T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/499 Esas
KARAR NO : 2025/720
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12.06.2024
KARAR TARİHİ: 18.07.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava şartı kapsamında arabulucuya başvuru yapıldığını, son oturumda davalı taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, arabulucu tarafından anlaşma sağlanamadığına ilişkin son tutanak düzenlendiğini, meydana gelen trafik kazası sebebiyle arabuluculuk bürosuna başvuru yapılan 10.05.2024 tarihi ile dava zaman aşımı kesinleşmiş olup arabulucuk süreci 12.06.2024 tarihinde tamamlanmış bulunduğunu, 7155 sayılı Kanun ve 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 15. bendi uyarınca zaman aşımının ve hak düşürücü sürenin işlenmemesi, arabuluculuk bürosuna başvurulduğu an başlayacağını ve son tutanağın düzenlendiği ana kadar devam ettiğini, bu sebeple dava konusu kazaya ilişkin taleplerinin zaman aşımına uğradığını, açıklandığı üzere ikame edilen davanın kabulünün gerektiğini, mülkiyetinin davacı tarafa ait olan ... plakalı araç maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, meydana gelen trafik kazası sonrasında davacı tarafa ait olan araç hasarlandığını, davacı tarafın... plakalı aracın hasar onarımının gerçekleştiğini, gerçekleşen kaza sonrası hasar gören araç için şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, araç onarıldıktan sonra şirket tarafından ödeme yapılmadığını, alınan ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davacı tarafa ait aracın hasar onarım yedek parça ve işçilik ücreti olarak 34.130,02 TL (KDV dahil) hasar bedeli tespit edildiğini, hasar onarım bedelinin tazmininin gerektiğini, ... plakalı araçta oluşan hasar onarım bedelinin tespiti için 700,00 TL (KDV dahil ) ekspertiz ücretinin ödendiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarına göre, yetkili servis dışında yapılan onarmalara parça iskontosunun uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, sigorta eden sigorta şirketi sigortalısının gerçek zararlarını karşılamak zorunda olduğunu, yetkili serviste indirim yapılmasının özel servisin de indirim yapmasının gerektiği sonucunu doğurmayacağını, sigorta şirketlerinden doğan gerçek zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, ...ye ait... plakalı aracın kasko sigortası ... poliçe numarası ile davalı şirket tarafından düzenlenmiş olduğundan davalı şirketin sorumluluğu bulunmakta olup davacı tarafa ait aracın hasar bedeli ve ekspertiz rapor ücreti davalı şirketten talep etme zaruretlerinin doğduğunu, davacı tarafın hasar gören aracını istediği yerde onarabilme hakkının bulunmakta olduğunu, davalı tarafın ise doğan gerçek zararı karşılama yükümlülüğünün doğduğunu, gerçek zarar ilkesi, sigorta hukukunun temel ilkelerinden biri olduğunu, bu ilkeye göre, sigorta şirketinin oluşan zarardan daha azını ödeyerek sorumluluktan kurtulma imkanını bulunmadığını, 3065 sayılı Katma Değer Vergi Kanunu'nun 1. maddesine göre Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine dahil olduğunu, başvuru sahibinin de verilen hasarın onarımı için satın alacağı malzeme ve onarım için gerekli işçilik hizmeti de anılan Kanun hükmü uyarınca KDV'ye tabi olduğunu, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararlarına göre de, KDV ödendiğine ilişkin belge sunulmamış olsa bile KDV eklenmek suretiyle tazminat ödenmesine karar verilmesinin gerektiğini, trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık "Genel Şartlar" kural olarak belirleyici olmayacağını, netice itibari ile bilirkişi hesaplamasını Genel Şartlar'a göre değil Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerine göre yapılmasının gerekli olduğunu, davanın HMK. 107 maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu, yapılan yargılama ve alınacak bilirkişi raporuna göre tazminat alacaklarının belirli hale geldiğinden dava değerini arttıracaklarını, açıklanan sebeplerle, davacı tarafın aracında oluşan hasara bağlı olarak hasar bedeli alacağının tahsili için davanın ikamesinin zorunlu olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve izah edilen tüm bu açıklamalar çerçevesinde dava konusu tazminat tutarının yargılama sırasında toplanan delillerle (özellikle bilirkişi incelemesi ile) aydınlanacağı dikkate alınarak HMK. 107 kapsamı dikkate alınarak fazlaya ilişkin talep ve davaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davacı tarafa ait araçta oluşan hasar onarım bedeline mahsuben şimdilik 50,00 TL'nin davalı Anadolu Anonim Şirketi'nden poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini, dava nedeniyle sarf edilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme huzurunda görülmekte olan davaya karşı cevaplar dosyaya sunulmakta olup, Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 maddesinde yer alan düzenleyeme paralel şekilde düzenlendiğindiğini, düzenlenmiş Kasko Sigortası Genel Şartları'nın C.10. maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar." ifadesinin yer aldığını, konu hasar incelendiğinde hasarın 12.05.2022 tarihinde gerçekleştiği, ödemenin 06.06.2022 tarihinde yapıldığı ve davanın 12.06.2024 tarihinde açıldığı görüldüğünden talebin zaman aşımına uğradığını, bu sebeple davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davanın yetkisiz ve görevsiz Mahkemede açıldığını, davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın bir ticari işletmeye sahip olduğunu ve işin bu ticari işletmeden kaynaklı bir ticari iş olduğunu ispatlayamadığını, bu nedenle davaya bakma görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davalı şirketin adresinin Rüzgarlıbahçe Mah. Çam Pınarı Sk. No:6 Kavacık, Beykoz/İSTANBUL olması nedeniyle davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava yetkisiz Mahkemede açıldığından, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, başvurunun miktarı belli ve belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılmasının başvurunun usulden reddini gerektirdiğini, talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesinin mümkün olmasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddedilmesinin gerektiğini, çünkü başvuranın dayandığı ekspertiz raporu ile alacağın belirli bir hale geldiğini, bu sebeple davacı tarafın davasını belirsiz alacak davası olarak açmasından hukuki menfaatinin bulunmadığını, başvurunun usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafa ait... plakalı aracın, davalı sigorta şirketi nezdinde... numaralı ve 19.10.2021 - 19-10-2022 vadeli Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi "Genişletilmiş Kasko" poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçe ve teminatın varlığı hasarın her durumda sigorta poliçesinden ödenecek olduğu anlamına gelmediğini, davalı sigorta şirketi'nin sorumluluğunun Kasko Sigortası Genel Şartları , poliçe özel şartları ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davaya konu talebin kabulü anlamına gelmemek kaydı ile, poliçe içerisinde muafiyet düzenlemesi bulunduğunu, Mahkemece hasarın poliçe teminat kapsamında kaldığı kanaatine varılır ise dahi muafiyet uygulanmasının gerekeceğini, poliçede muafiyet düzenlemesinin bulunduğunu, davalı sigorta şirketine sigortalı araçta meydana gelen hasarı tamamen karşılandığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme akabinde borç sona erdiğini, davacı tarafın taleplerinin sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde incelemelere başlanmış ve ekspertiz raporunda belirlenen tutar 15.000,00 TL + KDV olarak sonuçlandığını, bu tutarın sigortalıya 06.06.2022 tarihinde 15.000,00 TL ve 09.06.2022 tarihinde 2.700,00 TL olmak üzere toplamda 17.700,00 TL olmak üzere eksiksiz ve tam şekilde ödendiğini, uyuşmazlık konusu iskontodan değil parça ve işçilik bedellerinin farklılığından kaynaklandığını, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davalı sigorta şirketinin hasar tarihinde mevcut parça bedellerine göre işçilik bedellerine göre ödeme yapıldığını, sigortalının sunduğu ekspertiz raporundaki bedeller kaza tarihini değil günümüzdeki bedelleri yansıtmadığını, dolayısıyla talep sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, aracın maliki olmayan ve husumet yokluğu itirazlarını tekrar edilen davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin de sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, dosya kapsamına sunulan ve ödemeye esas teşkil eden ekspertiz raporunun delil niteliğinde olduğunu, ekspertiz raporlarının delil niteliği taşıdığını belirleyen Yasa kuralı ile sigorta ekspertizlerinin sigortalayan ve sigorta ettirene karşı tarafsız ve bağımsız çalışma ilkeleri gereği tazminat yükümlüğünü doğuran olayların nedenlerini ve zarar miktarını ortaya koyan raporlarının hukuken geçerli belge niteliği taşıdığının kabulünün zorunlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanmasının gerekmekte olup, davacı tarafın talep ettiği tazminat tutarının da fahiş olduğunu, Mahkeme tarafından kusur ve hasar miktarı yönünden bilirkişi incelemesinin yapılmasının gerektiğini, davacı tarafın aracındaki gerçek hasar miktarının tespit edilmesinin gerekmekte olup, ispat yükünün zarara uğradığı iddia eden davacı tarafta olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanmasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davalı sigorta şirketi'nin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, sigortacı davalı sigorta şirketinden ancak Kara araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.4.1 uyarınca, gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan itibaren faiz talep edilebileceğini, ancak dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan usulüne uygun bir başvurunun bulunmadığını, sigorta şirketine bir başvuru olmadan sigorta şirketinin temerrüde düşürülmesinin mümkün olmadığını, bir an için sigorta şirketinin sorumluluğuna hükmedilse dahi, haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerini, temerrütten itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, belirtilen sebeplerle ret sebebini mektupla bildiren davalı sigorta şirketinin davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunduğundan, davalı sigorta şirketi aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve Mahkemece re'sen tespit edilecek nedenlerle davanın öncelikle zaman aşımından, daha sonra esastan reddi ile vekalet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin davacı tarafa üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na ait kayıtlardan dava konusu araca ilişkin UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı ...Türk Şirketi'nden dava konusu araca ilişkin ilgili bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Makine Mühendisi Bilirkişi... ve Sigorta Konusunda Uzman Bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden, 08.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Davacı vekili 13.05.2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
-08.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Davacı aracında meydana gelen hasarın orijinal parçalar ile KDV dahil 30.021,19 TL olduğu, Davalı sigorta tarafından davacıya KDV dahil 17.700,00 TL ödenmiş olduğu, Dosya muhtevasında yer alan bilgi, belge ve teknik değerlendirmeler dikkate alındığında 13.671,19 TL bakiye tazminat alacağının olduğu ve davalının kısmi ödeme tarihi olan 06.06.2022 tarihi itibari ile temerrüde düşeceği ve ticari faiz uygulanmasının uygun olabileceği, tespit ve hukuki değerlendirmenin nihai takdiri Mahkemeye ait olmak üzere kanaate varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava sigortalının kendi İMMS sigortacısına karşı açtığı tazminat davasıdır.
Kasko sigortası; sigortadan faydalanan kimsenin veya eylemlerinden hukuken sorumlu oldukları kimselerin kusurlu davranışlarından kaynaklanan ve araçta meydana gelen hasar ve ziyaı karşılamayı sigortacı tarafından taahhüt edilen, sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararların sigorta güvencesine alındığı mal sigortası türüdür.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.1/B maddesinde; "Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar" teminat dahilinde sayılmıştır.
"Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları
A-Sigortanın Kapsamı A.I. Sigortanın Konusu Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a)Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b)Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya harekerli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c)Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile füil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d)Aracın yanması, e)Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi Kasko sigortası uygulamasında aşağıdaki ürün isimleri altında ve içeriklerinde teminat verilir."
Kasko Sigorta Poliçesi ani ve harici bir nedenle doğrudan kaza sonucu oluşmuş, kaza tarihini kapsayan teminatlar kapsamına dahil edilmiş geniş kapsamlı bir Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında olduğundan davacının gerçek zararının karşılanması gerekmektedir. Sigortaların amacı sigorta unsurunun bir rizikoya uğraması halinde onu koruma altına almak ve riziko gerçekleştiğinde gerçek zararı karşılamak Sigortaya güven ilkesi gereğidir.
Dosya muhtevası incelendiğinde, davacı tarafa ait ... plaka sayılı aracın 19.10.2021-
2022 vade tarihleri ve...poliçe numarası ile ...Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, davaya konu hasarın 12.05.2022 tarihinde poliçe vade tarihleri içinde vuku bulduğu, hasara ilişkin davacı tarafın tazminat talebinde bulunmasının ardından davalı tarafından
06.06.2022 tarihinde 15.000,00 TL ve 09.06.2022 tarihinde 1.350,00 TL yapıldığına dair
davalı tarafın beyanının olduğu, ödemeye ilişkin dekontun dosya muhtevasında yer aldığı, hasarın onarımı için yedek parça ve işçilik ücreti olarak 30.021,19 TL toplam hasar tazminat bedelinin olduğu, 30.021,19 TL(hesaplanan toplam hasar tazminat)-16.350,00 TL (ödenen hasar) =
13.671,19 TL (bakiye hasar tazminat) anlaşılmakla davacının talebinin kabulü ile davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE;
1-13.671,19 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 06.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
2-700,00 TL ekspertiz ücreti masrafın yargılama giderlerinden sayılmasına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 933,88 TL nispi harçtan, peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 250,00 TL tamamlama harcı ile tamamlanan toplam 677,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 256,28 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 250,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.105,20 TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 94,00 TL tebligat ve posta gideri ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 700,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 7.794,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davada haksız çıkan davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 13.671,19 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18.07.2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza