T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/843 Esas
KARAR NO : 2025/428
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18.10.2023
KARAR TARİHİ: 14.05.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ... İcra Müdürlüğü Dairesi'nin 2022/11850 sayılı İcra dosyası ile davalı-borçlu şirket aleyhine ilamsız takip yoluyla icra işlemleri başlatmış olup, davalı-borçlu şirket, vekili aracılığıyla 20.10.2022 tarihinde asıl alacağa, işlemiş faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, davacı şirket adına başlatmış olduğumuz icra takibine, davalı borçlu şirket tarafından haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edilmiş olup, açıklanan nedenlerle davalı-borçlu şirketin itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini, taraf arasında 01.08.2015 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi akdedilmiş olup sözleşmenin 2.5 maddesi gereğince davalı şirkete ait ... Bornova/İZMİR adresinde yer alan oto servis binasının gerek sözleşmede belirtilen ve mülkiyeti davacı şirkete ait olan teknik ekipmanlar gerekse güvenlik elemanları vasıtasıyla güvenliğinin sağlanması hususunda anlaştıklarını, sözleşmenin 5.1 maddesi gereği "iş yerinde 1'i amir olmak olmak üzere toplam (3) Özel Güvenlik görevlisi çalıştırılacağını, işveren, davacı şirket yükleniciye işyerinde görev yapan her bir (1) Özel Güvenlik görevlisi için 2.350,00 TL (ikibinüçyüzelliTürkLirası)+KDV, amir için ise 2.400,00 TL (ikibindörtyüzTürkLirası)+KDV hizmet bedeli ödeyecektir" şeklinde sözleşme bedeli ve çalışacak güvenlik görevlisi sayısı belirlendiğini, taraflar arasında daha sonra İlyas Şen Grubunda yer alan tüm şirketleri kapsayan 01.01.2018 tarihli ve 12 ay süreli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiğini, tarafların anlaşması bu şekilde olmakla birlikte daha sonra 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 yılları için davalı şirkette çalışan özel güvenlik görevlilerin kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretlerinin, davalı şirket tarafından ödeneceği konusunda mutabık kaldıklarını, davacı şirket tarafından, davalı şirket bünyesinde çalıştırılan özel güvenlik görevlilerine yapılan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödemeleri de fatura edildiğini, davacı şirkete, davalı şirket çalışanı... tarafından gönderilen 16.02.2018 tarihli mail ile "Kenan bey, sözleşmemizi kıdem ve yıllık izin ücreti ödemeleri gerçekleştikçe ödenecek şekle dönüştürmemiz durumunda sadece bu yıla ait kıdem ödemesi ile ilgili bize fatura kesiyor olacaksınız. Geçmişte yaptığımız ödemelerden dolayı, geçmiş dönem baz alınmayacak. 2018 yılı sonuna kadar da bir kıdem ve yıllık izin hakkı bize fatura edilmeyecek" denilmek suretiyle 2018 yılı sonrasındaki yıllar için kıdem ve yıllık izin ücreti ödemelerinin davalı şirket tarafından yapılacağı kabul edildiğini, davacı şirket sözleşme gereği üstlendiği tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen, davacı şirketin sözleşme gereği olan alacakları davalı şirket tarafından ödenmediğini, davacı şirket tarafından sunulan güvenlik hizmetine ilişkin olarak; takip konusu yapılan faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacakları ile ilgili davalı şirket tarafından ödeme yapılmaması nedeniyleicra takibi başlatılmak zorunda kalındığını, davacı şirket, davalı-borçlu şirketten faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan 900.292,82 TL alacağına ilişkin ödemeyi tüm sözlü başvurularına rağmen tahsil edemediğini, davacı şirketin cari hesap ve fatura alacaklarından kaynaklanan alacağının ödenmesini talep ettiklerini, davacı şirketçe davalı-borçlu şirket aleyhine dayanak icra takibi başlatılmış olup davalı-borçlu şirketince söz konusu borca itiraz edilmekle takip durduğunu, bunun üzerine taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, İzmir Arabuluculuk Bürosu Dosya No: 2023/352, Arabuluculuk Dosya No: 2023/7254 sayılı ve 27.02.2023 tarihli görüşme sonucu anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini, davalı-borçlu şirket tarafından, davacı şirkete olan söz konusu borç gayet iyi bilindiği halde sırf, davacı şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla borcun tamamına, tüm fer'ilerine ve faize itiraz edilmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi davalı şirketin kötü niyetli hareket ettiğinin açık bir göstergesi olduğunu, tüm bu sebeplerle davalı şirketin haksız ve dayanaksız itirazlarının iptali ile bu itirazların kötü niyetli ve ayrıca alacak miktarının da likit ve belirlenebilir olması nedeniyle davalı şirketin aynı zamanda alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etme zorunluluklarının hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davayı açma zorunluluklarının doğduğunu, açıklanan tüm nedenlerden dolayı ve yargılama esnasında ortaya çıkacak nedenlerle haklı davanın kabulü ile, icra takibinin asıl alacak olan 900.292,82 TL üzerinden devamını, alacaklarının %20'sinden aşağı olmama üzere hükmolunacak icra inkar tazminatının davalı şirketten işleyecek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket ve diğer grup şirketler arasında 01.08.2015 tarihli ve 01.07.2018 tarihli iki özel güvenlik sözleşmesinin akdedildiğini sözleşme örneklerinin dosyada olduğunu, sözleşmelerin çeşitli hükümlerinde tarafların hak ve yükümlülükleri düzenlendiğin,i davalı şirket üzerine düşen yükümlülükleri gereğince davacı şirkete banka kanalı ile ödeme yaptığını, davalı şirketin defter ve kayıtlarında davacı tarafa herhangi bir borcunun görünmediğini, taraflar arasında akdedilen 01.07.2015 tarihli sözleşmenin 4.8 ve 5.2 vb. maddelerinde tarafların işçilik hak ve alacaklarından ne şekilde sorumlu olacağının düzenlendiğini, 01.07.2018 tarihli sözleşmenin G/k, D/4, D/v vb. maddelerinde de tarafların hak ve borçlarının düzenlendiğini, 01.07.2018 tarihli sözleşmenin E/c maddesinde ayrıca ve açıkça 01.01.2019 tarihine değin davalı şirketin her türlü yıllık izin, fazla mesai, UBGT, resmi tatil, kıdem, ihbar vb. her türlü yükümlüğünü yerine getirip faturalarını peşinen ödediği de davacı şirketçe kabul edildiğini, yine sözleşmelerde taraflar arasında yapılacak her türlü değişikliğin ancak tarafların karşılıklı yazılı onayından sonra geçerli olacağının da düzenlendiğini, davacının kestiği ve taraflarca kabul edilmeyen faturaların sözleşmeye uygunluğu denetlenmemiş, bu sebeple hizmet bedeli dışında kesilen başta tüm vade farkı olmak üzere her türlü hukuka aykırı faturalar da iade edilmiş olduğu, kabul edilmediğini, dolayısı ile sözleşme dışında ve sözleşmeye aykırı yapılan her türlü hesaplama ve zorlama yoruma, metazori kesilen faturalar küllen itiraz edildiğini, gerçekten de davacı şirket, dilekçesinde sözleşmede herhangi bir düzenleme yapmayan, herhangi bir kabul ve/veya mutabakat içermeyen bir e-maile dayanmış olduğunu, bu e-mailde adı geçen kişinin şirket ile hiçbir ilgisinin olmadığı gibi bu kişinin şirkette hiçbir yetkisinin de olmadığını, bu kişinin şirketinin temsil ve ilzama yetkili bir kimse olmayıp sözleşmede de belirlendiği şekilde sözleşmedeki değişikliklerin ancak tarafların yazılı beyan ve imzası ile değiştirilebileceği açık hükmü karşısında hiçbir amaca ve sonuca hizmet etmeyen içeriği de kabul ettiklerinin beyan ettiklerini, bu durumun ticaret sicil kayıtlarından da ispat edilebileceğini, davacı tarafın icra takibinden evvel ilk olarak, İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2018/17894 sayılı İcra dosyası ile 26.12.2018 tarihinde icra takibine geçmiş olduğunu, hemen akabinde bu takipten kendisi feragat ettiğini, davacı alacaklı şirketin feragat ettiği tarih itibari ile davalı şirket ve diğer grup şirketlerden herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, bulunmadığını alacağından feragat ederek bizzat kendisinin beyan, kabul ve ikrar ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı şirketin feragat ederek o tarih itibari ile esasen bir alacağının olmadığının kendisinin deklare ettiğini, akabinde davacı tarafın İzmir 35. Noterliği'nin 29.12.2021 tarih ve 41615 yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiğini, kendince alacak faiz bildirildiğini, taraflarınca bu ihtarnamelerine de İzmir 21. Noterliği'nin 26.01.2022 tarih ve 04014 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile itiraz edildiğin, gerçekten de davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davalı şirketten taleplerde bulunduğundan davacı şirket ile tüm ilişkilerin tasfiye edildiğini, feshedildiğini, davacı şirketin, sözleşmeye aykırı bir şekilde faiz ve bakiye alacak talebinde bulunmakta olduğunu, sözleşmenin hiçbir yerinde davacı şirketin belirttiği şekilde belirlenmiş kesin bir vade veya faizin uygulanma şekline dair bir hüküm bulunmamakta olduğunu, bu sebeple davacı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ödemelerin TBK. madde 100 gereğince fer'ilerinden mahsup edilerek hesaplama yapılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple davacı şirketin temerrüde düşürülmediğinden bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile en erken icra takip tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğinin aşikar olduğunu, tarfalarınca gönderilen ihtarnamelere süresinde itiraz edildiğinden davalı şirketinden temerrüde düşürülmemiş olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşürülmediğinden başlatılan icra takibinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde hesaplanan asıl alacak ve faize itiraz etmenin yerinde ve hukuki olduğunu, taraflar arasında likit bir alacağın olmadığını, alacağın varlığının yargılamaya muhtaç olduğunu, davalı şirketin kayıtlarında davacı şirkete bir borcunun bulunmamakta olduğunu, bu sebeple alacağın varlığı tartışmalı olduğundan davacı şirketin icra inkar tazminatı talep etmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini, çünkü yazılı ve yasal deliller ile ispat edilmesi gereken davanın tanık dinlenilmesi ile bir yere varmasının mümkün olmadığını, ancak Mahkemelerinin aksi kanaatte olması halinde kendilerinin de tanıklarını bildirmek istediklerini, açıklanan sebepler ile, bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı şirketin alacaklarının zaman aşımına uğradığından zaman aşımı de'i'finde bulunduklarını, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibine geçildiğinden davanın reddi ile beraber kötü niyet tazminatı talep bulunduklarını, açıklanan tüm bu sebepler ile haksız ve mesnetsiz davanın reddini, zaman aşımı def'i'ni tekrar ile, alacağın likit olmaması, yargılamaya muhtaç olması sebebi ile icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, davalı şirket aleyhine kötü niyetle takibe geçen davacının %20'nden aşağı olmayan kötü niyet tazminatı ödemesini, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir ... İcra Dairesi'nin 2022/11850 sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı ...Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin ... formları celp edilmiştir.
İzmir Balıkesir Burhaniye Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı ...Ticari Araçlar Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin BA ve BS formları celp edilmiştir.
Davacı vekili 10.03.2025 tarihli Islah Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
SMM Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi ...dan oluşan bilirkişi heyetinden 14.04.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmıştır.
SMM Bilirkişi...ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi ...dan oluşan bilirkişi heyetinden 14.08.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmıştır.
SMM Bilirkişi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Bilirkişi... dan oluşan bilirkişi heyetinden 09.12.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmıştır.
14.04.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı şirket icra takibindeki alacak kalemlerinin 2018 yılı öncesi kayıtları da içerdiğinden ticari defter ve kayıtlar 2016 ile 2022 takip tarihi itibariyle incelemeye alındığı, buna göre; Davacı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'ne ait 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter incelemeye tabi tutulmuş olduğunu, yapılan inceleme sonucunda davacı firmanın, 6102 sayılı Y. TTK.'nın 64/3. maddesine göre, onaya tabi defterlerin noter onayları ile e-defter beratlarının mevzuatına uygun olarak alınmış olduğu, yerinde inceleme tarihi itibariyle ticari defterlerin 6100 sayılı HMK.'nın 222. maddesine göre delil niteliğini haiz olduğu, Davalı...Ticari Araçlar Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterler incelemeye tabi tutulmuş, yapılan inceleme sonucunda davalı firmanın, 6102 sayılı Y. TTK.'nın 64/3. Maddesine göre, ticari defterlerin onaya tabi olanlarından e-defter beratlarının mevzuatına uygun olarak alınmış olduğu, yerinde inceleme tarihi itibariyle ticari defterlerin 6100 sayılı HMK.'nın 222. maddesine göre delil niteliğini haiz olduğu, taraflara ait kayıt ve belgeler birbiri ile örtüştüğü, uyuşmazlık konuları ile tarafların defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, Davacı şirket e-defter kayıtlarının tetkikinde taraflar arasında ticari iş ilişkisinin 2015 yılında başladığı, taraflar arasındaki ticari ilişki yönünden tarafların ikrarı bulunduğundan herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, Gelir İdaresi'nden alınan Ba ve Bs formlarında kayıtlar takip tarihi itibariyle birbiri ile örtüştüğü, Davacı şirket alacağına ilişkin davacı ekilince icra takibinde bir kısım alacak için cari ekstre bakiyesi bir kısım alacak için fatura bazında alacak talep edildiği, buna göre Mahkemenin takdirinde olmak üzere yapılan alternatifli inceleme ve değerlendirmede; Tarafların ticari defter borç/alacak kayıtları yönünden incelendiğinde 13.10.2022 takip tarihi itibariyle 2022 yılı alacak bakiyesi 750.760,51 TL olup, davalı şirket kayıtlarında 745.932,36 TL borç bakiyesi tespit edildiği, Ticari defter kayıtları arasındaki takip tarihi itibariyle farklılığın davacı şirketin icra takip masraflarını takip tarihinden önceki 30.09.2022 tarihi itibariyle kayıtlarına alınmasından kaynaklandığı, buna göre; Toplam 4.828,39 TL tutarlı icra masraflarının ilave edilmesi ile veya düşülmesi ile 750.760,51 TL-4.828,49 TL=745.932,15 TL ve 0,21 TL farkla ticari defter kayıtların bire bir örtüştüğü, davacı şirketin temel e-fatura senaryosu ile fatura tanzim ettiği, bu fatura senaryosunda faturaların davalıya e-fatura sistemi üzerinden tebliğ edildiği, davalı şirket ödemelerinin de banka hesapları üzerinden ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle davalı şirketin 745.932,36 TL ödenmeyen fatura bedellerinden kaynaklı cari ekstre bakiyesi üzerinden davacı şirkete borçlu olduğunun kabul edilebileceği tespit edilmiştir.
14.08.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Davacı şirket alacağına ilişkin davacı vekilince icra takibinde bir kısım alacak için cari ekstre bakiyesi bir kısım alacak için fatura bazında alacak talep edildiği, buna göre Mahkemenin takdirinde olmak üzere yapılan alternatifli inceleme ve değerlendirmede; a-Tarafların ticari defter borç/alacak kayıtları önünden incelendiğinde 13.10.2022 takip tarihi itibariyle 2022 yılı alacak bakiyesi 750.760,51 TL olup, davalı şirket kayıtlarında 745.932,36 TL borç bakiyesi tespit edildiği, Ticari defter kayıtları arasındaki takip tarihi itibariyle farklılığın davacı şirketin icra takip masraflarını takip tarihinden önceki 30.09.2022 tarihi itibariyle kayıtlarına alınmasından kaynaklandığı, buna göre, Toplam 4.828,39 TL tutarlı icra masraflarının ilave edilmesi ile veya düşülmesi ile 750.760,51 TL-4.828,39 TL=745.931,15 TL ve 0,21 TL farkla ticari defter kayıtların bire bir örtüştüğü, Davacı şirketin temel e-fatura senaryosu ile fatura tanzim ettiği, bu fatura senaryosunda faturaların davalıya e-fatura sistemi üzerinden tebliğ edildiği, davalı şirket ödemelerinin de banka hesapları üzerinden ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle davalı 745.932,36 TL ödenmeyen fatura bedellerinden kaynaklı cari ekstre bakiyesi üzerinden davacı şirkete borçlu olduğunun kabul edilebileceği hususlarında ek rapor ile değişiklik oluşmadığı tespit edilmiştir
09.12.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Davacı şirket alacağına ilişkin davacı vekilince icra takibinde bir kısım alacak için cari ekstre bakiyesi bir kısım alacak için fatura bazında alacak talep edildiği, buna göre Mahkemenin takdirinde olmak üzere yapılan alternatifli inceleme ve diğerlendirmede; Tarafların ticari defter borç/alacak kayıtları yönünden incelendiğinde 13.10.2022 tarihi itibariyle 2022 yılı alacak bakiyesi 750.760,51 TL olup, davalı şirket kayıtlarında 745.932,36 TL borç bakiyesi tespit edildiği, Ticari defter kayıtları arasındaki takip tarihi itibariyle farklılığın davacı şirketin icra takip masraflarını takip tarihinden önceki 30.09.2022 tarihi itibariyle kayıtlarına almasından kaynaklandığı, buna göre; Toplam 4.828,39 TL tutarlı icra masraflarının ilave edilmesi ile veya düşülmesi ile 750.760,51 TL-4.828,39 TL=745.932,15 TL ve 0,21 TL farkla ticari defter kayıtların bire bir örtüştüğü, Davacı şirketin temel e-fatura senaryosu ile fatura tanzim ettiği, bu fatura senaryosunda faturaların davalıya e-fatura sistemi üzerinden tebliğ edildiği, davalı şirket ödemelerinin de banka hesapları üzerinden ödeme yapıldığı, takip takibi itibariyle davalı şirketin 745.932,36 TL ödenmeyen fatura bedellerinden kaynaklı cari ekstre bakiyesi üzerine davacı şirkete borçlu olduğunun kabul edilebileceği hususlarında ek rapor ile değişiklik oluşmadığı tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; Dava, taraf1ar arasında imzalanan 01.08.2015 ve 01.01.2018 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri sözleşmelerinden kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra davacı tarafça ıslah dilekçesi verilerek dava alacak davasına dönüştüğünden yeniden ön inceleme duruşması yapılarak uyuşmazlık konuları belirlenmiştir.
Davacı taraf ve Davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede "Davacı... Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'ne ait 2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter incelemeye tabi tutulmuş olduğunu, yapılan inceleme sonucunda davacı firmanın, 6102 sayılı Y. TTK.'nın 64/3. maddesine göre, onaya tabi defterlerin noter onayları ile e-defter beratlarının mevzuatına uygun olarak alınmış olduğu, yerinde inceleme tarihi itibariyle ticari defterlerin 6100 sayılı HMK.'nın 222. maddesine göre delil niteliğini haiz olduğu, Davalı Şen Ticari Araçlar Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterler incelemeye tabi tutulmuş, yapılan inceleme sonucunda davalı firmanın, 6102 sayılı Y. TTK.'nın 64/3. Maddesine göre, ticari defterlerin onaya tabi olanlarından e-defter beratlarının mevzuatına uygun olarak alınmış olduğu, yerinde inceleme tarihi itibariyle ticari defterlerin 6100 sayılı HMK.'nın 222. maddesine göre delil niteliğini haiz olduğu, taraflara ait kayıt ve belgeler birbiri ile örtüştüğü, uyuşmazlık konuları ile tarafların defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı " tespit edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan kök rapora Davalı vekilinin itiraz dilekçesinde icra takibine konu edilen ve kendi kayıtlarında ödenen faturalar olduğuna ilişkin itirazı bulunduğu, bu iddiaların borcu söndüren nitelikte itfa olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi için ek rapor aldırılmış olup aldırılan ek raporda; icra takibine konu yapılan 30.11.2021 tarihli faturanın ödenip ödenmediği, ödeme tarihinin belirtilmediği, 24.04.2019 tarihli faturanın ödemediğinin belirtildiği ancak 2019 yılına ait faturalar arasında hesaba dahil edilmediğinin tespit edilmesi nedeniyle 2. ek rapor aldırılmış olup davacı vekili tarafından davanın alacak davasına dönüştürme talebi doğrultusunda işlem yapılmış olup talep sonucu değiştiğinden yeniden ön inceleme duruşma günü tayin edilerek uyuşmazlık konuları belirlenmiştir.
Her ne kadar davalı vekilince tanık dinlenmesi talep edilmiş ise de davanın miktarı ve niteliği dikkate alınarak tanık dinletme talebi kabul edilmemiştir.
Davalı tarafça yeniden bilirkişi incelemesine yönelik talebi ise dosyada aldırılan kök ve ek raporlarla davanın aydınlatılmış olması ve yeni rapor aldırılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı tespit edildiğinden kabul edilmemiştir.
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapıldığı, her iki tarafın ticari defterlerini incelemeye sunduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu, davacı tarafın alacağının davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının ticari ilişkiyi ve alacağı olduğunu ispat ettiği, Davacı alacağının 745.932,36 TL olarak davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ayrıca bu miktarın Ba-Bs formları ile de taraflarca Vergi Dairelerine bildirildiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Temerrüt tarihine ilişkin yapılan değerlendirmede; TBK.'nın 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. İhtarnamenin bulunmaması halinde icra takibi var ise icra takip tarihinden, icra takibinin bulunmaması halinde ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacı tarafça davalı tarafın daha önce temerrüte düşürüldüğüne ilişkin ihtarneme bulunmadığı anlaşılmakla icra takip başlangıç tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir.
İcra inkar tazminatına ilişkin yapılan değerlendirmede; 2004 sayılı İİK.'nın 67/2. Fıkrasına göre ;bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02.07.2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK. 13.12.1967 Tarih, 9/1344- 615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Dava konusu alacağın fatura ve cari hesaba dayalı olduğu, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
745.932,36 TL'nin 13/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 50.954,64 TL nispi harçtan, peşin alınan 10.706,72 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 40.247,92 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 10.706,72 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.976,57 TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 182,00 TL tebligat ve posta gideri ve 10.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.682,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 8.850,51 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.666,67 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre, 2.209,45 TL'lik kısmının davalıdan, 457,22 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 115.890,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 14.05.2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza