T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/665 Esas
KARAR NO : 2025/809
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13.08.2024
KARAR TARİHİ: 24.09.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.09.2022 tarihinde sürücü... yönetiminde ki...plakalı sigortalı araç ile Bodrum Türkbükü yönündeki Gölköy yönüne seyir halinde iken kemali caddesi çıkışına geldiği sırada cadde üzerinde seyreden sürücü ve ... yönetimindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, çarpma neticesinde davacı tarafa ait ... plakalı araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere, davalı sigortalı... plakalı aracın kusurlu olduğunun sabit olduğunu, dava dışı sürücünün meydana gelen kazada tam kusurlu bulunduğunu, çarpma sonucu dava ait araçta oluşan hasarın bedeli Sigorta tarafından karşılanmadığını, dava tarafa ait araçda bu kaza nedeni ile değer kaybı oluştuğunu,... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ... poliçe numarası ile Davalı Sigorta şirketi tarafından yapılmış olup, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybı gerçek zarar kapsamında olup, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS tarafından bu zararın karşılanmasının gerektiğini, davacı tarafa ait araçta değer kaybının meydana geldiğinin açık olduğunu, davacı tarafından davalı sigorta şirketine değer kaybı başvurusunda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinden de 5.000,00 TL, 24.06.2024 tarihinde...no'lu hasar dosya ödemesi açıklaması ile banka hesabına gönderildiğini, dava şartı arabuluculuğa ... Büro, ... Esas dosya ile başvurulduğunu dava dilekçesi ekinde sunulan son tutanak ile de davalı sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, yapılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçtaki değer kaybının, davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemiyle Mahkemeye başvurmak zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 16.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek, ...plaka sayılı aracın kusuruna istinaden tazminat isteminde bulunduğunu, usule ve esasa ilişkin itirazlardan önce davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerinin tamamına taraflarına tebliğ edilmesinin gerektiğini, her türlü beyan ve itiraz haklarının saklı tuttuklarını, davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen bu davanın reddinin gerekmekte olduğunu,.. plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 28.06.2022-28.06.2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 100.000,00 TL olduğunu, dava konusu aracın tamir masrafları kasko şirketi olan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından karşılandığını ve ödenen tutar davalı sigorta şirketine rücu edildiğini, bu kapsamda davalı sigorta şirketi aracın hasar onarımı için 28.04.2023 tarihinde 41.073,79 TL kasko şirketine ödendiğini, değer kaybı için davacı vekiline 24.06.2024 tarihinde 5.000,00 TL ödendiğini, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzilinin gerektiğini, poliçe limiti bildirmelerinin davayı ve iddialarının kabul anlamına olmadığını, dava yetkili olmayan mahkemede açıldığını, bu nedenle yetkili mahkeme, davalı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan davalı sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiğini, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, çünkü Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları Ek 6 tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler şeklinde belirtildiğini, ancak davacı tarafın belgeleri tam ve eksiksiz olarak davalı sigorta şirketine ibraz etmeksizin davayı ikame ettiğini, somut olayda başvuru şartı gerçekleştirilmediğinden usulden red kararı verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için başvuru sahibinin iddia ettiği şekilde belirtilen sunulduğu düşünülse dahi özellikle hasarın hangi parçalarda olduğu, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin (kilometre vs.) temin edilebilmesi için, hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunu, davacı tarafın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nde kurulan sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperinden bir eksper raporu olmadan başvuru yaptığından değer kaybı talebine ilişkin olarak usulüne uygun bir başvurudan söz edilemeyeceğini, tazminat ödemelerinde istenilecek belgeler başlığı altında belirtilen evrakların davalı sigorta şirketine ulaştırılmadan yapılan başvuru kanuna aykırı ve usulen geçersiz sayıldığını, yine davacı tarafın aracını kasko sigorta poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediğini, şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise bu durumda, kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeleri ve özellikle eksper raporunu temin ederek başvuru yapması, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesi için kaçınılmaz olduğunu, aksi halde aracı inceleme, aracı hasarlı görme ve dahi detaylı eksper incelemesi yapma şansı olmayan davalı sigorta şirketinin, hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak Genel Şartlardaki formüllere göre değer kaybı hesaplaması da mümkün olmayacağını bu nedenle, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek KTK. madde 97 gereği reddini talep ettiklerini, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından eksik inceleme olarak değerlendirilmesi demek olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporunun alınmasının gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından, davaya konu araç için değer kaybı tazminatı ödenmiş olup, davacı tarafa karşı bakiye tazminat ödeme borcunun kalmamış olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından araçta oluşan değer kaybı için davacı vekiline 24.06.2024 tarihinde 5.000,00 TL tazminat ödendiğini, başvuru konusu kaza kapsamında zararın karşılanmış olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22. maddesine göre dosyaya sunulacak ekspertiz raporu "delil" niteliğinde olup kazadan hemen sonra tanzim ettirilen geçerli rapora göre değerlendirme yapılması gerektiğini, çünkü davalı sigorta şirketi nezdinde ekspertiz incelemesi yapılmış olup, neticesinde tespit edilen tutar dava dosyası ikame edilmeden evvel ödendiğini, dolayısıyla kusur durumu ve sair hususlara ilişkin her türlü itiraz haklarının saklı kalmak kaydı ile, gelinen aşamada, tazminat ödeme yükümlülüğüne yerine getiren davalı sigorta şirketinin, davacı tarafa karşı herhangi bir bakiye borcu olmadığını, bu durumda, davanın reddini, aksi halde, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılmasının gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, değer kaybına konu araç modeli ve kilometresi dikkate alındığında bu durumdaki aracın değişmeyen parçası, boyalı olmayan yanı olamayacağı bir karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtları incelenmesi gerektiğini, aracı hasara uğrayan kişiler, hem kasko poliçelerindeki hasarsızlık indirimini bozmamak hem de tramer kayıtlarına girmemek için harici olarak bazı kayıtsız tamirhanelerde onarım yoluna gitmek yolunu seçmekte olduğunu, somut olayda da sadece tramer kayıtlarıyla yetinilmeyip dava konusu olaydan önceki hasar sebeplerinin araştırılarak dava konusu kaza dışında meydana gelmiş kazalara ilişkin zararlarında tazminatın konusu olmasına izin verilmemesi gerektiğini, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanmasının gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı esas alınarak; hesaplamanın reel piyasaya göre yapılması gerektiği iddiası usul ve yasaya aykırı olduğunun açık olduğun,u iptal edilen hüküm genel şartların etkisini kanun çerçevesiyle sınırlamışken kanunun genel esasları belirleyen hükümlerin yeterli olmadığı, genel şartlarda belirlenen kriterlerin dikkate alınmayacağı fikrini kabul etmenin mümkün olmadığını, çünkü 5684 sayılı Kanun'un 11. maddesi poliçe içeriğinin idarenin düzenleyici bir işlemi olan genel şartlara uygun olarak tespitini zorunluluğunun tutmuş aynı kanunun 34/f bedinde de anılan genel şartlara aykırılığı yaptırıma bağlamış olduğunu, benzer şekilde 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesi de poliçelerin, genel şartlarını içerir, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenmesini amir olduğunu, sigorta hukuku kapsamında ilgililerin hak sahipliği, sigortayı kuran ilgili mevzuat ve bu mevzuata göre poliçe içeriğini kurala bağlayan ilgili genel şartlara göre belirlenmekte, söz konusu genel şartlarda dayanağını 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve 6102 sayılı TTK.'dan almakta olup AYM kararının genel şartların ekleriyle birlikte uygulanması yönünde bir etkisinin bulunmamakta olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile davalı sigorta şirketine müracaat tarihinden öncesinde, davalı sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının da bulunmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve re'sen nazara alınacak nedenlerle, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na ait kayıtlardan dava konusu araca ilişkin UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden dava konusu araca ilişkin ilgili bilgi ve belgeler için birden fazla müzekkere yazılmış ve gerekli evraklar celp edilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Trafik Bilirkişi ... ve Makine Mühendisi Bilirkişi ...oluşan bilirkişi heyetinden, 12.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Mahkememizce görevlendirilen Trafik Bilirkişi ... ve Makine Mühendisi Bilirkişi ...den oluşan bilirkişi heyetinden, 01.08.2025 tarihli bilirkişi ek heyet raporu alınmıştır.
Davacı vekili 27.08.2025 tarihli Islah Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
12.03.2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, 01.08.2025 tarihli bilirkişi ek heyet raporu aldırılmıştır.
GEREKÇE :
Davacı aracında meydana gelen bakiye değer kaybı zararının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili 11.09.2025 tarihli beyan dilekçesinde, 05.09.2025 tarihinde 1.666,67 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığına ilişkin beyanda bulunmuştur.
6100 sayılı HMK.'nın madde 313-(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2)Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
(3)Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
(4)Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.
Madde 314-(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Madde 315-(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Davalı vekilinin tespit edilen miktar üzerinden ödeme yaptığı, uyuşmazlığın bu şekilde sona erdirildiği anlaşılmakla ödeme nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacının bu davayı açmakta haklı olup olmadığı konusunda esasa yönelik inceleme yapılması ve uyuşmazlığın ödeme yapılması nedeniyle sona erdirildiği dikkate alındığında davacının bu davayı açmakta yararı bulunduğu, davalının ödeme yaparken yargılama gideri ve vekalet ücretini de ödediği anlaşılmakla davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın ödeme yapılması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin Davalıdan (davanın konusuz kalması nedeniyle) alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
4-HMK.'nın 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının gerekçeli karar tebliğ masrafları düşüldükten sonra ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24.09.2025
Katip...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza