T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1080 ESAS
KARAR NO: 2025/343 KARAR
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/12/2024
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili... Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı'nın lösemili çocuklara ve ailelerine ücretsiz sağlık ve eğitim hizmetleri vermek amacıyla kurulduğunu, 17.5.2000 tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca kamu yararına çalıştığından vergi muafiyeti tanındığını ve özverili faaliyetleri ile toplumda saygınlık kazandığını, müvekkilinin tüm Türkiye’deki lösemili ve kanserli çocuklara eşit ve ihtiyaçları nispetinde hem maddi hem de sosyal destekler verdiğini, tedavi ettiği binlerce lösemili çocuk, milyonlarca gönüllüsü, bağışçısı ile ülkemizin en çok tanınan ve güvenilen sivil toplum kuruluşu olduğunu, Vakfın İktisadi İşletmesi tarafından işletilen ... Ankara... Otel ile Davalı... Organizasyon arasında akdedilen Kredili Çalışma Sözleşmesi gereğince cari hesap oluşturulduğunu, davalı şirket tarafından otelde konaklama yapılması için temin edilen müşterilerin konaklama bedelleri fatura karşılığında ödeneceğini, davalı şirket tarafından temin edilen müşterilerin konaklama bedelleri ödenmediğinden icra takibi başlatıldığını ve icra takibine itiraz edildiğini, davalının, borcunu ödemeyip icra takibine itiraz etmesi ve müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla zaman kazanmaya çalışmasının kötü niyetli olduğunu, mali durumunun bozulduğu öğrenilen davalının dava sürecinde varlıklarını elden çıkararak müvekkilinin alacağının tahsilini imkansız hale getirebileceğini, Lösev Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.26 hükmü kapsamında kurduğu bir iktisadi işletme olduğunu ve Vakıflar Kanunu gereğince kurulan iktisadi işletmelerinin tüzel kişiliği olmadığını, tüzel kişiliği olmayan Lösev Vakfı İktisadi İşletmesi’nin taraf ehliyeti bulunmadığından, huzurdaki dava Lösev Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı adına açıldığını, davalı şirketin temin ettiği müşterilerin otelde konaklamaları sebebiyle davalı ... Organizasyon’un 52.715,00-TL bakiye cari borcu bulunmaktayken, davalının temin ettiği müşterilerin otelde konaklamaya devam ettiğini, 07.06.2024 tarihinde 43.915,00-TL, 19.06.2024 tarihinde 39.570,00-TL ve 38.650,00-TL, 25.06.2024 tarihinde 60.200,00-TL ve 54.420,00-TL, 26.06.2024 tarihinde 27.700,00-TL ve 51.240,00-TL, 28.06.2024 tarihinde 7.800,00-TL, 02.07.2024 tarihinde 5.800,00-TL bedelli faturalar düzenlenip gönderildiğini, davalının 26.06.2024 tarihinde 20.000,00-TL ve 12.07.2024 tarihinde 75.000,00-TL ödeme yaptığını, kesilen fatura bedelleri eklendikten ve yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye cari borcun 287.010,00-TL olduğunu, davalı için düzenlenen faturalara kredili çalışma sözleşmesi gereğince 7 gün içinde itiraz edilmemesi, karşılıklı anlaşma yolundan sonuç alınamaması, ihtarnameye cevap verilmemesi ve ödeme yapılmaması sebebiyle icra takibi başlatıldığını, borca itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, fatura alacağının 30 gün içinde ödenmemesi sebebiyle kredili çalışma sözleşmesi gereğince aylık %12 faiz işletilmesi ve BK m.100 gereğince yapılan ödemelerin öncelikle faizden düşülmesi gerektiğini, davalının tarafların arasındaki sözleşmeye, açık cari hesap kayıtlarına, faturalara, mail ve telefon görüşmeleriyle yapılan borç ikrarlarına ve ödeme taahhütlerine rağmen halen müvekkil vakfın iktisadi işletmesine herhangi bir ödeme yapmadığını, Ankara ... Genel İcra Dairesi nezdinde... E. numarasıyla yaptıkları icra takibine borcu olmadığı yönünde itiraz ettiğini, açıkladığı sebeplerle; davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında Lösev Vakfının kamu yararına çalıştığı ve vergi muafiyeti tanınan vakıflardan olduğu gözetilerek duruşma yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulünü, Ankara... Genel İcra Dairesi ... E sayılı dosyaya yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça Ankara ... İcra Müdürlüğü... Esas Sayılı dosyasına konu edilen borcun niteliği göz önüne alındığında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi olduğunu aynı zamanda yetkili mahkemenin ise icra takibinin yapıldığı yer olan Ankara mahkemeleri olduğunu, usul bakımından mahkemenin görev ve yetkisine itiraz ettiğini, davacının müvekkili ile arasında mevcut ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin kendisine borçlu olduğunu iddia ederek, müvekkili aleyhinde Ankara ... İcra Müdürlüğü... Esas Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığı halde müvekkili zarara uğratmak maksadı ile müvekkili aleyhinde icra takibi yapıldığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili aleyhinde başlatılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıkladığı sebeplerle; itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmaması sebebiyle davanın reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; kredili satış sözleşmesi gereğince cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İİK'nun 67. Maddesinde itirazın iptali davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle yetkili mahkemenin tespitinde HMK'daki genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. HMK 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK.'nun 73.(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89.) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Ankara... İcra müdürlüğünün... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı, alacağın kredili çalışma sözleşmesi gereğince cari hesap tablosu ve ilgili faturalar 420.580,35 TL'den oluştuğu ve borçlunun borca ve faize itiraz ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK nın 10.maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir.
6098 sayılı TBK 89 maddesi gereğince; borcun ifa yeri, tarafların açık ve örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa aşağıdaki hükümler uygulanır.
1-Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde
2- Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
3-Bunların dışındaki tüm borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa olunur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Takibin konusu para borcu olduğundan davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Davanın dayanağı icra takibine konu para alacağı olup talep edilen borç TBK 89. maddesi uyarınca götürülecek borçlardandır.
6100 Sayılı HMK.nın 19/2 maddesine göre, davalı vekili cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunarak, yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyan edip dosyanın yetkili ve görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiği, 6100 Sayılı HMK.nın 19/2 maddesine göre yetki itirazının süresinde cevap dilekçesi ile yapıldığı,TBK 89 maddesi uyarınca davacının son yerleşim yerinin Ankara'da bulunduğu, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetkili olduğu anlaşılmakla; yetki yönünden davanın usulden reddine ve mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili Mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde gönderilme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır