T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/116 ESAS
KARAR NO : 2025/501 KARAR
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/02/2024
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirket ... Petrol Ticaret ve Nakliyat A.Ş. akaryakıt ve benzeri petrol türevlerinin satışı alanında faaliyet gösterdiğini, Müvekkili şirketin aynı zamanda...Firmasının distribütörü olduğunu, Taşıt Tanıma Sistemi vasıtasıyla ... akaryakıt istasyonlarından anlaşma sağladığı firmalara akaryakıt satışında aracılık faaliyetinde bulunduğunu, Taraflar arasında "Taşıt Tanıma Sözleşmesi"ne (bundan sonra "TTS" olarak anılacaktır) dayalı olarak akaryakıt alımı için 12.03.2019 tarihli sözleşmesel ilişki kurulmuştur (Taşıt Tanıma Sözleşmesi EK-1). TTS m. 2'ye göre sözleşme süresi 3 yıl olarak belirlenmiştir ve usulüne uygun şekilde akdedilen sözleşme taraflar için bağlayıcı olduğunu, sözleşme süresi içindeyken davalı yan tarafından 11.11.2021 tarihli mail ile sözleşme süresinden önce haksız şekilde feshedildiğini, davalı firmanın aktif 11 cihazı için (1.000,00-TL + yıllık artış oranı olan (Yİ-ÜFE+TÜFE) /2 olarak) cihaz başı ücret 1300,4-TL olmak üzere toplam 14.304,00-TL cezai şart bedeli hesaplanmıştır. (Cihaz listesi tablosu ve fesih fatura tutarı hesabı şekli), (EK-3). Buna istinaden müvekkil şirket tarafından ... Fatura no'lu 14.304,00-TL (ondörtbin üçyüzdört TürkLirası) bedelli fesih faturası kesildiğini, Davalı şirketin açıkça davacı şirket ile arasındaki sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ederek sözleşmenin süresinden önce feshedilmesine sebep olmasına karşın, cezai şarta ilişkin olarak kesilen ...Fatura no'lu cezai şart bedelinin 8463,50 TL'si davalının nakit blokaj teminatından tahsil edilmiş ancak bakiye kalan 5840,50 TL'lik alacak davalı yan tarafından davacı şirkete ödenmediğini, "Taşıt Tanıma Sözleşmesi"nin davalı yan tarafından süresinden önce haksız olarak sona erdirilmesi nedeni ile kesilen ... No'lu faturaya konu cezai şart bedeli uyarınca bakiye alacak tutarı olan 5840,50 TL'nin davalıdan tahsilini dava ve talep ettiğini beyan etmiştir.
KANITLAR:
SMM Bilirkişi ve Nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınmıştır.
15/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi: Davalı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde fotokopisi sunulan, ... PETROL TİCARET VE NAKLİYAT A.Ş. İle G.M.S. GENEL MAKİNA POMPA VANA ELEKTRİK TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin taraf oldukları ... PETROL TİCARET VE NAKLİYAT A.Ş. TAŞIT TANIMA SİSİTEMİ SÖZLEŞMESİ" nin (tarih net olarak okunamamaktadır) dava konusuyla ilgili "Fesih ve Cezai Şart" başlıklı 8. Maddesi; "MÜŞTERİ'nin işbu sözleşme ile üstlendiği edinimlere riayet etmemesi ve/veya sözleşmenin süresinden önce feshine sebebiyet vermesi, bankada kredi açılmaması, açılan kredinin limitlerinin yetersiz olması veya kredinin banka tarafından herhangi bir nedenle iptal edilmesi, dahil olmak üzere, Sistemde kayıtlı bulunan beher aracın 3(üç) ay süresince yakıt almaması durumunda veya sözleşme tarihi itibariyle...SS sistemine dahil olan araç sayısında %50 azalma olması veya ilk 6 aylık yakıt alımlarını baz alarak hesaplanan, aylık yakıt alımı ortalamasında %50 azalma olması durumunda,... işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Yukarıda sayılan her bir fesih nedeninin gerçekleşmesi halinde,....... Cezai şart bedeli,Taşıt başına ve/veya her bir taşıt tanıma cihazı için 1000 TL + KDV olup yıllık artış oranı [(TEFE + ÜFE)/2] olarak hesaplanacaktır. '' şeklinde olduğunu,
Davacı firma çalışanı... tarafından, davalı firmanın Finans Sorumlusu SMMM...'a ait mail adresine gönderilen 11.11.2021-14:04 tarih ve saatli ...Bey Merhaba-Çalışmalarınızı sonlandırıyor musunuz? Bilgi Rica Ederiz-Saygılarımızla" şeklindeki mesajla ilgili olarak, davalı firmanın Finans Sorumlusu SMMM...ın davacı firma Mail Gurubuna gönderdiği 11.11.2021-14:05 tarih ve saatli mesaj metninin ise "Merhaba-Evet Sonlandırıyoruz" şeklinde olduğunun görüldüğünü,
Fesih Bedeli Faturası:Davacı... PETROL A.Ş. Firması tarafından davalı G.M.S. GENEL MAKİNA POMPA VANA ELEKTRİK TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ namına/adına "Temel Fatura" olarak düzenlenen 11.11.2021 tarih...no. lu "FESİH BEDELİ" açıklamalı, dava konusu faturanın toplam tutarının 14.304.- TL olduğu görüldüğünü,
Davacı... PETROL TİC.VE NAK.A.Ş. Firmasının incelenen Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir' e ilişkin e-defter beratlarının ilgili Kanun ve tebliğlerine uygun olduğunun değerlendirildiğini, Davacı firmanın 120 Alıcılar Hesabından takibi yapılan, davalı firma ile ilgili işlemlere ait kayıtların tetkikinden, davalı firmanın son olarak 15.08.2011 tarihinde mal/hizmet alımını gerçekleştirdiği, bu tarihte bakiyesi 8.919,80 TL olan hesaptan, 04.11.2021 tarihinde USD 1.800.- blokaj miktarının (17.382,60 TL) düşülmesi ve 11.11.2021 tarihinde dava konusu 14.304.- TL tutarlı temel faturanının hesaba borç kaydedilmesi sonrasında hesabın/davacı alacağının dava tarihi itibarıyla bakiyesinin 5.840,50 TL olduğunun belirlendiği, taraflarca imzalanan sözleşmenin "Fesih ve Cezai Şart" başlıklı 8. Maddesinde belirtilen; "..., Cezai şart bedeli, Taşıt başına ve/veya her bir TAŞIT TANIMA CİHAZI için 1000 TL+KDV olup yıllık satış oranı [(TEFE+ÜFE)/2] olarak hesaplanacaktır..." hükmü ile, davacı tarafından sunulan belge/bilgilerden hareketle, sözleşme kapsamında davalı firmaya ait 11 adet araca dava konusu taşıt tanıma cihazı takıldığı ve TÜİK tarafından 2021 yılı Kasım ayında yayımlanan TÜFE (%19,89), Yİ-ÜFE (%46,31) oranları esas alındığında, her taşıt için talep edilebilecek taşıt tanıma cihazı bedeli 1.331.- TL olduğu, ancak talep sınırları dikkate alınmak suretiyle, davacının 11 araç için talep edebileceği cihaz bedeli toplamının 14.304.- TL olduğu, bu miktardan USD 1.800.- blokaj miktarının (17.382,60 TL) düşülmesi suretiyle, dava tarihi itibarıyla davacı alacak tutarının 5.840,50 TL olacağı, Asıl alacak tutarına dava tarihinden itibaren Merkez Bankasında belirlenen avans faiz oranları üzerinden faiz talep edilebileceği, tespit edilmiş olan tespitlerin takdirinin Mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında bulunan sözleşmesinin, davalı tarafça süresinden önce feshi nedeniyle sözleşme gereğince ödenmesi gereken cezai şartın tahsili davasıdır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK. 190. maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve "emareler (belirtiler)" olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK. madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK. madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir. (...; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir. (M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır. (...; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; ...; sf. 370.)
Dosyaya sunulan taşıt tanıma sistemi sözleşmesi incelendiğinde sözleşmede davalı tarafın kaşe ve imzasının bulunduğu, davalı tarafça imza ve kaşeye ilişkin herhangi bir itiraz sunulmadığı anlaşıldığından taraflar arasında ticari ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede "Davacı firmanın 120 Alıcılar Hesabından takibi yapılan, davalı firma ile ilgili işlemlere ait kayıtların tetkikinden, davalı firmanın son olarak 15.08.2011 tarihinde mal/hizmet alımını gerçekleştirdiği, bu tarihte bakiyesi 8.919,80 TL olan hesaptan, 04.11.2021 tarihinde USD 1.800.- blokaj miktarının (17.382,60 TL) düşülmesi ve 11.11.2021 tarihinde dava konusu 14.304.- TL tutarlı temel faturanının hesaba borç kaydedilmesi sonrasında hesabın/davacı alacağının dava tarihi itibarıyla bakiyesinin 5.840,50 TL olduğunun belirlendiği, taraflarca imzalanan sözleşmenin "Fesih ve Cezai Şart" başlıklı 8. Maddesinde belirtilen; "..., Cezai şart bedeli, Taşıt başına ve/veya her bir TAŞIT TANIMA CİHAZI için 1000 TL+KDV olup yıllık satış oranı [(TEFE+ÜFE)/2] olarak hesaplanacaktır..." hükmü ile, davacı tarafından sunulan belge/bilgilerden hareketle, sözleşme kapsamında davalı firmaya ait 11 adet araca dava konusu taşıt tanıma cihazı takıldığı ve TÜİK tarafından 2021 yılı Kasım ayında yayımlanan TÜFE (%19,89), Yİ-ÜFE (%46,31) oranları esas alındığında, her taşıt için talep edilebilecek taşıt tanıma cihazı bedeli 1.331.- TL olduğu, ancak talep sınırları dikkate alınmak suretiyle, davacının 11 araç için talep edebileceği cihaz bedeli toplamının 14.304.- TL olduğu, bu miktardan USD 1.800.- blokaj miktarının (17.382,60 TL) düşülmesi suretiyle, dava tarihi itibarıyla davacı alacak tutarının 5.840,50 TL olacağı, bu faturaya ilişkin tahsilat kaydı görülmediği." tespit edilmiştir.
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapılmasına rağmen davalı defterlerinin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmaması durumunda davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilebileceği, davacının ticari ilişkiyi ispat ettiği ve Taraflar arasında "Taşıt Tanıma Sözleşmesi"ne dayalı olarak akaryakıt alımı için 12.03.2019 tarihli sözleşmesel ilişki kuruluğu, TTS m. 2'ye göre sözleşme süresi 3 yıl olarak belirlendiği ve usulüne uygun şekilde akdedilen sözleşmenin taraflar için bağlayıcı olduğu, sözleşme süresi içindeyken davalı yan tarafından 11.11.2021 tarihli mail ile sözleşme süresinden önce haksız şekilde feshedildiği, davalı firmanın aktif 11 cihazı için (1.000,00-TL + yıllık artış oranı olan (Yİ-ÜFE+TÜFE) /2 olarak) cihaz başı ücret 1300,4-TL olmak üzere toplam 14.304,00-TL cezai şart bedelinin talep edilebileceğinin anlaşıldığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafından da ödemeye ilişkin bir delil sunmadığı görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
5.840,50 TL cezai şart alacağının dava tarihi olan 09/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 5.840,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
5-Davacının yapmış olduğu 427,60-TL dava açma ilk gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 50,00-TL tebligat ve posta gideri, olmak üzere toplam 7.477,60-TL Yargılama giderinin peşin yatırılan 427,60-TL harç ile birlikte toplam 7.905,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza