T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/150 Esas
KARAR NO : 2025/776
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2024
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; icra takip dosyası ile davacı şirket aleyhine başlatılan icra takibine konu cari hesap nedeniyle alacaklıya davacı şirketin herhangi bir borcunun olmaması sebebiyle İİK m. 72 uyarınca borçlu olmadığımızın tespiti ile tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ederek yapılan açıklamalarında davacı firma aleyhine davalı Firma tarafından İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosya numarasına kayıtlı 150.111,25-TL bedelli icra takibi başlatıldığını, yapılan takibin açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takiplerine konu alacakların kesinlikle hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, davacının böyle bir borcu bulunmadığını, takibe dayanak yapılan cari hesabın hukuken geçerli olmadığını, Davacı şirket aleyhine yapılan icra takibinin açıkça usule aykırı olduğu gibi takip dayanağı cariden dolayı bir borcu olmadığı gibi böyle bir borcunun da doğmadığını, doğmasının da mümkün olmadığını, aksine davacı şirketin davalı firmadan alacağının olduğunu, taraflar arasında yapılan 15.04.2022 tarihli sözleşme gereği davalı firmanın yapması gereken işleri eksik ve hatalı yaptığını ve zamanında tamamlamadığını, davalı firmanın kusurlu işlemleri nedeni ile davacı firmanın zarara uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin dosyaya sunulduğunu, davalı firmanın sözleşmeye aykırı işlemleri ve kusurlu eylemleri nedeni ile davacı firmanın uğradığı zararın tespiti için İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosya ile tespit istediklerini ve davalı yanın vermiş olduğu zararın 89.750,00-TL olduğunu ve bu verilen zararın haricinde de davacının işi işin başkasına vermesi durumunda ise meydana gelecek yeni masraflar olarak malzeme+işçilik+nakliye+kdv olmak üzere toplam 1.200.000-TL olduğunun tespit edildiğini, yani davalı yanın davacı şirkete toplam 1.289.750-TL zarar vermiş olduğunu bu zararlardan sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı yanın takibe konu yaptığı cari alacaktan kaynaklı davacının herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme bedelinin 700.000-TL olup davacı firma tarafından davalı şirkete Denizbank'tan 15.04.2022 tarihinde 300.000-TL ödendiğini, 07.07.2022 tarihinde 17.300,00-TL kredi kartı ödemesi ile ödeme yapıldığını, 30.07.2022 tarihinde 300.000,00-TL ödeme yapılarak toplam 617.300,00-TL ödeme gerçekleştirildiğini, davalı firmanın sözleşme koşullarını yerine getirmemiş olup işi tam olarak teslim etmediğini, hatta davacının malına zarar verdiğini ve davacı telafisi güç ve imkansız zararlara uğradığını, dolayısı ile davacı şirketin davalı yana borcu bulunmadığını, ödemelere ilişkin dekontların iş bu dilekçe ekinde mahkemeye sunduklarını, davacının davalı tarafa herhangi bir borcu olmayıp davalı yanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının tüm malvarlığına haciz konulduğunu, araçlarının yakalandığını, dolayısıyla davacının da iş işleyişi aksamaya uğradığını, dava konusu haksız durum sebebiyle davacının telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğradığını ve her geçen gün de uğrayacağı oldukça açık olduğundan davaya konu icra takibi neticesinde davacı şirketin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyaten durdurma kararı verilmesini talep ederek davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunun açık olduğundan dolayı fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla davacının davalı yana borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etme gereği hasıl olduğunu, uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözülmesi için 04.08.2023 tarihinde başvuru yapılmış olup ...Arabuluculuk numaralı başvurularında 24.08.2023 tarihli toplantıda uzlaşma sağlanamadığını ticari dava şartı arabuluculuk sonuç tutanağını dosyaya sunduklarını, açıklanan nedenlerle telafisi imkânsız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için öncelikle ve ivedilikle teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında İzmir ...İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyada borçlu olmadıklarının tespitini talep ederek sonuç olarak, öncelikle teminatsız olarak veya mahkemece uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, İcra takibinin durdurulması yönündeki tedbir talebi kabul edilmez ise, yine teminatsız olarak veya mahkemece uygun görülecek bir miktarla icra dosyalarına giren paraların alacaklılara ödenmemesi için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile İzmir ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle davalı tarafın takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Birleşen dosyada davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacı şirkete ait İzmir İli Bayraklı İlçesi Manavkuyu Mahallesi, 334 ..., 86 ...de ve Sakarya caddesi No:78A/1 adresinde bulunan taşınmazın dış cephe slikon cephe kaplaması, dükkan doğramaları ve camları, kompozit kaplama işlerinin yapılması için davalı firma ile 15.04.2022 tarihinde sözleşme imzalandığını, söz konusu sözleşme gereği davalı firma sözleşmenin 3. maddesinde yer alan imalatın özellikleri ve yapım şartları başlığı altında yer alan şartlara uygun olarak yapması gereken çoğu şartı sağlamayarak hatalı imalat gerçekleştirdiğini, taraflarınca İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyası ile tespit dosyası açtırıldığını ve davalı yüklenici tarafından yapılan eksik ve hatalı işlemler tespit ettirildiğini, 10.07.20223 tarihli bilirkişi raporunun 7. sayfasının (k) maddesinde; "mevcut imalat ve montajları yapılmış bulunan silikonlu cam kaplama imalatlarının aynen kullanılması kararının verilmesi halinde; K/1- Nesafet bedeli olarak 70.000,00-TL'nin kesilmesinin, K/2- Tekniğine uygun olarak yapılmayan ve istenildiği şekilde çalışır vaziyette bulunmayan çelik makasların (4) adet sökülerek yenisinin imalatları ile montajlarının yapılması bedeli malzeme+işçilik+nakliye+kdv olmak üzere toplam; 6.000,00-TL sarf edilmesinin gerekeceğini, K/3- Dış cephe Slikon cephe kaplama imalatlarına ait alüminyum doğrama malzemelerinin hem doğrama tavan ve duvar birleşim yerlerinde, hem doğrama döşeme birleşim yerlerinde ve hem de kolon birleşim yerlerinde, hatalı imalatlardan dolayı husule gelen boşlukların, yeniden elden geçirilerek, gerektiği şekilde sıva ve badanalarının yapılması bedeli malzeme+işçilik+nakliye+kdv olmak üzere toplam:13.750,00-TL'sinin sarf edilmesinin gerekeceğini, yani toplam 89.750,00-TL sının sarf edilmesinin gerekeceği, " denilerek davalı yüklenici firmanın işi tekniğine uygun olarak yapmaması nedeniyle yapılan imalatın ayıplı olmasından kaynaklanan bu zararı davalı firmanın gidermesi gerektiğini, eser sözleşmesinde yüklenicinin özen borcu bulunmakta olup, eseri fen ve tekniğine uygun biçimde imal edip işverene teslim etmekle yükümlü olduğunu, davalı yüklenici firmanın üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, eksik ve hatalı imalat yaptığını, ilgili raporda; yerinde yapılan inceleme ve ölçümlerde, yapılan imalatların, yerinde alınması gereken ölçülere veya projesinde belirlenen ölçülere göre değil, rastgele alınan ölçülere göre imalat ve montajlarının yapıldığı ifade edilmiş ve olduğu gibi bırakıldığının tespit edildiğini, davalı yüklenicinin inşa edip teslim ettiği taşınmazda ki bu eksik ve ayıp bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere, şimdilik 89.750,00-TL maddi zararların avans faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosya masrafı olan 4.404,4-TL nin davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi borçlusu olan davalının ikametgahı ve ayrıca alacak konusu işin icra edildiği yer olan Bayraklı olduğunu, icra takibini de İzmir adliyesinde açtıklarını, yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, davanın esasına dair beyan ve savunmalarında ise; Davacı şirketin iddiaları doğru olmayıp kabul etmediklerini belirterek açıklamalarında; davalı şirket ile davacı şirket aralarında yaptıkları 15.04.2022 tarihli sözleşme ile davacı şirkete ait İzmir /Bayraklı ilçesindeki inşaatın dış cephesinin davalı tarafından yapılması konusunda anlaştıklarını, Anılan sözleşmenin 1. Maddesinin çok mühim olduğunu, sözleşmenin 1. Maddesi 2. Cümlesinde "...Silikon cephe, ruhsat sonrası yerinden öne doğru hareket ettirilecektir bunun için özel ankrajlar kullanılacaktır" dendiğini, davalı şirket, sözleşmenin 1. Maddesi 2. Cümlesi başta olmak üzere sözleşmede yazılı olduğu şekilde tam olarak imalat yapıldığını ve ilk imalat aşamasında cam ve kompozit yani silikon cephenin montajı ve öne kaydırılması için lazım ve zorunlu olan 50 Cm lik ankrajlar imal ederek, cepheyi tamamladıklarını, davacı şirketin, silikon cepheyi Yapı Kullanma İzin belgesi (ruhsat) sonrası dışarıya kaydırmasının amacının binanın bu cephesinden 50 cm lik kaçak alan kazanmak olduğunu, yani tüm cepheyi 50 cm öne kaydırarak tüm binadan oldukça fazla bir alan kazanma amacında olduğunu, davacı şirketin, mevzuata ve mimari projeye aykırı bu amacının gerçekleşebilmesi için, sözleşme 1. Madde 2. Cümlede yazan özel ankrajların, cephe ve camların montajı (imalatı) öncesinde bina cephesine (duvarlara) çakılması ve sağlam bir şekilde monte edilmesi, camların ve cephenin de bu ankrajlara monte edilmesi ve bilaharede bu ankrajlar üzerinden cephenin öne doğru kaydırılması inşaat tekniğinin zorunlu ve mutlak bir gereği olduğunu, davalının, davacı şirketin yetkilisi ve sahibi... inşaatın başında hazır bulunmakla bizzat ve bilfiil gözetimi ve talimatı altında sözleşmede yazılı olan tüm edimlerini harfiyen yerine getirdiğini ve cepheyi bitirdiğini, yapı kullanma izin belgesi alınması öncesinde üzerine düşen yükümlülükleri tamamlandığını, hatta davalı şirketin uygulamanın yapılacağı binanın mimarı... Hanımın ofisinde çalışan ... kişiye 07 Aralık 2021 tarihinde;... isimli mail adresine,... mail adresinden uygulanacak iş/işlemlerin ait ... halini gönderdiğini, davacı şirketin mimarının da bu projeye herhangi bir itirazda bulunmadığını, resmi ve kayıtlı bir düzeltme ve düzenleme yapmadığını, davalı ve davalının binasının mimarı diğer hususları ayrıntılı olarak şifahen konuştuklarını ve bilahare sözleşme imzalanmış ve sözleşmede yazılı tüm hususlar davalı tarafından harfiyen ifa edildiğini, ancak ruhsat (yapı kullanma belgesi) aşamasında, kontrole gelen bayraklı belediyesi yetkilileri ve yapı denetim firması yetkilileri, uygulamanın yapıldığı dava konusu binada davacı şirketin (bina sahibinin) bina inşaatında pek çok mimari projeye, inşaat ruhsatına ve mevzuata aykırı imalatlar, inşaatlar, eksiklik ve kusurların olması nedeniyle yapı kullanma izni vermediğini, bu aşamada, belediye yetkililerinin davacı şirketin, davalıya yaptırdığı ve bariz bir şekilde binanın cephesinde mevcut olan ve amiyane tabirle kazık gibi duran ankrajları görerek fotoğrafladıklarını ve binanın ruhsat alabilmesi için bu ankrajların sökülmesi gerektiğini de belirttiklerini, bu hususun Bayraklı Belediyesi kayıtlarında mevcut olduğunu, Bayraklı Belediyesi yetkililerinin, ankrajların sökülmesi ve hiçbir şekilde bu tür şeylerin binada olmaması gerektiğini söylem ve talimatı üzerine, davacı şirket yetkilisi..., davalı şirketten bu ankrajları sökmesini istendiğini, zaten yapı kullanma izin belgesinin alınabilmesi için zorunlu olarak ankrajların sökülmesi zorunluğunun da olduğunu, davalı şirketin, sözleşme konusu iş ve işlemleri sözleşme kapsamında yapabilmesi için ve davacı işverenin talimatı ile en başta binaya monte edilmesinin zorunlu olan ankrajları belediye yetkililerinin talimatı gereği sökebilmek için zorunlu olarak tüm camları ve tüm işleri yani tüm cepheyi sökmek zorunda kaldığını, yani ilk başta monte edilen ankrajların sökülmesi için tüm işlemlerin geri /tersine yapıldığı ve cephe için temel vasfında olan ankrajların söküldüğünü, bilahare de bu defa tüm cephenin, yeni baştan ankrajsız monte etmek zorunda kalındığını, bunun için de yeniden malzeme sarf etmek, yeni montajlar yapılmak zorunda olunmakla 09.05.2023 tarihinde... ancak bu safhada davacı şirket, sözleşme konusu bina için belediyeden yapı kullanma belgesi alınmazdan öncesi için belediyeden onaylı mimari projeye göre bir imalat ve iş talep ettiğini, bu imalat ve inşaatın akabinde Bayraklı Belediyesi ve Yapı Denetim firması kontrolleri yapıldıktan ve binaya yapı kullanma izin belgesi (oturma raporu) tanzim olunduktan sonra bu cephenin 50 cm kadar dışarı taşırılması ve bu şekilde de mimari proje ve ruhsata aykırı olarak 50 cm dışa kaydırma ile oldukça büyük oranda alan kazanma amacıyla hareket ettiğini, davalı şirketin de, mevzuata ve inşaat tekniklerine aykırı da olsa davacı şirketin bu arzu ve siparişini yerine getirmeye çalıştığını, normalde cephenin yani cam, kompozit vd materyallerin monte edileceği ankrajlar 10 cm civarı olması gerektiğini, ancak davacı şirket yetkilisi... talimatı ile bu ankrajların 50 cm uzunluğunda imal edildiğini, belediye yetkililerinin cepheyi ve ankrajların sökülmesi talimatını verince davacı şirketin de davalıya bu yönde talimat verdiği için davalının zorunlu olarak tüm imalat ve montajları söküldüğünü, ankrajları da söküp; belediyenin talimatlarında belirtildiği şekilde tüm cepheyi yeniden imal ve montaj etmek zorunda kaldığını, bu aşamada, davalıırı yeniden sözleşmede yazılı belirtilmiş olan malzemelere artı ve ek olarak 49.560-TL (KDV dahil) malzeme kullanmak zorunda kaldığını ve bu malzemelere ilişkin olarak davacı şirketten olur ve onay aldığını; buna dair de 09.05.2023 tarih ve ... numaralı 49.560,00-TL efaturayı tanzim etmiş ve davacı şirkete tebliğ ettiğini, davacı şirketin bu faturayı kabul ettiğini, bu işlemler esnasında sözleşme kapsamının üstünde yeni malzemelerin, yeniden ekstra işçilik yeniden vinç vb. Makine kiralama ve tedarik işlemleri yapılarak davalı Düzman şirketinin sözleşme kapsamından fazla malzeme işçilik ve ekstra masraflar yapmak zorunda kaldığını, bu imalatların sökümlerin yeniden imalatın tamamının her gün ve sürekli inşaatın başında olan ve her adımı teker teker takip eden davacı şirket yetkilisi... ve şirket yetkilisi ... kontrolünde talimatlarıyla yapıldığını, öte yandan imalatın uygulandığı binada davalının işinden ayrı pek çok projeye ve ruhsata aykırılık bulunduğunu, ruhsat alamamasının sebebinin davalının yaptığı imalat olmayıp diğer imalatlar ve inşaat hataları olduğunu, davacılar sözleşmede yazılı vadesinden 1 yıl geçtiği halde davalıya hak ettiği ödemeyi yapmadığı için icra takibi başlattığını, bu bağlamda, davalının zorunlu olarak yaptığı diğer işlere dair ekstra işçilik, vinç ücreti, sair malzeme ve masraflara dair tüm haklarının saklı olduğunu, tüm bu imalat ,imalattan sonra söküm ve yeniden imalat davacı şirket yetkililerinin talimat ve onayları için olmuş olup 2 defa imalat ve montaj olduğu için ek maliyet doğduğunu, bu sebeple davacının tüm iddialarının asılsız olup kabul etmediklerini, Cari hesap ile ilgili olarak davacının iddialarını da kabul etmediklerini, davacı şirketin, davalıya 25.04.2022 tarihinde 300.000,00-TL 02.07.2022 tarihinde 300.000,00-TL olmak üzere toplam 600.000,00-TL ödendiğini, bundan başka hiçbir ödeme olmadığını, bu noktadaki iddialarını kabul etmediklerini, sözleşme kapsamı içinde olmayan ve zorunlu olarak uygulama esnasında ve belediyenin zorlamasıyla ve en önemlisi de işin mimari proje ve diğer yasal prosedürlere ve mevzuata uygun hale getirilmesi gerekliliği nedeniyle ektra sarf edilen diğer malzemelerden ötürü - işçilik vs diğer fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu, davacının davalıya 11.05.203 itibariyle 150.111,25-TL borcu olduğunu, ki esasen, bu paranın 100.000,00-TL'si 2022 yılı 7. Ayda ödenmesi gerektiğini, zira 10 aylık gecikme nedeniyle paranın satın alma gücünde oluşan olumsuzlukların, enflasyon ve 2-3 kat oranda değişen malzeme fiyatları dikkate alındığında davalının çok çok büyük bir zarara uğradığını, işbu davanın konusu olan işin eser sözleşmesi olduğunu, her ne kadar her iki tarafın şirket/tacir olmakla işbu davanın ticaret mahkemesinde görülüyor olsa da uygulanması gereken hukuki statünün eser sözleşmesi ile ilgili TBK hükümleri olacağını, bu noktada dava konusu işin başladığı ilk dakikadan itibaren tüm sürecin, davacı şirketin sahibi ve yetkilisi... kontrolünde ve talimatları ile icra olunduğunu,... iş/inşaat başında olmadığı arızi ve seyrek vakitlerde ise... hazır bulunup, davalı şirkete an be an sıcak talimat ve yönergeler verdiğini, davacı yanca tek taraflı dilekçe ve talepler ile ortaya konulan ve belediye dosyası, mimari proje vs zorunlu unsur ve deliller ibraz edilmeksizin ve üstünkörü bir usulde tanzim olunmuş sulh hukuk mahkemesi tespit dosyasına itiraz ettiklerini ve bu dosyanın delil vasfında olmadığını, icra dosyası için paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki kararın, yargılamanın uzun sürecek olması karşısında davalının alacaklı davalı açısından telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağını, bilhassa yürürlükteki faiz oranı, enflasyon oranlarından çok aşırı düşük olması, malzeme fiyatlarının aşırı değişken olması vs ekonomik koşullar nedeniyle; yargılama sonunda alınacak paranın davalının alacağını karşılayamayacağını, bu nedenle, icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararından rücu olunması ve paranın alacaklı / davalıya ödenmesine karar verilmesini sonuç olarak Davanın Reddine ve takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, İcra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararından rücu olunması ve paranın alacaklı davalıya ödenmesine karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili, cevap dilekçesi ile özetle; Huzurdaki davanın usul ve yasaya aykırı olup reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket ile davacı şirket aralarında yaptıkları 15.04.2022 tarihli sözleşme ile davacı şirkete ait İzmir /Bayraklı ilçesindeki inşaatın dış cephesinin davalı tarafından yapılması konusunda anlaştıklarını, anılan sözleşmenin 1. maddesinin çok mühim olduğunu ve işbu dava konusunun kritik ögesi olduğunu, Sözleşmenin 1. maddesi 2. Cümlesinde "...Silikon cephe, ruhsat sonrası yerinden öne doğru hareket ettirilecektir bunun için özel ankrajlar kullanılacaktır" şeklinde olduğunu, davalı davalı şirketin, sözleşmenin 1. maddesi 2. cümlesi başta olmak üzere sözleşmede yazılı olduğu şekilde tam olarak imalat yapıldığını ve ilk imalat aşamasında cam ve kompozit yani silikon cephenin montajı ve öne kaydırılması için lazım ve zorunlu olan 50 Cm lik ankrajlar imal ederek, cepheyi tamamlandığını, davacı şirketin, silikon cepheyi Yapı Kullanma İzin belgesi (ruhsat) sonrası dışarıya kaydırmasının amacı binanın bu cephesinden 50 cm lik kaçak alan kazandığını, yani tüm cepheyi 50 cm öne kaydırarak tüm binadan oldukça fazla bir alan kazanma amacında olduğunu, davacı şirketin, mevzuata ve mimari projeye aykırı bu amacının gerçekleşebilmesi için, sözleşme 1. madde 2. cümlede yazan özel ankrajların, cephe ve camların montajı (imalatı) öncesinde bina cephesine (duvarlara) çakılması ve sağlam bir şekilde monte edilmesi, camların ve cephenin de bu ankrajlara monte edilmesi ve bilaharede bu ankrajlar üzerinden cephenin öne doğru kaydırılması inşaat tekniğinin zorunlu ve mutlak bir gereği olduğunu, davalının, davacı şirketin yetkilisi ve sahibi... an be an inşaatın başında hazır bulunmakla bizzat ve bilfiil gözetimi ve talimatı altında sözleşmede yazılı olan tüm edimlerini harfiyen yerine getirdiğini ve cepheyi bitirdiğini, yapı kullanma izin belgesi alınması öncesinde üzerine düşen yükümlülükleri tamamladığını, ancak ruhsat (yapı kullanma belgesi) aşamasında, kontrole gelen bayraklı belediyesi yetkilileri ve yapı denetim firması yetkililerinin, uygulamanın yapıldığı dava konusu binada davacı şirketin (bina sahibinin) bina inşaatında pek çok mimari projeye, inşaat ruhsatına ve mevzuata aykırı imalatlar, inşaatlar, eksiklik ve kusurların olması nedeniyle yapı kullanma izni vermediğini, bu aşamada, belediye yetkililerinin davacı şirketin, davalıya yaptırdığı ve bariz bir şekilde binanın cephesinde mevcut olan ankrajları görerek fotoğrafladıklarını ve binanın ruhsat alabilmesi için bu ankrajların sökülmesi gerektiğini de belirttiklerini, Bayraklı Belediyesi yetkililerinin, ankrajların sökülmesi ve hiçbir şekilde bu tür şeylerin binada olmaması gerektiği söylem ve talimatı üzerine, davacı şirket yetkilisi..., davalı davalı şirketten bu ankrajları sökmesini istediklerini, zaten yapı kullanma izin belgesinin alınabilmesi için zorunlu olarak ankrajların sökülmesi zorunluğunun da ortada olduğunu, tespit dosyasında bilirkişi tarafından yapılan incelemeyi ve eksik imalat iddiasını hiçbir şekilde kabul etmemekle beraber yapılan işte herhangi bir eksik yada ayıp varsa bile bunun sorumlusunun davacı şirketin bizzat kendisi olduğunu, kanuna aykırı olarak yapı kayıt belgesi almak için başlangıçta ankraj yapılmasını talep eden (sonradan kaçak yer kazanabilmek için) ve sonradan belediyenin izin vermemesi üzerine bunların söküm talimatını vererek davalı şirketin iki farklı iş yapmasına sebebiyet veren de bizzat davacı şirket ve yetkilileri olduğunu, davalı davalı şirketin, sözleşme konusu iş ve işlemleri sözleşme kapsamında yapabilmesi için ve davacı işverenin talimatı ile en başta binaya monte edilmesi zorunlu olan ankrajları belediye yetkililerinin talimatı gereği sökebilmek için zorunlu olarak tüm camları ve tüm işleri yani tüm cepheyi sökmek zorunda kaldığını, ancak bu safhada davacı şirket, sözleşme konusu bina için belediyeden yapı kullanma belgesi alınmazdan öncesi için belediyeden onaylı mimari projeye göre bir imalat ve iş talep ettiğini, bu imalat ve inşaatın akabinde Bayraklı Belediyesi ve Yapı Denetim firması kontrolleri yapıldıktan ve binaya yapı kullanma izin belgesi (oturma raporu) tanzim olunduktan sonra bu cephenin 50 cm kadar dışarı taşırılması ve bu şekilde de mimari proje ve ruhsata aykırı olarak 50 cm dışa kaydırma ile oldukça büyük oranda alan kazanma amacıyla hareket ettiğini, davalı şirket de, mevzuata ve inşaat tekniklerine aykırı da olsa davacı şirketin bu arzu ve siparişini yerine getirmeye çalıştığını, davacıların sözleşmede yazılı vadesinden 1 yıl geçtiği halde davalıya hak ettiği ödemeyi yapmadığı için davalı tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, akabinde davacı... Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nde... E. Sayılı dosya ile menfi tespit davası ikame ettiğini, Karşıyaka ATM'nin yetkisizlik kararı verdiğini, (İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası) tüm bu imalat, imalattan sonra söküm ve yeniden imalat davacı şirket yetkililerinin talimat ve onayları için olmuş olup. 2 defa imalat ve montaj olduğu için ek maliyet doğduğunu, yani alacaklı olan davacı... değil davalı davalı şirket olduğunu, kaldı ki davacı yan alacaklı olmaları sebebiyle açtıkları icra takibini bertaraf etmek için haksız yere menfi tespit davası ikame ettiğini ve yine aynı şekilde haksız yere huzurdaki davayı ikame ederek kötüniyetli hareket ettiğini, sözleşme kapsamı içinde olmayan ve zorunlu olarak uygulama esnasında ve belediyenin zorlamasıyla ve en önemlisi de işin mimari proje ve diğer yasal prosedürlere ve mevzuata uygun hale getirilmesi gerekliliği nedeniyle ektra sarf edilen diğer malzemelerden ötürü - işçilik vs diğer fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır- davacının davalıya 11.05.203 itibariyle 150.111,25-TL borcu vardır ki esasen, bu paranın 100.000,00-TL si 2022 yılı 7. ayda ödenmesi gerektiğini; zira 10 aylık gecikme nedeniyle paranın satın alma gücünde oluşan olumsuzluklar, enflasyon ve 2-3 kat oranda değişen malzeme fiyatları dikkate alındığında davalının çok çok büyük bir zarara uğradığını, haksız ve mesnetsiz olarak açılan huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosyanın yapılan incelemesinde ; davacının borçlu olmadığına ilişkin dava olduğu, ilgili icra dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklının Düzman .... İnş. Ltd. Şti., borçlunun ... Madde nak. Orman Ür. Ltd. Şti., cari hesap alacağı nedeniyle 150.111,25 TL asıl alacak, üzerinden takip başlatıldığı, Yetkisizlik kararı veren Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasındaki alacağın borçluya ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas... Karar sayılı dosyasının dosyamız ile birleştiği, dosyanın yapılan incelemesinde davacının... Madde nak. Orman Ür. Ltd. Şti., davalının... İnş. Ltd. Şti., davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu dava konusunun davalı yüklenici tarafından davacı şirkete ait taşınmazın dış cephe kaplamasında yapılan hatalı imalat/ayıp nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 89.750,00 TL tazminat ve İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin... Değişik iş dosyasındaki Mahkeme masrafı olan 4.404,04 TL'nin , toplam 94.154,04 TL'nin tazmini için açılan tazminat davası olduğu anlaşıldı.
Bilirkişi Gayrimenkul Değerleme Uzmanı..., İnşaat Mühendisi... SMMM ... Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı... 27/02/2025 tarihli raporları aldırılmıştır.
GEREKÇE :
Asıl dava menfi tespit, birleşen dava davalı yüklenicinin davacıya ait taşınmazın dış cephe kaplamasında yapılan hatalı/ayıp nedeniyle açılan tazminat istemine ilişkindir.
ASIL DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Davacı İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasında davalı tarafa borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Öncelikle uyuşmazlığa konu menfi tespit davası ve kötü niyet tazminatına ilişkin yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
Borçlu, aslında borçlu olmadığı veya borçlu olmadığına inandığı bir borcu ödememek için, alacaklının takip yapmasını veya dava açmasını bekleyebilir. Bu durumda aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edebilir ve itiraz üzerine takip duracağından, alacaklı bu itirazı bertaraf ettirmek için harekete geçtiğinde, alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması talebi üzerine, borçlu bu konudaki savunmalarını genel mahkemede veya icra mahkemesinde ileri sürebilecektir.
Diğer hâlde borçlu, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunması hâlinde borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir (İİK. m. 72/2).
Alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür (İİK. m. 72/3). Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açarak bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacaktır. Zira borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki bu da istirdat davasıdır..: İcra ve İflas Hukuku, s.156-164).
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK.) 72. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir.
05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 2004 sayılı İİK’nın 72/5. fıkrasında yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir.
Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır (Kuru, B.:.İcra ve İflas Hukuku, 2006, s. 334, 335).
Başka bir ifadeyle; İİK’nın 72. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacının üzerindedir.
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde" Davacı taraf, incelemeye esas 2022,2023 yılı hesap dönemlerinde e-defter mükellefi olup; basılı defterleri olan envanter defterleri ile süresinde oluşturulmuş defter-i kebir ve yevmiye defterleri beratları tarafıma ibraz edilmiştir. Ticari defterlerin açılış tasdiklerinin TTK 69. ve VUK 220. Ve 225.maddelerinde öngörülen yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğu tespit edilmiştir. 26.06.2023 takip tarihi itibarı ile davacı tarafa ait ticari defterlerde, davalı tarafın 133.812,00.-TLalacaklı olduğu kayıtlıdır. Davalının kabulünde olmayan ve davacı tarafça belgesi de ibraz edilemeyen 16.299,25 TL Eklendiğinde 133.812,00.-TL + 16.299,25.-TL olmak üzere Toplam 150.111,25.-TL takip tarihi itibarı ile davacının davalıya borçlu olduğu" edilmiştir.
Davacı vekiline davalı tarafa yapıldığı iddia edilen 7.07.2022 tarihli ...Bankası hesabından yapılan 17.300,00 TL'lik ödemeye ilişkin dekontu sunmak üzere 2 haftalık süre verildiği halde davacı tarafça yapılan ödeme dekontunun sunulamaması nedeniyle davacı defterlerinde kayıtlı olan davalı alacağı ve davacı tarafça ödemesi ispat edilemeyen miktar olmak üzere Toplam 150.111,25.-TL miktarda davalı tarafın alacaklı olduğu anlaşıldığından davacı tarafın menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
Tazminat Açısından Yapılan Değerlendirmede; Menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemenin, borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu icra takibini durdurulması (İİK.m.72,II) veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi (İİK m.72,III c.2) için ihtiyati tedbir kararı almış ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış- infaz edilmiş olması gerekir. (İİK m.72,IV c.2). İcra dosyasında yapılan incelemede, davacı tarafça alınan tedbir kararının icra dairesince infaz edildiği, hacizlerin kaldırıldığı, tedbir kararının uygulandığı anlaşılmakla davalı lehine tazminata hükmedilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas... Karar sayılı dosyasının dosyamız ile birleştiği, dosyanın yapılan incelemesinde davacının...Madde nak. Orman Ür. Ltd. Şti., davalının... İnş. Ltd. Şti., davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu dava konusunun davalı yüklenici tarafından davacı şirkete ait taşınmazın dış cephe kaplamasında yapılan hatalı imalat/ayıp nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 89.750,00 TL tazminat ve İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş dosyasındaki Mahkeme masrafı olan 4.404,04 TL'nin , toplam 94.154,04 TL'nin tazmini için açılan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında yapılan 15.04.2022 tarihli sözleşmenin 6. Maddesinde "“Yer tesliminin 22.04.2022 yapılacağı ve işin süresinin de yer teslim tarihinden itibaren 90 gün olarak belirlendiği” aynı maddede parantez içerisinde 30 gün ruhsattan önce silikon cephe kısmı bitirilecektir, ruhsat alındıktan sonra 60 günde cephe öne alınacak ve kalan işler vapılacaktır" şeklindedir. Yani taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre imara aykırı yapı yapılması konusunda davacı iş sahibinin açık talebi, davalı yüklenicinin açık kabulü bulunmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmeye göre yapılan işin imara uygun olmaması nedeniyle Bayraklı Belediyesi tarafından yapı tatil zaptı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık imara aykırı cephe işi yapılmasından değil Bayraklı Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 25.03.2024 tarihli yazısı ile Yapı Kontrol Müdürlüğü'nce dava konusu taşınmazda imara aykırılıkların giderilmesi aşamasında yapılan dış cephe ve kompozitlerin imara aykırı olması, su almasına ilişkindir.
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik iş dosyasında da davalı tarafın yapılan imalatların yerinde alınması gereken ölçülere veya mimari projesinde belirtilen ölçülere göre alınmadığı, rastgele alınan ölçülere göre imalat ve montajların yapıldığı, doğramaların plan ve projelere uygun olmadığı, silikonlu aluminyum cephe kaplama elemanlarının tavan ile birleştikleri yerlerde ortalama 4 cm yüksekliğinde boşlukların olduğunu, boşlukların mastik köpük ile kapatılmaya çalışıldığı, doğramalar ile taban döşemeleri arasında da düzgün bir satıh elde edilemediğinden doğramaların tam döşeme ile örtüşmediğini bu nedenle boşluklar meydana geldiğini, bu boşlukların da grobeton malzemeler ile doldurulmaya çalışıldığı tespit edilmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar pankart asılması nedeniyle kompozitlerin açıldığı idda edilmiş ise de bilirkişilerce açılmaların bu durumdan kaynaklanmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte binanın iç kısmında yer alan doğramalar ile taban arasındaki boşlukların, salonun ortasında projesi gereği inşaa edilen kolonlar ile aralarında 20 cm ye yakın genişlikte boşlukların meydana gelmesinin işçilik hatası olduğu tespit edildiğinden, cephe ve kaplama işi dışında da binanın içinde olan hatalı-eksik ve ayıplı imalatlar bulunduğundan davalı tarafın bu savunmalarına itibar edilmemiştir.
Davalı tarafın ayıplı-hatalı ve eksik işler yaptığı, delil tespiti dosyası, Mahkememizce yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile de tespit edildiğinden Birleşen Dosyada Davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen Davada Davacı Vekilinin Taleplerinin Değerlendirilmesi;Davacı taraf kira kaybına ilişkin zararın hesaplanması ve taşınmazın kiraya verilmesinden sonra yapılan işlemlere ilişkin hesap yapılması yönünde talepte bulunmuş ise de birleşen dosyada dava konusunun taşınmazın dış cephe kaplamasında yapılan hatalı işlemlerden kaynaklanan zarar istemi olduğu anlaşılmakla davacının kiralama yapılamaması nedeniyle uğradığı zarar ve kiralama yapıldıktan sonra kiracılar tarafından yapılan ve kiradan düşülen 400.000 TL masrafın hesabının yapılmasına ilişkin talepleri reddedilmiştir.
Birleşen dosyada davacı tarafça hesap yapılırken dava açıldıktan sonra yapılan keşif tarihindeki imalat bedellerinin dikkate alınması talep edilmiş ise de hesap yapılırken davanın açıldığı tarihteki imalat ve serbest piyasa değerlerinin dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak davacının keşif tarihindeki imalat bedellerinin dikkate alınmasına ilişkin talepleri dikkate alınmamıştır.
TBK'nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. İhtarnamenin bulunmaması halinde icra takibi var ise icra takip tarihinden, icra takibinin bulunmaması halinde ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacı tarafça dava tarihinden önce davalıyı temerrüte düşürdüğüne ilişkin ihtarname bulunmadığı anlaşılmakla birleşen dava tarihinden itibaren avans faizi üzerinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A- ASIL DAVADA;
1-Davacının açtığı menfi tespit davasının REDDİNE
2-Davalı tarafın tazminat isteminin bulunduğu ve tedbir kararının uygulandığı anlaşılmakla İİK 72/4 maddesi uyarınca icra dosyasındaki takip çıkışı olan 150.111,25 TL'nin %20 si oranında hesaplanacak tazminatın Davacıdan alınarak Davalıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu harcın daha önceden peşin alınan 2.563,53 TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.948,13-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- Davalı tarafından yapılan 800,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B-BİRLEŞEN İZMİR ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN... ESAS ...KARAR SAYILI DOSYASINDA;
1-DAVANIN KABULÜ ile;
120.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 5.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine
2-İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Değişik iş dosyasındaki masrafların yargılama giderlerinden sayılmasına
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.197,20 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.607,92 TL peşin harcın ve 441,38 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.049,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.147,90 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine’ ye gelir kaydına.
4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL Başvuru Harcı, 1.607,92-TL Peşin/nisbi Harcı, 441,38-TL Islah Harcı olmak üzere 2.049,30 TL'nin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine
5- Davacı tarafından yapılan 3.030,30-TL Keşif Harcı, 16.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.391,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masrafları, değişik iş dosyası (Başvuru harcı 82,40 + Peşin Harç 296,40 + Keşif harcı 1.274,90+ araç ücreti 350,00 + Bilirkişi ücreti 1.500,00 TL, olmak üzere toplam 3.503,70 TL) olmak üzere toplam 24.925,25 TL 'nin yapılan incelemenin asıl ve birleşen dosyada inceleme yapılması, asıl davanın reddine, birleşen dosyanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle taraflara yarı yarıya yüklenmesine, 12.462,625 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 12.462,625 TL'nin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine.
C-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 17/09/2025
Katip...
¸E-imza
Hakim...
¸E-imza