T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/392
KARAR NO : 2025/421
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/05/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı şirketin müvekkili şirketten muhtelif tarihlerde satın almış olduğu emtialarla ilgili olarak kesilen faturalara istinaden bakiye 4.303,49 USD cari hesap borcunu ödememiş olması nedeniyle, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile 05.02.2024 tarihinde davalı şirket aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davalı borçlu şirket vekilinin borca karşı itirazları nedeniyle takibin durdurulduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilen asıl alacak yönünden; müvekkili şirket defter ve kayıtları incelendiğinde borç miktarı konusunda haklı olduklarının sabit olacağını, cari hesap ekstresinde belirtilen faturalar ile işbu faturalara konu emtiaların muhtelif tarihlerde davalı şirkete teslim edilmiş olduğuna dair “Sevk edilen malzemenin teslim tarihi ve kime teslim edildiğine” ilişkin sevk irsaliyelerinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını ancak aracubulculuk sürecinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını belirterek; davalı borçlu şirketin haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı şirketin %20'den az olmamak üzere kötü niyetli itirazı sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı şirket cari hesap alacağı olduğunu iddia ederek müvekkili aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla takibin başlatıldığını, taraflarınca borca, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davacı tarafından itirazın iptaline ilişkin işbu davanın ikame edildiğini, davayı esas anlamıyla hiçbir şekilde kabul etmediklerini, ancak yine de taraflar arasında olası bir davada davaya bakmakla yetkili olan mahkemenin İzmir Mahkemeleri olmadığını, müvekkilinin adresinin Derince/ Kocaeli'nde olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin davaya bakmakla yetkili mahkemenin Kocaeli Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında ancak bilirkişi incelemesi ve ticari yargılama sonucu ortaya çıkacak bir alacak-borç ilişkisinin mevcut olduğunu, buna rağmen davacının, müvekkiline karşı doğrudan ilamsız icra takibine giriştiklerini, bu nedenle taraflarınca borca itiraz etme zaruretinin hasıl olduğunu, davacı şirketin itirazın iptalini istemesinin son derece kötü niyetli olduğunu, icra takibinde takibe dayanak gösterilen belgelerin hukuken cari hesap sözleşmesi niteliğinde olmadığını, davacının, davalı müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığı hususunun yargılama neticesinde sübuta ereceğini, ayrıca iddia edilen borca işletilen faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini, davacının iddialarının gerçeğe aykırılığı tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağından ortada likit, belirlenebilir ve muaccel bir alacak söz konusu olmadığından davacının icra inkar talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 2004 Sayılı İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir.
Davaya konu İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 4.303,49-USD cari hesap ekstresinden kaynaklı alacakları için 05/02/2024 tarihinde ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 11/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 13.02.2023 tarihli dilekçesi ile tebliğ edilen ödeme emrine, asıl borca ve borcun ferilerine tümüyle itiraz ettiği, itiraz üzerine icra dairesince 16.02.2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1).
Eldeki dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1).
6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4).
Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1).
Mahkememizce anılan hüküm doğrultusunda, taraf defterleri üzerinde serbest mali müşavir ve muhasebeci bilirkişilerden alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; tarafların ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, İzmir 4.İcra Dairesinin 2024/1080 Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının ticari defterlerine göre, davacının davalıdan 4.303,49-USD alacağının, davalı defterlerine göre davalının davacıya 93.527,12-TL borçlu bulunduğu mütala edilmiştir.
Somut olayda, davanın tarafları arasında arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olup, sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davacının davalıdan 4.303,49-USD tutarında alacaklı bulunduğu, dava ve takibe dayanak faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, takibe dayanak faturanın davalı tarafça BA formu ile vergi dairesine beyan edildiği, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalardan sonra, davacının davaya konu takip dosyası nedeniyle davalıdan 4.303,49-USD alacağının bulunduğu sabit olmakla, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin 4.303,49-USD üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, alacak likit kabul edilerek davacı yararına hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden icra inkar tazminatı hükmedilmiş, 6100 Sayılı HMK nın 326. Maddesi uyarınca davacı tarafça yapılan yargılama giderleri, davalı üzerinde bırakılmış, davacı yararına kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan maktu vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile davalının İzmir 4.İcra Dairesinin 2024/1080 Esas Sayılı İcra dosyasına itirazının iptali ile anılan takibin 4.303,49-USD asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren talep ile bağlı kalınarak, asıl alacağa takip tarihinden, tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4(a).maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD cinsi para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si oranındaki 26.228,74-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 8.958,42-TL nispi ilam harcından, 1.583,89-TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 7.374,53-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.583,89-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.011,49-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
7-Davacının yapmış olduğu 442,00-TL'si tebligat-posta gideri, 7.000,00-TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.442,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davalının yapmış olduğu bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının davacıya karar kesinleştiğinde resen iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, bulunulan yerde Asliye Ticaret Mahkemesi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır