T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/684 Esas
KARAR NO : 2025/396
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 23/11/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
İzmir... Tüketici Mahkemesinin... Karar sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı nedeni ile Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılarak dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ile davalı ... arasında ZMMS Trafik Sigorta Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme ile...plaka sayılı aracın işletilmesi esnasında bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı oluşacak rizikoların davacı ...Ş. tarafından sigorta himayesine alındığını, 31/03/2021 tarihinde davalı ...'ın maliki olduğu ve dava dışı sürücü ... idaresindeki... plaka sayılı aracın, tam kusuru ile, park halindeki... plakalı araçlara çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini, davalıya ait sigortalı aracın... plakalı araçlara kusuruyla çarpması neticesinde 18.067,54 TL tazminatın davacı şirketçe ödendiğini, kaza anında... plaka sayılı aracın sürücüsünün 0,68 Promil alkollü olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün yaş sınırın üzerinde alkollü olması nedeniyle genel şartlara göre rücu sebebi olduğundan, taraflarınca davalı aleyhine İstanbul Anadolu... İcra Dairesi ...E dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, yetki itirazı yapıldığını, bu sebeple dosyanın İzmir ... İcra Müd.... E. Dosya kapsamında icra takibi açıldığını, itiraz edildiğini, takibin devamı için huzurdaki davanın açıldığını, belirterek takibin devamını talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; Davaya husumet yönünden itiraz ettiklerini, zamanaşımına uğrayan alacak açısından süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduklarını, Davalı ... rent a car işi yapmakta olup araçlarını kiraya verdiğini, Bahse konu davaya sebebiyet veren aracın da tarafından ... isimli şahısa kiraya verildiğini, söz konusu araç için kiralama sözleşmesi imzalandığını, yasal olarak bildirilmesi gereken yerlere bildirildiğini, ... isimli kişi yasal olarak araç kiralama ehliyetine sahip olduğunu, davalının da aracını kiraya verdiğini, ... isimli şahısın ise davalının haberi ve onayı olmaksızın aracı ... isimli şahısa kullandırttığını, ... isimli şahısın alkollü bir şekilde kazaya sebebiyet vermesi sonucunda davalıya atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, söz konusu olaydan haberdar dahi olmadığını, davalının Rent a Car işi yapmakta olup söz konusu alkollü araç kazasından dolayı sorumluluk altında bırakılması karşısında yaptığı işi yapamayacak duruma geleceğini, bu sebeple kendisine ait ama başkasına kiraya vermiş olan davalının kendisinden habersiz bir şekilde alkollü kazaya karışması karşısında davalıya herhangi bir sorumluluk atfedilemeyecek olup davanın reddedilmemesi gerektiğini, davalının davaya konu aracı ... isimli kişiye kiraya verdiğini, ... isimli şahıs ise bahse konu aracı...'ya isimli şahısa verdiğini ve ... isimli şahısın alkollü bir şekilde kazaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ... ve ... isimli şahısların sorumluluğu bulunduğundan davanın ... ve ...ya ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR:
Bilirkişiler Adli Trafik Uzmanı ..., Otomotiv Uzmanı..., Aktüerya... tarafından hazırlanan 19/09/2024 tarihli raporu, Nörolog bilirkişi de eklenmek suretiyle 4.02.2025 tarihli ek rapor aldırılmıştır.
GEREKÇE :
Dava, sigorta şirketi(ZMMS) tarafından kendi sigortalısına karşı açılan rücuen tazminat alacağına ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Davalı tarafın husumete ilişkin itirazının değerlendirilmesinde; 2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Kaza ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının B.4.d maddesinde ise tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa ödemede bulunan sigortacının sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılması veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği açıklanmıştır.
Gerek KTK’nun 48. maddesinde gerekse taraflar arasındaki akdi ilişkinin koşullarını belirleyen ZMMS poliçesi genel şartlarına göre riziko, işleten veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş olmalarından ileri gelmiş ise, olaydan zarar görenlerin zararları limit çerçevesinde sigortacı tarafından karşılandıktan sonra kendi âkidi olan sigorta ettirene rücu edebilme hakkı tanınmış bulunmaktadır.
Maddenin açık düzenlemesi karşısında alkollü araç kullanma iddiasına dayalı rücu davası sigortacı tarafından kendi âkidi aleyhine açılmalıdır. Aksi halde davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile reddi gerekir. Poliçe Genel Şartlarının B.4 maddesinde “ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde sigortacı davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan kişiye karşı açabilecektir. Davalı taraf davacı ... şirketinin sigortalısı olup davalı tarafın husumete yönelik itirazları kabul edilmemiştir.
Zamanaşımı yönünden yapılan değerlendirme; 2918 Sayılı Kanunun 109. Maddesinin 3. Fıkrası gereğince " Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar" hükmü uyarınca Davacı şirketin 29/07/2021 tarihinde ödeme yaptığı ve davayı 23/11/2022 tarihinde açtığı anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları yürürlüğe girmeden önce düzenlenen poliçelerle ilgili olarak Yargıtay 17. H.D. sigortacının rücu hakkının kabulü için kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşmiş olma koşulunu aramaktadır. Uyuşmazlık, yeni genel şartların yürürlükte olduğu tarihte düzenlenen poliçeler yönünden de yine eski yargısal içtihatlara göre münhasır alkol şartı aranıp aranmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Sigorta ettirene rücu edilebilecek hallerin düzenlendiği 01.06.2015 tarihinden önceki genel şartların B.4. maddesinde d bendinde "Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa," hükmüne yer verilmiş iken, yeni genel şartlarda c bendi ile "Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar," düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere eski genel şartlarda "güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olma" şartı aranırken yeni genel şartlarda "mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki alma" şartı aranmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin alkollü sürücüyle ilgili yeni genel şartlara göre verilmiş kararlarında yine mevzuattaki alkol sınırı değil alkolün kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olması koşulu aranması gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 4. H.D. 2021/12971 E. 2022/7645 K.; 2021/10734 E. 2022/7228 K.) O halde, talep edilen tazminatın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına zararın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda zararın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6102 sayılı TTK'nın 1409/2 maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Sonuç olarak; Mahkememizce nörolog, sigorta, makine ve trafik bilirkişiden alınan heyet raporunda davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda etken olduğu, kazanın oluşumunda alkolün salt etkili olmadığı tespit edildiğinden davaya konu kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşmediği dolayısıyla teminat dışı halin söz konusu olmadığı ve davacının davalı sigortalıya rücu edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 314,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 300,76 TL davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 18.424,06 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
07/05/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza