T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1073 ESAS
KARAR NO : 2025/533 KARAR
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 16/12/2024
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Mahkememizde görülen Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;.. Grup İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulduğu tarihten itibaren tüm ticari defterlerini usulünce tuttuğunu ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun'a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koyduğunu, Ticari defter ve belgeleri saklama yükümlülüğünün de defterleri tutmakla yükümlü gerçek ya da tüzel kişi tacirler, tacir sayılanlar ve tacir gibi sorumlu olanlar üzerinde olduğunu, tacirlerin saklama yükümlülüğü yalnızca ticari defterlerle sınırlı olmadığını aynı zamanda ticari işle ilgili tüm belgeleri kapsadığını, bu belgelerin ticari defterlerdeki iş ve işlemlerin tamamlayıcısı ve teyitleyicisi rolünde olduğunu ticari defterlerin delil mahiyeti de bu belgelerin varlığına bağlı olduğunu, müvekkilinin grup şirketi olduğunu, yetkilisi 23.09.2024 tarihine kadar... olduğunu,... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yetkilisinin ise...'nin oğlu ... olduğunu, ... Grup İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi grup şirketlerinin ... tarafından yönetildiğini, 30.12.2022 tarihinde, müvekkiline ait Bornova, Yeşilova Mahallesi, Kamil Tunca Caddesi üzerinde bulunan" ..." isimli şantiye alanında, kule vincin yükseltilmesi sırasında vincin kırılarak vinç ve inşaattan kopan parçaların içerisinde işçilerin bulunduğu konteynere düşmesi ile ölüm ve yaralanma neticeli, talihsiz bir kaza meydana geldiğini, olay nedeniyle, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2023 tarih ve 2022/191230 numaralı soruşturma evrakı nedeniyle İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.12.2022 tarihli ve 2022/1992 D.İş sayılı kararı ile şirket yetkilisi ...nin tutuklanmasına karar verildiğini, bir yıl sonra İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı ve 24.11.2023 tarihli kararı ile şirket yetkilisi...nin tahliyesine karar verildiğini,...'nin tutuklu kaldığı süreç boyunca, saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerin muhasebeciler tarafından müvekkiline ait iş yerlerinde bulundurmak suretiyle muhafaza altına alındığını, muhasebeci olarak ...müvekkili nezdinde 06.09.2021 - 31.10.2023 tarihleri arasında, kesintisiz olarak çalıştığını,..., 01.06.2023 - 18.09.2023 tarihleri arasında, müvekkili nezdinde muhasebeci olarak çalıştığını, anılı ticari defter ve belgeler, muhasebeciler tarafından saklandığını ve muhafaza edildiğini, 2024 yılının Kasım ayının sonunda müvekkili tarafından hisse devri yapılmasına karar verildiğini ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne hisse devir başvurusu yapıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünce 15040 takip numarasına kaydedildiğini, müvekkili tarafından 09.12.2024 tarihinde Tescil - Belge Randevu Kayıt Sorgulama Ekranı üzerinden yapılan sorgulama neticesinde pay defter fotokopilerinin eksik olduğu gerekçesi ile başvurunun esas inceleme sonucu reddine karar verildiğinin görüldüğünü, müvekkili tarafından pay defterlerinin akıbeti araştırıldığını şirket yetkilisi ...'nin tutuklu kaldığı süreç içerisinde pay defterlerini muhafaza eden muhasebeciler ile görüşülmüş ise de bulunamadığını, pay defterlerinin müvekkili tarafından kuruluşta ve kullanmaya başlanmadan önce tasdik edildiğini, pay defterleri, defterde yeterli yaprak bulunması kaydıyla takip eden hesap döneminde açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebileceğini, kuruluşta ve kullanmaya başlanmadan önce tasdik edilen ve kullanılmaya devam edilen pay defterlerinin kaybolduğunu, müvekkili tarafından 09.12.2024 tarihinde Tescil - Belge Randevu Kayıt Sorgulama Ekranı üzerinden yapılan sorgulama neticesinde fark edildiğini, açıkladığı sebeplerle; şirket yetkilisi Emrullah Yolçi'nin tutuklu kaldığı süreç içerisinde, müvekkilinin iradesi dışında ve elinde olmayan bir neden ile pay defterlerinin kaybolduğunu, müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkiline ait pay defterinin zayi olduğunun tespiti ile pay defterlerinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, zayi belgesi verilmesine ilişkindir.
Dava tarihi itibariyle somut uyuşmazlığa 6103 sayılı kanun uyarıca 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bilindiği üzere ilgili her tacirin saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerin ziyaı halinde 6102 sayılı TTK 82/7. maddesi uyarınca işletmesinin bulunduğu yer mahkemesinden zayi belgesi verilmesini istemesi mümkündür. Ancak ziyaın, saklamakla yükümlü olunan defter ve belgelere ilişkin olması ve bu defter ve belgelerin yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde gerçekleşmesi gerekir. Maddede düzenlenen (30) günlük süre hak düşürücü süredir.
Davacının beyanı doğrultusunda pay defterinin basıldığı beyan edilen Bornova 3. Noterliği'ne müzekkere yazılarak, davacı şirketin 2022-2023-2024 yıllarına ait Pay defterlerinin noterlikte basılıp basılmadığının, var ise buna ilişkin evrakların gönderilmesinin istendiği görülmüş ve Noterliğin yazı cevabında defterin pay defteri tasdiğinin bulunmadığı bildirilmiştir. Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak, 2022-2023-2024 yıllarına ait Pay defterleri hakkında soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin sorulmuş, cevaba göre soruşturma yürütülmediği görülmüştür.
Yukarıda açıklandığı üzere TTK 82. madde gereğince bir tacire ziya belgesinin verilebilmesi için saklamakla yükümlü olunan defter ve belgelerin yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zayi olması ve ziyaın da kanuni saklama süresi içinde gerçekleşmesi gerekir. Davacı cezaevinde bulunduğundan ilgilinemediğini ve muhafaza edemediğini, defterin muhasebecide kaybolduğunu beyan etmiş ise de Her ne kadar iddia dikkate alındığında zayi olayı kanuni saklama süresi içinde gerçekleşmiş ise de davacı tarafça ziyaın yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle meydana geldiği, iddia ve ispat edilmemiştir. Bu konuda cezai soruşturma veya tahkikatı da bulunamamaktadır.
Her tacir, kanunen saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerini dikkat ve özenle saklamak zorundadır.
Hal böyle olunca davacının kanunen saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgelerinin gerçekleşen yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sonucunda zayi olduğunu ispat edemediği gibi özenle saklamasına rağmen kanunda belirtilen hallerle sınırlı olmak üzere bu hallerden biri sebebiyle zayi olduğu iddiasını ispat edemediğinden talebin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.(T.C. İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ... e ve ... k sayılı ilamı)
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK.nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının, gerekçeli karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra sarf edilmeyen kısımlarının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair davacı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi veya 20. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/06/2025
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır