T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/406
KARAR NO : 2025/866
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/05/2023
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında “İnsan kaynakları danışmanlığı sözleşmesi" imzalandığını, imzalanan bu sözleşme ile “Davacı müvekkilinin davalı şirketin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshi edinceye kadar insan kaynakları danışmanlığı hizmeti sunduğunu, verilen bu hizmet nedeni ile taraflar arasında cari hesap ilişkisi doğduğunu, davalı şirketin davacı şirkete olan 120.214,65 TL borcunu ödememesi nedeni ile davalı aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibinin açıldığı gün davacı müvekkilinin banka hesabına 44.085,99 TL ödeme yaptığını, borcun geri kalan kısmına ise itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, davalı şirketin 44.085,99 TL tutarında ödemeyi yaptıktan sonra davacı müvekkiline 15.03.2023 tarihli 76.128,66 TL bedelli iade faturası düzenlediğini, davalı şirketin düzenlediği bu faturanın davacı müvekkilinin düzenleyerek kayıtlarına aldığı 02.02.2023 tarihli fatura bedeli ile aynı olduğunu, davalı şirketin düzenlediği bu faturanın yasal olmadığını, müvekkilinin söz konusu faturayı Nevşehir 3.Noterliğinin 17.03.2023 tarihli ve 01258 yevmiye numaralı ihtarnamesi ekinde davalıya iade edildiğini ve bu iade faturasının kayıtlara alınmadığını, davalı taraf icra takibi açılmasından sonra müvekkiline ödediği 44.085,99 TL bedelli fatura içinde iade faturası düzenleyerek gönderdiğini, davacı müvekkili tarafından bu iade faturasının da noter aracılığı ile davalı firmaya gönderildiğini bildirerek, davalı borçlunun İzmir ...İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına itirazın iptaline ve takibin devamına ve icra takibindeki asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında 17.11.2022 tarihinde "İnsan Kaynakları Danışmanlığı Sözleşmesinin" imzalandığını, davacı ile müvekkili şirket arasında bir cari hesap sözleşmesi dolayısıyla bir cari hesap ilişkisinin olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede cari hesap sözleşmesi ilişkisine dair herhangi bir düzenleme bulunmadığını, Sözleşme dışında da haricen "Cari Hesap Sözleşmesi" yapılmadığı gibi cari hesap mutabakatının dahi yapılmadığını, davacı tarafla imzalanan Sözleşmenin 2.4 maddesi uyarınca işe alımı yapılan kişilerin işe alındığına dair bildirimin müvekkili şirket tarafından davacı tarafa yapıldığını, davacı tarafça yukarıda yer verilen tablodaki sıralamaya göre; 02.02.2023 tarihli,... no.lu 76.128,66.-TL bedelli, 20.01.2023 tarihli,... no.lu 67.118,52.-TL bedelli, 20.02.2023 tarihli, ...no.lu 44.085,99.-TL bedelli faturaların düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiğini, sözleşme kapsamında yer alan hizmete konu işe yerleştirmelere ilişkin çalışanlardan sadece bir tanesi en fazla yaklaşık 3,5 ay müvekkili şirket nezdinde çalıştığını, diğer ikisinin ise 1 ay ve 1,5 ay kadar müvekkili nezdinde çalıştığını, bu kişilerden bir tanesinin müvekkili şirketin iradesi ile iş akdinin sonlandırıldığını, diğer iki kişinin istifa ederek işten ayrıldığını, bu kişilerin müvekkili şirket nezdinde bu kadar kısa süre çalışmış olmalarının davacının sözleşmenin 2.1 ve 2.2 de yer alan düzenleme kapsamında işe yerleştirme hizmetinin gereği gibi verilmediği sonucunu ortaya koyduğunu, davacı tarafından bu işe yerleştirmelere istinaden 187.333,17.-TL gibi bir tutarın müvekkili şirket tarafından ödenmesinin beklenemeyeceğini, bu nedenle; davacı tarafla akdedilen Sözleşmenin müvekkili şirket tarafından; 14.03.2023 tarihinde ileriye etkili olarak; sözleşmenin 8.2 no.lu maddesine uygun olarak fesih edildiğini, müvekkili şirket tarafından, ... işe yerleştirilmesine ilişkin olarak davacı tarafça tanzim edilerek gönderilmiş olan 20.01.2023 tarihli, 67.118,52.-TL bedelli fatura bedelinin 21.02.2023 tarihinde, davacının sözleşmede belirtilen ... IBAN no.lu hesabına ödendiğini, bu kişinin müvekkili şirket nezdinde yaklaşık 3,5 ay kadar çalıştığını, yine 1,5 ay çalışmış olan ve "istifa ederek" ayrılan... işe yerleştirilmesine istinaden düzenlenen 44.085,99.-TL bedelli faturanın da 14.03.2023 tarihinde yine aynı hesaba müvekkili şirket tarafından ödendiğini, yine müvekkili şirket nezdinde 1 ay çalışarak "istifa ederek" ayrılmış olan ...için düzenlenmiş olan 02.02.2023 tarihli, 76.128,66.-TL bedelli faturaya istinaden iade" açıklamasını içeren iade faturası düzenlenerek davacı tarafa gönderildiğini, müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş bulunan 04.04.2023 tarihli, "...no.lu faturaya istinaden iade" açıklaması içeren ...no.lu iade faturası nedeni ile 44.085,99.-TL alacağının bulunduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davanın esastan reddine karar verilmemesi halinde davacı tarafça TBK m.117 uyarınca temerrüde düşülmüş bulunduğundan TBK m.97 kapsamında ödemezlik def'ine istinaden davanın reddine, aksi taktirde, davayı kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin davacıdan alacaklı bulunduğu 44.085,99.-TL bedelli fatura yönünden takas beyanları doğrultusunda bir karara varılmasına, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; insan kaynakları danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında cari hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir.
Davaya konu İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı şirket tarafından, davalı borçlu şirket aleyhine, 120.214,65-TL alacak üzerinden örnek 7 ödeme emrine göre 15/03/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 21/03/2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı borçlu şirket vekilinin 20/03/2023 tarihinde borca itiraz ettiği, icra dairesince takibin 22/03/2023 tarihinde durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde mahkememize açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, sonucuna göre davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1).
Eldeki dava icra takibinin taraflarının tacir olmaları nedeniyle, ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1).
6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4).
Somut olayda, HMK nın 266. Maddesi uyarınca mahkememizce davacı yanın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişiden alınan 12/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacı şirket ile ve davalı arasında dava konusunu oluşturan fatura bedelleri
bakiyesinin davacı şirketçe düzenlenmiş bulunan toplam üç adet faturanın davacı
şirketin ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, yevmiye defteri kayıtlarında
düzenlenen faturanın davalının ...Bilgi ve Mobil Teknolojileri A.Ş. hesap kodlu cari hesabına borç kaydı olarak işlendiği, tanzim edilen faturanın toplam tutarının
187.333,17 TL tutarında olduğu , davalı şirket tarafından 13.02.2023 tarihinde davacı
şirkete 67.118,52 TL ve 01.03.2023 tarihinde 44.085,99 TL tutarında yapılan ödeme sonucunda davacı davacı...Danışmanlık Limited Şirketi nin 31.12.2023
tarihi itibari ile 76.128,66 TL tutarında davalı... Bilgi ve Mobil Teknolojileri A.ş
den alacaklı olduğunun belirtildiği görülmüş, anılan raporun denetime elverişli, ayrıntılı ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davalı şirketin ticari defterlerini inceleyen mali müşavir bilirkişinin 18/03/2025 tarihli raporuna göre davalının davacıdan 31/12/2023 tarihi itibariyle 44.085,99-TL alacaklı olduğunun tespit olunduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre davacının davaya konu icra takibi nedeniyle davalıdan 76.128,66 -TL alacaklı olduğu anlaşıldığından, 12/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne, davalı şirketin dava konusu icra takibine itirazının iptali ile takibin 76.128,66 -TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, alacak likit bulunduğundan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmiş, kabul edilen dava değeri dikkate alınarak davacı lehine, davalı şirket aleyhine maktu vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
Davaya konu icra takip çıkışının 120.214,64-TL olduğu, duruşma yoğunluğu nedeniyle sehven davanın bu miktar üzerinden açıldığı gözetilerek kısa kararda "davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir ...İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile anılan takibin 76.128,66-TL üzerinden aynen devamına, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiş ise de dava değerinin 76.128,66-TL olduğu, mahkememizce davalının davaya konu icra takibine itirazının 76.128,66-TL üzerinden iptaline karar verildiği, yani davalı lehine reddedilen dava değeri bulunmadığı, bu durumun davalı lehine usuli kazanılmış hak da oluşturmadığı, taleple bağlılık ilkesi ve kısa karardaki yazım yanlışının taraflara yüklenen hak ve borçları etkiler nitelikte bulunmadığı dikkate alınarak, söz konusu yanlışlığının HMK nın 304. maddesi ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca gerekçeli kararda düzeltilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile davalının İzmir ...İcra Dairesinin... esas sayılı icra takibp dosyasına itirazının kısmen iptali ile anılan takibin 76.128,66-TL üzerinden aynen devamına,
2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı yararına icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına,
3-Koşulları bulunmadığından davalı yararına kötüniyet tazminatı takdirine yer olmadığına,
4-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 5.200,35-TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 699,02-TL nispi harcın düşülmesi ile bakiye 4.501,33-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacının yatırmış olduğu 179,90-TL'si başvurma harcı ve 699,02-TL'si peşin nispi harç olmak üzere toplam 878,92-TL harç giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu 685,00-TL'si tebligat-posta gideri ve 9.000,00-TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 9.685,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davalı yanca yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
10-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının taraflara karar kesinleştiğinde resen iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.07/10/2025
Katip...
¸E-imzalıdır
Hakim...
¸E-imzalıdır