T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1038 ESAS
KARAR NO : 2025/645 KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/12/2024
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında yıllardır süren hırdavat eşyaları konusunda bir alım-satım ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin gerekli malzemeleri satan, davalının ise aldığı mallar karşısında ödeme yapan şirket olduğunu, faturadan da görüleceği üzere müvekkilinin KDV dahil toplam 26.471,90-TL'lik satışı gerçekleştirerek sözlü sözleşme konusu malları davalı adına... isimli şahsa teslim etmişse de satışı yapılan ürünlerin bedeli davalı şirket tarafından ödenmediğini, bedelin cebri icra yoluyla tahsili için başlatılan icra takibi ise davalı tarafından itiraz edilerek durdurulduğunu, davalının almış olduğu ürünlerin bedellerini ödemediğini ve itiraz ederek icrayı durdurduğunu müvekkilinin zararına hareket ettiğini, zaman kazanma amacıyla yapılan itirazın iptal edilmesi gerektiğini, itiraz yapıldıktan sonra yapılan arabuluculuk başvurusunda davalının haksız yere arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz etmesi nedeniyle arabuluculuk sürecinin geç sona erdiğini ve anlaşmama sonucunun yaşanması nedeniyle müvekkilinin zararının daha da arttığını, fatura ve fatura altındaki imza ile fatura konusu malların davalıya teslim edildiği ve davalının borcu inkar etmesi nedeniyle bir ifanın söz konusu olmadığı sabit olup müvekkilinin davalıdan muaccel bir para alacağı olduğu ihtiyati haciz isteminde aranılan yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ispat edildiğini, davalının tespit edilecek taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının alacağa yeter miktarının öncelikle teminatsız ancak aksi kanaatte olursa uygun bir teminat karşılığında ihtiyaten haczine, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde ise dava sonuçlanıncaya kadar ilgili mal, hak ve alacaklar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili ile arasında hırdavat eşyaları konusunda bir alım - satım ilişkisi gerçekleştiği iddia edildiğini, uyuşmazlık 11.07.2023 tarihli ve ... numaralı faturaya dayandırıldığını, davasını ispatla yükümlü olan davacının müvekkili ile arasında bu faturaya dayalı olarak alım - satım ilişkisi gerçekleştirildiğini ispat edemediğini, alacağa konu alım - satım ilişkisinin müvekkili ile arasında gerçekleştiğini yazılı deliller ile kanıtlamak zorunda olduğunu, müvekkili ile davacı arasında faturaya konu alım - satım işlemi gerçekleştirilmediğini, açıkladığı sebeplerle; davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi ...tarafından 18/06/2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Davacı şirketin defter açılış ve kapanış kayıtlarının yasal olarak yerine getirildiği, 2023 defterlerinin açılış ve kapanış onay tasdiklerinin olduğu, 2024 yılı defterlerin e-defter olarak düzenlendiği ve beratlarının da bulunduğu, Taraflar arasındaki ilişkiye binaen bir kayıt bulunduğu, bunun tespiti olarak Davacı şirket yevmiye defter kaydında 120.01.223 ... Makine İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş. işlem gördüğü ve Büyük Defterde 120.01.223 kodu ile yardımcı hesapta kaydının tutulduğu, 24/03/2023 ile 21/07/2023 tarihleri arasında 5 adette 64.902,08 TL.lık mal satışı karşılığı e fatura tanzim edildiği, bu faturalardaki mal ve hizmetlerin şirket elemanı tarafınca teslim alındığı, meblağlarının 120.01.223 cari hesap numarasına borç kayıt edildiği, Ödeme bulunup, bulunmadığı konusunda yapılan inceleme de; Düzenlenmiş faturalar karşılığında 4 adet fatura karşılığı 38.430,18 TL ödeme yapıldığı, 21/07/2023 tarihinde düzenlenen... sayılı fatura bedeli olan 26.471,90 TL. Karşılığı herhangi bir ödemenin yapılmadığı, Davacının icra takibi olan 28/09/2023 tarihi itibariyle davalı ... Makine İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ in davacı ... Hırdavat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ye 21/07/2023 tarihli ve ... fatura tutarı karşılığı olan 26.471,90 TL. Borçlu olduğu görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Dava; Ticari satımdan ilişkisinden kaynaklanan alacağın alacak takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, davacının alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür.
Davalının verilen sürede ticari defter ve kayıtlarını sunmamış yerlerini bildirmemiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı borca itiraz ederken uyuşmazlığın hangi faturalardan / ödemelerden / iade faturalarından kaynaklandığı konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamış olup, cari hesap borcunun tamamına itiraz ettiği, Bu nedenle uyuşmazlığın neden kaynaklandığını açıklamamış ve itiraza ait ek bir belge de sunmadığı görülmektedir.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacıya ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin açılış onaylarının ve yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı tespit edildiğinden defterlerin delil niteliği taşıdığı,
Davacının ticari defter kayıtlarında Dava dosyasına sunulan defter, belge evrak bilgilerine göre 24/03/2023 ile 21/07/2023 tarihleri arasında 5 adette 64.902,08 TL.lık mal satışı karşılığı e fatura tanzim edildiği, bu faturalardaki mal ve hizmetlerin şirket elemanı tarafınca teslim alındığı, meblağlarının 120.01.223 cari hesap numarasına borç kayıt edildiği,Düzenlenmiş faturalar karşılığında 4 adet fatura karşılığı 38.430,18 TL ödeme yapıldığı, 11/07/2023 tarihinde düzenlenen...sayılı fatura bedeli olan 26.471,90 TL. Karşılığı herhangi bir ödemenin yapılmadığı, Davacının icra takibi olan 28/09/2023 tarihi itibariyle davalı ...Makine İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ in davacı ... Hırdavat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ye 21/07/2023 tarihli ve...7 fatura tutarı karşılığı olan 26.471,90 TL. Borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğu,
Tüm dosya kapsamına göre;Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK. 190. maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve "emareler (belirtiler)" olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK. madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK. madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir. (Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir. (M. ... (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır. (... Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; ...; sf. 370.)
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapılmasına rağmen davalı defterlerinin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmaması durumunda davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilebileceği yönünde davalı tarafa ihtarat yapıldığı, davacının ticari ilişkiyi ve hizmetin verildiğini ispat ettiği, hizmetin verilmediğini ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalı tarafça hizmetin verilmediğine ilişkin aksini ispata yarayacak süresinde delil sunulmadığı, davacının ticari ilişkiyi ve hizmetin verildiğini ispat ettiği hususları bir bütün olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre,
Davalı takibe itirazında borca ve ferilerine itiraz etmiş, herhangi bir sebep bildirmemiş, ödeme savunmasında bulunmamıştır. Takibe konu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu görülmüş ancak buna karşın davalının fatura bedellerinin ödendiğine yönelik dosyaya herhangi bir ödeme belgesi sunmadığı tespit edilmiştir. HMK’nun 26. Maddesinde düzenlenen taraflarca getirilme ilkesi uyarınca hakimin kendiliğinden delil toplaması mümkün olmadığından ve ispat yükü kendisine düşen davalı taraf herhangi bir delil bildirmediğinden tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmamıştır. Buradan hareketle, ispat yükü kendisine düşen davalı taraf, dava ve takip konusu faturalar nedeniyle borçlu olmadığını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığından ve Davacının davalıdan 26.471,90TL alacaklı olduğuna kanaat edilmiş, faiz yönünden 11.07.2023 tarihli fatura yönünden 10.08.2023 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile takip tarihine kadar işlemiş faizin 606,13 TL olduğu hesaplanarak davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş, iş bu dava sebebiyle davacı yanca yapılan tüm yargılama giderleri ile davalının yapmış olduğu yargılama giderleri HMK nın 326. Maddesi uyarınca davalı üzerinde bırakılmış ve davacı yararına vekalet ücreti takdir olunmuştur.
Davacı vekilinin takipte işlemiş faiz talebinin bulunduğu ve 11/07/2023 tarihli faturadan dolayı 26.471,90 TL. TTK1530. Maddesi uyarınca teslim tarihinden itibaren 30 gün ilavesiyle davalının 11.07.2023 tarihli fatura yönünden 10.08.2023 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile takip tarihine kadar işlemiş faizin 606,13 TL olduğu hesaplanmıştır.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK. 13/12/1967 Tarih, 9/1344-615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir. Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyasında davalının; 26.471,90-TL asıl alacak ve 606,13 TL faizden oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile,
Takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan toplam alacak 26.471,90-TL nin %20 si oranında 5.294,38-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.849,70-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.422,10-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 27.078,03-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı yararına takdir olunan 353,57-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 3.553,60-TL'lik kısmının davalıdan, 46,40-TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 60,00-TL davetiye ve posta gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 4.060,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 4.007,67-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin alınan harç olmak üzere toplam 4.862,87-TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafın yaptığı bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır