T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/857
KARAR NO : 2025/462
DAVA :Eser Sözleşmesinden Ayıp Nedeniyle Dönme ve Ödenen Bedelinin İstirdatı
DAVA TARİHİ : 17/01/2018
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizce verilen 15/09/2020 tarih ve...Karar sayılı kararın, taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesinin 12/10/2023 tarih ve... Karar sayılı ilamı ile kaldırılması sonucunda mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle;davacı ile davalı şirket arasında 25/05/2017 tarihinde akdedilen eser sözleşmesine göre 175.000,00-TL bedel mukabilinde davalı şirketin 1200 kg/gün kapasiteli dörtlü sistem mangal kömürü yapma makinesi (fırınını) imal ederek filtre sistemi ve bacaları dahil olmak üzere 12/08/2017 tarihinde faal ve çalışır vaziyette davacı müvekkiline teslim etmeyi taahhüt ve vaat ettiğini, sözleşme sırasında davacı tarafından davalı şirkete 100.000,00.-TL. ödendiğini ancak davalı şirketin bu makineleri bir türlü monte edip çalıştıramadığını, en son Ekim ayında gelen, davalı şirketin yetkili elamanı ...ın da makineyi ve tesisi çalıştıramadığını, makineye yani fırına gerekli olan malzeme kalınlığının 1 cm olması gerekirken 3 milim yapıldığını tespit ettiğini ve bu hususu bir rapor haline getirip davacı olan müvekkiline teslim ettiğini belirttiğini, 25/10/2017 tarihinde davalı şirket çalışanı ve yetkili elemanı... 'ın montaj ve kurulum sırasında "makinenizi kurdum, ama makinemizin malzemesi ince olduğu için makineden verim alamadık " şeklinde yazılı beyanı ile dava konusu makinenin ayıbının bizzat davalı şirket tarafından belirlendiğini, 26/10/2017 tarihinde davalı şirket tarafından davacı olan müvekkiline 26/10/2017 tarih ve seri... olan 175.000,00- TL bedelli (4 parçadan ibaret ve her bir parça 43.750,00.-TL. olan 1 adet mangal kömürü yapma makinesi adı altında) 31.500,00-TL. KDV dahil 206.500,00-TL. tutarında bir adet fatura keşide ettiğini, davalı şirketin bu kötü niyeti karşılığında 02/11/2017 tarihinde tebliğ alınan faturaya karşı İzmir... Noterliği kanalı ile itiraz edilerek cevap verildiğini, Urla Sulh Hukuk Mahkemesince tespit yaptırıldığını, Türk Borçlar Kanunu madde 229'a göre ayıplı mal sebebiyle sözleşmeden dönmek isteyen alıcının, ödemiş olduğu satış bedelinin, faizi ile birlikte geri verilmesini, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesini, ayıplı maldan doğan zararın giderilmesini isteme hakkına sahip olduğunu, tüm bu nedenlerle satış bedeli için ödenen 130.000,00-TL. 'nin en yüksek avans faizi ile birlikte davacı olan müvekkiline geri ödenmesini, ayıplı olan maldan doğan zararın tespiti ile tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davacının iddialarının asılsız olduğunu, öncelikle yetki itirazının bulunduğunu, yetkili mahkemede açılmadığından, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davaya bakmaya Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiğini, müvekkili olan şirketin makinenin kurulumunu sorunsuz yapmış olduğunu ve makineyi çalışır halde teslim ettiğini, bu hususun da kamera görüntüleri ile sabit olduğunu, davacı tarafın, montaj yapılırken iş yerinde olduğunu, yani davacının gözü önünde makinenin çalıştırılmış olduğunu ve bu durumun da kamera ile de görüntülendiğini, montajın tam olarak yapıldığı ve makinenin çalışır vaziyette teslim edildiğini, teslimden sonra makinenin davacı tarafından kasten veya ihmalen yanlış bir şekilde kullanılması ve yanlış müdahelede bulunulmasından kaynaklı sorunların olması halinde, müvekkili şirketin bunlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının makinenin bozuk olduğuna dair...'a ait yazı bulunduğu iddiasının aksine yazı içeriğinde, davacının makinenin mahiyetini değiştirmek istediği ve...'a da bu konuya ilişkin hem sözlü hem de yazılı bilgi verdiğini, Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin...D.İş sayılı dosyasında tespit öncesi ve sonrasında taraflarına tebligat yapılmadığından tespit dosyası içeriğini kabul etmediklerini, davacı delil tespiti ile elde edilen raporda istenilen makinenin imalatından kaynaklı bozulmaların bulunduğunu ve bu haliyle istenilen üretimin yapılmasının mümkün olmadığı hususunun tespit edildiğini iddia etse de anılan tespitin hukuka aykırı bir şekilde yapıldığını, zira davacının eda davası açabilecekken delil tespiti yaptırmasında hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TBK nın 470 ve devamı maddeleri uyarınca eser sözleşmesinden dönme ve eser bedelinin yüklenici olan davalıdan istirdatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilaf konusu değildir.
Davaya konu sözleşme ile davacıya mangal kömürü yapma makinesinin meydana getirilmesi kararlaştırılmıştır.
Uyuşmazlık, eserin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise davacı eser sahibinin eserin reddini isteyip istemeyeceği ve ödediği bedeli davalıdan geri alıp almayacağı alacak ise miktarı noktasında toplanmaktadır.
Eser sözleşmesini düzenleyen TBK'nın 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir.
Eser sözleşmelerini, diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi de sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Burada, vekâlet akdindeki gibi sonuç taahhüt edilmeksizin sadece bir işin görülmesi taahhüdü bulunmamakta, bir eserin-sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, TBK'nun 471/1 maddesi ve işin mahiyeti gereği, işi özenle yerine getirmek zorundadır. Özen borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması anlamını taşır. Eser, yüklenicinin sanat ve beceriyi gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi, davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Burada belli bir sonucun ortaya çıkması amaçlanır. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde ise, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulmuş olur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özellikleri taşıması aranır. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Ayıplı eseri meydana getiren yüklenici ise, ortaya çıkan ayıp ve eksiklerden sadakat ve özen borcu nedeniyle sorumludur. Yüklenici, hangi yöntemi kullanırsa kullansın eserin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekmekte olup, diğer bir deyişle eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Davacı mangal kömürü yapma makinesi yapılması için davalıya başvurmuş olduğuna göre, anılan makine yapılmak suretiyle istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun kullanım sağlanması ve makinenin sorunsuz ve sağlıklı bir şekilde çalışması hususlarının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin konusu olduğu açıktır. Burada yüklenici, eseri ayıpsız iş sahibinin yararına olacak şekilde meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.
Davacı vekili; davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında mangal kömürü yapma makinesine ilişkin eser sözleşmesi akdedildiğini, ancak söz konusu makinenin ayıplı olup çalıştırılamadığını belirterek, eser sözleşmesinden dönme ve sözleşme uyarınca davalı yükleniciye ödenen bedelin, davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, müvekkilinin makinenin kurulumunu sorunsuz gerçekleştirdiğini, makinenin çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğini, teslimden sonra davacının makineyi kasıtlı veya ihmal ederek yanlış kullanmış olabileceğinden kaynaklı sorunlar yaşayabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce İzmir Bölge Adliye Mahkemesi...Hukuk Dairesinin 12/10/2023 tarih ve ... Karar sayılı ilamı gereğince 04/06/2020 tarihli bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişi heyetinden 11/09/2024 tarihli ek rapor ile 28/04/2025 tarihli ek rapor alınmış, ilk ek rapora itiraz üzerine alınan 28/04/2025 tarihli ek raporda; ayıbın gizli ayıp olması nedeniyle davacının ürünün reddini talep edebileceği ve sözleşmeden dönebileceği hususları belirtilmiş, anılan raporun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli bulunması sebebiyle hükme esas alınması yönünde vicdani kanıya varılmıştır.
Toplanan deliller ve dosya içeriğinden, taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu olan mangal kömürü makinesinin gizli ayıplı olduğu, eserin ayıplı olmasından ötürü davacı iş sahibinin eseri reddedip sözleşmeden dönüp, yükleniciye ödediği bedeli, makinenin davalıya teslimi karşılığında, yüklenici olan davalıdan geri isteyebileceği anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, iş bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri HMK nın 326.maddesi uyarınca davalıya yükletilmiş, davacı yargılama sırasında kısmende olsa vekille temsil edildiğinden, davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne,
Davacı tarafından 1200kg/gün kapasiteli 4 lü sistem mangal kömürü yapma makinesinin davalıya teslimi karşılığında 130.000,00-TL nin dava tarihi olan 17/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 8.880,30-TL nispi harçtan, peşin alınan 2.220,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.660,22-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL başvuru harcı, 2.220,08-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.184,18-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 1.875,00-TL'si tebligat-posta gideri, 3.800,00-TL'si bilirkişi ücreti, 253,80 TL keşif harcı, 300,00 TL keşif aracı ücreti(14,50 TL başvuru harcı + 51,70 TL nispi harç + 4,60 TL vetalet suret harcı + 230,00 TL bilirkişi ücreti + 150,00 Tl keşif aracı ücreti + 221,80 TL keşif harcı + 28 TL davetiye gideri)=700,60 TL delil tespiti giderleri olmak üzere toplam 6.375,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-Davacı yargılama sırasında kısmen kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
ilişkin, davacının ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır