T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/239 Esas
KARAR NO : 2025/914
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 18.03.2024
KARAR TARİHİ: 17.10.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...isimli kişi, 11.03.2022 tarihinde davalı sigorta şirketi sigortalısı olan... plaka sayılı kamyonet ile İzmir İli, Tire İlçesi, Kurtuluş Mahellesi, Gümüşpala Caddesi üzerinde seyir halindeyken davacı tarafa çarpmış olduğunu, bu sebeple meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucunda davacı taraf nezdinde sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik meydana geldiğini, bu hususta davalı sigorta şirketine gerekli başvuruların yapıldığını ancak gelinen nokta itibariyle herhangi bir tazminat ödemesi yapılmamış olması sebebiyle bu davayı açma zorunluluklarının hasıl olmuş olduğunu, 11.03.2022 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki...plaka sayılı kamyonet davacı tarafa çarptığını, çarpmanın etkisi ile davacı tarafın yola düştüğünü ve kamyonetin ayağını ezmesi sonucunda ayağında kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, olay anına ilişkin kamera kayıtları, davacı tarafa ait sağlık raporları, konuya ilişkin tüm belge ve evraklar soruşturma ve Mahkeme dosyasının içinde mevcut olduğunu, bu hususta Mahkemece İzmir Tire Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...sayılı Soruşturma sayılı dosyası ve İzmir Tire ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyalarının incelenmesini talep ettiklerini, kazanın akabinde sanık olay yerinden ayrıldığını ve davacı tarafın kendi imkanlarıyla hastaneye gitmek zorunda kaldığını, hiçbir şekilde davacı tarafla ilgilenmediğini, davacı tarafın bahse konu husus yönünden yapmış olduğu şikayet üzerine "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçu kapsamında iddianame düzenlenmiş, akabinde İzmir Tire ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Esas,... Karar ve 04.11.2022 tarihli ilamı ile sanık ...'ın üzerine atılı eylem sebebiyle "tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın asli kusuruyla katılanın yaralanmasına sebebiyet vermek suretiyle üzerine atılı taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir." değerlendirmesi ile sanığın asli kusurlu olduğunun açıkça belirtilmiş ve cezalandırılmasına karar verilmiş olduğunu, bu kararın 24.11.2023 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi bu dilekçe ekinde yer aldığını, bu kaza sebebiyle davacı tarafın ciddi sağlık problemleriyle karşı karşıya kaldığını, geçici ve kalıcı maluliyet durumunun oluştuğunu, davacı tarafın İzmir Tire Devlet Hastanesi'nce yapılan muayenesi sonucunda sol ayak tarak kemiğinde kırık tespit edilmiş, ayağı alçıya alınmış, 2 ay alçıda kalmış olduğunu, ardından 31.03.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan muayenesinde sol ayak 4. ve 5. parmak hareketlerinin 1/2 ankiloze olduğunun saptandığını, davacı tarafın geçirdiği kaza nedeniyle özür oranı; İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 2023/KRC-23-145 rapor numaralı ve 31.03.2023 tarihli raporuyla %2 olarak tespit edilmiş, geçici iş göremezlik süresi ise 30 gün olarak belirlendiğini, ilgili raporun alınması sonrasında yine bu dilekçe ekinde yer verilmiş olan evraklarda görüleceği üzere davalı sigorta şirketine oluşan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesi için başvuru yapılmış olduğunu, ilgili başvuru evrakları ve sigorta şirketi ile gerçekleştirilen mail görüşme dökümleri ekte yer aldığını, ancak üzerinden oldukça uzun zaman geçmiş olmasına karşın herhangi bir netice elde edilemediğini, davacı tarafa herhangi bir ödemede yapılmamış olduğunu, bunun üzerine dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, ancak arabuluculuk görüşmeleri kapsamında da herhangi bir netice elde edilememiş olduğunu, bu sebeple davacı taraf nezdinde oluşmuş olan daimi ve geçici zararların tespiti ve buna uygun tazminatların tahsili için Mahkemeye başvurma zorunluluklarının doğduğunu, davalı sigorta şirketinin, bahse konu kazayı gerçekleştiren aracın ZMMS sigorta şirketi olması sebebiyle, davacı taraf nezdinde oluşan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik maluliyetleri bakımından sorumlu olduklarını, bu sebeple davacı tarafın oran ve tazminatlarının, davacı tarafın gelir durumu da dikkate alınarak Mahkemece tespiti ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, bu hususların göz önüne alınarak fazlaya ilişkin talep, vesair talep, dava haklarının saklı kalmak üzere şimdilik HMK. 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak niteliğindeki 100,00 TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı ve 100,00 TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK. 121 maddesine göre, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delillerini taraflarına tebliğ etmesinin zorunlu olduğunu, davacı tarafın davalı şirkete hiçbir delil ibraz etmemiş olduğunu, delillerin tebliğinden sonra verecekleri ayrıntılı cevap haklarını saklı tuttuklarını, davacı taraflarca 2918 sayılı KTK. gereği davalı şirkete zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmediği ve haliyle başvuruda zorunlu belgelerin sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler tahdidi sayıldığını, bu belgeler arasında kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre alınmış sürekli sakatlık raporu bulunduğunu, bu belge başta olmak üzere diğer zorunlu belgeler de davalı sigorta şirketine davadan önce sunulmadığından davacı tarafın taleplerinin yerine getirilmesi, hesaplama ve değerledirme yapılması davalı şirketten beklenemeyeceğini, bu durum davacı tarafın davadan önce davalı sigorta şirketine yapmış olduğu başvuru dilekçesinin eki kısmından anlaşılabileceğini, bu sebepler ile davacı tarafın sırf başvuru yapmış olmak için eksik evrak ile şirketine başvurmuş olduğunu, bu aşamada davalı sigorta şirketi tarafından hesaplama yapmasının beklenemeyeceğini, kötü niyetli bu davranış sonucu davalı şirketin temerrüde düşmemiş olacağını, dava şartının yokluğu sebebiyle açılan davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu kaza sebebiyle açılmış olan ceza dosyasının dosyaya kazandırılmasının gerekmekte olduğunu, mezkur olay sebebiyle davacı taraf ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı araç sürücüsünün ceza dosyasında uzlaşma ihtimali bulunduğunu, uzlaşma mevcut ise davacı tarafların CMK. madde: 253/19 gereğince huzurdaki davayı ikame etme hakkının bulunmadığını, bu sebeple uzlaştırma durumunun araştırılması ve mevcut ise davanın usulden reddedilmesi gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla maluliyetinin kaza ile illiyet bağının kurulması ve özür olarak belirtilen maluliyetin tespiti konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasını talep ettiklerini, çünkü maluliyet oranlarının tespiti açısından başvuru sahiplerinin sunmuş olduğu maluliyet oranını kabul etmediklerini, açıklandığı üzere Erişkinler Hakkında Engellilik Değerlendirilmesi Yönetmeliği'ne göre maluliyet değerlendirilmesi yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın mevzuata göre maluliyet raporu tanzime tek yetkili İstanbul Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu'na sevk edilerek davacı tarafın ilgili kurum tarafından görülerek maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince kaza anında davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün davacı tarafların maluliyetlerinin meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, sürekli sakatlık tazminatı hesaplaması güncel 2918 sayılı KTK.'da yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin 2918 sayılı kanunun bazı maddelerindeki bazı ifadelerinin iptalinden sonra Yargıtay uygulamaları geliştirilen uygulamaya kısmen paralel olarak 19.06.2021 tarih ve...sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı "İcra ve İflas Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun"un 18. maddesi ile değiştirilen 2918 sayılı kanun'un 90. maddesinin 1. fıkrasının "B" bendi ile maluliyet ve destek zararı hesaplamalarında %1,65 iskonto faizi uygulanacağı hükmünün getirildiğini, davacıların geçici iş göremezlik süresinde geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin talepleri, tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin Trafik Sigortası Yeni Genel Şartları gereği teminat dışı olduğunu, tedavi giderleri ile ilgili tüm sorumluluğun SGK'da olduğunu, bu nedenle aleyhlerine açılan davanın reddinin gerektiğini, davacı taraf SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işinin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıcı ancak dava tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından, sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığa yasal faiz işletilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihi açısından belirtmek gerekir ki, faiz talebinin ön koşulu, davacı tarafın muaccel hale gelen bir alacağa sahip olması ve bu alacak nedeniyle sigorta şirketinin temerrüde düşürmesi olduğunu, dolayısıyla, yeniden davalı sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, davalı sigorta şirketi aleyhine girişilen dava tarihinin faiz başlangıcı olarak kabulünün zorunlu olduğunun, bu bağlamda davalı sigorta şirketi bakımından hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, bu izahatların, doktrin görüşleri ve örnek yargı kararları ışığından davanın reddini talep etmek gerekliliğinin doğduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ekte cevap dilekçesi ekinde bir örneğini ibraz ettikleri poliçe ile sigortalı olduğunu teyit ettiklerini, teminatlarının poliçenin ön yüzünde kayıtlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, açılan davanın sigortalıya ihbarını talep ettiklerini, dosyaya sunulan belgelerden (kaza tespit tutanağı) anlaşılacağı üzere sigortalının araç sürücüsü kazadan sonra olay yerini terk ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu durumun davalı sigorta şirketi açısından rücu sebeplerini taşıdığını, dava sonucunda muhtemel hükmedilecek tutarın sigortalıya rücu edilmesinin gerekeceğinden açılan davanın ihbarını talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddini, davacı tarafın delillerinin taraflarınca tebliğini, SGK tarafından davacı tarafa bağlanan gelirlerin tespitini, kusur ve maluliyet oranının tespiti açısından en yakın Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını, davacı tarafın davasının ispatı halinde, davalı sigorta şirketinin öncelikle fer'i'lerinden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısım açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davaca tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir Tire Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/1247 sayılı soruşturma sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/679 Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden, hem de fiziki olarak celp edilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na ait kayıtlardan dava konusu araca ilişkin UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nden dava konusu araca ilişkin ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
İzmir Tire SGK İlçe Müdürlüğü'nden davacı... geçirdiği trafik kazasından dolayı rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Kemeraltı SGK İlçe Müdürlüğü'nden davacı...Hastane kayıtlarına ilişkin evraklar celp edilmiştir.
İzmir Konak SGK İlçe Müdürlüğü'nden davacı ... iş kazası sigortasından kaynaklı rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Davacı ...İzmir Tire Devlet Hastanesi'nden tedavi evrakları celp edilmiştir.
İzmir Tire Merkez Şehit Burhan Aktürk İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden davacı... ait Sosyal ve Ekonomik durumuyla ilgili bilgiler celp edilmiştir
İzmir Tire Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı ... ait son 1 yıla ait gelirine ilişkin ve gelir geçici vergi beyannamesine ilişkin ilgili bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden davacı ... için 31.03.2023 tarihli Adli Sağlık Kurulu raporu alınmıştır.
İzmir Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden tarafların kusur oranlarına ilişkin 29.05.2025 tarihli Adli Tıp Raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce Trafik Bilirkişi ...den 18.10.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı vekili 17.10.2025 tarihinde feragat dilekçesi sunmuştur.
Trafik bilirkişisinden 18.10.2024 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır.
29.05.2025 tarihli İzmir Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin Adli Tıp raporu aldırılmıştır.
GEREKÇE: Dava; trafik kazası nedeni ile davacının uğramış olduğu bedensel zararın, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili 17.10.2025 havale tarihli dilekçesiyle; Davacı vekili davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." 312. maddesinde " Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, dava dosyası duruşma günü beklenmeksizin ele alınmış ve davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE;
2-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 410,27 TL olduğundan, peşin alınan 427,60 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 17,33 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL'nin davacı taraftan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
5-HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından gerekçeli karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra varsa sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 17.10.2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza