T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/750
KARAR NO: 2024/195
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/09/2023
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket vekilinin itiraz dilekçesi ile yetkiye, borca ve faize itiraz ettiğini, takip konusunun fatura alacağı olduğunu, fatura borcuna ilişkin para borcunun götürülecek borçlardan olduğundan para alacağında ifa yeri alacaklının ikametgahı olduğunu, alacaklı şirket adresi Kemalpaşa'da bulunduğundan takibin yetkili icra dairesinde açıldığını, bu itibarla yetki itirazının reddi gerektiğini, davacı müvekkili şirket ile davalının, gıda kimyasalı alım-satımı konusunda anlaştıklarını, 31/01/2023 tarihli cari hesap dökümünden de görüldüğü üzere davacı müvekkilinin, davalıdan 180.341,94-TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, söz konusu bakiye cari hesap alacağı nedeniyle Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyası ile 7 Örnek takip başlatıldığını, davalı tarafın kötüniyetli olarak zaman kazanmak amacıyla yetkiye, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, davalı tarafın borcun tamamına ve fer'ilerine itiraz etmesi neticesinde, taraflarınca 31/07/2023 tarihinde ticari dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk dosya numarası ... olup, arabuluculuk süreci 18/09/2023 tarihinde "davalının katılımı olmadığından görüşme yapılmadan anlaşamama" ile sonuçlandığını, arabuluculuk görüşmesine katılmayan taraf davada haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun asıl alacak üzerinden % 20'dan aşağıda olmamak üzere icra ve inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir cevap da vermediğinden HMK.nın 128.Maddesi uyarınca davayı inkar ettiği kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra Dosyası: Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine, cari hesaba dayanılarak dayanılarak, 180.341,94 TL asıl alacak için, ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 21/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 28/07/2023 tarihli dilekçesi ile “yetkili icra dairelerinin İstanbul Anadolu İcra Dairleri olduğunu, yetkiye, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini” bildirerek borca ve yetkiye itiraz ettiği, itiraz üzerine icra müdürlüğünce alınan kararla takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Faturalar: Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2022 yılında 8 adet satış faturası düzenlendiği görülmüş, e-faturalırn örnekleri dosyamız arasına alınmıştır.
BA formları: Davalı şirkete ait takip konusu fatura dönemini kapsayan BA formları ilgili vergi dairesinden getirtilmiş incelenmesinde, davacı şirket tarafından davalı adına keşide edilen 1 adet faturanın Mart 2022 dönemi BA formunda, 1 adet faturanın Nisan 2022 Ba formunda, 4 adet faturanın Mayıs 2022 BA formunda, 2 adet faturanın Ağustos 2022 BA formunda bildirildiği ve kayıtlı olduğu görülmüştür.
Dava; alım satım ilişkisi kapsamında bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması halinde dava şartının bulunup bulunmadığı yönünden öncelikle bu hususun incelenmesi gerektiği, davalı tarafından davacı tarafça adına düzenlenen tüm faturaların BA formlarında beyan edildiği dikkate alındığında taraflar aarasında alım satım ilişkisinin mevcut olduğu, bu halde yetkili icra dairesinin İİK.nun 50.md. uyarınca HMK.nın yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması suretiyle tespitinin gerektiği, alacağın cari hesap bakiyesinden kaynaklandığı, HMK.nın 10 ve TBK.nın 89.maddeleri uyarınca alacaklının yerleşim yeri olan Kemalpaşa İcra dairelerinin yetkili olduğu sonuç olarak yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunduğu, dava şartının mevcut olduğu görülerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı takibe itirazında borca ve ferilerine itiraz etmiş, herhangi bir sebep bildirmemiş, ödeme savunmasında bulunmamış, davaya da cevap vermemiştir. Davaya ve takibe konu cari hesaba dayanak 8 adet e-fatura ve cari hesap ekstresi davacı tarafından sunulmuş olup, teslime ilişkin olarak getirtilen BA formlarının incelenmesinde 8 adet satış faturasının davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Davalının bu faturaları kabul edip matrahlarını da KDV ve kurumlar vergisi açısından indirim konusu yapması malın kendisine teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da değinilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dava ve takip konusu cari ekstreye kayıtlı tüm faturaların BA formunda bildirilmesi, davacı ve davalı arasında akdi ilişkinin kurulduğuna ve malların davalıya teslimine karine teşkil ettiğinden, ispat yükü yer değiştirmiş olup, davalı gıda boyası satışına ilişkin akdi ilişkinin kurulmadığını ve malın teslim edilmediğini yazılı delillerle ispat etmek zorundadır. Davalı taraf davaya cevap vermemiş, delil de bildirmemiştir. HMK’nun 26. Maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesi uyarınca hakimin kendiliğinden delil toplaması mümkün olmadığından ve ispat yükü kendisine düşen davalı taraf herhangi bir delil bildirmediğinden tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmamıştır. Buradan hareketle, ispat yükü kendisine düşen davalı taraf, dava ve takip konusu cari hesaba dayanak faturalar nedeniyle borçlu olmadığını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığından, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alım satım ilişkisi kapsamında 180.341,94 TL bakiye cari hesap alacağının bulunduğu anlaşılmakla davacının itirazın iptali davasının kabulüne, itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullarla devamına, alacak faturalara dayandığından ve davalı borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olup alacak likit olduğundan %20'icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE,
Davalının, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile 180.341,94 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek aylık TTK’nun 1530. Maddesindeki oranlar üzerinden (takip talebindeki istek olan %11,75 oranı aşılmaksızın) işletilecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına,
2-Hüküm altına alınan 180.341,94 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 12.319,16 TL nispi harca, peşin alınan 2.178,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.141,08 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
4-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 38,40 TL vekalet suret harcı, 269,85 TL başvuru harcı, 2.178,08 TL peşin harç, 97,00 TL davetiye ve posta gideri olmak üzere toplam 2.583,33 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 28.854,71 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır