T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/394
KARAR NO : 2025/544
DAVA :Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
DAVA TARİHİ: 09/05/2024
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 12.12.2023 günü saat 22.00 sıralarında İzmir ili Kiraz ilçesi Karaburç mevkiinde davacı müvekkillerin oğlu müteveffa... motoru ile yaya vaziyette yol kenarında ilerlediği esnada...plakalı aracın sevk idaresini sağlayan dava dışı ... çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı müvekkillerin müşterek oğlu... vefat ettiğini, Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/2234 Soruşturma sayılı dosya ile yürütülen soruşturma kapsamında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, müteveffanın kusurlu olduğu yönündeki tespiti kabul etmediklerini, müteveffanın 15.02.2006 doğumlu olup, ailesi ile birlikte aynı evde yaşamakta ve davacı müvekkillere maddi olarak da katkı sağladığını, dolayısıyla müvekkillerin, ...ölümü ile destekten yoksun kaldıklarının aşikar olduğunu, meydana gelen kazada müteveffa ... hiçbir kusuru olmadığını, haliyle davalı sigorta şirketinin destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili %100 oranında tazmin yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek, öncelikle dava dışı ... davaya konu kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun tespiti ile, davacı müvekkilleri...ve ... her biri adına 50,00-TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi incelemesi sonucu arttırılmak üzere HMK m.107 uyarınca bu aşamada 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 12.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkillerine ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın 26/05/2022 tarihinde karıştığı kaza neticesinde oluşan zarar için davacılar tarafından maddi tazminat talep edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, başvuran tarafın usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin davayı açtığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacılarca teminat kapsamında ise zarar miktarının tespit edilebilmesi için gerekli olan evrakların ibraz edilmediğini, davayı kabul manasında olmamak üzere müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, destek paylarının içtihatlara uygun şekilde ayrılması gerektiğini belirterek, davanın sigorta şirketi yönünden usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının, kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasının 12.12.2023 tarihinde saat 21:20 sıralarında, davacıların müşterek çocukları olan sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikleti ile Kiraz ilçesi istikametinden, Alaşehir ilçesi istikametine karşı yön bölümüne girerek seyir halindeyken olay mahalline geldiği esnada aracının ön kısımlarıyla, karşı istikamette kendi şeridinde seyir halinde olan sürücü ...sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobilin sağ ön-yan kısımlarının çarpışması sonucunda meydana geldiği, kaza sonucu davacıların müşterek çocukları ... vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, dava dışı ... adına kayıtlı olup, davalı sigorta şirketince 28/02/2023-28/02/2024 tarihleri arasında zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, teminat limitinin ölüm ve sakatlanma halinde 1.200.000-TL olduğu, davacılarca davalı sigorta şirketine 12/12/2023 tarihinde başvuruda bulunulmasına karşın, davalı yanca açılan hasar dosyası kapsamında davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Resmi kolluk görevlilerince tutulan kaza tespit tutanağına göre; davaya konu trafik kazasının oluşumunda tescilsiz motosiklet sürücüsü olan davacıların murisi... 2918 Sayılı KTK nın 84/G maddesinde yer alan asli kusurlardan şeride tecavüz etme ve 36/3-A maddeleri uyarınca sürücü belgesiz olarak motorlu araç kullanmak kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketince kaza tarihinde geçerli bulunan zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat örüntüsü içine alınan... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... aynı yasanın 52/1-B maddesi uyarınca aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Kazaya ilişkin Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2023/2234 Soruşturma, 2024/324 karar sayılı ceza soruşturma dosyasında; müteveffa ...in geçirdiği ve sonucunda yaşamını yitirmiş olduğu olayda tam kusurlu olduğu, bu itibarla şüpheli ... üzerine herhangi bir atf-ı kabil kusurun bulunmadığı, gerçekleşen trafik kazasında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1 maddesi uyarınca suçun oluşumu için aranan maddi-manevi unsurların bulunmadığı, şüphelinin cezalandırılabilmesi için ilgili maddede yer alan suçun tipiklik ve objektif cezalandırılma şartlarının oluşmamış olduğu gerekçesiyle şüpheli ... üzerine atılı bir kişinin taksirle ölümüne sebebiyet verme suçundan suç yokluğu sebebi ile kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda anılan ceza soruşturma dosyasında, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26/03/2024 tarihli kusur raporunda; sürücü... sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı yerleşim yeri dışındaki olay mahallindeki iki yönlü yolda kendi şeridinde nizamlara uygun bir şekilde seyrettiği sırada karşı istikametten hareket alanı içerisinde far lambalarını yakmaksızın seyir halinde olan motosiklete karşı mevcut şartlarda alabileceği önlem bulunmadığı anlaşılmakla atfı kabil kusuru bulunmadığı, bu nedenle kusursuz olduğu, müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı yerleşim yeri dışındaki olay mahallinde seyrini kendi yol bölümü üzerinden sürdürmesi, kaplama içerisinde seyir halinde olan araç sürücüleri tarafından varlığını niteler şekilde uyarıcı lamba ve far ışıklarını kullanması gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin karşı yön bölümüne girerek far ışıkları yanmadan hatalı bir şekilde seyrettiği sırada şüpheli sürücü yönetimindeki otomobille çarpıştıkları anlaşılmakla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Ceza soruşturma dosyasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin..tarihli kusur raporunda belirlenen kusur durumu ile resmi kolluk görevlileri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranı çeliştiğinden, çelişkinin giderilmesi amacıyla mahkememizce İTÜ trafik kürsüsünden seçilen üç kişilik bilirkişi heyetinden istinabe yolu ile bilirkişi heyeti kusur raporu alınmış, söz konusu 21/02/2025 tarihli raporda özetle; dava konusu olayda sürücü... yönetimindeki otomobili ile gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı yerleşim yeri dışındaki olay mahallindeki iki yönlü yolda kendi şeridinde kurallara uygun bir şekilde seyrettiği sırada karşı yönden ters şeritte ve motosikletinin farını yakmaksızın seyir halinde olan motosiklete karşı mevcut şartlarda alabileceği önlem bulunmadığı anlaşılmakla kendisine yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, bu haliyle kusursuz olduğu, ölen sürücü... ise yönetimindeki tescilsiz plakasız sigortasız ve far ışığı yanmayan motosikletiyle gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı yerleşim yeri dışındaki olay yerinde seyrini kendi yol bölümü üzerinden sürdürmesi, kaplama içerisinde seyir halinde olan araç sürücüleri tarafından varlığını niteler şekilde uyarıcı lamba ve far ışıklarını kullanması gerekirken anılan bu hususlara uymaksızın karşı yön bölümüne girip ters yönde ve far ışıkları yanmadan hatalı bir şekilde seyrettiği sırada şüpheli sürücü yönetimindeki otomobille çarpışmaları sonucu meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları sonucu % 100 oranında tamamen kusurlu bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya içeriğinden, özellikle Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 26/03/2024 tarihli kusur raporu ve iş bu dosya kapsamında İTÜ'den alınan 21/02/2025 tarihli kusur raporunun birbiriyle uyumlu olup, 21/02/2025 tarihli kusur raporunun, taraf ve yargı denetimine açık ve yeterli olduğu, bu haliyle hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacılar murisi ... davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olup, davalı sigortalısı bulunan aracın sürücüsü ve işleteni ... kusursuz olduğu, zorunlu trafik sigorta poliçesini tanzim eden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olup, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacının, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı, davalı sigorta şirketinin işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olabileceği, işletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı, başka bir deyişle KTK'nun 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun ortadan kalkacağı anlaşılmakla (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin (kapatılan)... Esas, ... Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır) davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, iş bu dava nedeniyle yapılan yargılama giderleri davacılar üzerinde bırakılmış, davalı yararına reddedilen dava değeri kadar (100.00-TL) vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Maktu ret harç tutarı olan 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL'nin davada haksız çıkan davacılardan eşit olarak alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 100,00-TL vekalet ücretinin davacılardan eşit olarak alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-Dava tamamen reddedildiğinden davacıların yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
6-Davalının yapmış olduğu bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi veya 20.Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/06/2025
Katip ... Hakim...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır