T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/505 Esas
KARAR NO : 2025/431
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 14.06.2024
KARAR TARİHİ: 14.05.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan Eshot Genel Müdürlüğü'nün maliki bulunduğu, ...'ın sürücüsü olduğu, davalı Koru Sigorta Anonim şirketi'nin 24.12.2020-24.12.2021 vade, 109827042 numaralı poliçe ile trafik (ZMMS) sigortacısı olduğu... plaka sayılı otobüs, 04.10.2023 tarihinde davacı tarafın maliki olduğu ... plaka sayılı araç park halinde iken çarparak davacı tarafın aracına hasar verdiğini, meydana gelen trafik kazası sonrası tanzim edilen kasa tespit tutanağına gire davalı araç sürücüsünün KTK.'nın 53/1A maddesini ihlal etmiş olduğu ve kazanın meydana gelişinde asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafın, araç kiralama işi ile iştigal etmekte olup, davacı tarafın kazada hasara uğrayan aracının da kiralık bir araç olduğunu, davacı tarafın... plaka sayılı aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin haklar saklı tutularak 80.000,00 TL ile aracın onarımı süresince kullanılmaktan mahrum kalması nedeniyle 18.000,00 TL kira kaybı bedelinin tahsili için İzmir ... İcra Dairesi'nin 2023/19202 sayılı İcra dosyasında davalılara karşı takip başlatılmış olup, davalı borçlular tarafından takibe itiraz edildiğini, itiraz üzerine duran takibe devam edilmek üzere itirazın iptali davası açmadan önce kanuni şart olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabulculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, KTK. Madde 97 gereğince dava yoluna gitmeden önce, öncelikle davalı Koru Sigorta Anonim Şirketi'ne KEP üzerinden teminat taleplerine ilişkin 22.03.2024 tarihinde müracaat edildiğini, Sigorta Şirketi tarafından 15 günlük süresi içerisinde dönüş yapılmadığını, açıklanan nedenlerle davalıları maliki, sürücüsü, trafik sigortacısı olduğu aracın asli ve tam kusurlu olarak davacı tarafın aracına vermiş olduğu hasardan dolayı oluşan değer kaybı bedeli ile kira kazanç kaybı bedelinin (kira kazanç kaybı bedelinden davalı Koru Sigorta Anonim Şirketi dışındaki davalılar sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili için açılmış icra takibinin devamını, davalıların itirazının iptalini talep etme zarureti doğduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davalı/borçluların İzmir ... İcra Dairesi'nin 2023/19202 sayılı İcra dosyasında yapılan takibe karşı davalıların itirazlarının,, fazlaya ilişkin alacak ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik değer kaybı bedeli bakımından 1.000,00 TL, kira kazanç kaybı bakımından 1.000,00 TL (davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi kira kazanç kaybından sorumlu olmadığından bu davalı hakkında fazlaya ilişkin alacak ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik itirazının değer kaybı bedeli bakımından 1.000,0 TL üzerinden poliçe limiti dahilinde olmak üzere iptaline) olmak üzere toplam 2.000,00 TL kısmının iptalini, takibin, takip tarihinden işleyecek ticari faizi ile devamını, %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı Elektrik Su Havagazı Otobüs ve Troleybüs Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talebinin cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle, haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olup davanın reddinin gerekmekte olduğunu, Mahkemece açılan dava her ne kadar belirsiz alacak davası olarak açılmışsa da, açılan dava niteliği itibariyle belirsiz alacak davasına konu edilebilecek bir alacak türünü barındırmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. Maddesi gereği davacı tarafın, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabileceğini, dolayısıyla talep sonucunun belirlenmesinin imkânsız veya davacıdan beklenemeyecek kadar zor olması, belirsiz alacak davası bakımından varlığı aranacak ilk ve özel bir koşul olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın, objektif olarak talep sonucu belirleyebilecek durumda olduğunu, davacı tarafın icra takibine konu ettiği alacak kalemleri için daha yüksek miktarlarda talepte bulunmuş, değer kaybı için 80.000,00 TL, kira kaybı için 18.000,00 TL talep ederek bu talebini fatura ile belgelendirmiş olduğunu, bu nedenle davacı tarafın talebinin sonucunu kesin olarak belirleyecek bilgi ve belgelere ulaşabilecek olmasına rağmen, dava konusu miktarın belirlenebilmesi için herhangi bir emek veya zaman harcamasında ya da belirli (faturalandırılmış) olan miktarlar üzerinden talepte bulunmamasında, kanunda kabul edilen şekilde imkânsızlık hali veya beklenmeme durumu söz konusu olmadığını, bahsedildiği üzere davacı tarafın davaya konu taleplerini belirsiz alacak davasına konu etmesinin mümkün olmadığından açılan davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu, davanın her ne aşamasında ve re'sen gözetilmesi gereken dava şartının belli süre verilerek dahi giderilmeyecek olması nedeniyle açılan davanın HMK.'nın 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, davalı idareye ait... plakalı araç ile davacı tarafa ait ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında, davalı idareye araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu iddia etmekte ise de, davalı idareye ait araçlar bakımından periyodik olarak yapılmakta olup, davalı idarenin şoförleri sürekli ve düzenli olarak psiko-teknik testler ile sağlık kontrollerinden geçirilmekte olduğunu, davalı idareye ait otobüsü kullanan sürücüsü, trafik kurallarına uymasına, tüm dikkat ve özen göstermesine rağmen davaya konu kazaya engel olamamış olduğunu, 04.10.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, davalı idareye ait...plakalı aracı kullanan...'ın kusurlu olduğunun belirtilmiş ise de, bahse konu trafik kazası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 61'nci maddesinde düzenlenen "park etmenin yasak olduğu yerler ve haller" kuralını ihlal eden ... plakalı aracın neden olduğunu, söz konusu trafik kazası tespit tutanağında davalı idarenin aracının, park halindeki araca çarptığından bahsedilmiş, başkaca bir ayrıntı verilmemiş olduğunu, kaza tespit tutanağında, kazanın gerçekleştiği yolun geliş-gidiş olmak üzere çift yönlü trafiğe açık olup olmadığı, hasar alan aracın park ettiği yerdeki park yasağı olup olmadığı, durak içi, yol ayrımı, kavşak vs. Gibi park etmenin yasak olduğu yerlere park edip etmediği hususlarının belirtilmemiş olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'nun park yasağı ile ilgili düzenlemeleri göz önünde alındığında, ... plakalı araç malikinin, park izni verilen yerler dışında aracı park ettiği, trafiğin akışını ve diğer araçların geçinişi engellediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı hareketi nedeniyle davaya konu kazanın meydana geldiğinin açıkça ortada olduğunu, Yargıtay Kararları'nın Mahkemenin yer alan ve birçok benzer kararında da belirtildiği üzere, trafik kazası tespit tutanağının aksinin ispatı her zaman mümkün olup, Mahkemece delillerinin toplanıp, tanıklarının dinlendiğini, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı takdirde, söz konusu trafik kazasının oluşumunda davalın idarenin ve idareye ait araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığının açıklığa kavuşacağını, dava dilekçesinde kazaya karışan araca ait marka, model, teknik donanım veya hasara ilişkin herhangi bir somut bilgi bulunmamakta olduğunu, davacı tarafa ait hasara uğradığı iddia edilen aracın tamiri yetkili serviste yapıldığı takdirde herhangi bir değer kaybı oluşması mümkün olmadığını, davacı tarafa ait araçta sistemli bir çalışma ile tamirat yapıldığı takdirde değer kaybı oluşmayacağının kabulünün gerekeceğini, aracın onarımına, tamiratı yapılan ve değişen parçalara ilişkin herhangi bir bilgi, belge sunmamış olup, dava dilekçesindeki açıklamalardan aracın tamir edilip edilmediği dahi anlaşılmamakta olduğunu, davacı tarafın hasar/onarım bedeli talebi varsayımlara dayalı olup henüz davacı tarafın katlanmadığı bir zarar meydana gelmemişken zararın doğmuş gibi talep edilmesi kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın davaya konu taleplerinin somutlaştırılmamış ve ispatlayacak herhangi bir belge sunmamış olduğunu, değer kaybı bedelinin, davalı idarenin aracına ait Zorunlu Mali Trafik Sigortası kapsamında karşılanıp karşılanmadığının araştırılmasının gerekli olduğunu, davacı tarafın, tarafın dava konusu kaza sonucu aracında değer kaybı olduğunu, değer kaybı zararından davalı İdarenin sorumlu olduğu iddia etmiş ise de, değer kaybı bedelinin idarenin aracının zorunlu mali trafik sigortasından tahsil edilip edilmediğinin tespit edilerek mükerrer ödeme yapılmasının önüne geçilmesinin gerektiğini, öncelikle değer kaybı bedelinin davalı idarenin aracına ait zorunlu mali trafik sigortası kapsamında tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmiş ise zorunlu mali trafik sigortası kapsamında davacı tarafından ne kadar bedel tahsil edildiğinin tespit edilmesinin gerektiğini, davacı tarafın, davacı şirkete ait aracın onarımda kalması sebebiyle kazanç kaybına uğradığını iddia etmekte ise de, talep edilen kazanç kaybının neye göre ve nasıl belirlendiğine ilişkin dava dosyasında hiçbir bilgi, belge ya da delil bulunmamakta olduğunu, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu edilen kazanç kaybı bedelinin davacı tarafça somutlaştırılmamış olmasının yanı sıra fahiş oranda yüksek ve hatalı bir şekilde talep edilmesi nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu kazanç kaybı taleplerinin haksız fiile dayanmakta olup, haksız fiilden doğan ilişkilerin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmediğinden ve dolayısıyla ticari iş sayılmalarının mümkün bulunmadığından, bu fiilden kaynaklanan alacaklara yürütülecek faiz avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini, davalı idarenin belirtildiği üzere, bir kamu kurumu olduğundan Türk Ticaret Kanunu'nun 16/2 maddesi uyarınca tacir sıfatının bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın, davaya konu icra takibine davalı idare tarafından haksız itiraz edildiğinden bahisle icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça davaya konu edilen edilen alacaklar 'likit (tutarı, belli, bilinebilir) alacak olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı bulunmakta olduğunu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesi hükmüne göre, itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı taraf yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı tarafın haklılığını tespit edilmiş olması yeterli olmayıp alacağın da likit ve muayyen, başka bir deyişle taraflara önceden belirlenmiş veya basit bir işleme hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamayı gerektirmemesi, gerekmekte olduğunu, ancak açılan davaya konu taleplerin haksız fiile dayanmakta olup, varlığı ya da yokluğu yapılacak yargılama neticesinde alınacak bilirkişi raporu ile belirlenebileceğini, bu nedenle de icra inkar tazminatına talebi hukuka aykırı nitelikte olduğunu, söz konusu emsal Yargıtay kararları da dikkate alındığında, likit nitelikte olmayan alacaklar için icra inkar tazminatı talebi hukuka aykırı bulunmakta olup, kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu kazanın meydana gelmesinde, davalı idarenin ve idarenin araç sürücüsünün kusurunun bulunmamakta olduğunu, haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olan davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, 04.10.2023 tarihinde, mülkiyeti Eshot Genel Müdürlüğü'ne ait olan fakat kendisinin sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile davacı tarafa ati ...plakalı aracın çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü sıfatı ile kendisinin asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde zararın tamamının karşılanmadığını, bakiye zarardan ve masraflardan diğer davalı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğunun iddia edildiğini, zararın karşılanması için önce İzmir ... İcra Dairesi'nin 2023/19202 sayılı İcra dosyası ile takip başlatıldığını, itirazların ardından ise haksız davayı ikame ettiğini, açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddinin gerekmekte olduğunu, meydana gelen kazada hiçbir kusurunun bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini bu davayı haksız ve hukuka aykırı olarak ikame ettiğini, her ne kadar davacı tarafın, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü olarak kendisinin asli kusurlu olduğunu iddia etse de, bu soyut iddiasını ispat edemediğini, bu hususa ilişkin hiçbir somut belge sunmamış olduğunu, davacı tarafın iddiasının soyut bir varsayımdan ibaret olduğunu, kazada asli kusurlu olan davacı tarafa ait araç sürücüsü olduğunu, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığından meydana gelen hasar tazminatından sorumlu tutulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu kaza sonrasında oluşan hasar göz önüne alındığında davacı tarafın bahsettiği gün kadar araç mahrumiyetinin yaşamış olmasının akla, mantığa aykırı olduğunu, bu hususta sigorta şirketinden hasar dosyasının celbini talep ettiğini, ikame araç bedelinin sonradan belirlenmesinin mümkün olmayıp, davanın açıldığı tarihte belirli olması ve davanın da belirsiz alacak davası olarak açılmamasının kabul gören anlayış olduğunu, mahkemece davacı tarafın araç mahrumiyeti nedeniyle zararına ilişkin delillerinin sorulmasının gerektiği, ne iş yaptığının belirlenmesi, evi ile iş yeri arasındaki uzaklık dikkate alınmalı, aracı ile gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderler (yakıt gideri gibi) belirlenecek zararından indirilmesinin gerekli olduğunu, aksi durumda TMK.'nın ilgili maddeleri gereği hakkın kötüye kullanılması durumunun söz konusu olacağını, meydana gelen kazada hiçbir kusurunun bulunmamakta olduğunu, kusurlu olsa dahi, neredeyse tüm sigorta şirketlerinin Kasko poliçelerinde ikame araç teminatı sunduğunu, sigorta şirketleri Kasko sigorta poliçesi ile araca teminat sağlandığında ve araç kazaya uğrayarak hasar gördüğünde aracın tamir ve onarım bedeli sigorta şirketi tarafından ödendiğini, bu süreçte ise sigortalıya ikame araç temin edilmekte ve/veya sigortalının tamir onarım sürelerinde kiralayacağı araç bedeli sigorta şirketi tarafından karşılanmakta olduğunu, aracın tamir ve onarımını üstlenen sigorta firması tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde ikame araç teminatı var ise davacı tarafın zararından söz edilemeyeceğini ve bu alacak taleplerinin taraflarınca talebinin mümkün olmayacağını, bu nedenle sigorta şirketine müzekkere yazılarak sigorta poliçesinin celbi ile davaya konu kaza neticesinde davacı tarafa ikame araç tazminat hakkı bulunup bulunmadığının, bu alacak kalemleri kapsamında davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerekmekte olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin önüne geçilmesi adına davacı tarafın araç bedeline yönelik olarak faturası sunmasının gerektiğini, açıklanan sebeplerle davacı tarafa davasının hukuki yarar bulunmaması sebebiyle ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ettiği tazminat tutarı açısından, davalı sigorta şirketine yapmış olduğu herhangi bir başvurunun bulunmamakta olduğunu, 6704 sayılı kanunla, 2918 sayılı kanunun 97. maddesinin değiştirilmiş olduğunu, davacı tarafın değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet bedeli ile ilgili davalı sigorta şirkete başvuru yapmamış olduğunu, ilgili kanun gereği davacı tarafın uyuşmazlığının çözülmesi için talepleri açısından gerekli sigorta şirketine talepte bulunulmuş olması gerekmekte olduğunu, kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacı tarafın dava şartı yokluğu yönünden reddinin gerekmekte olduğunu, HMK 6. madde gereği yetkili mahkemelerin davalı sigorta şirketinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olan yerde açılmış olması gerektiğini, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece görülmekte olan davanın konusu; 04.10.2023 tarihinde davacının malik olduğu... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinde 17.02.2023 başlangıç ve 17.02.2024 bitiş tarihli ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) ile sigortalı ... plakalı aracın çarpmasına neticesinde meydana geldiği iddia edilen değer kaybı ve araç mahrumiyetten kaynaklanan kira kaybı tazminatı talepli İzmir ... İcra Dairesi'nin 2023/19202 sayılı icra dosyasına ilişkin itirazın iptali davası olduğu, öncelikle Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi gereği ve aynı kanunun 85. maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen, davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araca başına teminat limitinin de 120.000,00 TL olduğunu, davalı şirket tarafından araçtaki hasar için 27.10.2023 tarihinde 29.300,00 TL; 30.10.2023 tarihinde 2.930,00 TL davacı tarafa ödeme yapıldığını, ayrıca 31.10.2023 tarihinde 2.794,06 TL ödeme ... Oto Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Tedarik Firması'na ödeme yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı sigorta şirketinin hak kaybına uğramaması adına Mahkemeden talep ettiklerini, dava dilekçesinde trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle kusur yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazının meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, trafik ışıkları vesaire kazaya etki eden tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusurları ve kusur oranlarının tespitinin gerekmekte olduğunu, konuya ilişkin olarak verilen emsal içtihatlar de bu doğrultuda olduğunu, değer kaybı yönünden davacı tarafın talebini kabul anlamına gelmemek kaydı ile her halükarda başvuru tarafından Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda hesaplama yapılmasını, aracın marka-model ve hasar durumu göz önünde buldurulduğunda reel kaybın belirlenmesinin gerekmekte olduğunu, ayrıca geriye dönük hasar kayıtlarının başvurandan celbini talep ettiklerini, araçta hasarlı bölgelerin önceki tarihli kazalarda hasar almış olması durumunda, mükerrer değer kaybı oluşturmayacağından bu hususun Mahkemece tetkik edilmesinin gerekmekte olduğunu, araç mahrumiyet bedeli hakkındaki dolaylı zarar talebi yönünden her ne kadar aracın tamirde olduğun onarım süresi çerisinde kullanılmadığı ve bu süreye bağlı olarak zararının meydana geldiği iddia edilmiş ise de söz konusu zarar davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, davacı tarafından iddia edilen aracı kullanamamasından doğan zararın da mahrumiyete bağlı dolaylı zarar nitelinde olmasından dolayı teminat dışında kalan haller kapsamında olduğunu, bu nedenle araç mahrumiyet bedeline bağlı olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığından talebin reddinin gerekmekte olduğunu, ayrıca davalı sigorta şirketinin başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun olarak tazminatın ödenmemiş olması nedeni ile bakiye herhangi bir zarının kabulünün mümkün olmadığını beyan etmekle birlikte, Mahkeme aksi kanaatte ise, bakiye poliçe limitinin dikkate alınarak da davalı sigorta şirketinin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın bilirkişilece takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzilinin gerekmekte olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın her ne kadar avans faiz talep etmekte ise de davalı sigorta şirketinin davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğunu, bu sebeple faiz talebinin reddinin gerektiğini, kazaya karışan araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı olan aracın kullanım tarzı hususidir ve ticari amaçlı kullanılmamakta olduğunu, ayrıca alacağın haksız fiilden doğup zarar görenler arasında da sözleşme ilişkisi bulunmadığından istenebilecek faiz türünün sadece yasal faiz olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı Mahkeme re'sen nazara alınacak sebeplerle, öncelikle davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle davanın usulden reddini, davanın yetkili, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olmasından dolayı ilk itirazlarının değerlendirilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddi ile davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir ... İcra Dairesi'nin 2023/19202 sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na ait kayıtlardan tarafların araçlarına ilişkin UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı Koru Sigorta Anonim Şirketi'nden dava konusu araca ait hasar ve değer kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı ... ile alakalı bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden davacı ... ile alakalı bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Hasan Tahsin Vergi Dairesi'nden davacı ...ile alakalı bilgiler celp edilmiştir.
Trafik Bilirkişi..., Makine Mühendisi Bilirkişi ... ve SMM bilirkişi ...işi heyetinden, 10.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Davacı vekili 16.04.2025 tarihli Islah Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
10.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;... plakalı Belediye Otobüsü sürücüsü Y... sağa dönüş kurallarına uymadığı için (KTK. 53/A) kazanın oluşumunda etken olduğu, Park halindeki ... plakalı araç sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığı için kazanın oluşumunda etken olmadığı, Davacı aracında meydana gelen hasarın orijinal parçaları ile KDV DAHİL 37.954,05 TL olduğu, Davacı arasında meydana gelen değer kaybının 40.000,00 TL olduğu, hasarın kaza ile uyumlu olduğu, Davacı ... Kiralama firmasının İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na 15.04.2014 tarihinden itibaren kayıtlı olduğu, Oto Galericilik-Oto kiralama işini yaptığı ve Hasan Tahsin Vergi Dairesi Başkanlığı... vergi numaralı gelir vergisi mükellefi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin kesin delil olarak düzenlendiği, davacının 7 günlük kira kazanç kaybının KDV dahil 8.400,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE : Dava, davacı aracında meydana gelen değer kaybı- kira kazanç bedeline ilişkin kısmi olarak açılan itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, borçlunun itirazına uğramış olan alacak için, takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılan alacak davası ile aynı mahiyette bir eda davası türüdür. Davacının, itirazın iptali davasına konu icra takibindeki talep miktarını aşmamak kaydıyla, ıslah yolu ile talebini artırması mümkündür. İİK.'nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının, borçlunun itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. İtirazın iptali davası için geçerli olan ve itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması kuralı ıslah için de geçerlidir.
İcra takibinin durdurulduğuna ilişkin karar davacı tarafa tebliğ edilmemiş olup davacı tarafından davanın 14.06.2024 tarihinde açıldığı, ıslah talebinin 16.04.2025 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açıldığı kabul edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. Maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.7.2020 tarihinde... E.-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve... E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve... E., ... K.), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı, ... Esas, ... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalılardan Eshot Genel Müdürlüğü'nün maliki bulunduğu, ...ın sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta Anonim şirketi'nin 24.12.2020-24.12.2021 vade, 109827042 numaralı poliçe ile trafik (ZMMS) sigortacısı olduğu ... plaka sayılı otobüs, 04.10.2023 tarihinde davacı tarafın maliki olduğu...plaka sayılı araç park halinde iken çarparak davacı tarafın aracına hasar verdiği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığı, Davacı aracında meydana gelen hasarın orijinal parçaları ile kdv dahil 37.954,05 TL olduğu, Davacı arasında meydana gelen değer kaybının 40.000,00 TL olduğu, davalı işletenin, sürücünün ve sigorta şirketinin KTK Hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, Davalı sigorta şirketinin kira kaybından sorumlu olmadığı, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sürücü, araç maliki ve davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.'nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/19202 sayılı dosyasında davalıların 40.000,00 TL Değer kaybı ve 8.400,00 TL kira kazanç kaybı olmak üzere Toplam 48.400,00 TL (Davalı... Sigorta Şirketi 40.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) alacağa yönelik yapılan itirazının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın 48.400,00 TL alacağın %20'si olan 9.680,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (Davalı Koru Sigorta Şirketi 8.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla),
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.306,20 TL nispi harçtan, peşin alınan 427,60 TL peşin harç ve 792,50 TL Islah harcı ile tamamlanan toplam 1.220,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.086,10 TL karar ve ilam harcının (davalı Koru Sigorta Anonim şirketinin bu miktarın 1.724,05 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 792,50 TL Islah harcı olmak üzere toplam 1.647,70 TL harcının (davalı Koru Sigorta Anonim Şirketi bu miktarın 1.361,74 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.374,00 TL tebligat ve posta gideri ve 10.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.874,00 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin bu miktarın 9.813,22 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL'nin davada haksız çıkan (davalı Koru Sigorta Anonim Şirketi'nin bu miktarın 3.140,50 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin (davalı...Sigorta Anonim Şirketi'nin bu miktarın 24.793,39 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve İzmir ESHOT Genel Müdürlüğü vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 14.05.2025
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza