müvekkilinin çalışıp para kazanamadığı gibi ailesine destek olmadığı için de derin acı ve üzüntü yaşadığını, haksız eylemle zarar gören müvekkilinin Borçlar Kanunu 49.madde hükmü uyarınca zararının tazminini isteme hakkına sahip olduğunu belirterek şimdilik 30,00-TL maddi tazminatın davalı sigortadan teminat limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu olan vakıanın 27/08/2012 tarihinde gerçekleştiğini, haksız fiillerden doğan tazminat alacaklarının, fiil tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini, davacı davayı işbu 2 yıllık süre içerisinde davasını ikame etmediğinden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, davacının talep ettiği tazminatın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesinin teminatı dışında kaldığını, davacı, maluliyetine rağmen maluliyet halinden etkilenmiyorsa, kazanç kaybına uğramadan hayatını sürdürebiliyorsa, maluliyet tazminatına hükmedilmemesi ya da somut durumun tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, davacının yol gideri talebi dolaylı gider niteliğinde olup sigorta teminatı dışında kaldığını, ayrıca toplanan delillerle beraber davacıların müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin, üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceğinin önem kazandığını dolayısıyla, faizin dava açılış tarihinden itibaren işletilmesi gerekmektiğini ve uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini belirterek davanın reddini, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Mahkememizce verilen 24/12/2019 tarih ve...Esas, ...Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/02/2023 tarih ve ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile bozularak, mahkememizin ...Esasına 08/05/2023 tarihinde kaydı yapılmıştır.
Turgutlu .... Asliye Ceza Mahkemesi... Esas,... Karar sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilmiştir.
İTÜ Karayolları Kürsüsünden kusura ilişkin bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.
Davacıya ait SGK hizmet döküm ve 2024 yılı maaş bordroları davacı vekili tarafından dosyaya sunulmuştur.
Ege Üniversitesinden davacıya ait maluliyet raporu dosyaya kazındırılmıştır.
Bilirkişiler Em.Prof.Dr.Müh..., Em.Prof.Dr.Müh... Dr.Öğr.Üyesi...talimat ile alınan 01/07/2024 raporlarında özetle; Davacı motosiklet sürücüsü... %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, Davalıya sigortalı kamyonun sürücüsü ...%25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılarak takdiri mahkemeye ait olmak üzere sunulmuştur.
Aktüerya Tıp Hesap bilirkişisi Dr. ...ve Aktüerya nitelikli hesaplamalar bilirkişisi... 29/04/2025 tarihli raporlarında özetle; 27.08.2012 tarihli trafik kazasında yaralanarak %55 oranında maluliyete maruz kalan davacı... için; 5.826,04 TL Geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığına, hesaplanan tazminatın sigorta poliçesi sağlık gideri teminat limiti olan 225.000,00 TL.nın içerisinde kaldığına, 2.248.660,76 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığına, hesaplanan tazminatın 225.000,00 TL.lık kısmının, sigorta poliçesi sakatlanma ve ölüm halleri teminat limiti olan 225.000,00 TL.nın içerisinde kaldığına, Davacının tedavi giderleri yönünden ise; Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.643,00 TL olduğu, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 3.249,40 TL olduğu, İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 8.000,00 TL olduğu, FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 855,00 TL olduğu, Davacının tedavi ile ilgili giderlerinin toplamının 17.747,40 TL olduğu, Davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 12.08.2019 olarak hesaplandığına ilişkin görüş ve hesaplamalarını içeren raporlarını sunmuşlardır.
GEREKÇE :
Dava, cismani zarar nedeniyle açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde ... E... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve... E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve ... E... K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin... esas... karar sayılı,..esas,... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacıların uğradığı sürekli iş göremezlik zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak, Yargıtay tarafından uzun yıllardır benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto) yöntemi ve Yargıtay 17. HD’nin... esas,..Karar sayılı 21/01/2021 tarihli ... esas,..karar sayılı 14/01/2021 tarihli emsal kararlarında “Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağı” yönündeki gerekçesi dikkate alınarak TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” esas alınarak yapılan hesaplama esas alınmıştır.
Davacının tazminat hesabı için, uğradığı maluliyetin varlığı ve oranının mevzuata uygun bir şekilde belirlenmesi gerekir. Yargıtay 17.HD.nin... E. ...K. Sayılı içtihadında “.. veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir...” denilmiştir. Kaza tarihine uygun yönetmelik uyarınca maluliyet raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce davanın reddine ilişkin verilen 23/01/2020 tarih ve ... Esas ve ... karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 11. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2023 tarih ve ...Esas ve ... karar sayılı ilamı ile" Mahkemece yargılama sırasında kusur raporu alınmayarak, 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/805 esas sayılı dosyasında alınan 30/04/2014 tarihli Adli Tıp Kurumunun Trafik İhtisas Dairesi raporu yeterli olduğu, raporda davalı ZMM sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, usul ekonomisi de dikkate alındığı gerekçesi ile, davalının dosya kapsamında kusur raporu alınması talebinin reddine karar verilmiş ise de; ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporunun mahkeme yönünden bağlayıcı olmadığı, dosya kapsamına ve tarafların iddialarına göre tarafların kusur durumları yeterli şekilde usulüne uygun olarak incelendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Buna göre; ceza dosyası da fiziken dosyaya istenerek, dosyadaki bilgi ve belgeler, ceza dosyası kapsamı ve tarafların beyanlarının da incelenmek suretiyle kusur konusunda bir rapor alınmaksızın karar verilmesi, hak arama hürriyeti, savunma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil ettiğinden, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu durumda, mahkemece İTÜ Karayolları Kürsüsünden oluşturulacak hasar ve kusur uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetinden, dosyadaki bilgi ve belgelerin yeterli şekilde incelenerek, taraf ve yargı denetimine elverişli olacak şekilde, ceza dosyasında alınan raporlar ile tarafların beyanlarının da değerlendirildiği kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının esastan kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir. " gerekçesi ile bozularak, Mahkememizin yukarıdaki esas sayılı sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma ilamı doğrultusunda kaza mahallinde talimat Mahkemesi aracılığıyla keşif yapılarak trafik bilirkişisinden rapor aldırılmış ve Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas... Karar sayılı dosyası fiziken dosya arasına getirtilerek İTÜ Karayolları Kürsüsünden kusura ilişkin Davacının % 75 oranda kusurlu olduğuna ilişkin rapor aldırılmıştır.
Bozma öncesinde davacının maluliyet raporunun aldırılmamış olması nedeniyle Ege Üniversitesi'ne sevki sağlanarak kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu aldırılmıştır. 23.09.2024 tarihli maluliyet raporunda Davacının kaza tarihindeki yaşına göre % 51, bugünkü yaşına göre % 55 oranda meslekte kazanma gücündeki azalma oranı hesap edildiği, davanın derdest olduğu ve davacının maluliyetinin artarak devam ettiği dikkate alındığında davacının % 55 orandaki meslekte kazanma gücündeki azalma oranı dikkate alınarak hesap yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 27/08/2012 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı, maliki... Gıda Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. ve kaza anında sürücüsü ... sevk ve idaresindeki davacının içinde bulunduğu araca çarpması sonucunda kazanın meydana geldiği, Mahkememizce aldırılan trafik bilirkişi raporu ile davacının % 75 oranda kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının Yargıtay'ın yerleşen uygulamaları ile benimsenen progresif rant (%10 artırım ve iskonto, TRH 2010 tablosu esasına dayalı) yöntemi ile yapılan bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre hesaplandığı, dosya içerisinde bulunan SGK yazılarından, davacı tarafa dava konusu kaza nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, rücuya tabi kısmının kusur oranı dikkate alınarak zarardan hesap edildiği, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı, maddi tazminatın poliçe limiti kapsamında kaldığı, davalı sigorta şirketinin KTK.nın 85 ve 91. Maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri teminatı kapsamında sorumluğunun devam ettiği, bilirkişi hesap raporunun Yargıtay yerleşik uygulamalarına uygun olarak düzenlendiği ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile,
5.826,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.436,85 TL tedavi gideri olmak üzere Toplam 10.262,89 TL'nin (Sağlık gideri teminat limitinden karşılanmak üzere) Temerrüt tarihi olan 12.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine
225.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (sakatlanma ve ölüm teminat limitinden karşılanmak üzere) temerrüt tarihi olan 12.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 16.070,81 TL nispi harçtan, 44,40 TL peşin harç, 803,44 tamamlama harcı olmak üzere toplam 847,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.222,97 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine’ ye gelir kaydına.
3-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç ve 803,44 TL tamamlama harcı, 3.030,30 keşif harcı olmak üzere toplam 3.922,54 TL 'nin davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 6.750,00 TL Ege Üniversitesi Adli Tıp Rapor Ücreti, 2.500,00 ATGV ücreti, 1.760,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 27.010,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 37.642,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
Hakim ...