T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/325 Esas
KARAR NO : 2025/430
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 17.04.2024
KARAR TARİHİ: 14.05.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ile ... plakalı araç hakkında...poliçe numaralı kasko sigortasına ilişkin sigorta sözleşmesi akdedildiğini, Kasko sigortası kapsamındaki araçta 164.317,37 TL tutarında hasar meydana geldiğini ve... numaralı hasar dosyası açıldığını, oluşan hasarın giderilmesi amacıyla sigortalı araç... Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi (Ertuğrul Mah. İzmir Yolu Cad. No 358 16130 Nilüfer / BURSA) firmasına gönderildiğini, Sigortalı aracın... Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi'nde yapılan tamir işlemlerine karşı davalı...Sigorta Anonim Şirketi'ne,... Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ödenmesi gereken 164.317,37 TL hasar bedelinin sadece 115.020,76 TL olan kısmı ödendiğini, geriye kalan ödenmesi gereken 49.296,61 TL davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından...Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ödenmediğini, davalı sigorta şirketine karşı sigorta güvencesi kapsamında ödemekle yükümlü olup da ödemediği tutarı ödemesine yönelik mailler atılmıştır ama tüm bu çabalara rağmen davalı sigorta şirketi gereken ödemeyi yapmadığını, davalı sigorta şirketi'nin eksik kalan sigorta ödemelerini yapmaması sebebiyle araç uzun bir süre servisten teslim alınamamış bu sebeple davacı şirketin mağdur olduğunu, bu sebeple sigorta şirketi tarafından sigorta sözleşmesi kapsamında ... Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ödenmesi gereken tutar davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınıldığını, davacı şirketin, davalı sigorta şirketinin servis şirketine ödeme yapmaması sebebiyle mağduriyet yaşamış ve davalının gereken ödemeyi yapması ile aracı teslim almak için makul bir süre beklendiğini, bu süre içerisinde sigorta şirketinin ödeme yapmaması ve aracın serviste kalmasının davacı şirketin mağduriyetine yol açması sebebiyle servise ödenmesi gerekip de ödenmeyen miktar davacı şirket tarafından bizzat ödenmiş ve araç servisten teslim alındığını, davalı Sigorta şirketinin, davacı şirket ile akdettiği sigorta sözleşmesi kapsamında ilgili servis firmasına ödemekle yükümlü olup daödemediği ve bu sebeple davacı şirket tarafından ödenen 49.296,61 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili amacıyla İzmir ... İcra Dairesi 'nin 2024/1293 sayılı İcra dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu şirketin takibe itiraz ederek borcunun olmadığını beyan ettiğini, davalı borçlunun takibe yaptığı itiraz yerinde olmadığını, yapılan itiraz kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlanmış olup, anlaşamama tutanağı ekte sunulduğunu, takibe konu edilen bedel likit bir alacağı olduğunu, bu nedenle haksız ve kötü niyetli olarak takibi durdurmak kastı ile borca itiraz eden davalı borçlunun %20 inkâr tazminatı ile cezalandırılması gerekmekte olduğunu, sunulan nedenle, davalı borçlu şirketin haksız itirazlarının iptali, takibin devamı ve inkâr tazminatına hüküm olunması zımnında işbu davanın açılması zorunluluğu hâsıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle, davanın kabulü ile davalı borçlunun haksız ve yersiz itirazlarının iptalini, %20 icra inkâr tazminatı ile dava harç ve giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK. 97 uyarınca davalı sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmemiş olduğunu, 6704 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zarar gören, dava ikame etmeden veya tahkim yoluna müracaat etmeden evvel sigorta şirketine yazılı olarak müracaat etmekle yükümlü olduğunu, davacı şirketin, davalı şirkete müracaat etmemiş olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep talep edilen evraklar sunulmamış olduğunu, davacı şirketin usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, HMK. 114. ve diğer maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, açılan davada zorunlu Arabuluculuğa başvurma şartı davacı şirket tarafından yerine getirilmediğinden davanın reddinin gerekmekte olduğunu, dava şartının yerine getirilmediği dosya münderacatından anlaşıldığı üzere, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini talep ettiklerini, ilgili kazaya ilişkin davacı tarafından... Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi'ne tazminat alacaklarının temlik edilmiş olduğunu, başvuran tarafından imzalanan "Temlik Belgesi" gereği ilgili kazaya ilişkin dava haklarını devrettiğini açıkça beyan etmiş olması nedeniyle işbu başvuruda taraf ehliyetine sahip olmadığını, HMK. madde 114/d gereği işbu başvuruda dava şartının gerçekleşmemiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, ek olarak başvuran işbu temlikname ile ayrıca davalı... Sigorta A.Ş.'ye ibra ettiğini ve herhangi bir talepte bulunmayacağını beyan ederek imza altına alındığını, davacı şirketin dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılmasının gerektiğini, poliçe ve teminat limiti olarak dava dilekçesinde bahsi geçen kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, davalı şirkete 06.04.2023 08.12.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... numaralı Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin konu kaza sebebiyle hasar dosyası açılmış olup 19.01.2024 tarihinde anlaşmalı servise 115.020,75 TL ödeme yapıldığını, hasar aşamasında yapılan ödemeler, mevzuata uygun olarak hesaplanmış olduğunu, bakiye tazminat söz konusu olmadığını, davalı sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu tazminat ödemesinin olmadığını, yapılan ödeme nedenle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı sigorta şirketinin KDV'den sorumlu tutulamayacağını, borca itiraz haklı olduğundan ve kabul anlamına gelmemek üzere alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davalı sigorta şirketine yürürlükte bulunan kara araçları Kasko Genel Şartları kapsamında ve poliçede belirlenen esaslar çerçevesinde sorumlu olacağının açık olduğunu, davalı sigorta şirketince ödeme yapılmış olup temerrüde düşmediği için haksız faiz talebinin reddinin gerekmekte olduğunu, talep edilen faizin yasal faiz olması gerektiğini, davacı tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, davacı tarafın, davalı sigorta şirketine yapmış olduğu açılmış olan haksız, usul ve yasaya aykırı başvurusunun usulden reddini, aksi takdirde davacı tarafın beyan yükümlülüğüne aykırı davranması ve kullanım hakedişi kazanmaması nedeniyle haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddini, İcra takibi yapmış olununa itirazın devamını, davacı arafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali talebinin reddini, haksız takip ve dava nedeniyle %20'den az olmamak üzere davacı taraf aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin dava sahipleri üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir ... İcra Dairesi'nin 2024/1293 sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Dava dışı... Otomotiv Servis ve Ticaret Anonim Şirketi'nden dava konusu araca yapılan tüm hasar ve tamir işlemlerine ilişkin belgeler celp edilmiştir.
Sigorta Konusunda Uzman Bilirkişi ... ve Makine Mühendisi Bilirkişi...dan oluşan bilirkişi heyetinden, 27.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
27.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Davaya Konu Aracın Onarım Maliyetinin, Değişimi gereken parçalar + İşçilik tutarını KDV Hariç tutarı=155.014,50 TL olduğu, KDV %20 =31.002,89 TL olduğu, kdv dahil toplam tutarın =186.012,39 TL olduğu, KDV tevkifat-603 (%0,70)=21.702,03 TL indirim yapılmış ve ödenmesi gereken KDV Dahil=164.315,37 TL olarak belirlendiği, dosya muhtevasında yer alan bilgi, belge ve teknik değerlendirmeler dikkate alındığında 49.294,62 TL bakiye tazminat alacağının olabileceği ve davalının kısmi ödeme tarihi olan 19.01.2024 tarihi itibari ile temerrüde düşeceği ve ticari faiz uygulanmasının uygun olabileceği tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; davacının aracında meydana gelen ve ödenmeyen hasar bedelinin kendi kasko sigortacısı olan davalı sigortacısından tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davası davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Öncelikle taraflar arasında hukuki ilişki olup olmadığı, varsa hukuki ilişkinin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeble de davacı ve davalının ileri sürmüş olduğu iddialar, vakıalar ve bunları ispat edip etmedikleri ve ispat yükünün kimde olduğu hususuna değinmekte yarar vardır.
HMK. 190. maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " hükmü mevcuttur.
İleri sürülen bir önermenin doğruluğu hususunda kanaat oluşturmak için bir nedenselliğin ortaya konulması olarak tanımlanabilen ispat, yargılama hukuku açısından dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir.
İspatın konusu olan vakıalar, hukuk açısından doğrudan önem taşıyan veya dolaylı olarak önem taşıyan vakıalar olarak ayrılabilir. Hukuk açısından doğrudan önem taşıyan olaylar; hukuken hakların ve hukuksal ilişkilerin doğumu, değişmesi, işlemez duruma gelmesi, doğumunun engellenmesi veya doğduktan sonra düşmesine yol açan olaylardır. Hukuk açısından dolayısıyla önem taşıyan ve "emareler (belirtiler)" olarak da tanımlanan olaylar ise; hak ve hukuksal ilişkilerde yukarıda belirtilen durumların meydana gelmiş olduğu, kendilerinden olağan yaşam deneyimleri kuralları uyarınca anlaşılabilen, bir başka deyişle bir eylemsel karine bağının kurulmasına olanak veren olaylardır. Emareler, ancak hâkimin delilleri serbestçe değerlendirme (takdir) serbestisinin bulunduğu (HMK. madde 198), bu serbestinin özel kurallar ile sınırlanmamış olduğu (HMK. madde 200 ve 201 gibi) durumlarda ispat konusu olabilir. (Bilge Umar; (1980), İspat Yükü, (2. Baskı), Büyükçekmece, Kazancı Matbaacılık Sanayi. sf. 19.)
İspatın, doğrudan delil göstererek ispat ve dolaylı ispat olarak ayrıma tabi tutulup, dolaylı ispatın emareler ile ispat olarak değerlendirildiği, bu kapsamda emareyi bir delil vasıtası olarak değil, ispata yardımcı, kanuni maddi unsura uymayan yabancı vakıalar olarak nitelendirildiği de görülmektedir. (M. Kamil Yıldırım; (1990), Medeni Usul Hukukunda Delillerin Değerlendirilmesi, İstanbul, Kazancı Kitap Ticaret. sf. 120, 121.)
İspat yükü belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden hâkimin aleyhte bir kararıyla karşılaşma tehlikesidir. Bu tanımda asıl davayı kaybetmek tehlikesinden değil, hâkimin aleyhte bir kararı ile karşılaşma tehlikesinden bahsedilmesi dikkate değerdir. Zira yalnızca davanın asıl konusu bakımından değil, aynı zamanda bir ön sorun veya bir ara sorun hakkında da iki tarafın birbirine zıt olarak ileri sürdükleri olayların hiçbirinin ispat edilememesi olasılığı vardır. Bu durunda hâkimin yapacağı iş söz konusu sorun bakımından ispat yükünü taşıyan tarafın, o sorunda ileri sürdüğü istemi reddetmek olacaktır. (Umar; İspat Yükü, sf. 3)
İspat yükü taraflar için bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; meselâ, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir. (Kuru; ...; sf. 370.)
Dosya incelendiğinde, davacı tarafa ait ... plaka sayılı aracın 06.03.2023-2024 vade tarihleri ve ... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş. tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, davaya konu hasarın 01.09.2023 tarihinde poliçe vade tarihleri içinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davaya konu aracın onarım maliyetinin, değişimi gereken parçalar + işçilik tutarını KDV Hariç tutarı=155.014,50 TL olduğu, KDV %20 =31.002,89 TL olduğu, kdv dahil toplam tutarın =186.012,39 TL olduğu, KDV tevkifat-603 (%0,70) =21.702,03 TL indirim yapıldığı ve ödenmesi gereken KDV dahil bedelin 164.315,37 TL olduğu, davacı alacağının 49. 294,62 TL olduğu tespit edilmiştir.
Kasko sigortası; sigortadan faydalanan kimsenin veya eylemlerinden hukuken sorumlu oldukları kimselerin kusurlu davranışlarından kaynaklanan ve araçta meydana gelen hasar ve ziyaı karşılamayı sigortacı tarafından taahhüt edilen, sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların sigorta güvencesine alındığı mal sigortası türüdür.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1/B maddesinde; "Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar" teminat dahilinde sayılmıştır.
"Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları;
A-Sigortanın Kapsamı A.I. Sigortanın Konusu Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a)Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b)Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya harekerli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile füil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d)Aracın yanması, e)Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi Kasko sigortası uygulamasında aşağıdaki ürün isimleri altında ve içeriklerinde teminat verilir."
Kasko Sigorta Poliçesi ani ve harici bir nedenle doğrudan kaza sonucu oluşmuş, kaza tarihini kapsayan teminatlar kapsamına dahil edilmiş geniş kapsamlı bir Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında olduğundan davacının gerçek zararının karşılanması gerekmektedir. Sigortaların amacı sigorta unsurunun bir rizikoya uğraması halinde onu koruma altına almak ve riziko gerçekleştiğinde gerçek zararı karşılamak Sigortaya güven ilkesi gereğidir.
Davaya konu hasar ve oluşu, hasarın kaza ile uygunluğu, davacı aracı kullanan sürücünün aracı kullanma konusunda yeterli ehliyete sahip olduğu, zararın teminat dışında kaldığına ilişkin bir iddia bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığı ve tüm yönlerden yapılan denetime elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında; davalının davacının aracında meydana gelen gerçek zararı karşılaması gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK.'nın 67/2. Fıkrasına göre ;bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 02.07.2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK. 13.12.1967 Tarih, 9/1344-615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/1293 sayılı dosyasında davalının 49.294,61 TL asıl alacak 298,81 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 49.593,42 TL alacağa yönelik yapılan itirazının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.387,73 TL nispi harçtan, peşin alınan 598,97 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.788,76 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 598,97 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.026,57 TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 334,00 TL tebligat ve posta gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.334,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davada haksız çıkan davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 14.05.2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim...
¸E-imza