T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/86
KARAR NO : 2025/821
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 26/07/2022
KARAR TARİHİ: 26/09/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İTİRAZ ;
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/4118 sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında 132.609,00 TL’si... numaralı hasar dosyası bakiyesi, 129.217,00 TL’si ... numaralı hasar dosyası bakiyesi, 134.202,00 TL’si...sayılı hasar dosyası bakiyesi, 113.806,00 TL’si 2000042298 numaralı hasar dosyası bakiyesi, 107.373,00 TL’si ...numaralı hasar dosyası bakiyesi ve 73.447,63 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 690.654,63 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Kendisine 04/04/2022 tarihinde usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilen davalı borçlu yasal süre içerisinde vekili aracılığıyla verdiği 08/04/2022 gönderme tarihli dilekçesi ile; takibin yetkisiz yerde açıldığını, müvekkilinin adresinin Ümraniye İstanbul’da olduğunu, icra takibinde İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacaklıya takip konusu alacak dahil hiçbir borcun bulunmadığını ileri sürerek, yetkiye ve borcun tamamına itiraz etmiştir.
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin “Mansuroğlu Mah. 263/4 sk. No:1 Bayraklı-İzmir” adresinde bulunan ve tapuda Bayraklı Merkez 23 ada 304 parsel numarada bulunan konut olarak kullanılan taşınmazda 1, 2, 14, 15 ve 16 numaralı dairelerin sahibi olduğunu, müvekkilinin... numaralı poliçelerle her bir dairesine deprem sigortası (DASK) yaptırdığını, müvekkiline ait dairelerin 30/10/2020 tarihinde meydana gelen İzmir depreminde zarar gördüğünü, 01/110/2020 tarihli ihbar sonucunda DASK ekspertizlerince dairelerin bulunduğu binanın “az hasarlı” kabul edilerek 2020 yılı Aralık ayında DASK poliçe hasar ödemelerinin yapıldığını, poliçe limit tutarının her bir daire için 149.688,00 TL olduğunu, müvekkiline 08/12/2020 tarihinde ...numaralı hasar dosyasından 12.492,05 TL,... numaralı hasar dosyasından 39.320,59 TL,...numaralı hasar dosyasından 32.887,59 TL... numaralı hasar dosyasından 17.477,05 TL ve ... numaralı hasar dosyasından ise 14.084,55 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler sırasında binanın hasar durumunun kesinleşmediğini; 2021 yılı Ocak ayında “orta hasarlı” olarak kesinleştiğini, DASK ödemesinin yeniden değerlendirilerek kalan ödemenin müvekkilinin hesabına yatırılması konusunda 09/07/2021 tarihli başvuruya DASK tarafından olumsuz yanıt verildiğini, DASK’a yapılan başvurular sonucunda müvekkiline poliçede yazılı bedelden çok daha düşük ödeme yapıldığını, müvekkilinin öncelikle güçlendirme yapmak istediğini ancak yeterli olmayınca binanın kentsel dönüşüm kapsamında yıkımının gerçekleştirildiğini, bina yıkılmadan önce İzmir 4. Tüketici Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında müvekkilinin zararının belirlendiğini, bu dosyada “130 m² bir dairenin yeniden yapım bedelinin arsa payı hariç 416.000,00 TL olduğunun” belirlendiğini ancak poliçe limiti 149.688,00 TL olduğundan limit kapsamında muafiyetler düşüldükten sonra hasar ödeme tarihinden itibaren işleyen faizlerle birlikte İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, takibe itiraz edildiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını, takibin durdurulduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, müvekkili lehine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının davaya konu dairelerin brüt yüzölçümü, yapı tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumuna ilişkin beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı hususunun araştırılması ve beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının belirlenmesi durumunda davanın usulden reddinin gerektiğini,... Genel Şartlarında belirtilen yükümlülüklerin poliçede yer alan teminatları ve müvekkilinin sorumluluğunu etkilediğini, müvekkilinin dava öncesi sorumlu olduğu tutarı düzenlenen eksper raporu doğrultusunda ödediğini, söz konusu hasardan kaynaklı başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, aksi durumda dahi poliçe teminat limiti, muafiyet tutarı ve yapılan ödemeler gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili kurumun 587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kurulduğunu ve kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunu, kar etme amacının bulunmadığını, ... numaralı hasar dosyası için; 16/04/2020-2021 tarihleri arasında düzenlenen ... numaralı DASK poliçesine dayalı olarak deprem sonucunda konutta meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkiline yapılan 01/11/2020 tarihli hasar ihbarı sonucunda bu hasar dosyasının oluşturulduğunu, konusunda uzman bağımsız eksperin atandığını, eksper tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve ekspertiz raporunun düzenlendiğini, 06/11/2020 tarihli ekspertiz raporunda “Sigortalı konut bina ortak alan; dış cephede ve merdiven kovasında duvar kırığı hasarları vardır. Sigortalı konut bağımsız bölümde; salon, kiler ve giriş hol bölümlerinde duvar kırığı hasarları vardır. Bina taşıyıcı sistemde depremden kaynaklı hasar yoktur” ifadesinin yer aldığını, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan “A.6- Muafiyet” başlığı altındaki “her bir hasarda sigorta bedelinin % 2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Dask, hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır” düzenlemesine dayalı olarak 149.688,00 TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarının 2.993,76 TL olarak hesaplandığını, yapılan eksper incelemesi sonucunda sigortalıya muafiyet bedeli düşülerek 01/12/2020 tarihinde 12.492,05 TL ödeme yapıldığını;... numaralı hasar dosyası için; 16/04/2020-2021 tarihleri arasında düzenlenen... numaralı DASK poliçesine dayalı olarak deprem sonucunda konutta meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkiline yapılan 01/11/2020 tarihli hasar ihbarı sonucunda bu hasar dosyasının oluşturulduğunu, konusunda uzman bağımsız eksperin atandığını, eksper tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve ekspertiz raporunun düzenlendiğini, 06/11/2020 tarihli ekspertiz raporunda “sigortalı konut bina ortak alan; dış cephede ve merdiven kovasında duvar kırığı hasarları vardır. Sigortalı konut bağımsız bölümde; salon, üç oda kiler ve giriş hol bölümlerinde duvar kırığı, banyo bölümünde seramik çatlağı, mutfak bölümünde fayans çatlağı hasarları vardır. Bina taşıyıcı sistemde depremden kaynaklı hasar yoktur” ifadesinin yer aldığını, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan “A.6-Muafiyet” başlığı altındaki “her bir hasarda sigorta bedelinin % 2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Dask hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır” düzenlemesine dayalı olarak 149.688,00 TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarının 2.993,76 TL olarak hesaplandığını, yapılan eksper incelemesi sonucunda sigortalıya muafiyet bedeli düşülerek 04/12/2020 tarihinde 39.320,59 TL ödeme yapıldığını; ... numaralı hasar dosyası için; 16/04/2020-2021 tarihleri arasında düzenlenen... numaralı DASK poliçesine dayalı olarak deprem sonucunda konutta meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkiline yapılan 01/11/2020 tarihli hasar ihbarı sonucunda bu hasar dosyasının oluşturulduğunu, konusunda uzman bağımsız eksperin atandığını, eksper tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve ekspertiz raporunun düzenlendiğini, 06/11/2020 tarihli ekspertiz raporunda “sigortalı konut bina ortak alan; dış cephede ve merdiven kovasında duvar kırığı hasarları vardır. Sigortalı konut bağımsız bölümde; salon, üç oda, kiler ve giriş hol bölümlerinde duvar kırığı, banyo bölümünde seramik çatlağı hasarları vardır. Bina taşıyıcı sistemde depremden kaynaklı hasar yoktur” ifadesinin yer aldığını, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan “A.6- muafiyet” başlığı altındaki “Her bir hasarda sigorta bedelinin % 2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Dask hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır” düzenlemesine dayalı olarak 149.688,00 TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarının 2.993,76 TL olarak hesaplandığını, yapılan eksper incelemesi sonucunda sigortalıya muafiyet bedeli düşülerek 04/12/2020 tarihinde 32.887,59 TL ödeme yapıldığını; ... numaralı hasar dosyası için; 16/04/2020-2021 tarihleri arasında düzenlenen... numaralı DASK poliçesine dayalı olarak deprem sonucunda konutta meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkiline yapılan 01/11/2020 tarihli hasar ihbarı sonucunda bu hasar dosyasının oluşturulduğunu, konusunda uzman bağımsız eksperin atandığını, eksper tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve ekspertiz raporunun düzenlendiğini, 06/11/2020 tarihli ekspertiz raporunda “sigortalı konut bina ortak alan; dış cephede ve merdiven kovasında duvar kırığı hasarları vardır. Sigortalı konut bağımsız bölümde; salon, kiler ve giriş hol bölümlerinde duvar kırığı hasarları vardır. Bina taşıyıcı sistemde depremden kaynaklı hasar yoktur” ifadesinin yer aldığını, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan “A.6-muafiyet” başlığı altındaki “her bir hasarda sigorta bedelinin % 2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Dask hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır” düzenlemesine dayalı olarak 149.688,00 TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarının 2.993,76 TL olarak hesaplandığını, yapılan eksper incelemesi sonucunda sigortalıya muafiyet bedeli düşülerek 02/12/2020 tarihinde 14.084,55 TL ödeme yapıldığını;... numaralı hasar dosyası için; 16/04/2020-2021 tarihleri arasında düzenlenen 9405970 numaralı DASK poliçesine dayalı olarak deprem sonucunda konutta meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkiline yapılan 01/11/2020 tarihli hasar ihbarı sonucunda bu hasar dosyasının oluşturulduğunu, konusunda uzman bağımsız eksperin atandığını, eksper tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve ekspertiz raporunun düzenlendiğini, 06/11/2020 tarihli ekspertiz raporunda “sigortalı konut bina ortak alan; dış cephede ve merdiven kovasında duvar kırığı hasarları vardır. Sigortalı konut bağımsız bölümde; salon, bir oda, kiler ve giriş hol bölümlerinde duvar kırığı hasarları vardır. Bina taşıyıcı sistemde depremden kaynaklı hasar yoktur” ifadesinin yer aldığını, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan “A.6-Muafiyet” başlığı altındaki “her bir hasarda sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Dask hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından her bir 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır” düzenlemesine dayalı olarak 149.688,00 TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarının 2.993,76 TL olarak hesaplandığını, yapılan eksper incelemesi sonucunda sigortalıya muafiyet bedeli düşülerek 04/12/2020 tarihinde 17.477,05 TL ödeme yapıldığını; yasal düzenleme gereği Hazine Müsteşarlığına bağlı bağımsız sigorta eksperleri tarafından yapılan hasar tespitinin esas alınmasının gerektiğini, ekspertiz raporlarının delil niteliği taşıdığını, davayı kabul etmemekle birlikte davacının zararının hasar tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuata göre tamamen karşılandığını, davanın açılmasının haksız ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu alacağın para alacağı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigorta poliçesindeki deprem rizikosunun amacının riziko yani deprem nedeniyle oluşan gerçek zararın giderilmesi olduğunu, rizikonun yapının yapım eksikliği nedeniyle mi yoksa deprem nedeniyle mi meydana geldiği ve zararın DASK kapsamında olup olmadığı hususunun belirlenmesinin gerektiğini, mahkemece sağlıklı yargılamanın yapılabilmesi için jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta eksperlerinin dahil olduğu bilirkişi heyetinden keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alınması gerektiğini, yıkım kararı sonrası oluşan zarar ile deprem sonucu doğrudan meydana gelen hasar arasında nedensellik ilişkisinin bulunmadığını, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeniyle yıkılıp yapılmasının yasal olarak iyileştirme olduğunu ve zorunlu deprem sigortası kapsamında olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere sigortalının doğru beyan yükümlülüğüne aykırılığından dolayı TTK’nın 1439/2 maddesi gereğince tazminattan en az % 50 oranında indirim yapılması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili aleyhine tazminat hesaplaması yoluna gidilmesi durumunda sigortalanan meskenin doğru brüt yüz ölçümünün tespitinin yapılması ve bu doğrultuda eksik/aşkın sigorta hükümleri uygulanarak sigorta bedelinin hesaplanmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan bina aşınma payı oranının sigorta bedeli üzerinden muafiyet uygulandıktan sonra indirilmesinin gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, faiz isteğinin haksız olduğunu, zira; başvuruya ilişkin poliçenin hasardan sonra düzenlendiğini, müvekkilinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu belirterek, davanın reddine müvekkili yararına % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili görevsizlik kararı sonrasında verdiği 20/02/2023 tarihli cevap dilekçesiyle; dava konusu dairelere ilişkin tapu kaydında herhangi bir bankanın alacaklı sıfatıyla yer alıp almadığı hususunun araştırılması ve öncelikle rehinli alacaklının TMK’nın 879. maddesi uyarınca açık ve yazılı muvafakat vermesi, vermediği takdirde davanın usulden reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
DELİLLER ;
Hasar dosyaları, tapu kayıtları, bilirkişi raporu.
GEREKÇE ;
Dava; davacıya ait dairelerde deprem sebebiyle oluşan zararın DASK kapsamında tahsili amacıyla hakkında ilamsız icra takibi başlatılan davalının yetkiye ve borca itirazının iptali istemine ilişkindir.
Dava dosyası İzmir 4. Tüketici Mahkemesi’nin 20/12/2022 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı 24/01/2023 kesinleşme tarihli görevsizlik kararı ile birlikte mahkememize gönderilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin...Esas ve ... karar sayılı emsal kararında da belirtildiği şekilde; somut olayda davacının 1, 2, 14, 15 ve 16 numaralı dairelerin sahibi olması, tüketici sıfatına sahip olmaması ve bu taşınmazların hepsinin kullanım amacıyla satın alınmaması, sigorta sözleşmelerinin 6102 sayılı TTK’da düzenlenmesi, davacının tacir olması şartından söz edilemeyecek olması karşısında davaya Asliye Ticaret Mahkemelerinde bakılması gerektiğinden, mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Dava, haksız fiile dayalı olup, haksız fiilin gerçekleştiği yer İzmir olduğundan ve İİK’nın 50. maddesinin göndermesiyle 6100 sayılı HMK’nın 16. maddesi gereğince İzmir İcra Müdürlükleri yetkili olduğundan, icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “Mansuroğlu Mah. 263/4 sk. No:1 Bayraklı-İzmir adresinde bulunan ve tapuda Bayraklı Merkez 23 ada 304 parsel numarada kayıtlı olan taşınmazda davacıya ait 1, 2, 14, 15 ve 16 numaralı dairelerin deprem sigortasını yapan davalının İzmir depremi nedeniyle dairelerde oluşan hasarın gerçekte dairelerdeki (taşınmazdaki) yapım eksikliği nedeniyle mi yoksa deprem nedeniyle mi oluştuğu, dairelerin bulunduğu taşınmaz için verilen yıkım kararı sonrasında oluşan zarar ile deprem sonucu doğrudan oluşan hasar arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı, yıkılıp yeniden yapılmasının yasal bir iyileştirme olarak kabul edilip edilemeyeceği, hasar miktarının ne olduğu ve hasarın zorunlu deprem sigortası kapsamında olup olmadığı, davacının doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı ve bu çerçevede de TTK’nın 1439/2 maddesi gereğince tazminattan indirim yapılması koşulunun bulunup bulunmadığı, davalının eksper incelemeleri sonucu yaptığı ödemelerin zarar miktarını karşılayıp karşılamadığı, davalının bu ödemeler nedeniyle sorumluluğunun sona erip ermediği, davalının temerrüte düşüp düşmediği, faiz istenip istenemeyeceği, alacağın likit olup olmadığı, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası kapsamında davalı borcunun olup olmadığı, varsa asıl alacak ve işlemiş faiz borcunun ne miktar olduğu, davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptali ve tazminat istenebilme koşullarının bulunup bulunmadığı” konularındadır.
Davacı vekili 20/12/2022 tarihli duruşmada; davaya konu 5 adet taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, taşınmazların bir kısmının kirada olduğunu ancak şu an hepsinin yıkıldığını belirtmiştir.
Davaya konu taşınmazların tapu kayıt örnekleri incelendiğinde; üzerlerinde rehin bulunmadığı görülmüştür.
Bilirkişiler hazırlayıp sundukları 30/10/2023 tarihli raporlarında özetle; davacıya ait 1, 2, 14, 15 ve 16 numaralı dairelerin deprem sigortasını yapan davalının İzmir depremi nedeniyle dairelerde oluşan hasarın gerçekte dairelerdeki yapım eksikliği nedeniyle mi yoksa deprem nedeniyle mi oluştuğu konusunda; dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre binanın 30 Ekim’de gerçekleşen İzmir depremi sonucunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan hasar tespiti sonrasında “orta hasarlı” olarak belirlendiğinin görüldüğünü, İzmir ...Tüketici Mahkemesi’nin... D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda “zemin ve 1.kattaki yatay taşıyıcı elemanlarda ve taşıyıcı olmayan elamanlarda depremden kaynaklı birçok çatlak bulunduğu” tespitinin yapıldığını, binanın yatay taşıyıcı elemanlarında (kiriş) meydana gelmiş olan hasarın tamamı ile binanın deprem karşısında davranışını gösterir hasar olduğunu, binanın oluşan deprem sonrası meydana gelecek artçı sarsıntılar ve oluşabilecek yeni bir deprem karşısında taşıma kapasitesini olumsuz olarak etkileyeceğini,.. D.İş sayılı dosya için düzenlenen bilirkişi raporundaki fotoğraflardan anlaşılacağı üzere kirişlerde meydana gelen bu hasarın her bağımsız bölümde gözlemlenmemiş olsa dahi ana taşıyıcı sistemi etkileyen ve tüm binada güçlendirilmeyi ya da yeniden yapımı gerektiren hasar tipi olduğunu, binanın yapım yılından itibaren sabit ve hareketli düşey yükleri karşılamaya yeterli olduğu ve sorun yaşamadığı ancak söz konusu tarihte oluşan depremle mevcut hasarların oluştuğu kanaatinin oluştuğunu; dairelerin bulunduğu taşınmaz için verilen yıkım kararı sonrasında oluşan zarar ile deprem sonucu doğrudan oluşan hasar arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı, yıkılıp yeniden yapılmasının yasal bir iyileştirme olarak kabul edilip edilmeyeceği konusunda;... D.İş sayılı dosya için düzenlenen bilirkişi raporunda “bağımsız bölüm içlerinde gözlemsel değerlendirmede binanın taşıyıcı elemanlarda çatlaklar ile taşıyıcı olmayan tuğla duvarlarında deprem kaynaklı kesme kırılması oluştuğu, oluşan kırıkların ayrılmalara sebep olduğu” tespiti ile dava konusu taşınmazın bulunduğu bu yapının hem taşıyıcı sisteminin hem de taşıyıcı olmayan sisteminin deprem sonrası orta hasarlı olduğu kanaatinin oluştuğunu; dava dosyasında keşfe konu binanın üzerinde konumlu olduğu zemine ait zemin etüt raporu bulunmadığını, yapım yılı itibari ile zemin etüt zorunluluğunun bulunmadığı, binanın temeline yönelik sağlıklı bir zemin iyileştirmesi yapılıp yapılmadığına dair elde bir bilginin bulunmadığını, günümüz bilgilerinde taşınmazın bulunduğu alan civarının zemin özellikleri itibari ile mühendislik açısından sorunlu olduğunu, zemin iyileştirmesi ve zemin iyileştirmesine yönelik uygulama yapılmasının değerlendirilmesi gerektiğini, zemin etüt raporu olmaksızın yapılan imalatlarda zemin parametreleri genel bilgiler doğrultusunda seçildiğinden zemin tasarım parametrelerinin ve binaya yönelik zemin-temel-yapı ilişkisinin sağlıklı olarak ortaya konulamadığını; DASK’ın ancak gerçek zarardan sorumlu tutulabileceği dikkate alınmak suretiyle Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının B.3-1 maddesindeki ilkeler doğrultusunda zararın meydana geldiği 2020 yılı serbest piyasa rayiç birim fiyatlarına göre hasar bedelinin (davacıya ait dairelerin yeniden yapım maliyetinin) ne olduğu ve hasarın zorunlu deprem sigortası kapsamında olup olmadığı konusunda; davacıya ait meskenlerin piyasa rayiçlerine göre toplam yapım maliyetinin deprem tarihi olan 30 Ekim 2020 tarihi itibari ile (330.000,00 TL + 330.000,00 TL + 330.000,00 TL + 330.000,00 TL + 330.000,00 TL) = 1.650.000,00 TL olabileceğini; takdir mahkemeye ait olmak üzere davacının davasında haklı görüldüğü taktirde davalı DASK KURUMU’nun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğunu; dosya kapsamından davacının doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davranışına rastlanılmadığını; davalının eksper incelemeleri sonucu yaptığı ödemelerin zarar miktarını karşılamadığını, temerrüt tarihlerinin her bir taşınmaz için eksper raporunun düzenlendiği 06/11/2020 tarihinden bir ay sonrasına tekabül eden 06/12/2020 olduğunu; İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası kapsamında davalı borcunun olup olmadığı, varsa asıl alacak ve işlemiş faiz borcunun ne miktar olduğu hususunda yapılan hesaplamalar sonucunda: davacının “Mansuroğlu Mahallesi 263/4 Sokak Seven Apt. 7.Kat No:1” adresindeki 1 numaralı daire nedeniyle 107.373,00 TL asıl alacak ve 12.734,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.107,73 TL; 2 numaralı daire nedeniyle 113.806,00 TL asıl alacak ve 13.497,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 127.303,70 TL; 14 numaralı daire nedeniyle 134.202,00 TL asıl alacak ve 15.916,72 TL işlemiş faiz olmak üzere 150.118,72 TL; 15 numaralı daire nedeniyle 129.217,00 TL asıl alacak ve 15.325,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.542,49 TL; 16 numaralı daire nedeniyle 132.609,00 TL asıl alacak ve 15.727,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 148.336,80 TL isteyebileceğini, buna göre toplam istenebilecek tutarın 690.409,44 TL olduğunu, davacı isteğinin ise 690.654,63 TL olduğunu, aradaki farkın 245,19 TL’ye tekabül ettiğini ve işlemiş faiz hesabından kaynaklandığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler hazırlayıp sundukları 22/05/2024 tarihli ek raporlarında özetle; davacıya ait 1, 2, 14, 15 ve 16 numaralı dairelerin deprem sigortasını yapan davalının İzmir depremi nedeniyle dairelerde oluşan hasarın gerçekte dairelerdeki yapım eksikliği nedeniyle mi yoksa deprem nedeniyle mi oluştuğu konusunda; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre binanın 30 Ekimde gerçekleşen İzmir depremi sonucunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan hasar tespiti sonrasında orta hasarlı olarak tespit edildiğinin görüldüğünü, İzmir 4. Tüketici Mahkemesince alınan...D.iş sayılı dosya için düzenlenen bilirkişi raporunda zemin ve 1. kattaki yatay taşıyıcı elemanlarda ve taşıyıcı olmayan elamanlarda depremden kaynaklı birçok çatlak bulunduğu tespitinin yapıldığını, binanın yatay taşıyıcı elemanlarında (KİRİŞ) meydana gelmiş olan hasarın tamamı ile binanın deprem karşısında davranışını gösterir hasar olduğunu, binanın oluşan deprem sonrası meydana gelecek artçı sarsıntılar ve oluşabilecek yeni bir deprem karşısında taşıma kapasitesini olumsuz olarak etkileyeceğini,... D.iş sayılı dosya için düzenlenen bilirkişi raporundaki fotoğraflardan anlaşılacağı üzere kirişlere meydana gelen bu hasarın her bağımsız bölümde gözlemlenmemiş olsa dahi ana taşıyıcıyı sistemi etkileyen ve tüm binada güçlendirilmeyi ya da yeniden yapımı gerektiren hasar tipi olduğunu, binanın yapım yılından itibaren sabit ve hareketli düşey yükleri karşılamaya yeterli olduğunu ve sorun yaşamadığını ancak söz konusu tarihte oluşan depremle mevcut hasarların oluştuğu kanaatinde olduklarını; dairelerin bulunduğu taşınmaz için verilen yıkım kararı sonrasında oluşan zarar ile deprem sonucu doğrudan oluşan hasar arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı, yıkılıp yeniden yapılmasının yasal bir iyileştirme olarak kabul edilip edilmeyeceği konusunda; İzmir 4. Tüketici Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda bağımsız bölüm içlerinde gözlemsel değerlendirmede binanın taşıyıcı elemanlarda çatlaklar ile taşıyıcı olmayan tuğla duvarlarında, deprem kaynaklı kesme kırılması oluştuğunu, oluşan kırıkların ayrılmalara sebep olduğu tespiti ile dava konusu taşınmazın bulunduğu bu yapının hem taşıyıcı sisteminin hem de taşıyıcı olmayan sisteminin deprem sonrası orta hasarlı olduğu kanaatinin oluştuğunu, dava dosyasında keşfe konu binanın üzerinde konumlu olduğu zemine ait zemin etüt raporu bulunmadığının tespit edildiğini, yapım yılı itibari ile zemin etüt zorunluluğu bulunmadığını, binanın temeline yönelik sağlıklı bir zemin iyileştirmesi yapılıp yapılmadığına dair elde bir bilgi bulunmadığını, günümüz bilgilerinde taşınmazın bulunduğu alan civarının zemin özellikleri itibari ile mühendislik açısından sorunlu olduğunu, zemin iyileştirmesi gerektiği ve zemin iyileştirmesine yönelik uygulama yapılmasının değerlendirilmesi gerektiği zemin etüt raporu olmaksızın yapılan imalatlarda zemin parametreleri genel bilgiler doğrultusunda seçildiğinden zemin tasarım parametrelerinin ve binaya yönelik zemin-temel-yapı ilişkisinin sağlıklı olarak ortaya konulamadığını; DASK’ın ancak gerçek zarardan sorumlu tutulabileceği dikkate alınmak suretiyle Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının B.3-1 maddesindeki ilkeler doğrultusunda zararın meydana geldiği 2020 yılı serbest piyasa rayiç birim fiyatlarına göre hasar bedelinin(davacıya ait dairelerin yeniden yapım maliyetinin) ne olduğu ve hasarın zorunlu deprem sigortası kapsamında olup olmadığı konusunda; davacıya ait meskenlerin piyasa rayiçlerine göre toplam yapım maliyetinin deprem tarihi olan 30/10/2020 tarihi itibari ile (330.000,00 TL + 330.000,00 TL + 330.000,00 TL + 330.000,00 TL+ 330.000,00 TL) 1.650.000,00 TL olabileceğini, nihai karar mahkemeye ait olmak üzere davacının davasında haklı görülmesi halinde davalı DASK’ın poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğunu, dosya kapsamından davacının doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davranışına rastlanılmadığını, davalının eksper incelemeleri sonucu yaptığı ödemelerin zarar miktarını karşılamadığını, temerrüt tarihlerinin her bir taşınmaz için eksper raporunun düzenlendiği 06/11/2020 tarihinden bir ay sonrasına tekabül eden 06/12/2020 olduğunu, İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyası kapsamında davalı borcunun olup olmadığı, varsa asıl alacak ve işlemiş faiz borcunun ne miktar olduğu hususunda yapılan hesaplamalar sonucunda; Mansuroğlu Mahallesi 263/4 Sokak Seven Apt. 7. Kat No:1 Daire 1 nedeni ile 107.373,00 TL asıl alacak ve 12.734,73 TL işlemiş faiz olmak üzere 120.107,73 TL istenebileceği, Daire 2 nedeni ile 113.806,00 TL asıl alacak ve 13.497,70 TL işlemiş faiz olmak üzere 127.303,70 TL istenebileceği, Daire 14 nedeni ile 134.202,00 TL asıl alacak ve 15.916,72 TL işlemiş faiz olmak üzere 150.118,72 TL istenebileceği, Daire 15 nedeni ile 129.217,00 TL asıl alacak ve 15.325,49 TL işlemiş faiz olmak üzere 144.542,49 TL istenebileceği, Daire 16 nedeni ile 132.609,00 TL asıl alacak ve 15.727,80 TL işlemiş faiz olmak üzere 148.336,80 TL istenebileceği, toplam istenebilecek tutarın 690.409,44 TL olduğu, davacı isteğinin ise 690.654,63 TL olduğu, aradaki farkın 245,19 TL olduğunu ve işlemiş faiz hesabından kaynaklandığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler hazırlayıp sundukları 13/02/2025 tarihli ikinci ek raporlarında özetle; kök raporda da belirtildiği üzere binalarda deprem sonrası tespit çalışmalarının üç şekilde yapıldığını, bunların hasar tespit çalışması, riskli bina tespiti ve deprem performans analizi şeklinde olduğunu, bina ağır hasarlı veya orta hasarlı ise kullanıma uygun olmadığını ve boşaltılması gerektiğini, orta hasarda kullanıma devam etmek için güçlendirme veya yapının yıkımı seçeneklerinden birinin seçilmesi gerektiğini, hasarsız ya da az hasarlı olması durumunda gerekli tadilatların yapılarak kullanılmaya devam edilebileceğini, deprem sonrası yapılan hasar tespitiyle riskli yapı değerlendirmesinin birbirinden farklı iki konu olduğunu, bir bina depremde hasar almasa dahi riskli yapı olabileceğini, hasar tespit çalışmasının gözlemsel yapılan bir çalışma olduğunu, yapılan incelemeler sonucunda davaya konu dairelerin bulunduğu binanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında işlem görmediğinin belirlendiğini, mahkemenin isteği doğrultusunda taraflarınca yeniden yapım maliyeti hesap edilmiş olup kök raporda belirtildiği üzere taraflarınca belirlenen yaklaşık birim maliyetinin deprem tarihi olan 30/10/2020 itibariyle arsa payı hariç olmak üzere yapıldığını, rizikonun gerçekleştiği tarihte 4/A sınıfındaki bir konutun yenilenmesi için yeterli olmadığı göz önünde tutularak söz konusu taşınmazın deprem tarihi itibariyle arsa payı hariç yaklaşık birim maliyetinin 2.500,00 TL/m² olduğu kanaatine varılarak hesaplamanın yapıldığını, buna göre davacıya ait meskenlerin toplam yapım maliyetinin deprem tarihi itibariyle (1 numaralı için 330.000,00 TL + 2 numaralı için 367.500,00 TL + 14 numaralı için 330.000,00 TL + 15 numaralı için 330.000,00 TL + 16 numaralı için 330.000,00 TL) toplam 1.687.500,00 TL olabileceği kanaatine varıldığını, mahkemenin takdirinde olmak üzere davacıya ait dairelerin güçlendirme maliyeti hesabının ise deprem tarihi itibariyle (1 numaralı için 165.000,00 TL + 2 numaralı için 183.750,00 TL + 14 numaralı için 165.000,00 TL + 15 numaralı için 165.000,00 TL + 16 numaralı için 165.000,00 TL) toplam 843.750,00 TL olabileceği kanaatine varıldığını; değerlendirme ve hesaplamaların dosyada mevcut bilgi ve belgeye dayalı olarak ve Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları kapsamında yapıldığını, başvuru konusu 5 adet bağımsız bölüm için düzenlenen ZDS poliçeleri ile 1 numaralı daire için 149.688,00 TL, 2 numaralı daire için 149.688,00 TL, 14 numaralı daire için 149.688,00 TL, 15 numaralı daire için 149.688,00 TL, 16 numaralı daire için 149.688,00 TL, sigorta bedelinin belirlendiğini, her bir poliçe için % 2 muafiyet tutarının 2.993,76 TL olduğunu, teknik bilirkişiler tarafından gerek güçlendirme işlemleri için gerekse binanın yeniden inşası için belirlenen yapım maliyetlerinin sigorta bedellerinden yüksek olduğunu, bu nedenle DASK’ın ödemekle yükümlü olacağı tazminat miktarlarında değişiklik olmayacağını, bu kapsamda 22/05/2024 tarihli ek raporda detaylı şekilde açıklandığı üzere hesaplamaların mahkemenin ara kararında belirlendiği gibi her bir daire (hasar dosyası) yönünden davalı borcunun (asıl alacak ve faiz) (% 2 muafiyet bedeli ve davalı tarafından yapılan ödeme düşülerek) yapıldığını, önceki raporlarında yer alan teknik tespitleri tekrar ile icra dosyası kapsamında poliçe genel şartları esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda 1 numaralı daire nedeniyle 107.373,00 TL asıl alacak ve 12.734,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.107,73 TL istenebileceğini; 2 numaralı daire nedeniyle 113.806,00 TL asıl alacak ve 13.497,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 127.303,70 TL istenebileceğini; 14 numaralı daire nedeniyle 134.202,00 TL asıl alacak ve 15.916,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.118,72 TL istenebileceğini; 15 numaralı daire nedeniyle 129.217,00 TL asıl alacak ve 15.325,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.542,49 TL istenebileceğini; 16 numaralı daire nedeniyle 132.609,00 TL asıl alacak ve 15.727,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 148.336,80 TL istenebileceğini, buna göre toplam istenebilecek tutarın 690.409,44 TL olduğunu, davacı isteğinin ise 690.654,63 TL olduğunu, aradaki farkın 245,19 TL’ye tekabül ettiğini ve işlemiş faiz hesabından kaynaklandığını bildirmişlerdir.
Kök ve ek raporlarda davaya konu dairelerin yeniden yapım bedeli hesaplanırken yıpranma payının değerlendirilmediği anlaşıldığından; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın olay tarihindeki verilerine göre yeniden yapım bedeli hesaplanıp, mevcut binanın yaşı ve teknik özellikleri gözetilip hesaplanan tazminattan yıpranma payı düşülmek, ödemeler dikkate alınmak suretiyle her bir poliçe (daire) kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalı borcunun ne miktar olacağı konusunda yeniden ek rapor aldırılmıştır.
Aynı bilirkişiler 24/06/2025 tarihli üçüncü ek raporlarında özetle; 02 Aralık 1982 tarihli ...sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aşınma Payları Cetveline göre 0-3 yaş aralığında betonarme binalarda aşınma oranının % 4 olarak belirlendiğini, 30 Ekim 2020 deprem tarihi itibariyle dava konusu 1 numaralı meskenin inşaat maliyetinin 132,00 m2 x 2.500,00 TL/m2 x (1-0,04) = 316.800,00 TL olarak; 2 numaralı meskenin inşaat maliyetinin 147,00 m2 x 2.500,00 TL/m2 x (1-0,04) = 352.800,00 TL olarak; 14 numaralı meskenin inşaat maliyetinin 132,00 m2 x 2.500,00 TL/m2 x (1-0,04) =316.800,00 TL olarak; 15 numaralı meskenin inşaat maliyetinin 132,00 m2 x 2.500,00 TL/m2 x (1-0,04) = 316.800,00 TL olarak; 16 numaralı meskenin inşaat maliyetinin 132,00 m2 x 2.500,00 TL/m2 x (1-0,04) = 316.800,00 TL olarak hesap edildiğini, davacıya ait meskenlerin toplam yapım maliyetinin deprem tarihi olan 30 Ekim 2020 itibari ile (316.800,00 TL + 352.800,00 TL + 316.800,00 TL + 316.800,00 TL +316.800,00 TL ) 1.620,000,00 TL olarak hesaplandığını; ödemeler dikkate alınmak suretiyle her bir poliçe (daire) kapsamında icra takip tarihi itibariyle 13/02/2025 tarihli ikinci ek raporda hesaplanan davalı borcunda değişiklik olmayacağını; zira; aşınma/yıpranma bedelleri düşüldükten sonra da yeniden yapım maliyetlerinin poliçe teminatlarının üzerinde kaldığını; Poliçe Genel Şartları esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda: 1 numaralı daire nedeniyle; 107.373,00 TL asıl alacak ve 12.734,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.107,73 TL istenebileceğini; 2 numaralı daire nedeniyle; 113.806,00 TL asıl alacak ve 13.497,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 127.303,70 TL istenebileceğini; 14 numaralı daire nedeniyle; 134.202,00 TL asıl alacak ve 15.916,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.118,72 TL istenebileceğini; 15 numaralı daire nedeniyle; 129.217,00 TL asıl alacak ve 15.325,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.542,49 TL istenebileceğini; 16 numaralı daire nedeniyle; 132.609,00 TL asıl alacak ve 15.727,80 TL işlemiş faiz olmak üzere 148.336,80 TL istenebileceğini, buna göre toplam istenebilecek tutarın 690.409,44 TL olduğunu, davacı isteğinin ise 690.654,63 TL olduğunu, aradaki farkın 245,19 TL’ye tekabül ettiğini ve işlemiş faiz hesabından kaynaklandığını bildirmişlerdir.
Binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler bulunan çeşitli afetler ve riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların karşılanabilmesini teminen sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu kabul edilmiş ve 18/08/2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Zorunlu deprem sigortası, Afet Sigortaları Kanunu'nun “Kapsam ve sigorta yapma zorunluluğu" başlıklı 10. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; 23/06/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tâbi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya sağlanan kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tâbidir. Afet Sigortaları Kanunu’nun 3/1. maddesi uyarınca bu kanuna göre sunulacak sigorta ve reasürans teminatları, Bakanlık nezdinde kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından verilir. Aynı kanunun 7/1 maddesine göre zorunlu deprem sigortası teminatı münhasıran Kurum tarafından verilir. Bu teminat, risk yönetimi açısından şartların gerekli kılması durumunda ve Bakan tarafından uygun görülmesi hâlinde sigorta şirketleri ile müştereken de verilebilir.
Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları’nın “Tazminatın Hesabı” başlıklı B.3 maddesinde; “3.1- Sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır. Ancak sigorta tazminatı, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamaz. 3.2-Tazminatın hesabında C.2 maddesi hükmü saklıdır. 3.3- DASK hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren mümkün olan en kısa süre içerisinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit ederek sigortalıya bildirmek zorundadır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; davacıya ait 1, 2, 14, 15 ve 16 numaralı dairelerin ayrı ayrı ...poliçe numaralı deprem sigortalarının davalı kurum tarafından yapıldığı, 30/10/2020 tarihinde İzmir ilinde meydana gelen depremde davacıya ait bağımsız bölümlerin hasar gördüğü, zararla deprem arasında illiyet bağının bulunduğu, yapılan başvuru sonucunda DASK eksperleri tarafından dairelerdeki hasarın “az hasar” olarak belirlendiği ve davacıya 08/12/2020 tarihinde 2039409 numaralı hasar dosyasından 12.492,05 TL, ... numaralı hasar dosyasından 39.320,59 TL,... numaralı hasar dosyasından 32.887,59 TL,... numaralı hasar dosyasından 17.477,05 TL ve... numaralı hasar dosyasından ise 14.084,55 TL ödeme yapıldığı, davalı kurumun her bir daire için poliçe limitinin 149.688,00 TL olduğu; 2021 yılı Ocak ayında dairelerin hasarının “orta hasar” olduğunun belirlendiği, davacı tarafça 09/07/2021 tarihinde yapılan başvuruya davalı tarafından olumsuz yanıt verildiği; mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda tespit raporu ile de uyumlu olarak “binanın yapım yılından itibaren sabit ve hareketli düşey yükleri karşılamaya yeterli olduğu ve sorun yaşamadığı ancak söz konusu tarihte oluşan depremle mevcut hasarların oluştuğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bu yapının hem taşıyıcı sisteminin hem de taşıyıcı olmayan sisteminin deprem sonrası orta hasarlı olduğu” hususunun belirlendiği, davalının gerçek zarar miktarından sorumlu olduğu, davalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığına ilişkin bir delilin bulunmadığı, zarar miktarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın olay tarihindeki verilerine göre yeniden yapım bedeli hesaplanıp, mevcut binanın yaşı ve teknik özellikleri gözetilip hesaplanan tazminattan aşınma payı düşülmek ve ödemeler dikkate alınmak suretiyle yapılması gerektiği, bilirkişilerin üçüncü ek raporlarına göre 02 Aralık 1982 tarihli 17886 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aşınma Payları Cetveline göre 0-3 yaş aralığında betonarme binalarda aşınma oranının % 4 olduğu, aşınma payı ile ödemeler düşüldükten sonra Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının B.3-1 maddesindeki ilkeler doğrultusunda zararın meydana geldiği 2020 yılı serbest piyasa rayiç birim fiyatlarına göre davaya konu dairelerin piyasa rayiçlerine göre toplam yapım maliyetinin 30/10/2020 deprem tarihi itibari ile (330.000,00 TL + 330.000,00 TL + 330.000,00 TL + 330.000,00 TL + 330.000,00 TL) 1.650.000,00 TL olarak hesaplandığı; aşınma/yıpranma bedelleri düşüldükten sonra da yeniden yapım maliyetlerinin poliçe teminatlarının üzerinde kaldığı; temerrüt tarihlerinin her bir bağımsız bölüm için eksper raporunun düzenlendiği 06/11/2020 tarihinden 1 ay sonrasına denk gelen 06/12/2020 olduğu, Poliçe Genel Şartları dikkate alınarak yapılan bilirkişi hesaplamasına göre 1 numaralı daire için; 107.373,00 TL asıl alacak ve 12.734,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.107,73 TL tutarında zararın; 2 numaralı daire için; 113.806,00 TL asıl alacak ve 13.497,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 127.303,70 TL tutarında zararın; 14 numaralı daire için; 134.202,00 TL asıl alacak ve 15.916,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.118,72 TL tutarında zararın; 15 numaralı daire için; 129.217,00 TL asıl alacak ve 15.325,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.542,49 TL tutarında zararın; 16 numaralı daire için; 132.609,00 TL asıl alacak ve 15.727,80 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 148.336,80 TL tutarında zararın oluştuğu, davacının davaya konu taşınmazlar yönünden toplam zararının 690.409,44 TL olduğu, zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığı, davalı tarafça yapılan ödemelerin zarar tutarını karşılamadığı, davalının icra dosyası çerçevesinde asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı olan 690.409,44 TL borca itirazında haksız olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne; alacak likit olduğundan kabul edilen 690.409,44 TL’nin % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, reddedilen kısım yönünden ise davalı tarafın tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında; ... numaralı poliçe kapsamında 1 numaralı daire için 107.373,00 TL’si asıl alacak ve 12.734,73 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.107,73 TL; ... numaralı poliçe kapsamında 2 numaralı daire için 113.806,00 TL’si asıl alacak ve 13.497,70 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 127.303,70 TL;.. numaralı poliçe kapsamında 14 numaralı daire için 134.202,00 TL’si asıl alacak ve 15.916,72 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.118,72 TL; 9405970 numaralı poliçe kapsamında 15 numaralı daire için 129.217,00 TL’si asıl alacak ve 15.325,49 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.542,49 TL; 9405977 numaralı poliçe kapsamında 16 numaralı daire için 132.609,00 TL’si asıl alacak ve 15.727,80 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 148.336,80 TL olmak üzere davalının genel toplamda 690.409,44 TL borca itirazının iptaline,
Takibin bu miktar üzerinden ve takip talebinde belirtilen koşullarda devamına,
2-Fazlaya ilişkin isteğin reddine,
3-Kabul edilen 690.409,44 TL’nin % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, alacağın reddedilen kısmı yönünden davalı tarafın tazminat isteğinin reddine,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 47.161,87 TL harçtan peşin olarak alınan 8.341,39 TL harcın düşülmesi ile kalan 38.820,48 TL harcın davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 800,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 799,72 TL'lik kısmının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, kalan 0,28 TL arabuluculuk ücretinin Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 106. maddesine göre 20,00 TL'nin altında olduğundan, eksik 0,28 TL arabuluculuk ücreti için harç tahsil yazısı yazılmasına yer olmadığına,
7-Davacı taraf adli yardımdan yararlandığından suç üstü ödeneğinden bilirkişi ücreti olarak karşılanan 10.500,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL'si başvurma harcı ve 8.341,39 TL'si peşin harç olmak üzere toplam 8.422,09 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
9-Davacının yapmış olduğu posta ve tebligat gideri olan 261,00 TL'lik yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 260,91 TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 107.561,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 245,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
12-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2025
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye...
¸E-imza
Katip...
¸E-imza