T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1040 Esas
KARAR NO: 2025/839
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/12/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve yapılacak olan bilirkişi incelemesi sonrası HMK m.107 uyarınca artırılmak kaydıyla (belirsiz alacak), 19.05.2023 tarihli kaza sebebiyle davacının... plakalı aracında meydana gelen ve eksik karşılanan şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep ederek yapılan açıklamalarında; Davalı... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS Sigortası ile sigortalanmış olan ... plakalı araç 19.05.2023 tarihinde davacı...adına kayıtlı ... plakalı araca %100 kusurlu olarak çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, söz konusu kaza sebebiyle davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini, söz konusu bu haksız fiil nedeniyle davacının davalıdan olan talebine ilişkin detaylı açıklamalarında; ... plakalı araç zorunlu trafik sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. Tarafından... numaralı ZMMS poliçesi üzerinden açılan ... numaralı hasar dosyasında sigorta şirketince görevlendirilen eksper tarafından yapılan ekspertiz neticesinde araçtaki hasar toplamı KDV hariç 20.867,63-TL olarak belirlendiğini, aracın bu doğrultuda tamir edilip sigorta şirketince davacıya hasar ödemesi yapıldığını, ancak, dosyada bulunan sigorta ekspertiz raporunda parça işçilik detay açılımından da görüleceği üzere davacının aracının tamir edilirken iskonto uygulamak, eşdeğer parçalar kullanmak ve düşük işçilik ücretleri takdir edilmek suretiyle aracın ucuza tamir ettirilmeye çalışıldığını, bu sebeple gerçek hasar tespiti için kendilerince ekspertiz raporu alındığını, sigorta eksperi Üstün Üstünol tarafından tanzim edilen trafik hasarı ekspertiz raporuna göre ise aracın layıkıyla tamiri için değişmesi gereken tüm parçalar dikkate alınarak orijinal parçalarla araç tamir edilseydi ve piyasa rayiçlerine uygun işçilik ödemeleri yapılsa idi aracının tamirinin maliyeti tespit edildiğini, bu tespite göre toplam net hasar tutarı KDV dahil 36.371,56-TL’ olduğunu, bu bağlamda sigorta şirketince eksik ödeme yapıldığını ve bu eksik ödemenin kendileri tarafından ödenmesi gerektiğini, ayrıca davacının rapor ücreti için de 1.091,15-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, sigorta eksperi Üstün Üstünol tarafından tanzim edilmiş olan dosyaya sunulu Ekspertiz Raporu'nda ve fotoğraflarda da görüleceği gibi aracın kazaya uğramış parçalarının mümkün olduğunca bir çoğu el emeği ile onarıma tabi tutularak tazminatın artmasına engel olunduğunu, bu bağlamda Sigorta şirketince yapılan işçilik ödemesinin de yeterli olmadığını, ilgili şirketin bir bildirimde bulunmadığını, dolayısıyla davacının aracının tamir yapılırken eşdeğer parçalar üzerinden, iskonto uygulamak ve düşük işçilik ücreti takdir edilerek aracın düşük fiyata tamir ettirilmeye çalışıldığı ve bu suretle eksik hasar ödemesi yapıldığını ve bu farkın kendileri tarafından ödenmesi gerektiğini, belirtilen tüm bu sebeplerle bakiye hasar tazminatı alacağı taleplerine ilişkin olarak 28.10.2024 tarihinde sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunulduğunu ve aynı zamanda Karşıyaka Arabuluculuk Bürosu'na ... numaralı arabuluculuk başvurusu yapıldığını görüşme sonunda anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, söz konusu kaza sebebiyle araçta meydana gelen hasarın tespiti için yapılan ekspertizsı layığıyla yapılmadığından dolayı, davacı tarafından ayrı bir ekspertiz yaptırılmak zorunda kalındığını, bu hususta ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınmış olan rapor için 1.091,15-TL ödeme yapıldığını, söz konusu zararın ortaya çıkmasına da davalı tarafın sebebiyet vermiş olduğundan söz konusu ekspertiz ücretinin de işbu dosyadaki yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesini, son olarak, davacının aracında söz konusu kaza sebebiyle oluşmuş hasar maliyetinin (parça ve işçilik değerlendirmeleri) tespiti teknik incelemeyi gerektirdiği ve bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılacağı için alacak miktarının şu aşamada kesin olmadığından başvuruyu başvurumuzu HMK md:107 uyarınca belirsiz alacak davası şeklinde yaptıklarını, davacının aracında meydana gelen hasarın gerçek miktarının bilirkişi incelemesi sonrasında netlik kazandıktan sonra talep artırım dilekçesi sunacaklarını ancak şu aşamada taleplerini fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatı üzerinden yaptıklarını sonuç olarak; Haklı davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesi sonrasında HMK m.107 uyarınca artırılmak üzere 19.05.2023 tarihli trafik kazası sebebiyle davacıya ait 35 AHB 060 plakalı araçta meydana gelen ve eksik karşılanan şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak kendilerine ödenmesine karar verilmesine, hasar tespiti için ödemek durumunda kaldıkları 1.091,15-TL tutarlı rapor ücretinin TTK md:1426 uyarınca yargılama giderlerinden sayılmasını, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... plakalı araç davalı şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 18/08/2022 - 18/08/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL’ olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın onarımı için 21.639,35 TL ve değer kaybına yönelik olarak 4.194,76 TL tazminat ödemesi yapıldığını ve davacının tüm zararının giderildiğini, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiğini, poliçe limitini bildirimin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, sigorta şirketine başvuru şartı'nın sağlanmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, hasar onarım bedeli gerek ekspertiz raporu gerekse faturalarla tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, kusur yönünden itirazlarında Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 15/03/2001 Tarih ve ... E.-.. K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere zorunlu trafik sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından sürücünün kusuru şarttır. Kişilerin zararına neden olacak bir kazada araç işleteninin sorumluluğunun bulunması gerekeceğini, aksi taktirde ortaya çıkacak kusursuzluk hallerinden tazminat ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkacağından bahisle kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinin zaruri olduğunu, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından eksik inceleme olarak değerlendirileceğini, Bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından, maddi hasar bedelinin ödendiğini, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, davalı şirket tarafından dava konusu aracın onarımı için 21.639,35 TL maddi hasar bedelinin ödenmiş olup dava konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, hesaplamanın, tamamen doğru verilere göre yapıldığını ve davalı şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu durumda, davanın reddini, aksi halde, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini talep ettiklerini, ödemeye ek olarak, karşı yanın aracında meydana gelen “araç hasarı tazminatı” için kasko poliçesi kapsamında herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının sorulması; neticesine göre karar verilmesi gerektiğini...Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 22. maddesine göre dosyaya sunulacak ekspertiz raporu “delil” niteliğinde olup kazadan hemen sonra tanzim ettirilen geçerli rapora göre değerlendirme yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davalı şirkete yapılan maddi hasar başvurusu üzerine, ekspertiz incelemesi yapılmış olup; neticesinde tespit edilen hasar tutarı işbu dava ikame edilmeden evvel ödendiğini, dolayısıyla kusur durumu ve sair hususlara ilişkin her türlü itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile, gelinen aşamada, tazminat ödeme yükümlülüğünü yerine getiren davalı şirketin davacıya karşı herhangi bir bakiye borcu olmadığını, kaza sonrasında aracın onarımının gerçekleştirilmiş olduğunu ve davalı sigorta şirketinin bu onarım masrafını bizatihi ödediğini, dolayısıyla davacı tarafın somut maddi zararı bulunmadığını, kaldı ki davacının somut maddi zararını ifade eden, kendileri tarafından bakiye maddi hasar ödemesi yapıldığını gösteren bir faturayı dosyaya sunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarı talebine ilişkin davacının davalının yokluğunda tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının aracının kaza tarihindeki yaşı 3’ten fazla olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmadığını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, sigortacı yedek parça tedarik iskonto uygulaması olarak en az %32 oranında, aksi halde genel sektör uygulaması olarak en az %20 iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline kdv dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, dosya kapsamında yansıtma faturası bulunmadığını, talebin kabulu anlamına gelmemek kaydıyla; davalı şirket aleyhine hasar tazminatına hükmedilmesi durumunda hesaplanan tutardan kdv'nin hariç tutulmasıdır, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğunun da bulunmadığını, davacının talep etmesi gereken faizin yasal faiz olacağını, bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Uyap sistemi üzerinden Türkiye Noterler Birliği'ne ilişkin raporlar dosya arısan alınmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden tramer kayıtları celp edilmiştir.
Davalı Sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiştir.
Bilirkişiler Adli Trafik Uzmanı... Makina mühendisi ...16.06.2025 tarihli rapor aldırılmıştır.
GEREKÇE :
Dava, davacı aracında meydana gelen bakiye hasar bedeli zararının ekspertiz ücreti zararının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün ... sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nın 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde...E-...K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve ... E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve ... E., ...K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin... esas, ...karar sayılı,..esas, ...karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı...Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS Sigortası ile sigortalanmış olan ... plakalı aracın 19.05.2023 tarihinde davacı Niyazi Gençtürk adına kayıtlı... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasar meydana geldiği, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını,... plaka sayılı davacı aracında uğramış olduğu trafik kazası sebebiyle oluşan hasara ilişkin gerçek onarım bedelinin 35.765,36 TL olduğu, kaza ile hasarın ve yapılacak onarımın birbiriyle uyumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) ekspertiz masraflarının da anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, zarara sebep olan aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE
1-14.126,01 TL hasar bedelinin eksik ödeme tarihi olan 11.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine
2- 1.091,15 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 964,95 TL nispi harçtan, peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 239,53 tamamlama harcı olmak üzere toplam 667,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 297,82 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine’ ye gelir kaydına.
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harç, 239,53-TL Tamamlama Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 782,00 TL tebligat ve posta gideri ile 1.091,15 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 10.967,88TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 14.126,01 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
01/10/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza