T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/210
KARAR NO : 2025/893
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/03/2024
KARAR TARİHİ: 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin demir alım-satım işini yaptığını, davalı şirketin, müvekkili şirketten aldığı demirlerin davalı tarafa teslim edildiğini, 30.12.2023 ile 08.01.2024 tarihli faturaların düzenlendiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında yapılan alışveriş neticesinde, davalının cari hesap borcunun 668.376,67 TL olduğunu, davalının, müvekkilinden almış olduğu demirlerin bedelini ödemediğini, bunun üzerine taraflarınca davalı aleyhine İzmir ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı şirket tarafından işbu icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının haksız, kötü niyetli ve zaman kazanma amacına yönelik olarak itirazda bulunduğunu, demirlerin teslimine ilişkin olarak, davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmış olan kantar fişinin dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu, davalı tarafın 30.12.2023 ile 08.01.2024 tarihli faturalara 8 gün içinde itiraz etmediğini ve faturaların kesinleştiğini belirterek, İzmir ...İcra Dairesinin...Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafından kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı şirketin, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı kalmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK nun 67. Maddesi uyarınca İzmir ... İcra Dairesinin... esas sayılı icra dosyasına davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık,taraflar arasında demir alım satımına dair ticari bir ilişki olup olmadığı, davaya konu icra takibine dayanak iki adet fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davalının takibe itirazının iptalinin gerekip gerekmediği, alacağın likit olup olmadığı, sonucuna göre icra inkar tazminatı talep edilebilme koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir.
Davaya konu İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 01/02/2024 tarihinde ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 05/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 06/02/2024 tarihli dilekçesi ile tebliğ edilen ödeme emrine, asıl borca ve borcun ferilerine tümüyle itiraz ettiği, itiraz üzerine icra dairesince 06/02/2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1).
Eldeki dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1).
6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4).
Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1).
Mahkememizce anılan hüküm doğrultusunda, davacı taraf defterleri üzerinde serbest mali müşavir ve muhasebeci bilirkişiden alınan raporda özetle; davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, davaya konu takip dosyası kapsamında davacının ticari defterlerine göre, davacının davalıdan 668.376,67-TL alacağının bulunduğu mütala edilmiş, anılan raporun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür.
Davalı taraf ticari defterleri sunulmadığından bilirkişi marifetiyle davalı defterleri incelenememiş ise de davalının davaya konu takibe dayanak faturaları ... formları vergi dairesine beyan ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davanın tarafları arasında arasında ticari ilişki bulunduğu,davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olup, sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davacının davalıdan 668.376,67-TL tutarında alacaklı bulunduğu, dava ve takibe dayanak faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, takibe dayanak faturaların davalı tarafça... formu ile vergi dairesine beyan edildiği, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalardan sonra, davacının davaya konu takip dosyası nedeniyle davalıdan 668.376,67-TL alacağının bulunduğu sabit olmakla, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin 668.376,67-TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, alacak likit kabul edilerek davacı yararına hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmiş, 6100 Sayılı HMK nın 326. Maddesi uyarınca davacı tarafça yapılan yargılama giderleri, davalı üzerinde bırakılmış, davacı yararına kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile davalının İzmir ...İcra Dairesinin...esas sayılı icra takip dosyasına itirazının iptali ile anılan takibin 668.376,67-TL üzerinden aynen devamına,
2-Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 133.675,34-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 45.656,81-TL nispi karar ve ilam harcından, 8.072,33-TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 37.584,48-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yatırmış olduğu 427,60-TL başvurma harcı ve 8.072,33-TL peşin harç toplamı olan 8.499,93-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 630,00-TL'si tebligat-posta gideri ve 3.000,00-TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 3.630,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 104.256,50-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davacıya karar kesinleştiğinde resen iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/10/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır