T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/664
KARAR NO : 2025/405
DAVA : Alacak (Murisin Limited Şirket Ortaklığından Kaynaklı Kar Payı Alacağının Tahsili İstemli)
DAVA TARİHİ : 13/08/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Dava dışı müteveffa ...'nın 23/03/2024 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak davacı müvekkillerinin kaldığını, muris...nın davalı şirketin kurucuları arasında olup şirketin 06/09/2022 tarihli kuruluşundan 19/03/2024'te ortaklıktan ayrıldığı tarihe kadar %49 hisseli ortağı olduğunu, şirket kar payının aylık olarak her ayın sonunda yahut bir sonraki ay başında ortaklara ödendiğini, davalı şirketin.... Pide adlı restoranını işlettiğini, bu nedenle önemli bir gelir elde ettiğini, şirketin eski ortağı muris...'nın ise bir süredir kanser hastalığı ile mücadele ettiğinde şirketin gelir gider yönetimi konusunda yeterince bilgi sahibi olamadığını, bu nedenle şirketin ne kadar kar ettiği ve kendisine eksik ödeme yapılıp yapılmadığını da denetleyemediğini, ancak vefatının ardından murisin banka hesapları incelendiğinde şirketin kuruluşu ile birlikte aylık olarak kar payları ödenmişse de muris...ya oldukça eksik ödeme yapıldığının, hatta bazı aylar hiç ödeme yapılmadığının anlaşıldığını, zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma imkanının olmadığını, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonlandırıldığını belirterek; davanın kabulü ile bilirkişi incelemesi neticesinde eksik ödenen tutar net olarak hesaplandığında artırılmak üzere, müvekkili murisinin davalı şirket tarafından eksik ödenen şimdilik 1.000,00-TL'lik kar payı hak edişinin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Şirketin kuruluş ana sözleşmesinin "Kârın tespiti ve dağıtımı" başlıklı 12. maddesinde, "Şirketin net dönem kârı yapılmış her çeşit masrafların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Net dönem kârından her yıl %5 genel kanuni yedek akçe ayrılır; kalan miktar genel kurul kararı ile pay sahiplerine kâr payı olarak dağıtılır. Kâr payı, esas sermaye payının itibari değerine, yerine getirilen ek ödeme yükümlülüğünün tutarı eklenmek suretiyle oluşacak toplam miktara oranla hesaplanır." şeklindeki düzenlemeden de görüleceği üzere davacılar tarafından iddia edildiği şekilde şirket kâr payının, aylık olarak her ayın sonunda yahut bir sonraki ay başında ortaklara ödenegelmesi şeklinde bir işleyişin bulunmadığını, kâr payının dağıtılmasında yetkili organın genel kurul olduğunu, ortağın kâr payına ilişkin sahip olduğu hakın, genel kurulda kâr dağıtılmasına karar verilmesi ile alacak hakkına dönüştüğünü, başka bir deyişle ortağın kâr payı alacağının, genel kurulun kâr dağıtma kararı ile muacceliyet kazandığını ve dava edilebilir olduğunu, dolayısı ile genel kurul kararı olmadığından her ay dağıtılan bir kâr payı da olmadığını, kar payının ancak genel kurulun dağıtım kararından sonra muaccel ve dolayısıyla dava edilebilir olduğundan davacıların davasının dava şartı eksikliğinden usulden reddinin gerektiğini, davacıların alacaklarının olmadığını, gerek banka hesaplarına gerekse elden davacıların murisine aylık ciro kazancı ödemelerinin yapıldığını, hatta davacıların murisinin günlük 5.000 ile 10.000 TL arası kasadan kazancını kendisinin aldığını, buna dair görgüye dayalı şahitlerin bulunmadığını, davacıların davasını ciro alacağına dönüştürmesine muvafakatlerinin olmadığını, ayrıca davacıların davada taraf ehliyetlerinin bulunmadığını, davacıların murisinin şirket ortağı iken vefat etmediğini, ortaklıktan ayrılıp tüm hukuki ve mali yükümlülükler ile pay devri yaptığı 19.03.2024 tarihinden sonra vefat ettiğini belirterek; öncelikle davacıların taraf ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine, usulden reddedilmediği taktirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacıların murisi olan...nın, ortağı olduğu davalı şirket tarafından murise eksik ödendiği iddia olunan kar payı alacağının, davalıdan tahsili ile davacı mirasçılara miras payları oranında ödenmesi istemine ilişkindir.
Davacıların murisi dava dışı...'nın 23/03/2024 tarihinde geride davacıları bırakarak vefat ettiği, muris ...nın vefat etmeden önce 21/03/2024 tarihinde davalı şirketteki hissesini dava dışı ...'e devrettiği ve davalı şirketteki ortaklığından ayrıldığı, yani vefat etme tarihinde murisin davalı şirkette ortaklık sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kar payı alacağı, pay sahipliği sıfatına bağlıdır. Ortaklık sıfatı sona ermiş bir kişinin, sonrasında dönem karları üzerinde hakkı yoktur. Ancak ortaklık sıfatı devam ederken doğan alacaklar mirasçılara geçer. Davacıların murisi hayatta iken davalı şirkete yönelik kar payı talepli bir dava ikame etmediği gibi ölmeden öncede davalı şirketteki hissesini dava dışı üçüncü kişiye devretmiştir.
Anılan tüm maddi ve hukuki nedenlerden ötürü; davacıların eldeki davayı açma noktasında aktif dava ehliyetleri bulunmadığı anlaşıldığından, davanın aktif dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, iş bu dava sebebiyle davacılarca yapılan yargılama giderleri HMK nın 326.maddesi uyarınca davacılar üzerinde bırakılmış ve davalı yararına dava değeri kadar vekalet ücreti takdir olunarak, aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın aktif dava ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Maktu ret harç tutarı olan 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacı taraftan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL'nin davada haksız çıkan davacılardan miras payları oranında alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Dava reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmış olan; 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan miras payları oranında alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davacıların iş bu dava sebebiyle yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacılar tarafından yatırılan gider avansının ve davalı tarafından yatırılan delil avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa resen iadesine,
ilişkin, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi veya 20.Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/06/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır