T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/360
KARAR NO : 2025/670
DAVA : Ticari Şirkette Bilgi Alma ve İnceleme İsteği
DAVA TARİHİ: 26/04/2024
KARAR TARİHİ: 11/07/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; 6102 sayılı TTK’nın 437/5 maddesi uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkı ihlal edilen pay sahiplerinin dava açma hakkının bulunduğunu, davalı şirket tarafından isteklerinin doğrudan reddedilmediğini, 27/03/2024 tarihli genel kurul toplantısında 20 günlük cevap verme süresinin istendiğini ve bu sürenin beklendiğini, 16/04/2024 tarihinde yazılı cevapların taraflarına ulaştırıldığını, bu cevapların tam ve doğru bilgi vermediğini, sonuç olarak yasada düzenlenen “ret halinde 10 günlük dava açma süresi” geçmeden bu davanın açıldığını; müvekkillerinin davalı şirketin % 0,59 pay oranı ile pay sahipleri olduklarını, davalı şirketin ...rketler Grubu içinde olduğunu, ...rketler Grubunun ise...tırım Holding A.Ş.,...lding A.Ş., Aydın ...dencilik ve Akaryakıt San Tic. A.Ş., ... ve Tarım San Tic. A.Ş. ve ... ve Dış Pazarlama Mad. San ve Tic. A.Ş.’den oluştuğunu; 27/03/2024 ve 28/03/2024 tarihlerinde Gıdatay Gıda ve Tarım San Tic. A.Ş. dışındaki bütün şirketlerin genel kurul toplantılarının gerçekleştirildiğini, davalı şirketin hakim şirketi konumundaki ...ırım Holding A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olan ...ekkillerinin dedesi olduğunu ve 30/11/2022 tarihinde vefat ettiğini, ...ğlığında yönetim hakkını haiz imtiyazlı hisseler dahil olmak üzere muvazaalı olarak...tırım Holding A.Ş.’nin hali hazırda yönetim kurulu başkanı olan oğlu ...evrettiğinin öğrenildiğini ve bu temlik işlemlerinin iptali için dava açıldığını, bu davaların İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 2023/265, İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 2023/205, İzmir 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 2023/510 ve İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen...as sayılı davalar olduğunu, bu davaların bir kısmında şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konduğunu,...fatından sonra...tırım Holding A.Ş.’nin hakim olduğu diğer grup şirketlerinin zarara uğratıldığı yönünde somut delillere dayalı olarak kuşkuya kapılan müvekkillerinin hakim şirket olan ...atırım Holding A.Ş.’ye TTK’nın 411. maddesi uyarınca ihtarname göndererek genel kurulun belirli gündem maddeleri ile toplanmasını istediklerini, Bakırköy 43. Noterliği’nin 28/02/2024 tarihli 03920 yevmiye numaralı ihtarnamesi 28/02/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen gereğinin yerine getirilmediğini; hakim şirket de dahil olmak üzere bağlı şirketler hakkında tek taraflı olarak apar topar genel kurul toplantısının 27-28/03/2024 tarihlerine verildiğini; davalı şirketçe, azınlık pay sahipleri olarak istenilen hususun yerine getirilmemesinin TTK’nın 411/1 maddesine ve ayrıca hakim şirketin ana sözleşmesinin 24.5 maddesine aykırı olduğunu, TTK’nın 437/1 maddesine göre finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporlarının ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin genel kurulun toplantısından en az 15 gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulmasının gerektiğini ancak yönetim kurulu faaliyet raporu ve bilanço-gelir tablosunun, toplantıya çağrı niteliğindeki 13/03/2024 tarihli mail ile müvekkillerine 27/03/2024 tarihinde gerçekleşecek genel kurul tarihinin iletildiğini, müvekkillerinin faaliyet raporlarını ve bilanço-gelir tablosunu inceleyecek yeterli süreye sahip olamadıklarını, ayrıca müvekkillerinden .... tarafından şirketin bağımsız denetim raporu 15/03/2024 tarihinde e-posta ile istenmesine rağmen raporun toplantı günü elden teslim edildiğini, bu raporun da incelenme şansının olmadığını; 27/03/2024 tarihli genel kurulda müvekkilleri tarafından davalı şirket ve diğer bağlı şirketler hakkında TTK’nın 437/2 maddesi kapsamında bilgi alma hakkına ilişkin sorular sorulduğunu, bu soruların tutanağa “ek” yapıldığını, sorulara 20 günlük yazılı cevap vermek için süre istendiğini ancak verilen cevapların yetersiz, hesap verme ve dürüstlük ilkelerine uygun olmadığını, ayrıca verilen cevapların gerçeğe de uygun olmadığını belirterek, davalı şirket tarafından pay sahibi müvekkillerinin bilgi alma ve inceleme haklarının haksız ihlalinin engellenmesi, bilgi verilmesi istenen sorular hakkında açıklayıcı, özenli gerçeğe ve hesap verme ilkesine uygun şekilde cevap verilmesi, bilgi istenilen iş ve işlemlerde zorunlu olan evrakın davalı tarafça sunulması ve davalı şirkette incelenmesi isteklerinin kabulü ile; “a-Davalı şirketin 2022 bilançosunda Olağanüstü Yedekler kalemi 22.630.409,02 TL iken 2023 bilançosunda 111.892.161,86 TL’ye arttırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, Şirketin 2022 yılı dönem net karından 89.261.752,84 TL dağıtılmayarak olağanüstü yedeklere ayrılması kararının şirketin ana sözleşmesinde bulunan hükümler ve şirket tarafından verilen cevap kapsamındaki yatırım projelerine uygun olup olmadığının, bu projelerin ne zaman hazırlandığı ve kısa, orta, uzun vadeli planlarının yapılıp yapılmadığının tespiti, b-Şirketin İştirakleriyle yaptığı bütün hukuki işlemlerin (varsa) yazılı sözleşmeleri ve her türlü ticari vesikası ile listelenmesi, c-Şirketin 2023 yılı bilançosunda 130.166.898,59 TL tutarında İştiraklerden alacağı olduğu göz önüne alındığında, Şirketin hangi sebeple, hangi iştirakine (ya da bağlı ortaklığına) ne miktarda, hangi sözleşmesel şartlarda borç verdiği, işbu borç verme işlemine ilişkin yetkili kurullarda karar alınıp alınmadığı, sözleşme düzenlenip düzenlenmediği, iştiraklerinden elde ettiği faiz geliri ile genel olarak borçlandığı faiz oranının birbirini karşılayıp karşılamadığı, Şirket tarafından verilen cevapta bildirilen BDDK regülasyonun ne olduğu ve somut borç verme işlemini karşılayıp karşılamadığı, ç-Şirketin 2023 yılı bilançosunda 219.513.189,24 TL bankalara kısa vadeli kredi borcu bulunduğu göz önüne alındığında, ortaklarına 130.166.898,59 TL borç vermesinin hangi sebeple borç verdiği, Bankalar ile olan kredi ilişkilerindeki faiz oranı ve vadesinin tespiti, d-Şirketin 2022 yılı bilançosunda 19.550.000,00 TL banka borcu varken 2023 yılı bilançosunda banka borucunun astronomik şekilde 11 kat artmasının sebebinin tespiti, e-Şirketin 2023 bilançosunda 239.049.101,49 TL banka mevduatı olduğu ve aynı zamanda Bankalara borcu olduğu göz önüne alındığında bankada yeterli mevduatı bulunurken banka kredileri için faiz ödüyor olmasının ekonomik sebebinin tespiti, bu yönüyle Bankalara borç bulunurken Grup Şirketlerine verilen borcun davalı Şirketi zarara uğratıp uğratmadığının tespiti, f-Gelir tablosundaki olağan dışı gelirlerin kalem kalem tespiti, g-Şirketin ayırdığı yedek akçenin ne kadarının kanuni ne kadarının ihtiyari olarak ayırdığının tespiti, ğ-16/04/2024 tarihli cevap kapsamında yönetim kurulu üyeleri tarafından alındığı belirtilen zeytinyağı, madeni yağ gibi malzemelerin, niteliği, niceliği ve bu işlemleri konu edinen sözleşmesel şartlarının tespiti, h-Son üç sene içerisinde yönetim kurulu üyesi ...verdiği beyan edilen avukatlık hizmetinin sözleşmesel şartları ile hangi iş ve işlemler noktasında avukatlık hizmetinin verildiği, ı-Yönetim kurulu üyeleri ve Yönetim kurulu üyelerinin yetkilisi olduğu - dava dilekçesinde "İlişkili Kişiler" başlığı altında yer alan - şirketlerle ...rketi ve grup şirketleri arasında iş ve işlem yapılıp, yapılmadığı” hususlarında davalı şirket ve bütün iştiraklerinin ticari defter ve tüm evrakları üzerinde bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına, incelemenin en az 3 iş günü boyunca yapılmasına, belirlenecek gün ve saatte şirket nezdinde (ve merkezinde) izin verilmesine, kendilerince hazır edilecek mali uzman/uzmanlara şirket merkezinde çalışacakları yerin gösterilmesine, sorulacak soruları cevaplayacak bilgi ve yeteneğe sahip şirket ilgililerinin bu incelemede davalı şirketçe hazır bulundurulmasına, incelemenin yapılıp yapılmadığı hususunun tespiti için bir noter veya yetkili katibinin incelemeye katılmasına izin verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın hem hatalı olarak hem de dava şartları yerine getirilmeden açıldığını, müvekkili şirketin sermayesinin 8.250.000,00 TL olduğunu, davacıların hisseleri toplamının % 0,058 olduğunu, müvekkili şirket eski ortaklarından Erdoğan Atay’ın 30/11/2022 tarihinde vefat ettiğini, ...fatından sonra müvekkili şirketin ilk genel kurulunun 24/03/2023 tarihinde 2022 faaliyet dönemine ilişkin yapıldığını, davacıların bu toplantıya katıldıklarını ve alınan bütün kararlarda olumlu oy kullandıklarını, o toplantıda herhangi bir soru sorma veya inceleme isteme gereği dahi duymadıklarını, ...vefatının ardından birkaç yıl sonra davacılar ile bir kısım hissedarlar arasında bilinmeyen nedenle husumetin başladığını, bu husumetin 27/03/2024 tarihli genel kurulda ayyuka çıktığını, davacıların bu genel kurulda ilgili ilgisiz bütün kararlara muhalefet ettiklerini ve hazırladıkları soruları bilgi alma hakkı kapsamında genel kurula sunduklarını, soruların büyük kısmının faaliyet dönemi ile ilgili olmadığını, bir kısmının ise esasen soru şeklinde değil tespit yapılması isteğine ilişkin olduğunu, bu sorular üzerine genel kurulda “sorulara 20 gün içinde yazılı olarak cevap verilmesine” karar verildiğini, davacıların bilgi alma hakkı kapsamında sorduğu soruların cevaplanması isteğinin reddedilmediğini, bilakis “cevaplanmasına ve cevapların 20 gün içinde yazılı olarak verilmesine” karar verildiğini, ardından müvekkilinin davacıların sorduğu soruları hiçbir ayrım yapmaksızın ve faaliyet dönemine ilişkin olup olmadığını gözetmeksizin yazılı olarak cevapladığını, davacı tarafın, müvekkili tarafından verilen cevapların “özensiz, eksik ve hatalı olduğu” yönündeki iddiasını kabul etmediklerini; dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların neredeyse tamamının dava dışı...tırım Holding A.Ş. ve o şirketin yönetim kurulu başkanı müteveffa Erdoğan Atay’ın söz konusu şirketteki hisselerinin muvazaalı olarak devredildiği iddiasına dayandırıldığını, söz konusu hisseler yönünden müvekkilinin herhangi bir bilgisinin veya dahilinin söz konusu olmadığını, bu nedenle muris muvazaasına ilişkin davaların yani ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirketteki hukuki sorunların müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını; dava dilekçesinde belirtilen dava dosyalarında müvekkili şirketin taraf olmadığını, dolayısıyla bu davaların da müvekkiliyle bir ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ihtarnamenin muhatabının müvekkili değil ...tırım Holding A.Ş. olduğunu, yine dilekçede dayanılan 20/11/2006 tarihli ana sözleşme hükmünün dava dışı ...tırım Holding A.Ş. şirketine ait ana sözleşme kapsamında olduğunu, müvekkili şirketin ana sözleşmesinin 24. maddesinin yıllık raporlara ilişkin olduğunu; TTK’nın 437. maddesinde sayılan belgelerin şirket tarafından merkez ve şubelerde hazır bulundurulacağını, şirket ortaklarının da şirket merkezinde ve şubelerinde bu belgeleri inceleme hakkını kullanabileceklerini, yoksa şirketin posta vs. yoluyla söz konusu belgeleri şirket ortaklarına gönderme zorunluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin 12/03/2024 tarihli 11041 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde genel kurul toplantısı için ilan yaptığını, bu ilanda “toplantı ile ilgili belgelerin 12/03/2024 tarihinden itibaren toplantı tarihi olan 27/03/2024 tarihinden geriye doğru 2 hafta önceden şirket merkezinde incelemeye hazır olacağı” hususunun belirtildiğini ve bu tarihten itibaren belgelerin incelemeye hazır tutulduğunu; müvekkilinin TTK’nın 414. maddesinde öngörülen çağrı usullerine tümüyle riayet ettiğini, ayrıca böyle bir zorunluluğu bulunmamasına rağmen 13/03/2024 tarihinde toplantı yapılacağını davacılar da dahil tüm ortaklara söylediğini, dolayısıyla davacıların bilanço gelir gider tablosunu incelemek için yeterli bir süreye sahip olamadıklarına ilişkin iddianın gerçek dışı olduğunu, tüm belgelerin şirket merkezinde hazır bulundurulduğunu ancak davacıların şirket merkezine gelerek bu inceleme haklarını kullanmadıklarını, bağımsız denetim raporunun e-posta ile gönderilmesi istenilmiş ise de müvekkilinin yükümlülüğünün raporu şirket merkezinde incelemeye hazır bulundurmak olduğunu, bu raporun e-posta ile gönderilmesinin müvekkiline ait tüm bilgilerin ve ticari sırların yer aldığı denetim raporunun yabancı kişiler eline geçmesi tehlikesini yaratacağını, bu nedenle bağımsız denetim raporunun e-posta veya sair biçimde üçüncü kişilerin erişebileceği şekilde dışarıya çıkarılmasının mümkün olmadığını, nitekim; denetim faaliyetinin ticari sırları da içerdiğini ve TTK’nın 404 ve 554. maddelerinde denetçiler için sır saklamaları ile bağlantılı olarak özel sorumluluk hallerinin öngörüldüğünü, davacıların bu isteklerinin Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesine aykırı olduğunu; eldeki davada hem davaların yığılması hem de ihtiyari dava arkadaşlığının söz konusu olduğunu, tek bir dava dilekçesi ile açılan 6 bağımsız davanın her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiğini, TTK’nın 437. maddesinde birbirinden bağımsız iki hak ve iki davanın düzenlendiğini, bunlardan birinin bilgi alma hakkı ve buna ilişkin bilgi alma davası olduğunu, diğerinin ise inceleme hakkı ve buna ilişkin inceleme davası olduğunu, davacıların tek bir dava dilekçesi ile hem bilgi alma hem de inceleme davası açtıklarını, dolayısıyla elde iki davanın bulunduğunu, her bir davacı için davaların yığılması durumunun söz konusu olduğunu ve esasen toplamda 6 adet davanın bulunduğunu, her iki davanın şartlarının farklı olduğunu, bilgi alma davasının dava şartının bilgi alma hakkının kullanılmış ve fakat bilgi alınamamış olması olduğunu, buna karşılık inceleme davasının dava şartının inceleme hakkının kullanılmış olması ve fakat inceleme yaptırılmamış olması olduğunu, davacıların genel kurulda sadece bilgi alma hakkı kapsamında sorular sorduklarını, fakat inceleme isteğinde bulunmadıklarını yani davacıların söz konusu genel kurulda, öncesinde veya sonrasında inceleme haklarını hiç kullanmadıklarını, bu nedenle davacıların inceleme davalarının başka bir araştırmaya gerek olmaksızın usulden reddedilmesinin gerektiğini, bilgi alma davasında ticari defter ve yazışmaların incelenmesi istenemeyeceğinden ve inceleme kararı verilemeyeceğinden bilgi alma davalarının da istekle bağlılık ilkesi uyarınca usulden reddedilmesi gerektiğini, birbirinden bağımsız bu hakların konularının, hukuki yapılarının ve ulaşılmak istenen sonuçlarının farklı olduğunu, davacıların isteğinin sorulara ilişkin olarak kendilerine inceleme yetki ve izninin verilmesi olduğunu; bilgi alma davaları ile inceleme davalarının niteliği itibariyle birer eda davası olduğunu, bu davalarda tespit istenemeyeceğini, bu nedenle dava dilekçesinin sonuç bölümündeki 1/a, ç, d, e, f, g ve ğ maddelerinin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıların 1/b, g, ğ ve h maddeleri ile ilgili genel kurulda bilgi alma haklarını hiç kullanmadıklarını, yani bu soruları hiç sormadıklarını, dolayısıyla bu isteklerinin de dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini; müvekkili şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı hususunun bilgi alma ve inceleme hakkının konusunu değil sorumluluk davasının konusunu oluşturabileceğini, davanın niteliği ile bağdaşmayacağını, bu dava ile müvekkili şirketin zarara uğratılmış olup olmadığının tespitinin istenemeyeceğini; müvekkilinin ticari sır oluşturan ve davacının bilgi alma hakkına ilişkin menfaatini aşan nitelikteki isteğinin kabul edilemeyeceğini; müvekkili tarafından davacıları sorularının tamamına cevap verildiğini belirterek, davacıların inceleme davalarının dava şartı yokluğundan usulden reddine, bilgi alma davalarında, sadece istenen bilginin verilmesine dair karar verilebileceğinden ve eldeki davada bilgi verilmesine ilişkin karar verilmesi isteği bulunmadığından ve bilgi alma istemli davada inceleme kararı verilemeyeceğinden huzurdaki bilgi alma istemli davaların istekle bağlılık ilkesi uyarınca usulden reddine, aksi durumda, dava dilekçesinin istem sonucunun 1/f maddesindeki tespit isteğinin usulden reddine, ayrıca, dava dilekçesinin 1/b, 1/d, 1/e, 1/f, 1/g ve 1/ğ maddesindeki sorular ile ilgili genel kurulda bilgi alma hakkı hiç kullanılmadığından ve bilgi alma hakkının kullanılmış olması dava şartı olduğundan dava dilekçesinin istem sonucundaki bu isteklerin dava şartı yoluğundan usulden reddine; davacıların bilgi alma hakkı kapsamında sorduğu sorular müvekkili tarafından yazılı olarak cevaplandığından ve davacılarca bu cevapların aksi ispatlanmadığından ve ayrıca inceleme hakkı zaten hiç kullanılmamış olduğundan bilgi alma ve (dava şartı eksikliği bulunan) inceleme davalarının esastan reddine, aksi durumda, haksız, kötü niyetli ve ispatlanamayan davaların esastan reddine; açılmış olan 6 adet davanın yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
Genel kurul toplantı tutanağı, ihtarnameler, sicil kayıtları, bilirkişi raporu.
GEREKÇE ;
Dava; 6102 sayılı TTK’nın 437/5. maddesi gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp, ihtiyari dava arkadaşlığının söz konusu olması ancak dava açılışında davacı ...ili tarafından tek bir yatırılmış bulunması karşısında diğer davacılar ...kiline açmış oldukları davalar yönünden ayrı ayrı maktu başvurma harcı olan 427,60 TL'yi ve maktu peşin harç olan 427,60 TL'yi her iki davacı yönünden ayrı ayrı olmak üzere mahkememiz veznesine yatırmaları konusunda sonuçları da hatırlatılır şekilde kesin süre verilmiş, bu davacılar vekili tarafından harç tutarları yatırılarak davadaki harç eksikliği tamamlanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “davacıların 6102 sayılı TTK’nın 437. maddesi kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilmeleri koşulunun var olup olmadığı” konusundadır.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; davalı şirketin “Merkez-...cil numarasında kayıtlı olduğu, yetkililerinin...duğu, bunların tamamının yetki şeklinin “diğerlerinden herhangi birisiyle müştereken temsile yetkili” şeklinde olduğu görülmüştür.
24/03/2024 tarihli toplantı tutanak örneği incelendiğinde; 2022 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunun, bağımsız denetçi raporunun, bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunduğu, oy birliği ile kabul edildiği; yönetim kurulunun oy birliği ile ibra edildiği; karın dağıtımına oy birliği ile karar verildiği; oy birliği ile yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve ücretlerinin kararlaştırıldığı, yine oy birliği ile 2023 yılı için bağımsız denetçi şirketin seçildiği ve ücretinin kararlaştırıldığı,
27/03/2024 tarihli genel kurul toplantısında hazır bulunanlar listesi incelendiğinde; davacılardan Melisa Atay Ağırbaş’ın imzasının olmadığı, diğer davacıların imzalarının olduğu, toplantıya davacılar vekilinin katıldığı; davacıların davalı şirketteki paylarının itibari değerinin her biri için ayrı ayrı 1.609,67 olduğu görülmüştür.
27/03/2024 tarihli toplantı tutanak örneği incelendiğinde; 2 numaralı gündem maddesinde; toplantıdan önce iadeli taahhütlü gönderilmiş olması nedeniyle 2023 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunun okunmamasına oy birliği ile karar verildiği, aynı maddenin devamında ...illerinin faaliyet raporu ve bağımsız denetçi raporu ile finansal raporlar hakkında soru ve muhalefet şerhleri olduğunu ve yazılı olarak vereceklerini söyledikleri, soru ve muhalefet şerhi yazılarının tutanağa eklendiği; yönetim kurulunun söz konusu sorulara 20 gün içinde yazılı cevap vereceği hususunda bilgi verdiği” hususlarının tutanağa yazıldığı; yine 3 numaralı gündem maddesinde; toplantıdan önce iadeli taahhütlü gönderilmiş olması nedeniyle 2023 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunmamasına oy birliği ile karar verildiği, aynı maddenin devamında “...killerinin finansal tablolarla ilgili soru ve muhalefet şerhi yazılarının tutanağa eklendiği; yönetim kurulunun söz konusu sorulara 20 gün içinde yazılı cevap vereceği hususunda bilgi verdiği” hususlarının tutanağa yazıldığı görülmüştür.
Davalı şirket tarafından davacılara gönderilen 17/04/2024 tarihli 6304 yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde;
Mahkememizce, “Davacıların, davalı şirketin 27/03/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yazılı oldukları verdikleri sorulara davalı şirket yönetimi tarafından verilen yazılı cevapların özensiz, yetersiz, hesap verme ve dürüstlük ilkelerine aykırı cevaplar olup olmadığı, davacıların sorularının verilen cevaplarla karşılanıp karşılanmadığı; soruların şirketin sırlarını ifşa etme veya şirketin menfaatini zedeleyici niteliklerinin olup olmadığı; davacıların davalı şirketten bilgi alma hakları kapsamında 6102 sayılı TTK’nın 437. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı, bu koşulların hangi sorular yönünden oluştuğu, hangileri yönünden oluşmadığı” konularında davalı şirket defter ve belgeleri ile dava dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir ve ticaret hukuku alanında uzman bilirkişiler hazırlayıp sundukları 19/05/2025 tarihli raporlarında özetle; davacı tarafın "Şirketin 2023 yılı bilançosunda 219.513.189,24 TL bankalara kısa vadeli kredi borcu bulunmaktadır. Şirketin bankalara kredi borcu bulunurken, ortaklarına 130.166.898,59 TL borç vermesinin sebebi nedir? Bankalar ile olan kredi ilişkilerindeki faizlerin oranı nedir? Vadesi nedir?" şeklindeki sorusuna davalı şirket tarafından "Kredilerin Bankalar nezdindeki dağılımı aşağıdaki gibidir. Kredi kullanım faiz ortalaması 25 47,02 'dir Ortaklara verilen borcun açıklaması yukarıdaki 2.madde yanıtında yapılmış olup, artan kredi miktarının artmasının nedeni ...rmamızın yapmakta olduğu yatırımlardır. Bu yatırımlar faaliyet raporunda ifade edildiği gibidir." şeklinde cevap verildiğini, cevabın yetersiz olduğunu; davacı tarafın "Yönetim kurulu üyeleri şirket ile işlem yaptı mı? Rekabet yasağına aykırılıklar oldu mu? Faaliyet raporunda işlem yapılmadığı söyleniyorsa da bu bilgi gerçeğe uygun mudur?" sorusuna davalı şirket tarafından "Şirketimizden ve İştirak ve bağlı şirketlerin iş konularında bazı yönetim kurulu üyeleri tarafından akaryakıt, madeni yağ ve market malzemesi, zeytinyağı, tohum, nar ekşisi, zeytin sıkım fason işçiliği, şarap, ithal şarap satın alınmıştır. Söz konusu Satışlar günün emsal satış fiyatlarıyla ve transfer fiyatlaması esasları çerçevesinde yapılmıştır." şeklinde cevap verildiğini, verilen cevabın yetersiz olduğunu; davacı tarafın "yönetim kurulu üyelerinin iştirak ve bağlı şirketlerde de yönetim kurulu üyesi olup olmadığını öğrenmek istiyoruz. Bu kapsamda TTK'nın 395-396 maddeleri kapsamında işlem yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi talep ediyoruz. Yönetim kurulu üyeleri tarafından şirket, iştirak ve bağlı şirketlerin iş konusuna giren iş ve işlemler yapıldı mı? Eğer iş ve işlemler yapıldı ise yeni bir onay alma aşaması oldu mu? Onay verildi ve görüşüldü ise; yapılan/ yapılacak işlerin kar-zarar durumu değerlendirildi/ raporlandı mı? Mevcut raporların sunulmasını talep ederiz. Yapılan/ yapılacak iş ve işlemlerin müşterilerin azalmasına sebep oldu mu? Müşteri kaybı yaşandı mı? Bilgi talep ediyoruz." şeklindeki sorusuna davalı şirket tarafından "Şirketimizden ve iştirak ve bağlı şirketlerin iş konularında bazı yönetim kurulu üyeleri tarafından akaryakıt, madeni yağ ve market malzemesi, zeytinyağı, tohum yağı, nar ekşisi, zeytin sıkım fason işçiliği, şarap, ithal şarap satın alınmıştır. Söz konusu satışlar günün emsal satış fiyatlarıyla ve transfer fiyatlaması esasları çerçevesinde yapılmıştır." şeklinde cevap verildiğini, cevabın yetersiz olduğunu; davacı tarafın "Yalnızca kendi iş ve işlem konusunda değil aynı zamanda hakim şirket, bağlı şirket, iştiraklerinin iş konularında TTK'nın 395-396 maddeleri kapsamında iş ve işlem yapılıp yapılmadığı noktasında yazılı bilgi talep ediyoruz." şeklindeki sorusuna davalı şirket tarafından "Şirketimizden ve iştirak ve bağlı şirketlerin iş konularında bazı yönetim kurulu üyeleri tarafından akaryakıt, madeni yağ ve market malzemesi, zeytinyağı, tohum yağı, nar ekşisi, zeytin sıkım fason işçiliği, şarap, ithal şarap satın alınmıştır. Söz konusu satışlar günün emsal satış fiyatlarıyla ve transfer fiyatlaması esasları çerçevesinde yapılmıştır." şeklinde cevap verildiğini, cevabın yetersiz olduğunu; diğer sorulara verilen cevapların ise yeterli açıklamayı içerdiğini bildirmişlerdir.
Aldırılan bilirkişi raporu somut olaya uygun, hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.
6102 sayılı TTK’nın “Bilgi alma ve inceleme hakkı” başlıklı 437. maddesinde; “(1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. (2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz. (3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. (4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir. (5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. (6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK 407/1 maddesinde; "(1) Pay sahipleri şirket işlerine ilişkin haklarını genel kurulda kullanırlar. Kanuni istisnalar saklıdır." düzenlemesi yer almıştır.
Yukarıdaki yasal düzenlemelerde belirtildiği üzere anonim şirketlerde ortakların bilgi alma ve inceleme hakkı oldukça sınırlıdır. Ortaklar genel kurulda, yönetim kurulundan ortaklığın işleri ve denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilirler. Bu şekilde şirket sırlarının ortaklara ve hatta yönetim kurulu üyelerine ya da başkanına karşı korunmasına özel bir önem verilmiştir. İnceleme ve bilgi alma hakkı haksız yere reddedilen veya önemsenmeyen ortaklar, mahkemeye başvurarak bu haklarını mahkeme aracılığıyla kullanabilirler.
Toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; davacıların davalı şirketin ortakları olduğu, davalı şirketin 27/03/2024 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında davacıların vekili tarafından yazılı olarak alınan kararlara yapılan muhalefetin ve ayrıca sorulan soruların tutanağa eklettirildiği, toplantı tutanağının 2 ve 3 numaralı gündem maddelerine bu hususun yazıldığı ve davalı şirket yönetim kurulu tarafından "bu sorulara 20 gün içerisinde cevap verileceği" hususunun tutanağa geçirildiği; davacı tarafın bilgi alma isteğinin davalı tarafça reddedilmediği, cevapsız bırakılmadığı, davalı şirketin bu soruları yazılı olarak cevapladığı ve davacı tarafa gönderdiği, bu hususun taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı ancak davacı tarafın "davalı tarafça verilen cevapların yetersiz ve özensiz olduğunu" ileri sürdüğü belirlenmiştir. Davacı taraf davalı şirket ve bütün iştiraklerinin ticari defter ve tüm evrakları üzerinde bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına izin verilmesini istemiştir. Bilgi alma hakkının kullandırılması istemli davada şirketin ticari defterlerinin incelenmesi olanaklı değildir. Yasal düzenlemeye göre; şirket ortağı (pay sahibi) genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilecektir. Buradan hareket edildiğinde; davacı taraf hem bilgi alma hakkının hem de inceleme hakkının defter ve belgelerin incelenmesi suretiyle verilmesini istemiştir. TTK’nın 437. maddesinin 4. fıkrasında “Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.” dendiği ancak davacı tarafın genel kurul toplantısı sırasında, öncesinde ya da sonrasında inceleme isteğinde bulunmadığı, yani TTK’nın 437. maddesinin 4. fıkrasındaki yolu henüz tüketmediği, bir diğer anlatımla; davacı tarafça dava açılışına kadar davalı şirkete inceleme hakkının kullanılmasına ilişkin bir isteğin ileri sürülmediği, bu nedenle de inceleme isteği yönünden dava açılmasının usulen mümkün olmadığı, bu istekle ilgili özel dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından buna ilişkin davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bilgi alma isteği yönünden ise; davalı vekili her ne kadar "dilekçede bilgi verilmesine ilişkin karar verilmesi yönünde davacı isteğinin bulunmadığını" ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinde sonuç bölümünde 1 numaralı başlıkta “...bilgi verilmesi istenilen sorular hakkında açıklayıcı, özenli, gerçeğe ve hesap verme ilkesine uygun şekilde cevap verilmesi, bilgi talep edilen iş ve işlemlerde zorunlu olan evrakın davalı tarafça sunulması…” denmek suretiyle ve esasen dava dilekçesinşn içeriği itibariyle bilgi alma hakkının kullanılmasına izin verilmesinin istendiği kabul edilmiş, bu yöndeki davalı itirazına değer verilmemiştir. Durum böyle olmakla birlikte; davacı tarafça yöneltilen sorular davalı tarafça yazılı olarak cevaplandırılmıştır. Davacı tarafın "cevabın yetersiz olduğu ve gerçeğe uygun olmadığı" yönündeki iddiasının değerlendirilebilmesi bakımından mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi incelemesi ile birlikte davalı şirketin davacı tarafın sorularına verdiği yazılı cevapların çoğunluğunun yeterli olduğu ve yeterli açıklamayı içerdiği ancak bu sorulardan “*Davalı şirketin 2023 yılı bilançosunda 219.513.189,24 TL bankalara kısa vadeli kredi borcu bulunduğu göz önüne alındığında, ortaklarına 130.166.898,59 TL borcun verilme sebebinin ne olduğu; *Bankalar ile olan kredi ilişkilerindeki faiz oranının ve vadesinin ne olduğu; *Yönetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu üyelerinin yetkilisi olduğu (dava dilekçesinde ‘ilişkili kişiler’ başlığı altında yer alan) şirketlerle davalı şirket ve grup şirketleri arasında iş ve işlem yapılıp yapılmadığı; *Davalı şirketin, yönetim kurulu üyeleri ile işlem yapıp yapmadığı, rekabet yasağına aykırılıkların olup olmadığı, faaliyet raporunda “işlem yapılmadığı” belirtiliyorsa da bu bilginin gerçeğe uygun olup olmadığı; *Davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin, iştirak ve bağlı şirketlerde de yönetim kurulu üyesi olup olmadıkları, bu kapsamda TTK’nın 395 ve 396. maddeleri kapsamında işlem yapılıp yapılmadığı; yönetim kurulu üyeleri tarafından davalı şirket, iştirak ve bağlı şirketlerin iş konusuna giren iş ve işlemlerin yapılıp yapılmadığı, eğer iş ve işlemler yapıldı ise yeni bir onay alma aşamasının olup olmadığı, onay verildi ve görüşüldü ise; yapılan/yapılacak olan işlerin kar/zarar durumunun değerlendirilip değerlendirilmediği ve raporlanıp raporlanmadığı; yapılan/yapılacak olan iş ve işlemlerin müşterilerin azalmasına sebebiyet verip vermediği, müşteri kaybı yaşanıp yaşanmadığı; *Yalnızca davalı şirketin iş ve işlemleri konusunda değil, aynı zamanda hakim şirket, bağlı şirket, iştiraklerinin iş konularında da TTK’nın 395 ve 396. maddeleri kapsamında iş ve işlemlerin yapılıp yapılmadığı” yönündeki sorulara ise davalı şirket tarafından verilen cevapların yeterli açıklamayı içermediği, yani yetersiz olduğu, davacı tarafça bilgi alma hakkının kötüye kullanımının söz konusu olmadığı, şirket menfaatlerinin tehlikeye düşme durumunun söz konusu olmadığı, açıklanacak bilginin şirket sırrı kapsamına da girmediği, bu sorular yönünden 6102 sayılı TTK’nın 437/5 maddesi gereğince bilgi alma hakkının kullandırılma koşulunun oluştuğu anlaşıldığından, davacı tarafın bilgi alma hakkının bu sorular yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından ve ayrı ayrı harç yatırıldığından, kısmen kabul edilen kısım yönünden davacılar yararına ayrı ayrı, reddedilen kısım yönünden de yine her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davacıların açtıkları davada bilgi alma isteklerinin KISMEN KABULÜ ile;
a-“*Davalı şirketin 2023 yılı bilançosunda 219.513.189,24 TL bankalara kısa vadeli kredi borcu bulunduğu göz önüne alındığında, ortaklarına 130.166.898,59 TL borcun verilme sebebinin ne olduğu;
*Bankalar ile olan kredi ilişkilerindeki faiz oranının ve vadesinin ne olduğu;
*Yönetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu üyelerinin yetkilisi olduğu (dava dilekçesinde ‘ilişkili kişiler’ başlığı altında yer alan) şirketlerle davalı şirket ve grup şirketleri arasında iş ve işlem yapılıp yapılmadığı;
*Davalı şirketin, yönetim kurulu üyeleri ile işlem yapıp yapmadığı, rekabet yasağına aykırılıkların olup olmadığı, faaliyet raporunda “işlem yapılmadığı” belirtiliyorsa da bu bilginin gerçeğe uygun olup olmadığı;
*Davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin, iştirak ve bağlı şirketlerde de yönetim kurulu üyesi olup olmadıkları, bu kapsamda TTK’nın 395 ve 396. maddeleri kapsamında işlem yapılıp yapılmadığı; yönetim kurulu üyeleri tarafından davalı şirket, iştirak ve bağlı şirketlerin iş konusuna giren iş ve işlemlerin yapılıp yapılmadığı, eğer iş ve işlemler yapıldı ise yeni bir onay alma aşamasının olup olmadığı, onay verildi ve görüşüldü ise; yapılan/yapılacak olan işlerin kar/zarar durumunun değerlendirilip değerlendirilmediği ve raporlanıp raporlanmadığı; yapılan/yapılacak olan iş ve işlemlerin müşterilerin azalmasına sebebiyet verip vermediği, müşteri kaybı yaşanıp yaşanmadığı;
*Yalnızca davalı şirketin iş ve işlemleri konusunda değil, aynı zamanda hakim şirket, bağlı şirket, iştiraklerinin iş konularında da TTK’nın 395 ve 396. maddeleri kapsamında iş ve işlemlerin yapılıp yapılmadığı” konularında 6102 sayılı TTK’nın 437/5 maddesi gereğince davacılara BİLGİ ALMA HAKKININ KULLANDIRILMASINA,
b-Davalı şirket yönetim kuruluna ya da denetçilere, yukarıda belirtilen konulara (sorulara) ilişkin olarak davacılara yazılı olarak gerçeğe uygun ve tam bir cevap vermeleri için gerekçeli kararın davalı şirkete tebliği tarihinden başlamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine; cevapların bir örneğinin de aynı süre içerisinde mahkememiz dosyasına sunulmasına,
2-Davacı tarafın fazlaya ilişkin bilgi alma isteğinin REDDİNE,
3-Davacı tarafın açtıkları davada inceleme isteklerinin özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 1.846,20 TL harçtan, 1.282,80 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 563,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı ... yatırmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harç toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak, davacı ...erilmesine,
6-Davacı ...atırmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harç toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak, davacı ...erilmesine,
7-Davacı ...tırmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harç toplamı olan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak, davacı ...rilmesine,
8-Davacıların yapmış olduğu 522,00 TL'si tebligat-posta gideri ve 10.000,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 10.522,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı...erilmesine,
10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı ...erilmesine,
11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı ...rilmesine,
12-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... alınarak, davalıya verilmesine,
13-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... alınarak, davalıya verilmesine,
14-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı... alınarak, davalıya verilmesine,
15-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı ... ve taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6102 sayılı TTK’nın 437/5 maddesi gereğince kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2025
Başkan ...
¸E-imza
Üye...
¸E-imza
Üye...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza