T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/489 Esas
KARAR NO : 2025/707
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10.06.2024
KARAR TARİHİ: 17.07.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirketin İzmir ... İcra Dairesi'nin 2024/3535 sayılı İcra dosyasına 29.04.2024 tarihinde itiraz edildiğini, davalının yapmış olduğu itirazın esasen sadece haklı bir itiraz olmayıp yalnızca yargılamayı geci amacı ile yapıldığını, davalı tarafın itirazına karşı itirazın iptali davası açma zaruretlerinin hasıl olmuş olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında uzun yıllardır demir alıp satmaya ilişkin ticaret bulunduğunu, bu ticaretin davacı şirket ve grup şirketleri tarafından davalı şirkete peşin para ödendiğini, buna demir bağlama ücreti denildiğini, daha sonra davacı şirketin talebi ya da davalı şirketin elindeki demir durumuna göre bu demirin davacı şirkete gönderildiğini, yani para peşin ödenip, demir de ihtiyaç durumuna göre alındığını, davalı şirketin işlerinin yolunda gitmediği, davacı şirkete demir gönderemeyeceğini hem şirket çalışanları arası görüşmede hem de piyasada duyulunca davacı şirkete, davalı şirketle görüşerek alacağını tahsil etmek istediğini, davalı şirketin, davacı şirketi oyalamaya başladığını ve sonra da borucunu ifa etmekten kaçındığı anlaşıldığından davalı şirkete icra takibi başlatma zaruretlerinin hasıl olmuş olduğunu, icra dosyası ekinde de sunulduğu üzere davacı şirket tarafından, davalı şirkete 29.12.2023 tarihinde... sorgu numarası ile Vakıfbank üzerinden 9.502.350,00 TL Demir Bağlama Bedeli açıklamaları ile gönderildiğini, davalı şirket tarafından 27.12.2023 tarihli ve... Bağlantı Numaralı 2.643.666,62 TL bedelli Satış Onay Formu ile 140.000 kg ve 28.12.2023 tarihli ve 4.743.749,92 TL bedelli Satış onay Formu ile 250.000 kg demir aldığını, sonuç olarak davacı şirketin, davalı şirketten bakiye 147.053,07 TL alacağının kaldığını, davalı şirket, davacı şirketi kalan bu alacağına karşılık demir veya para iadesi yapmamış olduğunu, bu sebeple davalı şirket tarafından İzmir ... İcra Dairesi'nin 2024/3535 sayılı İcra dosyasına yapılan itirazların haksız olduğunu, davalı şirkete esasen bu borcunu kabul etmekte olup bu borcunu ifa edemeyip üzerine İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyası ile geçici konkordato ilan ettiğini, bu sebeple davalı şirketten alacaklarının tahsili için bu davayı açma zaruretlerinin hasıl olduğunu, bu konu ile ilgili taraflarınca dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/3235 büro numaralı ve 2024/61353 arabuluculuk dosya numarası ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, borçlu şirketten alacaklarının likit alacak olup, davacı şirket tarafından gönderilen ücretlerin ve borçlu şirketin ifa etmediği edimi belli olup miktarın belirlenmesi yargılamayı gerektirmediğini, bu sebeple borçlu tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesinden dolayı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davalı borçlu şirket tarafından İzmir 5. İcra Dairesi'nin 2024/3535 sayılı İcra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bedelin zaman aşımına uğradığını bu nedenle zaman aşımı def'i talepleri talepleri doğrultusunda inceleme yapılmasını talep ettiklerini, davalı şirket ile demir alım satım anlaşması yaptığını akabinde ödemelerini yaptığını, ancak tüm çabalarına rağmen siparişe konu demirleri teslim alamadığını iddia etmekte ise de davacı şirketçe dosyaya sunulan satış onay formunun aslının dosyaya sunulmamış olduğundan, imzaya ve satış onay formuna itiraz haklarını saklı tuttuklarını, buna karşın davacı şirketçe aslı sunulmamış olan ve davalı şirkete ibraz edilmediği belli olmayan satış onay formlarında; malların teslimi için herhangi bir vade öngörülmediği gibi talep eden tarafça bu hususta tek taraflı olarak sözleşmenin feshi ya da sözleşmeden dönme de anlaşma gereği olanaklı olmadığını, taraflar arasında herhangi bir vade belirlenmediği gibi satış onay formunun maddeleri incelendiğinde, "Günlük yüklemeler stoklarımız dahilinde yapılacaktır." ibaresinin yer aldığının görüleceğini, teslim tarihi belli olmayan demirlerin talep eden tarafın da tesliminin talep edilmediği, nitekim satış onay formlarında teslim yerinin dahi belirtilmemiş olduğunun açık olduğunu, teslim tarihi belli olayan, teslim yeri de belirtilmeyen demirlerin davalı şirketten direkt dava yolu ile talep edilmesinin hukuka aykırı olacağını, ki bunun yerine doğrudan ödendiği iddia edilen paranın iadesinin dava konusu edildiğinin görüldüğünü, davacı şirketin sözleşmeden dönmesi ya da sözleşmeyi feshettiğine ilişkin bir beyanı dahi bulunmamakta olduğunu, buna karşın satış onay formunun maddeleri arasında, "İşbu sözleşme tek taraflı feshedilemez" ibaresinin yer aldığının görüleceğini, malların teslim edilip edilmediği hususunda davalı şirkete gönderilen hiçbir yazılı başvurunun da bulunmadığını, davacı şirketin talepleri ve buna ilişkin delilleri ise kendi içerisinde çeliştiğini, davaya dayanak olarak, asılları dahi sunulmayan satış onay formları ile banka ödeme dekontunu ibraz edildiğini, ayrıca davacı şirketçe satış onay formları dışında da demir alınmış olduğunun iddia edilerek diğer demir onay formlarının sunulacağının belirtilmiş ise de süresinde sunulmayan belgelerin delil olarak sunulmasına da muvafakatlerinin bulunmamakta olduğunu, davacı şirketin bağlantılı olduğunu iddia ettiği firmalar üzerinden mükerrer talepler ile icra takipleri yapmakta ve hiçbir iddiasını da kanıtlayamadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, taraflar arasındaki cari hesap sona erdirmeden icra takibi yahut dava ikame edilemeyeceğini, TTK'nın 97. maddesi hükmünde bu konunun açıklandığını, davacı şirket tarafından, davalı şirkete cari hesabın kesildiğine ilişkin herhangi bir bildirim gönderilmemiş olduğunu, hal böyle olunca, dava konusu takip tarihi itibariyle davacı şirketin hukuken alacaklı sıfatına sahip olmayıp davanın bu bakımdan da reddinin gerekmekte olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere davacı şirket tarafından ve takip talebinde "faiz" talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, çünkü, faiz oranının da hatalı olduğunu, faize ve faiz oranına da ayrı ayrı itiraz ettiklerini, diğer yandan, kabul anlamına gelmemek üzere), alacak likit olmadığından, davacı şirketin davaya konu delillerinin tamamını çelişkili olduğundan ve davalı şirketin kötü niyetli bulunmadığından, Mahkemece davacı şirketinin alacaklı olduğu kanaatine ulaşılsa dahi koşulları oluşmadığından davalı şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin gerektiğini, davacı şirketin, dava konusu demirlerin kendisi adına alındığını ve kendisine teslim edilmediğini, teslim edilmesi gereken yeri ve zamanı da belirtip belirtmediğini kanıtlayamamış olduğundan davalı şirketin davacı şirkete borcunun bulunmamakta olduğunu, davacı şirket tarafından tek taraflı düzenlenen belgelerde, bütünlük ilkesine de aykırı olacak şekilde cari hesap ilişkisinin sona erdirilmeden icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, mevcut delillerle ispatlanamayan davanın reddinin gerektiğinin açık olduğunu, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle Zaman aşımı Def'i'lerinin ve diğer savunmalarının dikkate alınarak davanın usulden reddini, davacı şirketin davalı şirketten icra tazminatı talebinin de reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir ... İcra Dairesi'nin 2024/3535 sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı Konkordato dosyasının akıbeti için birden fazla müzekkere yazılmış ve gerekli dosya evrakları UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Davacı vekilinin teminat iadesi talebi üzerine İzmir ... İcra Dairesi'nin 2022/77961 sayılı İcra dosyasında akıbeti için yazılan yazıda dosya numarası olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Mahkememizce Aydın Söke 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/3 Talimat dosyası ile davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için talimat yazılmıştır.
Mahkememizce SMM Bilirkişi...'dan 21.02.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
21.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ve davalı firmanın 2023-2024 yılı ticari defterler kayıtları incelendiğinde, davaya konu olan davacı firma tarafından gönderilen 29.12.2024 tarihli "Demir Bağlama Bedeli" olan 9.502.350,00 TL ticari defterlere kaydettiği, Davacı firmanın 2023-2024 yılı BA-BS kayıtları incelendiğinde beyanname bildirimlerinin süresinde beyan ettiği, Davalı firmanın 2023-2024 yılı BA-BS kayıtlarını ibraz etmediği, Davacı Firmanın 159 Verilen Sipariş Avansları Hesabında takip ettiği ticari defterlerine kaydettiği 2.467.053,03 TL bakiye ve davalı firmanın 340 Alınan Sipariş Avansları Hesabında takip ettiği hareketleri ticari defterlerine kaydettiği, davalı firmanın 2.467.050,70 TL bakiyenin bulunduğu, davacı ve davalı firma kayıtlarında 2,33 TL'nin farkın yuvarlama farkından kaynaklandığı, Davacı firmanın 2.467.050,70 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; Bakiye alacaktan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
HMK.'nın 166. Maddesinde "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar....
(4)Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." hükmünü taşımaktadır.
Somut olayda gerek bu davada gerekse incelenen, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, uyuşmazlığın aynı ticari ilişkiye ilişkin olması, iddia ve savunmaların aynı nitelikte olduğu, delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, her iki dava arasında HMK.'nın 166. maddesi uyarınca bağlantı bulunduğu anlaşılmakla eldeki davanın Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Dava dosyamız ile Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası yarasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin eldeki bu dava dosyası ile... Esas sayılı dava dosyasının HMK.'nın 166/1 maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE,
Yargılamaya ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine,
Mahkememiz dava dosyasının esasının bu şekilde kapatılmasına,
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda birleşen dosyada değerlendirme yapılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde esas hükümle birlikte Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 17.07.2025
Katip...
¸E-imza
Hakim...
¸E-imza