T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/125 Esas
KARAR NO : 2025/489
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12.02.2024
KARAR TARİHİ: 28.05.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket aleyhine ödenmeyen faturaların tahsili amacı ile İzmir... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından borcun tamamına ve yetkiye haksız olarak itiraz edildiğini, borçlu şirket tarafından yetki itirazında yetkili icra dairesi belirtilmemiş olup yetki itirazı usulüne uygun yapılmadığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında hurda alım satımına ilişkin ticari iş ilişkisinin bulunduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete satışı ve teslimi gerçekleştirilen hurdalara ilişkin ... numaralı ve 30.06.2021 tarihli fatura, ... numaralı ve 28.02.2022 tarihli fatura,.. numaralı ve 30.09.2020 tarihli fatura, ...numaralı ve 12.08.2020 tarihli fatura, ... numaralı ve 31.03.2021 tarihli fatura, ... numaralı ve 18.07.2020 tarihli fatura,... numaralı ve 30.05.2021 tarihli fatura, ... numaralı ve 28.04.2021 tarihli faturalar düzenlendiğini,...numaralı fatura sehven 15.000.000,00 TL düzenlenmiş olup gerçek bedeli 15.000,00 TL olduğunu, tarafların ticari defterlerine anılı faturayı 15.000,00 TL olarak işlemiş olduğunu, davalı şirket tarafından faturalara itiraz edilmemiş olduğunu, davacı şirket hurdaları teslim ettiğini, ancak bedeli ödemediğini, taraflarına gönderilen İzmir Karşıyaka 5. Noterliği'nin 31881 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura bedellerinin ödenmesi talep edilmiş olup ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, dilekçenin ekinde ihtarnamenin sunulmuş olduğunu, ihtarnamede belirtilen ... numaralı fatura 15.000.000,00 TL olarak belirtilse de icra takibinde yanlışlık düzeltildiğini, borçlu tarafından kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak süreç anlaşamama ile sonuçlandığını, dilekçenin ekinde 2023/142696 Arabuluculuk Dosya Numaralı Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağını sunduklarını, açıklanan sebeplerle İzmir ... İcra Dairesi'nin 2023/18856 sayılı icra dosyasının alacağına ilişkin davalı borçlunun haksız itirazının iptali, takibin asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işlemiş reeskont faiziyle devamına karar verilmesini ve borçlu tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerle borçlunun haksız olan itirazının iptalini, takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir ... İcra Dairesi'nin 2023/18856 sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir Aliağa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı ...'ne ait BA ve BS formları celp edilmiştir.
İzmir Aliağa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı ... 'ne ait BA ve BS formları celp edilmiştir.
Mahkememizce SMM Bilirkişi ...'dan 09.09.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce SMM Bilirkişi ...'dan 01.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporu alınmıştır.
Mahkememizce SMM Bilirkişi ...'dan 07.05.2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporu alınmıştır.
09.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mahkemenin verdiği talimat doğrultusunda; dava ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun "İnceleme ve Değerlendirmeler" bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2020, 2021 ve 2022 yılına ait ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK.'nın 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı HMK. 222. maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerledirmesinin bilirkişiliğince yapıldığı nihai takdiri Mahkemeye ait olduğu, 6102 sayılı TTK. 64/3. maddesi uyarınca 2020, 2021 ve 2022 yılı yevmiye defterlerine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davacının, davalıya 10 adet fatura ile toplam KDV dahil 322.002,00 TL tutarında fatura düzenlediği, Davacı ticari defterlerindeki son kayıt tarihinin 31.12.2021 olduğu bu tarihten sonra ve izleyen yıllarda herhangi bir kaydının bulunmadığı, takibe konu edilen faturalardan dava dosyasında görüntüsü bulunan... numaralı ve 28.02.2022 tarihli 49.002,00 TL bedelli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturanın da kayıtlara eklenmesi durumunda nihai olarak davacının davalıya 11 adet fatura ile toplam KDV dahil 371.004,00 TL fatura düzenlediği, Davalının davacıya 1 adet fatura ile toplam KDV dahil 50.002,40 TL tutarında fatura düzenlendiği, Davalının davacıya ödeme yapmadığı, Davacı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 271.999,60 TL alacaklı olduğu, yukarıdaki maddede belirtildiği üzere kaydı bulunmayan... numaralı ve 28.02.2022 tarihli 49.002,00 TL bedelli faturanın hesaba dahil edilmesi durumunda davacının 321.001,60 TL alacaklı olacağı, davacının takibe konu ettiği 8 adet faturadan kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle davalıdan 185.999,10 TL alacaklı bulunduğu takibin ise 236.001,50 TL üzerinden başlatıldığı tespit edilmiştir.
01.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacının takipte talep ettiği 236.001,50 TL ile kök raporumuzda tespit edilen davacı alacağı olan 185.999,10 TL arasındaki 50.002,40 TL fark davalı tarafından düzenlenen 21.12.2020 tarihli ... no'lu 50.002,40 TL tutarındaki faturadan kaynaklanmaktadır. İlgili faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüş davalı borcundan düşülmüştür.
07.05.2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda özetle; Davalı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK.'nın 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı HMK. 222. maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, 6102 sayılı TTK. 64/3. maddesi uyarınca 2020 ve 2021 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davalıya ait 2020, 2021 ticari defter kayıtlarında; Davacının takibe konu ettiği tüm faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, (Davalı 2022 yılı ticari defterlerini sunmadığından, takibe konu edilen 28.02.2022 tarih ...numaralı 49.002,00 TL tutarlı faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığına ilişkin inceleme yapılamamıştır.) Davalı ticari defterlerinde 31.12.2020 tarihli 529 numaralı yevmiye fişinde "dönem sonu virmanı" açıklaması ile davacının 15.000,00 TL borçlandırıldığı, buna karşılık dava dışı...Endüstri San. ve Tic. A.Ş. unvanlı firmanın alacaklandırıldığı görülmüş olup, ilgili kaydın sehven hatalı işlenmiş olduğu, bu nedenle hesaplamalardan çıkarılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı ticari defterlerine göre davacının takibe konu ettiği 7 adet faturadan kaynaklı olarak davalıdan 186.999,50 TL alacaklı olduğu, davalı 2022 yılı ticari defterleri incelenemediği için tespit yapılamayan 28.02.2022 tarih ... numaralı 49.002,00 TL tutarlı faturanın da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması durumunda ise davalı ticari defterlerine göre davacının takibe konu ettiği 8 adet faturadan kaynaklı olarak davalıdan 236.001,50 TL alacaklı olacağı, davalının düzenlemiş olduğu 21.12.2020 tarihli 50.002,40 TL bedelli faturanın, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun görüldüğü bu nedenle davalının borcundan düşülmesi gerektiği, neticeten davalı 2022 yılı ticari defterleri incelenemediği için tespit yapılamayan 28.02.2022 tarih ... numaralı 49.002,00 TL tutarlı faturanın da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması durumunda davalı ticari defterlerine göre, davacının takibe konu ettiği 8 adet faturadan kaynaklı olarak davalıdan 185.999,10 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK. 190. maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve "emareler (belirtiler)" olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK. madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK. madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir. (Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir. (M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır. (... Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; ...; sf. 370.)
Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede "Davacının, davalıya 10 adet fatura ile toplam KDV dahil 322.002,00 TL tutarında fatura düzenlediği, Davacı ticari defterlerindeki son kayıt tarihinin 31.12.2021 olduğu bu tarihten sonra ve izleyen yıllarda herhangi bir kaydının bulunmadığı, takibe konu edilen faturalardan dava dosyasında görüntüsü bulunan... numaralı ve 28.02.2022 tarihli 49.002,00 TL bedelli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturanın da kayıtlara eklenmesi durumunda nihai olarak davacının davalıya 11 adet fatura ile toplam KDV dahil 371.004,00 TL fatura düzenlediği, Davalının davacıya 1 adet fatura ile toplam KDV dahil 50.002,40 TL tutarında fatura düzenlendiği, Davalının davacıya ödeme yapmadığı, Davacı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 271.999,60 TL alacaklı olduğu, yukarıdaki maddede belirtildiği üzere kaydı bulunmayan...numaralı ve 28.02.2022 tarihli 49.002,00 TL bedelli faturanın hesaba dahil edilmesi durumunda davacının 321.001,60 TL alacaklı olacağı, davacının takibe konu ettiği 8 adet faturadan kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle davalıdan 185.999,10 TL alacaklı bulunduğu takibin ise 236.001,50 TL üzerinden başlatıldığı" tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede "Davalı ticari defterlerine göre davacının takibe konu ettiği 7 adet faturadan kaynaklı olarak davalıdan 186.999,50 TL alacaklı olduğu, davalı 2022 yılı ticari defterleri incelenemediği için tespit yapılamayan 28.02.2022 tarih ... numaralı 49.002,00 TL tutarlı faturanın da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması durumunda ise davalı ticari defterlerine göre davacının takibe konu ettiği 8 adet faturadan kaynaklı olarak davalıdan 236.001,50 TL alacaklı olacağı, davalının düzenlemiş olduğu 21.12.2020 tarihli 50.002,40 TL bedelli faturanın, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun görüldüğü bu nedenle davalının borcundan düşülmesi gerektiği" tespit edilmiştir.
HMK.'nın 222/1. fıkrası uyarınca taraf defterlerinin incelenmesinin kabul edildiği, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmemesi veya bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin, defterinin sunulmasına yönelik usulüne uygun ihtar yapıldığı, her iki tarafın ticari defterlerini incelemeye sunduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu, Davacının takibe koyduğu faturalardan 28.02.2022 tarihli 49.002,00 TL bedelli fatura dışındaki tüm faturaların davalı tarafın ticari defterlerine kayıt edilmiş olduğu, davalı tarafın 2022 yılına ait ticari defterleri incelenememiş olduğu ancak dosya arasına getirtilen BA-BS formlarında 49.002,00 TL bedelli faturanın iki tarafça da Vergi Dairesine bildirilmiş olduğu, Davalı tarafça davacı tarafa kesilen 21.12.20202 tarih 50.002,40 TL bedelli faturanın da davacı tarafça ödendiğine ilişkin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıt olmadığı, iki tarafın ticari defterleri ve Ba- Bs formlarına göre takibe konu edilen 8 adet fatura nedeniyle davacı alacağının 236.001,40 TL olarak tespit edildiği, davalı tarafça davacıya kesilen ve davacı tarafça ödenmeyen 50.002,40 TL bedelli faturanın da alacaktan mahsup edilmesi gerektiği, davacı alacağının (236.001,40 TL-50.002,40 TL=185,999,10 TL) 185.999,10 TL olduğu dikkate alınarak itirazın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatına ilişkin yapılan değerlendirmede; 2004 sayılı İİK.'nın 67/2. Fıkrasına göre; bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK. 13.12.1967 Tarih, 9/1344-615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında davalının 185.999,10 TL borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile takip talebindeki koşullarda TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğunda alacağın (185.999,10 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 12.705,60 TL nispi harçtan, peşin alınan 2.850,31 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 9.855,29 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.850,31 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.277,91 TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 540,00 TL tebligat ve posta gideri ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.540,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 4.782,00 TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre, 2.282,00 TL'lik kısmının davalıdan, 838,00 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 28.05.2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza