T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/762
KARAR NO : 2025/619
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/09/2023
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı şirketin bünyesindeki araçların bakım ve onarımlarının yapılması için müvekkiline ait servise getirildiğini, bahse konu araçların bakım ve onarımlarının gerçekleştirilerek davalıya teslim edildiğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan anlaşma kapsamında faturalar düzenlendiğini, davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, 18.04.2023 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkilinin banka hesabına 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı aleyhine Torbalı İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi açılırken 10.000,00 TL lik kısmi ödemenin belirtildiğini, davalı tarafça yapılan itiraz sonucunda icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, başlatılan icra takibinden sonra davalı yanca toplam 15.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, davalı tarafa verilen servis teslim fişleri ve sunulan Whatsapp kayıtları ile davalı şirket yetkilisi tarafından borcun ve hizmetin kabul edildiğinin açık olduğunu, davalı tarafın itirazda bulunduktan sonra ödeme yapması sebebiyle borcu zımnen kabul ettiğini ve davalının itirazdan vazgeçtiğinin kabul edilmesi gerektiğini, 04.07.2023 hesap tarihli dosya hesabında belirtilen bakiye borç miktarının 48.100,01 TL den kısmi ödemelerin toplamı olan 15.000,00 TL mahsup edilmesi suretiyle bakiye alacak üzerinden davanın ikame edildiğini bildirerek, Torbalı İcra Dairesinin 2023/3770 Esas sayılı icra dosyasında davalının itirazının iptaline, takibe konu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın fatura alacağına ilişkin takip başlattığını ve işlemiş avans faiz talep ettiğini, takip dosyasına sunulan faturalarda hiçbir vade farkı belirtilmediğini, vadesi belirli olmayan alacak için davacı tarafça işlemiş faiz talep ettiğini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasındaki ticari ilişkilere istinaden 2023 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında olmak üzere toplam 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin ticari defter kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin davacı tarafa borcu olmadığının görüleceğini belirterek, davanın reddine, alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasındaki araç tamir ve bakım hizmet ilişkisi kapsamında davacı yanca düzenlenen faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir.
Davaya konu İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 38.987,67- TL cari hesap ekstresinden kaynaklı alacakları için 24/04/2023 tarihinde ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 30/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 27/04/2023 tarihli dilekçesi ile tebliğ edilen ödeme emrine, icra dairesinin yetkisine, borcun tamamına, asıl borca ve faize, faiz oranına, borcun ferilerine tümüyle itiraz ettiği, itiraz üzerine icra dairesince 27/04/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın 33.100,01-TL üzerinden bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1).
Eldeki dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1).
6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4).
Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1).Bu kapsamda uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirdiğinden, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişiden HMK nın 266. Maddesi uyarınca mahkememizce bilirkişi kök ve ek raporları alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişinin tanzim ettiği 21.04.2024 tarihli bilirkişi kök raporunda; davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalı ile ticari ilişkisinin 2023 yılında 12 Adet fatura karşılığı toplam 66.801,01 TL lik tutardan ibaret olduğu, davacı defter kayıtlarında herhangi bir tahsilat kaydının olmadığı, davacının davalıdan, 66.801,01 TL alacaklı olduğu görülmekle birlikte davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde 18.04.2023 tarihinde 10.000,00 TL, 04.07.2023 tarihli dosya hesabından sonra toplam 15.000,00 TL ile 10.10.2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan cari hesap dökümünde 04.02.2023 tarihinde 12.000,00 TL, 13.03.2023 tarihinde 6.000,00 TL olmak üzere davalı tarafından toplam 43.000,00 TL ödeme yapıldığının beyan edildiği, davacının davalıdan (66.801,01 TL – 43.000,00 TL)=23.801,01 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda ise davalı taraf ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığının bildirildiği, davalı şirketin 2023 yılına ait ticari defter kayıtlarında davacı işlemleri 320.02.0266 nolu hesapta takip edildiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirkete 23.870,00 TL borçlu olduğunun belirlendiği, aynı bilirkişinin 26/12/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; ... plakalı aracın trafik tescil kaydı bulunmadığından anılı aracın davacı şirket adına kayıtlı olup olmadığı sabit olmadığından, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 14.987,00TL alacaklı olduğunun belirlendiği, söz konusu raporun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.
Açıklanan tüm maddi ve hukuki nedenlerden ötürü, taraflar arasında araç bakımına dair ticari hizmet ilişkisi bulunduğu, davacının davaya konu icra takibi nedeniyle davalıdan 14.987,00TL alacaklı olduğunun sabit olduğu anlaşıldığından, davalının davaya konu icra takibine itirazının iptaline bu miktar üzerinden karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, bu itibarla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturaya dayalı olup, likit bulunduğundan kabul edilen dava değeri yönünden davacı lehine icra inkar tazminatı takdir olunmuş, ancak reddedilen dava değeri yönünden ise koşulları bulunmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatı hükmedilmemiştir.
Dava kısmen kabul, kısmen reddedildiğinden, iş bu davada yapılan yargılama giderleri tarafların haklılık oranlarına göre HMK nın 326. Maddesi uyarınca taraflar arasında paylaştırılmış, her bir taraf leh ve aleyhine kabul edilen dava değeri dikkate alınarak vekalet ücreti takdir olunmuş ve aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararda iş bu karara karşı istinaf kanun yolunun açık olduğu sehven belirtilmiş ise kabul ve reddedilen miktarlar 2025 yılı kesinlik miktarı olan 40.000-TL nin altında kaldığından kararın miktar itibariyle kesin olduğu anlaşıldığından bu husus gerekçeli kararda düzeltilmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Torbalı İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptali ile anılan takibin 14.987,00-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Hüküm altına alınan alacak tutarı üzerinden hesaplanan 14.987,00-TL X 20/100= 2.997,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Koşulları oluşmadığından davalı yararına reddedilen tutar kısım yönünden kötüniyet tazminatı takdirine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.023,76-TL harçtan peşin alınan 370,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 653,43-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
5-Davacı tarafça dava açılışı sırasında mahkememiz veznesine yatırılan 269,85-TL maktu başvurma harcı, 370,33-TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 640,18-TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 14.987,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2.maddesine göre ve ret miktarı üzerinden takdir edilen 14.987,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
8-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 1.412,74 TL'lik kısmının davalıdan, 1.707,26-TL'lik kısmının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 162,00-TL davetiye ve posta gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.162,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 2.790,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 3.371,85-TLyargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Dava kısmen reddedildiğinden; davalı tarafın yaptığı bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-HMK nın 333. Maddesi uyarınca davacı tarafça yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine,
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/07/2025
Katip...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır