T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/927
KARAR NO : 2024/738
DAVA : Zorunlu Trafik Poliçesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ : 15/11/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davaya konu olayın 08.06.2019 tarihinde saat 14:50 sıralarında meydana geldiğini, sürücü ...’nin sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkili ...'in dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu ve yaralandığını, bu kazanın oluşumunda ceza yargılamasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre ... araç sürücüsü ...'nin asli kusurlu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise tali kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkili ...’in kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi olan 08.06.2019 tarihinde davalı ... tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TL tutarında maddi tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, haksız davanın reddinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sigorta şirketinin yerleşim yerinin Üsküdar/İstanbul olması sebebiyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından sigorta şirketine yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre sigortalı sürücünün kusuru bulunmadığından haksız davanın reddinin gerektiğini, davacının kazada yolcu konumunda olduğunu, koruyucu tertibat durumu ve diğer müterafik kusur hallerinin araştırılması gerektiğini, mevcut olması halinde davacının kendi kusurundan kaynaklanan davranışları sebebiyle maluliyet oluşması sebebiyle Yargıtay kararları gereği %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşımasının varlığının da araştırılması gerektiğini, hatır taşımasının varlığı halinde %20 den az olmamak kaydıyla indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, avans, ticari, temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, davanın esastan reddi ile yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının zorunlu trafik sigortacısı olan davalıdan tahsiline ilişkindir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davaya konu trafik kazasının 08.06.2019 tarihinde dava dışı ...'ye ait ve ...nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davalı ... şirketince kaza tarihinde zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alınan, dava dışı ...'a ait ve dava dışı...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması şeklinde gerçekleştiği, resmi kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücü dava dışı ...'nin KTK 57/1B maddesi uyarınca kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, davalı ... AŞ ile dava dışı araç maliki ... arasında ... plaka sayılı araca ilişkin olarak 11.04.2019-11.04.2020 tarihlerini kapsar zorunlu trafik sigorta poliçesi düzenlendiği ve poliçe limitinin sakatlanma ve ölüm kişi başına 360.000,00-TL limitli olduğu, dava konusu olayla ilgili olarak açılan Kemalpaşa ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 31/05/2021 tarihli raporda kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nin KTK nın 57/1-a,b-4 ve 84/h maddeleri uyarınca kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın ise KTK nın 52/a maddesi uyarınca kusurlu olduğunun belirtildiği, yine anılan ceza dosyasında ATK'dan alınan 10.03.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunda dava dışı (sanık sürücü) ...'nin asli kusurlu olduğu, yine dava dışı sürücü...'ın ise kusursuz olduğunun mütala edildiği, mahkememizce ceza dosyasında açılan kamu davasının düşmesi sonucu ceza dosyasında alınan kusur raporlarının çelişkili olması nedeniyle Karayolları Fen Heyetinde görevli bilirkişi heyetinden alınan 10.07.2024 tarihli kusur raporunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nin meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın meydana gelen olayda kusursuz olduğu mütalaa edildiği görülmüştür.
Karayolları Fen Heyetinde görevli bilirkişi heyetinden alınan 10.07.2024 tarihli kusur raporu oluşa ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olduğundan hükme dayanak yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı ... kazaya karışan karşı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Eldeki davada, davalı sigortalısı bulunan ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...'ın meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğu anlaşıldığından, davalı ... şirketine izafe edilecek bir sorumluluk bulunmadığından, davanın reddine karar vermek gerekmiş iş bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış ve reddedilen dava değeri kadar davalı yararına vekalet ücreti takdir olunmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Maktu ret harç tutarı olan 427,60-TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA,
3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3120,00-TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
4-Dava tamamen reddedildiğinden davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5-Dava tamamen reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 1000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının, davalı tarafından yatırılan delil avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine.
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... veya .... Hukuk Daireleri nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/10/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸e-imzalıdır