T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/475 Esas
KARAR NO : 2025/490
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 05.06.2024
KARAR TARİHİ: 28.05.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafa ait...plakalı araç ile...plakalı araç arasında 17.02.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiş olup gerçekleşen kazada davacı tarafa ait araçta değer kaybı zararının oluşmuş olduğunu, dava bu değer kaybı zararının tazmini ve değer kaybının tespiti için aldırdıkları ekpertiz raporu ücretinin talep edilmesi için açıldığını, ikame etmiş olduğunun bu dava TTK. gereğince mutlak ticari dava olup bu kapsamda dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk aşamasında dava konusu hususlar müzakere edilmiş ve anlaşma yapılamadığını, davacı tarafa ait ...plakalı araç ile... plakalı araç arasında 17.02.2024 tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında kaza tespit tutanağı uyarınca ...plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafa ait ... plakalı aracın kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini, Mahkeme nezdinde gerçekleştirilecek kusur incelemesi ile de maddi hasarlı trafik kazasında mevcut kusur durumlarının netlik kazanacağını, 17.02.2024 tarihli kaza neticesinde davacı tarafın aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper ...'a dosya teslim edilmiş ve eksper dosyaya tespit raporunu sunduğunu, raporda da görüleceği üzere davacı tarafın aracında 30.000,00 TL (otuzbin lira) değer kaybı tespit edildiğini, ekteki faturada da görüleceği üzere ekspere hizmet bedeli olarak 889,76 TL (KDV dahil) ödendiğini, davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının mahkemece gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile netlik kazanacağını, bu zararların tazmin edilmesi amacıyla davalı sigorta şirketine 17.502.2024 tarihinde yapılan yazılı olarak başvurulduğunu, başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından davacı tarafın zararının karşılanmamış olduğunu, ilgili kusurlu araç kaza tarihi kapsar şeklide ...poliçe numarası ile ... Sigorta Anonim Şirketi'nin teminatı kapsamında olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine göre temin edileceğini, Türk Ticaret Kanunu madde 1409 gereğince; "(1)Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur." denilmektedir. Açıklanan sebeplerden dolayı davalı olarak ikame etmiş olduğumuz sigorta şirketinin sorumluluğu'nda bulunduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, davacı tarafın aracında kaza sonrası meydana gelen hasar, değer kaybının bedelinin kusurlu aracın malikinden haksız fiil hükümlerine göre karar verilmesinin gerektiğini, değer kaybı zararının tespiti için ekspere ödenen 889,76 TL hizmet bedeli de karşılanmadığını, davacı tarafın aracında değer kaybı meydana gelip gelmediğini belirlenebilmesi ve bilinebilmesi için ekpertiz raporu düzenletilmesi zorunlu olduğunu, ilgili sigorta şirketleri TTK. 1426. maddesi uyarınca iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sorumlu olduklarını, davacı tarafın uğramış olduğu değer kaybı bedelinin ve ekspertiz ücreti bedelinin tazmini için Mahkemeye başvuru zorunluluğunun hasır olduğunu, açıklanan tüm sebepler doğrultusunda, talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla davada şimdilik, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK. 107. maddesi uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, Ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 889,76 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.02.2024 tarihinde davalı Sigorta Şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacı tarafa ait ... plakalı araç ile kazaya karışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,.. plakalı aracın davalı Sigorta Şirketi şirket nezdinde 25.02.2023-25.02.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta poliçesinin mevcut olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur oranlarının bilirkişi marifeti ile tespitini talep ettiklerini, Trafik kazalarında kusur durumlarını belirlemeye yetkili ve görevli kurum, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi olduğunu, Trafik İhtisas Dairesi'nin görevleri arasında, "İlgili mercilerden gönderilmiş olan trafik kazaları ile ilgili tahkikat dosyaları üzerinde incelemeler yapılarak, tarafların kusur oranları, zararları ve gerekli tazminat miktarları tespit edilerek sonucun bir raporla tespit edilmesi." yer aldığını, bu açıdan, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan rapor alınmasını talep ettiklerini, değer kaybı taleplerinin Maddi Teminat Limitlerinin en fazla %15'ne kadar olduğunu, Motorlu aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracın üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu Belli Sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve kanuna göre yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasına ZMMS dendiğini, buna göre değer kaybının da, ZMMS poliçesi ile teminat altına alınan zararlardan olduğu STK. kararları ve yerleşik Yargıtay Kararları ile sabit olduğunu, ancak buradaki önemli hususun Sigorta Şirketlerinin belirlenen sınırlar ve limitler dahilinde sorumlu olması olduğunu, 14.07.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile Aynı Yönetmeliğin ekinde yer alan Tablo 7, 8, 9 ve 10'a dipnot olarak aşağıdaki cümle eklendiğini, "Sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarı, maddi teminat limitinin %15'ini aşamaz." bu kapsamda trafik sigorta poliçelerinde değer kaybı talepleri Maddi teminat limitinin en fazla %15'ine kadar olabileceğini, her ne kadar Sigorta Şirketleri'nin, değer kaybı ödemelerine bir sınırlama getirilmiş olsa da, zarar gören gerçek zararına ilişkin bakiye alacağını zaman aşımı süreleri dahilinde her zaman kazaya sebebiyet veren karşı araç malikinden isteyebileceğini, bu durumda zarar görenin mağduriyetinden de söz edilemeyeceğini, bu sebeple hakkaniyetli yargılama yapılabilmesi için Genel Şartların uygulanması gerektiğini, bu sebeple Mahkeme tarafından değer kaybı ve hasarın tespitine ilişkin bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi halinde belirtilen hususlar dahilinde rapor düzenlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı hesaplamaları, trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterlere göre hesaplama yapılmasının gerektiğini, değer kaybı hesaplamaları yapılırken davacı tarafa ait aracın KM'si, tramer kaydı, daha önceki kazalar ve yaşı göz önüne alınması gerektiğini, zarar gören araçta meydana gelen "değer kaybının belirlenebilmesi için 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılmasının gerekmekte olduğunu, değer kaybına neden olan zararın dava konusu kazadan önce meydana gelmiş hasarlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti ile bu hususlarının tümüyle araştırılması gerektiğini, tazminata hükmedilecekse aracın mevcut durumu göz önüne alınması gerektiğini, araç 2010 model bir araç olup, kaza tarihinde 315.698 km olduğunu, araç kaza öncesi haliyle bile yıpranmalara sahip olan bir araç olduğunu, bir rapor tanzim edilecekse mutlaka bu hususlar göz önüne alınması gerektiğini, sunulan eksper raporunda bu hususlar tamamen gözetildiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, KTK.'nın tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağı, ayrıca davalı sigorta şirketinin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafın ticari faiz isteminin de haksız olduğunu, poliçe teminat limiti kapsamında bulunmadığından ekspertiz ücreti teminat limiti kapsamında bulunmadığını, bu sebeple davalı sigorta şirketinin ilgili ödemeye ilişkin bir sorumluluğunun mevcut olmadığını, davalı sigorta şirketinin yalnızca paylaşılan poliçe limitleri ve şartları dahilinde sorumluluk altında olması sebebiyle ilgili eksper ücretine ilişkin ücret talebi yerinde olmadığını, bu sebeple Ekspertiz Raporunu ve bu rapor için ödemiş olduğu ekspertiz ücretlerini kabul etmediklerini, buna ilişkin isteminin reddini talep ettiklerini, tüm bu sebepler değerlendirildiğinde ve davacı tarafın iddialarının tümüne itiraz etmekle beraber, öncelikle bu davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, davacı tarafın ikame ettiği davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleriyle, vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na ait kayıtlardan tarafların araçlarına ilişkin UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı ...sigorta Anonim Şirketi'nden dava konusu araca ilişkin ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Trafik Bilirkişi..., Makine Mühendisi Bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden, 16.04.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Davacı vekili 30.04.2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
-16.04.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
-...plakalı araç sürücüsü ... sola dönüş manevrası esnasında sağında gelen araca geçiş hakkını vermediği için (KTK. 53/B-4) kazanın oluşumunda etken olduğu, Davacı...plakalı araç sürücüsü...atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığı için kazanın meydana gelmesinde etken olmadığı, Davacı aracında meydana gelen değer kaybının 20.000,00 TL olduğu, Davacı eksperi tarafından belirlenen 889,76 TL rapor ücretini kaza tarihi itibari ile uygun olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı bedeli ve ekspertiz ücreti zararının karşı taraf araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E.-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK'nın 21.01.2004 tarihli ve ... E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve... E., ... K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin... Esas, ... Karar sayılı,... Esas, ... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;davacı tarafa ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 17.02.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, Davacı aracında meydana gelen değer kaybının 20.000,00 TL olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.'nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, 6102 sayılı TTK.'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) ekspertiz ücreti masraflarının da anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, zarara neden olan aracın hususi araç olması nedeniyle yasal faizi ile birlikte Davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE;
1-20.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 28/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafça ödenen 889,76 TL ekspertiz masrafının yargılama giderlerinden sayılmasına
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.366,20 TL nispi harçtan, peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 187,80 TL Tamamlama harcı ile tamamlanan toplam 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 750,80 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 187,80 TL Tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.043,00 TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 79,00 TL tebligat ve posta gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 889,76 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 7.968,76 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davada haksız çıkan davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28.05.2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza