T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/447
KARAR NO : 2025/471
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 27/05/2024
KARAR TARİHİ: 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ile davalı...Havalandırma ve İklimlendirme San. A.Ş. Arasında bulunan ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıdan toplam 572.030,94 TL alacağının bulunduğunu, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine İzmir ...İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, ancak icra takibinin davalının itirazı neticesinde durdurulduğunu, zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin, davalı taraftan cari hesap gereği 572.030,94 TL alacaklı olduğunun tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle açığa çıkacağını belirterek; davalı borçlunun İzmir ...İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra takibinin devamına, takibe itiraz eden davalı borçlunun 572.030,94 TL'nin %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili tarafından keşide edilen ve davacı yan namına yazılı...numaralı 30.05.2024 tarihli 190.676,00 TL bedelli, 0056135 numaralı 06.07.2024 tarihli ve 190.676,00 TL bedelli ve ... numaralı 13.07.2024 tarihli 190.678,00 TL bedelli çeklerin davacıya gönderilmek amacıyla müvekkili şirketin hem ortağı hem de yetkilisi olan Şenol Ayyıldız tarafından 04.04.2024 günü alıcısı davacı ...Motor Redüktör Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olmak üzere kargoya verildiğini, ardından bu çeklerin kargoda çalınarak zayi olduğunu, çeklerin kargoda çalınması sebebiyle müvekkili şirket yetkilisi... Işıkkent Polis Amirliği'ne şikayette bulunduğunu, taraflarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına 2024/89731 sayılı soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, keşidecinin iptal davası açma hakkının bulunmadığını, bu nedenle davayı davacı yanın açması gerektiğini davacı yana iletmelerine rağmen çeklerin iptali için davanın açılmadığını, buna rağmen müvekkilinin iyi niyetini koruyarak davacı yana ödeme yapacağını da ilettiğini, bu sebeple davacıya çeklerin keşide tarihindeki güne göre ödeme yapacağını beyan etmesine ve buna ilişkin davalının avukatının ... adresine protokol yapılarak gönderilmesine, davaya gerek kalmayacağının belirtilmesine rağmen davacı tarafın protokolü kötü niyetli olarak imzalamadığını, davacının fırsatçılık yaparak daha önce günleri vade olarak belirlenen ödemeleri gününden önce hepsini bir anda almak için takip başlattığını, müvekkili şirketin ticari yönden zor duruma düşürüldüğünü belirterek; itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK nun 67. Maddesi uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişkisi kapsamında cari hesap bakiyesinden ve fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindendir.
Davaya konu İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine cari hesap kaynaklı toplam 572.030,94-TL alacakları için 03/05/2024 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 08/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket vekilinin 06/05/2024 tarihli dilekçesi ile tebliğ edilen ödeme emrine, asıl borca ve borcun ferilerine tümüyle itiraz ettiği, itiraz üzerine icra dairesince aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
4721 Sayılı TMK nın 6.maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1).
Eldeki dava ticari dava niteliğinde bulunduğundan, ticari defterlerin, iş bu davada delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222, f.1).
6100 Sayılı HMK nın 222. Maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK m.222, f.3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m.222, f.4).
Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK 266/1).
Mahkememizce anılan hüküm doğrultusunda, davacı ve davalı defterleri üzerinde serbest mali müşavir ve muhasebeci bilirkişilerden alınan bilirkişi raporlarından; taraf defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz oldukları, birbirini doğruladıkları, takibe konu faturanın davalı tarafça Ba formunda vergi dairesine bildirildiği, davacının takibe konu 572.030,94-TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit olunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili her ne kadar çek ile ödeme ve söz konusu çeklerin kargoda kaybolduğu yönünde savunmada bulunmuş ise çekin illetten mücerret havale hükmünde ödeme aracı bulunması, davacı defterlerinde yer almayan kayıtlar ve çeklerin davacıya teslimine dair ambar tesellüm fişinde çeklerin belirtilmemesi ve fişin imzalı olmaması karşısında davalı vekilinin ispat olunamayan iş bu savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Tüm bu açıklamalardan sonra, davacının davaya konu takip dosyası nedeniyle davalıdan 572.030,94-TL alacağının bulunduğu sabit olmakla, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin 572.030,94-TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiş, alacak likit kabul edilerek davacı yararına hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmiş, 6100 Sayılı HMK nın 326. Maddesi uyarınca davacı tarafça yapılan yargılama giderleri, davalı üzerinde bırakılmış, davacı yararına kabul edilen dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki hükmün tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile davalının İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla birlikte aynen devamına,
2-Alacak likit bulunduğundan, hüküm altına alınan toplam 572.030,93-TL alacak üzerinden % 20 oranında hesaplanan 114.406,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 39.075,43-TL nispi ilam harcından, 6.908,71-TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 32.166,72-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00- TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 89.804,64-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
6-Davacının yatırmış olduğu 427,60-TL başvurma harcı ve 6.908,71-TL peşin harç toplamı olan 7.336,31-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacının yapmış olduğu 382,00-TL'si tebligat-posta gideri ve 6.750,00-TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 7.132,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin, davalı üzerinde bırakılmasına,
9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının taraflara karar kesinleştiğinde resen iadesine,
İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 27/05/2025
Katip ...
¸E-imzalıdır
Hakim ...
¸E-imzalıdır