T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/573 ESAS
KARAR NO: 2023/952 KARAR
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/07/2023
Mahkememizde görülen Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından işletilen, ".../İzmir" adresinde bulunan "... Öğrenci Yurdunun" birtakım tadilat ve onarım işleri için davalı ... isimli firma ile 09.01.2023 tarihinde sözleşme imzalandığını, taşınmazın 1. ve 2. katında bulunan tuvalet ve banyolarında derz çekilme işi ile 3. ve 4. katlarında temiz su tesisatında bulunan su kaçağının tespiti ve onarılması işi, onarılan yerlerin derz dolgu ile eski hale getirilmesinin bu işlerden bazıları olduğunu, iş karşılığında ... isimli firmaya toplamda 28.910,00-TL bedel ödendiğini, ödenen bedelin karşılığının anlaşılan iş sözleşmede belirtildiği gibi yerine getirilmediğini, işin yapılmasından hemen sonra su kaçağı probleminin devam etmesi derz dolguların ise istenildiği gibi yapılmamış olması ve lokal olarak geçiştirilmesi nedeniyle davalı firma ile iletişime geçildiğini, firmanın hatalı ve eksik işin tamamlanmasını kabul etmediğini, öğrenci yurdu aktif olarak kullanılmakta olduğunu, binanın tadilat işinin başkaca bir firmaya yeniden yaptırılmasının acil olduğunun arz edildiğini, davalı firmanın yapmış olduğu işin mevcut durumunun tespiti için 14.03.2023 tarihinde değişik iş talebinde bulunulduğunu, bu tarihe kadar olan süreçte ise davalı firma ile iletişime geçildiğini, eksik ve hatalı işin usulüne uygun olarak yaptırılıp yaptırılmayacağı konusunda bilgi beklendiğini, davalı firmanın süreci değerlendirdikleri yönünde verdikleri bilgilerle müvekkilini oyaladığını, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş numaralı dosyası ile öğrenci yurduna yapılan keşif sonrasında bilirkişi raporu oluşturulduğunu, 27.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın 1. ve 2. Kat tuvalet ve banyolarında yapılan değerlendirmede genel itibariyle derz dolguların tekniğine uygun şekilde yapılmadığını, bazı bölgelerde lokal olarak bazı bölgelerde ise eksik tatbik edildiğini, fayans kaplı duvarlar ile seramik kaplı döşemelerin birleşim yerlerinden layıkıyla dolgu yapılmamış olması sebebiyle açıklıkların olduğu, bu bölgedeki sıva ve badanaların kabardığı, oluşan çatlak ve derz aralarından bir alt kata su sızmalarının kaçınılmaz olduğu tespit edildiğini, bu bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı olarak yapılan imalatların tamamlanarak taşınmazın kullanılabilir hale getirilebilmesi için serbest piyasa rayiçlerine göre malzeme, işçilik, nakliye, KDV de dahil olmak üzere toplamda 8.650,00-TL gerektiğinin ifade edildiğini, yapılan ilk keşifte taşınmazın 3. ve 4. katı talep dilekçelerinde olmasına rağmen değerlendirmeye alınmamış olması nedeniyle ek rapor istediklerini, bunun üzerine yapılan keşif ve düzenlenen 17.04.2023 Tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın 3. ve 4. kat tuvalet ve banyolarında yapılan değerlendirmede genel itibariyle 3. ve 4. kat tuvalet ve banyolarının derz dolgularının da 1. ve 2. kat tuvalet ve banyolarında olduğu gibi gelişi güzel yapıldığı, 4. Katta yer alan tuvalet ve banyoların döşeme altlarında yer alan pis su borularından halihazırda akıntı ve sızıntıların devam ettiği, bu sebeple 4. Kat tuvalet ve banyoların pis ve temiz su borularının elden geçirilerek bakım ve onarımlarının sağlanması, pis su boru deşarjının yapılması, derz dolguların elden geçirilerek kazınması ve tekniğine uygun olarak yeniden yapılması, Sızmalar nedeniyle 3. Kat tavan badanasının yenilenmesi gerektiğinin tespit edildiğini, bu bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı olarak yapılan imalatların tamamlanarak taşınmazın kullanılabilir hale getirilebilmesi için serbest piyasa rayiçlerine göre malzeme, işçilik, nakliye, KDV de dahil olmak üzere toplamda 6.800,00-TL gerektiğinin ifade edildiğini, bilirkişi raporlarının incelenmesinden de anlaşılacağı üzere taşınmazda yer alan sızma, akıntı problemleri hiç giderilememiş, derz dolgular ise hem sızma probleminin giderilememesi hem de lokal olarak bazı bölgelere uygulanması, tekniğe aykırı yapılması nedeniyle istenildiği gibi olmadığını, davalı firmanın sözleşme karşılığı üstlendiği işi gerekli teknik bilgi ve tecrübesine dayanarak, basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun ifa yükümlülüğüne aykırı davrandığını, Davalının yapılan işin sözleşmeye uygun olarak ifayı kabul etmemesi üzerine, sözleşmeden dönülerek, işin başkaca bir firmaya yaptırılmasının gerektiğini, açıkladığı nedenlerle; eksik ve hatalı imalatın karşılığı olarak bilirkişi raporu ile tespit edilen 15.450,00-TL ücretin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini, eksik ve hatalı imalatın tespiti için ve tespit yaptırılması için harcanan 3.654,70-TL dava dosya masrafının harcama tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine ikame olunan davanın reddedilmesine ilişkin yasal süresi içinde cevaplarını sunduklarını, davanın reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ayıplı olduğu iddia edilen işlerin süresi içinde müvekkiline bildirilmediğini, müvekkili tarafından anlaşılan hizmetler davacı tarafa sağlanmış olup akabinde geliştiği iddia edilen problemler kullanıcı hatasından kaynaklandığını, yokluklarında yapılan keşif ve tanzim edilen raporun açık kanun hükmü gereği kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile tespit isteyen taraf arasında tadilat ve onarım işleri için anlaşma yapıldığını, yapılan anlaşma neticesinde belirtilen işlemlerin hepsinin müvekkili tarafından sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildiğini, 1. Kat ve 2. Kat tuvalet ve banyolarına derz çekileceği hususunda anlaşılmış olup derz işlemi müvekkil şirket tarafından yerine getirildiğini, sözleşmede belirtilen tüm hususların müvekkil şirketçe yerine getirildiğini, bilirkişi raporundaki aleyhe tespitleri kabul etmediklerini, sözleşme şartlarının yerine getirildiğini, davanın esastan reddini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; Eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.
Yine HMK.nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır."
Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 4. Maddesinde ticari dava "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar ticari dava olarak sayılmıştır.
TTK 16 II - Tüzel kişiler" (1) Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.
(2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar." şeklindedir.
TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Tüm bu yasal düzenlemelere; Somut olayda davacın, İlim Yayma Cemiyeti İktisadi İşletmesi olduğu, TTK 16/2 maddesine göre kamu yararına çalışan derneklerin bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendilerinin tacir sayılmayacağının düzenlendiği, davalı tacir olsa da davacının tacir olmadığı ve davanın nispi ticari dava sayılamayacağı, aynı zamanda eser sözlemesinden kaynaklanan tazminat ve alacak davalarının TTK 4. Maddede sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığı işbu davada görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatina varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine, HMK'nın 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk Mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde gönderilme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/11/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır