T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/492 Esas
KARAR NO : 2025/581
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 11/06/2024
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı şirket yetkilisi Furkan Karalar tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;... numarası ile İzmir Ticaret Siciline kayıtlı 12/08/2020 tarihinde kurulmuş olan ...ergi sicil numaralı ... Üretim Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait genel kurul toplantı ve müzakere defterinin kaybolduğunu bu nedenle tespiti ve zayi belgesinin verilmesi hususunda taleplerini bildirir dilekçesini sunduğu görüldü.
KANITLAR:
İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünden davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları dosyaya celp edilmiştir.
İzmir Menderes Vergi Dairesi Müdürlüğünden davacı şirketin e-defter kapsamında olmadığının bilgisi dosyaya intikal etmiştir.
İzmir Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığınca davacı şirket hakkında her hangi bir inceleme görevi ve düzenlenen rapor bulunmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından zayi olan ticari defterlerin ortaklar genel kurul ve müzakere defteri ve diğer defterler olduğuna ilişkin 23/08/2024 tarihli beyan dilekçesi ekindi dosyaya sunulmuştur.
Davacı vekili tarafından muhasebede bulunan tutanaklar dosyaya sunulmuştur.
GEREKÇE :
Dava, TTK 82. Maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
6102 sayılı TTK.'nın 82/7 madde ve fıkrası uyarınca sadece tacirler zayi belgesi isteminde bulunabilirler.
TTK.'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü ile anılan Yasa'nın 11. maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK.'nın 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK.'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.
TTK'nın 82/7. Maddesinde ".........tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün( 1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde yapılan değişiklikle bu maddede yer alan ‘'onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değiştirilmiştir.) içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
TTK.'nın 82/7 maddesi uyarınca işbu zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir.
Bu madde hükmünde yazılı “afet” kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilmelidir. Zira, bu maddede, bir tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve kağıtlar,yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa, tacir, kendisine zayi belgesi verilmesini mahkemeden isteyebilir. Maddede yer alan “gibi” sözcüğü açıklanan olayların sınırlı sayılı olmadığını göstermektedir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği gibi, olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine mahkemenin kesin kanaat getirmesi gerekmektedir.
Somut olayda;Davacı tarafından genel kurul ve müzakere defterinin 2023 yılında muhasebecisinin ofis değişikliğini yapması nedeniyle zayi olduğunu iddia etmiştir. Bu belgelerin 2.05.2024 tarihinde şirketin devir edilmesi nedeniyle fark edildiğini beyan etmiştir.
Davacı şirketin ticari defterleri tutan serbest Muhasebeci mali müşavir ... tarafından 22/09/2023 tarihinde tutulan tutanakta 15/02/2018 tarihinde eski ve sobalı bulunan adresinden taşındığını, bu adreste iken ticari defter ve kayıtların arşiv niyetiyle banyoda saklandığını, su kaçağı olması nedeniyle arşivdeki defterlerin ıslandığını, yeni adresine taşınırken de yeni adresinde bulunan kömürlükte bekletildiğini ve bu şekilde zayi olduklarını, davacı şirkete ait olan 2020-2021-2022 yıllarına ait bazı evrakların zayi olduğu tutanak altına alınmıştır.
Davacı tarafça ticari defterlerin zayi olduğunun 2.05.2024 tarihinde öğrenildiği, davanın 11.06.2024 tarihinde açıldığı, TTK.'nın 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği dikkate alındığında davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Bunun yanında davacının tacir olduğu, tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, davacı şirketin ticari defterlerinin banyoda saklandığı, burada ıslandığı, taşınma olduktan sonra da kömürlükte saklandığı dikkate alındığında davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olay olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılmış olup hak düşürücü sürenin re'sen esasa ilişkin incelemeden önce değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla hak düşürücü süre nedeniyle red kararı verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu ret harcı dava açılırken yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/06/2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim...
¸E-imza