T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/159 Esas
KARAR NO : 2025/808
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 25.12.2023
KARAR TARİHİ: 24.09.2025
Mahkememizce verilen 26.12.2023 tarih ve... Esas,... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 08.02.2024 tarih ve ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile dosya bozma kararı üzerine, dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesi'nin bulunduğu "Kültür Mah. Cumhuriyet Bulvarı No:169/A ... Alsancak/Konak İzmir" adresinde 26.11.2023 tarihinde şiddetli fırtına ve deniz taşması olayından dolayı su baskını olduğunu, olay ile ilgili İzmir İtfaiyesi tarafından tutanak tutulduğunu, akabinde yapılan incelemede şube arşivindeki ticari belgelerin kullanılmasının mümkün olmayacağı anlaşıldığını ve bunların zayi olduğu Gündoğdu Şubesi'nce 26.11.2023 tarihli tutanak ile tespit yapıldığını, tutanak ve eklerindeki listelerde ayrıntılı içerik, kapsam ve dökümleri yapıldığı üzere su baskınında Müşteri (Muta) dosyaları ile ilgili dokümanlar, Ticari Kredi İşlemlerine Ait Kredi Çerçeve Sözleşmeleri ve Diğer İlgili Dokümanlar; Şube Muhasebe İşlem Fişleri ile İlgili Dokümanlar, Bireysel Kredi İşlemlerine Ait Sözleşmeler ve diğer ilgili dokümanlar, Senet İşlemlerine İlişkin Dokümanlar, Çek İşlemlerine ilişkin dokümanların zayi olduğunu, şube tutanağı ekindeki ayrıntılı belge dökümleri ile listeler dilekçe ekinde sunduklarını, belirtilen nedenlerle Mahkemede ikame ettikleri dava ile ticari belgeler hakkında TTK. 82 maddesinin 7. fıkrası gereğince yapılacak yargılama sonunda taraflarına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etme mecburiyetlerinin doğduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulü ile TTK. 82. maddesinin 7. fıkrası uyarınca zayi edilen belgeler için taraflarına zayi belgesi verilmesini dava ve talep etmiştir.
KANITLAR: Bozma öncesinde Türkiye Halkbankası Anonim Şirketi Gündoğdu Şubesi/İzmir Şubesi'nden zayi talep edilen bir kısım bilgi ve belgelerin suretleri celp edilmiştir.
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.12.2023 tarih ve...Esas,.. Karar sayılı gerekçeli karar evrakı.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 08.02.2024 tarih ve ...Esas,... Karar sayılı gerekçeli karar evrakı.
Bozma sonrası Mahkememizce görevlendirilen Banka Bilirkişisi ... Bilgisayar Mühendisi... ve SMM bilirkişi...'dan oluşan bilirkişi heyetinden, 10.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Bozma sonrası Mahkememizce görevlendirilen Banka Bilirkişisi..., Bilgisayar Mühendisi... ve SMM bilirkişi...'dan oluşan bilirkişi heyetinden, 04.08.2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu alınmıştır.
-Bozma sonrası 10.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Saklama zorunluluğu bulunan Ticari defterlerin elektronik ortamda ve Genel Müdürlüğün ilgili birimleri tarafından muhafaza edildiği,
-Şubede sadece Damga Vergisi Defteri dökümlerinin fiziken muhafaza edilmesi gerektiği ve bunların zarar görmediği ve ilgili defterin beyanlarına ilişkin noter tasdik evraklarının dosyada mevcut olduğu, Muhasebe fişlerinin, 4/A hizmet dökümlerinin ve maaş bordrolarının sistemden tekrar alınabileceği, Çek ve senetlerin saklanması zorunlu kıymetli evrak olduğu, Zayi olan belgeler üzerinde hala okunaklı kişisel verilerin olabileceği dolayısı ile bu belgelerin kurumun KVKK. kapsamında saklama, imha etme anonimleştirme politikalarınca belirlenen süre ve şekilce saklaması gerektiği (https://www.kvkk .gov.tr/Icerik/2030/Rehberler - Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Bankacılık Sektörü İyi Uyulamalar Rehberi), Bankaların finansal işlem kayıtlarının zaten ilgili banka sistemlerinde elektronik olarak tutulduğu dolayısı ile işlemlere ilişkin banka kayıtlarının esas olduğu, ancak gerek Kurumsal gerekse de Bireysel müşterilere ilişkin sözleşme niteliğinde ve üzerinde ıslak imza, kurum kaşesi vs. bulunan evrakların tekrar teminin/düzenlenmesinin önemli olduğu, ileride banka ile ilgili doğabilecek bir itilafta bankanın evrakı ibraz edememesinin veya evrakları fiziken koruma yükümlülüğünde zaafiyet göstermiş olmasının göz ardı edilemeyeceği nihai takdiri Mahkemeye ait olmak üzere görüş ve kanaatine varılmıştır.
-Bozma sonrası 04.08.2025 tarihli bilirkişi ek heyet raporunda özetle;
Davaya konu belgeler, davacı bankanın yapmış olduğu sınıflandırma doğrultusunda örnekleme yöntemi ile yerinde incelenmiş olup, yapılan incelemelere ilişkin temin edilen belge örenklerine, davacı banka şubesinden temin edilen şube tutanağı ve şube tutanağının ekinde yer alan davaya konu müşteri/işlem bazlı belgeler ek rapor ekinde sunulmuştur.
Saklama zorunluluğu bulunan Ticari defterlerin elektronik ortamda ve Genel Müdürlüğün ilgili birimleri tarafından muhafaza edildiği, Şubede sadece Damga Vergisi Defteri dökümlerinin fiziken muhafaza edilmesi gerektiği bunların zarar görmediği ve ilgili defterlerin beyanlarına ilişkin noter tasdik evraklarının dosyada mevcut olduğu, Mahkemeye sunulan kök raporda davaya konu aşağıda yer alan belgelerin elektronik ortamda saklandığı belirtilse de; banka yetkilileri ile yapılan görüşmelerde "belgelerin tamamının Banka sisteminde kayıtlı olmadığı, Bankada genel uygulama tüm sözleşme ve dekont, fişlerin taranması olmakla birlikte bu kuralın son yıllarda getirildiği, geçmişe dönük sisteme taranmamış veyahut eksik taranmış evrakların söz konusu olduğu" bilgisi alınmıştır. Yapılan yerinde inceleme neticesinde, iş bu belgelerin halen ıslak, birbirine yapışık, belgeler üzerinde yer alan beyan ve imzaların mürekkeplerin akmış/dağılmış/silinmiş olduğu, dava dosyasına konu fiş ve dekontların halen ıslak, birbirine yapışık olması nedeniyle inceleme yapılamamış olup tamamen zayi olduğu tespit edilmiş olup, davaya konu belgelerin yeniden tamamlanmasının hayatın olağan akışında güç, hatta imkansız (gerçek/tüzel kişinin hayatta olmaması vb. nedenlerle) olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE: Dava; TTK.'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebine ilişkin dava olup, davanın yasada öngörülen süre içerisinde açıldığı kabul edilmiştir.
6102 sayılı TTK.'nın 82/7 madde ve fıkrası uyarınca sadece tacirler zayi belgesi isteminde bulunabilirler.
TTK.'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü ile anılan Yasa'nın 11. maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir." Yine TTK.'nın 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK.'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.
TTK.'nın 82/7. maddesinde "..tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün (01/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55'inci maddesinde yapılan değişiklikle bu maddede yer alan "onbeş" ibaresi "otuz’" şeklinde değiştirilmiştir.) içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
TTK.'nın 82/7 maddesi uyarınca işbu zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir.
Bu madde hükmünde yazılı "afet" kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilmelidir. Zira, bu maddede, bir tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve kağıtlar, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa, tacir, kendisine zayi belgesi verilmesini mahkemeden isteyebilir. Maddede yer alan "gibi" sözcüğü açıklanan olayların sınırlı sayılı olmadığını göstermektedir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği gibi, olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine mahkemenin kesin kanaat getirmesi gerekmektedir.
Somut olayda; Mahkememizce Banka bilirkişisi, Muhasebe Bilirkişisi ve Bilgisayar Bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda Davacı Banka tarafından zayi talep edilen belgelerin zayi talep edilebilecek türden kanunen saklanması gereken ve vergi denetimlerinde aranan belgelerden olduğu tespit edilmiş olup davacının davayı hak düşürücü süre içinde açtığı, Alsancak/Konak İzmir adresinde 26.11.2023 tarihinde şiddetli fırtına ve deniz taşması olayından dolayı su baskını olayının mücbir sebep sayılabileceği, davacının belgeleri şubenin içerisinde muhafaza ederek gerekli dikkat ve özeni gösterdiği, davacının bu belgeler ile ilgili dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, belgelerin sayıca fazla olması nedeniyle ek raporun kararın eki sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-Mahkememizce aldırılan 04.08.2024 tarihli ek raporda dökümü yapılan belgelerin ZAYİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
Mahkememizce aldırılan 04.08.2024 tarihli ek raporun kararın eki sayılmasına,
2-Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 269,85 TL harcın düşülmesi ile kalan miktar olan 345,55 TL karar ve ilam harcının davacı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansından kararın tebliğ gideri düşüldükten sonra kalan kısmın karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
5-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 24.09.2025
Katip...
¸E-imza
Hakim...
¸E-imza