T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/942
KARAR NO : 2025/790
DAVA : Trafik Kazasında Uğranılan Bedensel Zarardan Kaynaklanan Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ: 21/11/2023
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.12.2021 tarihinde sürücüsü ve maliki ...olan ... plakalı aracın, müvekkili ... yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosiklete çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucu müvekkilinin vücudunda kırık meydan geldiğini, kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında ...plakalı araç sürücüsü asli kusurlu, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün ise kusursuz bulunduğunu, müvekkilinin araç içerisinde yolcu olduğundan kazada kusurunun bulunmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını bildirerek, HMK 107 uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla100,00-TL kalıcı maluliyet, 100,00-TL geçici maluliyet, 100,00-TL yol ve 100,00-TL bakıcı giderinin ...plakalı aracın araç sürücüsü ve işleteni Nihat Turnalı'dan kaza tarihi olan 28.12.2021 tarihinden, davalı HDI Sigorta A.Ş. den 04.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, (sigorta şirketi açısından kaza tarihi itibariyle teminat limitleri içerisinde kalmak kaydı ile) tahsiline, her türlü yargılama gideri(AAÜT uyarınca arabuluculuk görüşmelerine katılma vekalet ücretinin de yargılama giderlerine eklenmesi suretiyle) ve vekalet ücretinin karşı taraflara bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 100,00TL geçici iş göremezlik tazminatı talebini 32.533,96-TL'na, 100,00-TL ulaşım gideri talebini 707,30-TL na, 100,00-TL bakım gideri talebini 2.504,25-TLna artırmıştır.
CEVAP:
Davalı HDI Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılırken maluliyet raporu sunulmasının dava şartı olup; davanın usulden reddine karar verilmesini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, müvekkili şirket nezdinde 01.03.2021 - 01.03.2022 başlangıç ve bitiş tarihli ... no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davacının, geçici işgöremezlik zararı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, KTK 97. madde gereği yerine getirilmesi icap eden sigorta kuruluşuna başvuru şartı, davacı tarafça yerine getirilmemiş olması nedeniyle, HMK 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddine, usule ilişkin itirazlarının kabul görmemesi halinde ise esasa ilişkin itirazlarının dikkate alınarak esastan reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayla ilgili Tire ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiğini, bu nedenle işbu davada karar verilip kesinleşene kadar tazminat davâsında hüküm verilemeyeceğini, çünkü her iki davanın neticesinin birbirine bağlı olduğunu, Bu nedenle Tire ... Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davacı yanın maluliyetinin kaldığı iddiasının doğru olmadığını, soruşturma dosyasındaki raporda davacının yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu tespit edilmiş ise de, Tire ... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından aldırılan adli raporda; kafa kubbe ve kaide kemiklerinde kırık, kafa içi yaralanma bulgusu, büyük damar ve iç organ yaralanması tanımlanmamış olduğundan kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığını, kemik kırığına yol açtığından kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında kişide tanımlanan calcaneus (topuk kemiği) kırığının, hayat fonksiyonlarını Orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğunu, yüz sınırları içerisinde herhangi bir yaralanma bulgusu tanımlanmamış olduğundan yüzde sabit iz değerlendirmesine gerek olmadığını, calcaneus kırığına yol açmış olmakla birlikte 19.12.2023 tarihinde yapılan muayenesinde kas gücü ve eklem hareket açıklıkları bakımından anlamlı bir patoloji saptanmadığından bu durumunun, organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığının bildirildiğini, bu nedenle kalıcı maluliyet açısından davanın reddi gerektiğini, dilekçesinde belirtilen hususlar nedeniyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararları, tedavi amaçlı yol gideri ve geçici bakıcı ücretine ilişkin maddi tazminatın, kazaya karışan aracın işleteni- sürücüsü ve zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden sigorta şirketi olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasının, 28.12.2021 tarihinde ... plakalı araç ile davacı ... içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana geldiği, trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı anlaşılmıştır.
Davalı Nihat Turnalı'ya ait...plakalı motosikletin, davalı sigorta şirketince 01/03/2021-01/03/2022 tarihleri arasında zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, teminat limitinin 430.000,00-TL olduğu görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Davaya konu trafik kazasının ceza yargılamasına konu edildiği Tire ...Asliye Ceza Mahkemesin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 10/11/2023 tarihli kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü davalı... asli kusurlu olduğu, davacı ... içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı motosiklet sürücüsü... kusursuz olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Davaya konu trafik kazasının 28.12.2021 tarihinde meydana geldiği, anılan tarihte Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte bulunduğu, mahkememizce Ege Üniversitesinden alınan 07/06/2024 tarihli rapora göre, davacının 28.12.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre yapılan değerlendirilmesinde; sürekli iş göremezliğe uğramadığı, geçici iş göremezlik süresinin 60 gün, bakıma ihtiyaç duyduğu sürenin 21 gün olduğunun bildirildiği anılan raporun, hüküm kurmaya yeterli bulunduğu görülmüştür.
Davacının kaza sonucu uğradığı bedensel zarardan kaynaklı maddi tazminat alacaklarının hesaplanması bakımından dosyaya kazandırılan Dr. Saim Narin tarafından hazırlanan 08/08/2025 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda, davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklı zararının bulunmadığı,
geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi zararının 32.533,96- TL,
bakım giderinden kaynaklı alacağının 2.504,25-TL, tedavi amaçlı ulaşım giderinin 707,30-TL olduğu, toplam maddi tazminat alacağının 35.745,51-TL olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda anılan raporların ayrıntılı, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli oldukları nazara alınarak mahkememizde hükme esas alınmaları gerektiği yönünde vicdani kanaat oluşmuştur.
Açıklanan tüm nedenlerden ötürü, davacının davaya konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğramadığı anlaşıldığından davacının bu yöne ilişen 100,00-TL değerindeki sürekli iş göremezlik tazminatı talebini reddetmek gerekmiştir. Davacının geçici iş göremezlik zararı, tedavi amaçlı ulaşım gideri ve bakıcı giderinden ise davalıların sorumlu olduğu açıktır.
Bu itibarla, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, hüküm altına alınan tazminata davalı Nihat Turnalı yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise başvuru tarihi 15/02/2022 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası 28/02/2022 tarihinde temerrüt oluşuyor ise de davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 04/03/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletmek gerekmiş, iş bu dava nedeniyle yapılan yargılama giderleri HMK nın 326. Maddesi uyarınca davanın kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırılmıştır.
Davacı yanca yapılan ara buluculuk başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede ise; ara buluculuk dava şartının iş bu dava bakımından zorunlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamı). Bu itibarla davacının iş bu davada yaptığı ara buluculuk gideri davacı üzerinde bırakılmıştır.
Açıklanan tüm gerekçelerden ötürü aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN Kabulü KISMEN REDDİ ile
A)Davacının 100,00-TLlik sürekli iş göremezlik tazminatının reddine,
B) Davacının 32.533,96-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.504,25-TL bakıcı gideri, 707,30-TL tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım gideri olmak üzere toplam 35.745,51-TL maddi tazminat alacağının davalı Nihat Turnalı'dan kaza tarihi olan 28/12/2021 tarihinden, davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan (taleple bağlı kalınarak) 04/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
1- Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 2.441,78-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın ve 605,32-TL tamamlama harcının düşürülerek,1.566,61-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvurma harcı 269,85-TL peşin harç ve 605,32-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.145,02-TL harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-İş bu davada davalı sigorta şirketi yönünden başvuru zorunlu dava şartı niteliğinde olduğundan, zorunlu arabuluculuk iş bu dava da zorunlu dava şartı niteliğinde bulunmadığından arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu 1.565,75-TL'si posta-tebligat gideri, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 2.200,00-TL sağlık kurulu rapor ücreti olmak üzere toplam 9.265,75-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre (%99,72) 9.239,80-TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan 25,31-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Dava kısmen kabul edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
6-Dava kısmen reddedildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı sigorta şirketine verilmesine,
7-Davalı Nihat Turnalı yargılamada kendisini vekille temsil ettirmediğinden lehine reddedilen sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri olmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davacıya resen iadesine,
Dair Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, miktar olarak KESİN olarak karar verildi. 18/09/2025
Katip ... Hakim...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır